banner39

El Cezire'den şok eden Filistin belgeleri

Abbas yönetiminin, İsrail'e Kudüs'ün içinde ve çevresindeki Yahudi yerleşimlerinin çoğunu ilhak etmesini önerdiği iddia edildi

Ortadoğu 24.01.2011, 00:09 24.01.2011, 13:34
El Cezire'den şok eden Filistin belgeleri

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Merkezi Katar'da bulunan El Cezire'nin yayımladığı bir belgede, Abbas yönetiminin, İsrail'e, 1967'de işgal ettiği Kudüs'ün içinde ve çevresindeki Yahudi yerleşimlerinin çoğunu ilhak etmesini önerdiği belirtildi.     

Merkezi Katar'da bulunan El Cezire televizyonu, "Filistin Belgeleri" adıyla bir dosya yayımlamaya başladı. Çok sayıda belgeden oluşan ve bin 600 sayfalık belgeler birer birer haberleştiriliyor.

El Cezire'nin yayınladığı bir belgede Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas yönetiminin, 2008 yılında İsrail'e Kudüs konusunda tavizler verdiği iddia ediliyor.

Belgeye göre, Haziran 2008'de Amerikalı, Filistinli ve İsrailli yetkililer arasında yapılan görüşmede dönemin Filistinli üst düzey müzakerecisi Ahmed Kurey'in "Tarihte ilk kez bu türden bir öneride bulunuyoruz" diyerek Filistinlilerin, eski lider Yaser Arafat'ın yürüttüğü müzakerelerde böyle bir taviz vermeyi reddettiğini söyledi.

DAHA ÇOK TAVİZ

Belgede, Filistinlilerin, açıkça ifade ettiklerinden daha çok taviz vermeye hazır olduğu da savunuldu.

Abbas, geçen haftalarda yaptığı bir açıklamada, Kudüs'ün kaderinin müzakere konusu olmadığını söyleyerek, "Bizim açımızdan Kudüs konusu tartışılamaz. Kudüs bizimdir" diye konuşmuştu.

El Cezire, belgenin, İsrail-Filistin barış süreciyle ilgili olarak elde ettiği bin 600 dolayındaki belgeden biri olduğunu bildirdi.

Amerikan yönetimi tarafından 2007'de başlatılan görüşmeler, dönemin İsrail Başbakanı Ehud Olmert'in, hakkındaki yolsuzluk iddiaları yüzünden görevini bırakmak zorunda kalmasıyla son bulmuştu.

Yine aynı belgelere göre, kutsal mekanlardan Mescid-i Aksa ve Kubbet-ü Sahra'yı da kapsayan Harem-üş-şerif'in statüsü konusunda da Filistin tarafı bazı ödünler veriyor.

ERAKAT'TAN RET

Filistinli başmüzakereci Saeb Erkat, belgelerin gerçek olup olmadığının sorgulanması gerektiğini savundu, Filistinlilerin gizleyecek bir şeyleri olmadığını ve belgelerin büyük bölümünün bir dolu yalandan ibaret olduğunu iddia etti.

Erakat, ''Eğer bu ödünleri vermişsek gerçekten peki o zaman İsrail neden barış anlaşmasını imzalamadı'' sorusunu da sordu.

İsrail Parlamentosu'nun Arap üyesi, Hanen Zoabi ise, sızan belgelerin, Filistinlilerin haklarını temsil etmekte yetersiz kaldığını ortaya koyduğu için Filistin yönetiminin meşruiyetine ilişkin derin etkileri olacağını söyledi.

2000 yılındaki barış görüşmelerine katılan ABD heyetindeki isimlerden Aaron David Miller ise, benzer ödünlerin eski Filistin lideri Yaser Arafat tarafından da gündeme getirildiğini kaydetti.

Miller, ''bu belgeler Filistin yönetimini, müzakere ekibini rezil edecek, mahcup duruma düşürecek ve baltalayacaktır. Ama Camp David'deki müzakereler sırasında Arafat'ın liderliğindeki Filistin ekibinin şimdi belgelerdekine benzer pozisyonları takındığına da kuşku yok. Dolayısıyla, Abbas liderliğindeki Filistin yönetiminin Filistin halkının mirasına ihanet ettiği savı saçmalık'' dedi.

El Cezire elinde elektronik posta mesajları, İsrail, Filistin ve Amerikalı yetkililerin toplantı tutanaklarına ilişkin 16 bin sayfa gizli belgenin bulunduğunu söylüyor.

GUARDİAN: FKÖ'NÜN MEŞRUİYETİNİ BİTİRECEK

Belgeleri başyazısında yorumlayan Guardian, bu belgelerin yayımlanmasından sonra Filistin yönetiminin, Filistin sokaklarındaki meşruiyetinin sona ereceğine dikkat çekerek şu yorumda bulundu:

''Kendisiyle birlikte iki devletli çözüm de buharlaşacaktır. Ama eğer korunması gerekiyorsa yapılacak üç şey var. Birincisi Amerikalıların Filistinlilerin birliği müzakerelerine muhalefetini kaldırması, ikincisi Hamas'ın bir yıl ateşkes çağrısının kabul edilmesi, üçüncüsü de bütün Filistinli grupları temsil eden bir müzakere ekibi kurulması gerekir.''

''İsrail'in 1967 öncesi sınırları üzerinde bir Filistin devleti kurulmasını kabul etmesi barış için ödeyeceği ufak bir bedel olacaktır. Bunların alternatifi ise tek devletli kanser urunun büyümesine izin vermek ve bir sonraki savaşa hazırlanmaktır. Bu savaş için de çok uzun beklemek gerekmeyeceği anlaşılıyor...''

 

 

banner53
Yorumlar (0)
18
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?