banner39

FBI dizisi gibi iddianame: Kadın tuzağıyla Türkiye'ye çektiler, ilaç verip İran'a kaçırdılar

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianamede İran rejim karşıtı "Ahvaz'ın Kurtuluşu için Arap Mücadelesi Hareketi"nin İsveç sorumlusu Habib Farajollah Chaab'ın İstanbul'dan kaçırılarak Van üzerinden İran'a götürülmesine karıştıkları iddia edilen sanıklar hakkında 2 yıldan 22 yıla kadar hapis cezaları talep ediliyor.

Ortadoğu 14.07.2021, 17:44
FBI dizisi gibi iddianame: Kadın tuzağıyla Türkiye'ye çektiler, ilaç verip İran'a kaçırdılar

İsveç'te yaşayan İran rejimi muhalifi Habib Farajollah Chaab'ın Türkiye üzerinden İran'a kaçırılmasına ilişkin suç örgütü elebaşı Naci Şerifi Zindaşti ile 12 sanık hakkında iddianame hazırlandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, İran rejim karşıtı "Ahvaz'ın Kurtuluşu için Arap Mücadelesi Hareketi'nin (ASMLA)" İsveç oluşumunun başında yer alan ve İran'dan 2006 yılından İsveç'e sığınmacı olarak giderek, vatandaşlık alan Habib Chaab'ın 9 Ekim 2020'de Stockholm Arlanda Havalimanı'ndan uçağa binerek, Sabiha Gökçen Havalimanı'na geldiği anlatıldı.

Chaab'ın 15 Ekim'de İstanbul'dan rezerve bileti bulunduğu halde dönüş yapmadığı anlatılan iddianamede, Chaab'ın ASMLA adlı oluşumda üst düzey pozisyonda görev yapması nedeniyle tehdit edilmiş olabileceği bilgisinin değerlendirilerek, emniyet birimlerince araştırma yapıldığı kaydedildi.

İddianamede, havalimanındaki görüntülerin Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığına gönderildiği bilgisine yer verilerek, bu kurumdan gelen yazıda Chaab’ın İran'a iade edildiği takdirde işkenceye maruz kalma ve adil yargılama yapılmadan ölüm cezasına çarptırılma gibi ciddi insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kalabileceğinden İran’a iadesinden endişe edildiği, bu doğrultuda emniyet tarafından çalışma başlatıldığı ifade edildi.

Chaab’ın Stockholm Arlanda Havalimanı'ndan uçağa binerek, İstanbul'a "Saberin Saeıdı" takma adını kullanan Zeynab Savari isimli kadınla görüşmek için geldiği ve bir daha geri dönmediği aktarılan iddianamede, Savari'nin 8 Ekim 2020'de Van-İstanbul, 10 Ekim için ise İstanbul-Van uçak bileti aldığı bildirildi.

İddianamede, İran istihbarat servisine teslim edildiği değerlendirilen mağdur Chaab'ın kaçırılması planını sanık Naci Şerifi Zindaşti'nin, yeğeni sanık Bahtiyar Fırat ve sanık Nihat Aşan ile birlikte yaptığı bilgisine yer verilerek, olay tarihinden 2 gün önce Fırat ile Aşan’ın buluştukları, diğer sanıklar Abdullah Fırat, Mesut Fırat ve Mahkum Fırat’ın, İran istihbarat görevlisi olduğu değerlendirilen Zeynab Savari’nin Türkiye’ye girmesine yardım ettikleri, sonra da Savari'yi sanıklar Bahtiyar Fırat ve Nihat Aşan'a devrettikleri anlatıldı.

Zeynab Savari'nin, Aşan'ın Van'daki evine götürüldüğünün de gelen ihbarlardan anlaşıldığı vurgulanan iddianamede, Savari'nin Chaab ile irtibat kurup onu ertesi gün gerçekleşecek kaçırma olayı öncesinde oyaladığı ve güvenini kazandığı ifade edildi.

İddianamede, aynı gün birkaç saat sonra sanıklardan Fikret Fırat ve Bahtiyar Fırat'ın da Hakkari'den İstanbul'a geldikleri, sanıklar Bahtiyar Fırat, Fikret Fırat ve Fatih Diri'nin geceyi İstanbul'da geçirdikleri ve Chaab'ın kaçırılıp Van'a götürülmesi konusundaki planı konuştuklarına yer verildi.

HTS çalışmalarında, mağdur Chaab'ın saat 19.20 sıralarında Sabiha Gökçen Havalimanı'na indiği, saat 22.03 sıralarında Büyükçekmece'ye ulaştığı anlatılan iddianamede, bu noktada cep telefonunun kapandığı, aynı dakikalarda Zeynap Savari'nin de o bölgede olduğu, 2 kişinin buluştuğu aktarıldı.

İddianamede, Chaab'ın Savari ile kimliği belirlenemeyen erkeğin kullandığı otomobile bindiğine yer verilerek, bu aracın diğer sanıkların beklediği Gürpınar'daki yere gittiği, sanıkların burada aracın arkasında oturan Chaab'ın ellerini bağlayıp zorla ilaç verdikleri belirtildi.

İçinde Chaab'ın bulunduğu araç ile sanıkların içinde olduğu diğer aracın arka arkaya hareket ettiği, sanıkların tamamının telefonlarını aynı anda kapatarak yola koyuldukları belirtilen iddianamede, araçların birbirini takip eder şekilde ilerlediği ve gidilecek yere yaklaşıldığında minibüsün dikkati çekeceği düşünülerek Chaab’ın bağlarının çözülüp gözleri açık vaziyette başka araca alındığı aktarıldı.

Chaab'ın bu sırada hala uyukladığı, özel eşyalarının Fikret Fırat tarafından yol üzerinde atıldığına işaret edilen iddianamede, Van'a gelindiğinde Nevzat Çerik’in kullandığı aracın da konvoya dahil olduğu ve bu şekilde daha güvenli ilerlenmesinin sağlandığı anlatıldı.

Van'ın Edremit ilçesinde bir evin önünde bekletilen Chaab'ın 10 Ekim 2020'de İran'a teslim edilmek üzere Başkale ilçesine götürülmesi için bir başka kişiye devredildiği, bu iş için 2 kişiye 21 bin 500'er avro verildiği bildirilen iddianamede, açık kaynak araştırmalarına göre Chaab'ın İran'da tutuklandığı ve 22 Eylül 2018'de İran'da düzenlenen bir saldırıdan sorumlu tutuklanarak sorgulandığı bilgisine ulaşıldığı bildirildi.

Firari sanık Naci Zindaşti’nin “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirme” suçlarından 8 yıldan 22 yıla kadar, diğer 11’i tutuklu 12 sanığın ise “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma”, “silahlı suç örgütüne üye olmak”, “örgüte üye olmaksızın yardım” suçlarından 2 yıldan 20 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezasına çarptırılmaları istendi.

Başsavcılık tarafından onaylanan iddianame, Zindaşti ile 20 sanığın, "3 kişinin öldürülmesi", "tehdit" ve "yaralama" suçlarından yargılandığı organize suç örgütü dosyasıyla birleştirilmesi talebiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

AA

banner53
Yorumlar (0)
24
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?