Gannuşi: Siyasal İslamcı değil Müslüman demokratız

Nahda lideri Gannuşi, Arap baharı sonrasında siyasal İslam'a yer kalmadığını belirterek "Biz artık demokratız, İslam'ı temsil noktasında değiliz" ifadesini kullandı

Gannuşi: Siyasal İslamcı değil Müslüman demokratız

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Tunus Nahda Hareketi Lideri Raşid el-Gannuşi, ülkesinin Arap baharı sonrası artık demokrat bir ülke olduğunu belirterek 2014 anayasasının "aşırı laiklik ve aşırı dine sınırlar koyduğunu" savundu.

Gannuşi, Nahda Hareketi’nin 10'uncu Genel Kongresi öncesi Fransız gazetesi Le Monde'a konuştu. Gannuşi, Arap baharı sonrası Tunus'ta siyasal İslam'a yer kalmadığını savunarak Nahda'nın da dini faaliyetlerden çekildiğini söyledi.

Raşid Gannuşi, bu kararın siyasiler için artık dini istismarla suçlanmayacakları, din için ise siyasete angaje olmayacağı ve alet edilmeyeceği için iyi olacağını kaydetti.

Siyasal İslam'ı terk ederek demokratik bir İslam anlayışını benimsediklerini ifade eden Gannuşi, "Biz artık demokratız, İslam'ı temsil noktasında değiliz" dedi.

Gannuşi partisini siyasi, demokratik ve sivil bir hareket olarak değerlendirirken ancak referans noktası olarak İslam'ın kadim ve modern değerlerini de alacaklarını söyledi.

NAHDA HAREKETİ

Tunus'ta 10'uncu Genel Kongresini düzenleyen Nahda Hareketi Partisi, yarım asra yaklaşan geçmişiyle ülkenin önemli siyasi oluşumlarından biri konumunda bulunuyor.

Zeynel Abidin Bin Ali’nin iktidarı bıraktığı 14 Ocak 2011 devrimi sonrasında Tunus'ta siyasi alana resmi olarak giren Nahda Hareketi, Raşid el-Gannuşi ve hukukçu Abdulfettah Moro tarafından 1972'de dönemin yasakçı zihniyeti yüzünden gizli bir hareket olarak kuruldu.

Nahda Hareketi kendini resmi internet sitesinde "Arap Dünyasının birliği, Filistin’in kurtuluşu bağlamında karşılıklı saygı çerçevesinde tüm halklarla işbirliği içinde çalışmayı hedef alan İslami referanslı ulusal siyasi parti" olarak tanımlıyor.

Tunus'ta 1970'lerde üniversitelerin öğrenci birliklerinde yürütülen çalışmaların başarılı olması sonucunda takipçileri artan Harekete 1978'de "İtticah İslami" (İslami Yöneliş Hareketi) adının verilmesine karar verildi.

Hareket, öğrenci kanadının teklif ve ısrarıyla 6 Nisan 1981'de başkent Tunus'ta düzenlenen bir basın toplantısında kendini "İslami Yöneliş" adıyla resmi olarak duyurdu.

Eğitimin iyileştirilmesi ve yönetimde demokratikleşme talebiyle 1981’de başlayan öğrenci protestolarında "İtticah İslami" gücünün hissedilmesinin ardından Hareketin üyelerine yönelik tutuklamalar, güvenlik tahkikatları, hapis cezaları bazı dönemler hız kesmekle birlikte 14 Ocak 2011 Devrimi'ne dek devam etti.

Zeynel Abidin Bin Ali, 7 Şubat 1987'de ülkenin ilk Cumhurbaşkanı Habib Burgiba'ya sağlık sorunlarını gerekçe göstererek darbe yapmasıyla İslami Yöneliş'te bir nebze rahatlama yaşandı.

Hareket yayımladığı Milli Misak'la 1989'da adını "Nahda Hareketi" olarak değiştirdi ve aynı yıl bağımsız adaylarla meclis seçimlerine katıldı.

Söz konusu seçimler rejimle barışma anlamına gelse de Hareketin ülkedeki şaibeli seçimlerle ilgili açıklamalar yapması üzerine çok sürmeden tahkikatlar, tutuklamalar, cezaevleri yeniden hareketin üyelerinin birinci gündemi haline geldi. Bu durum 1989 seçimlerinin ardından 14 Ocak Devrimi'ne dek sürdü.

ARAP BAHARI'YLA BAŞLAYAN YENİ SÜREÇ

Hareket, 1979'dan 1991 yılına dek Tunus'ta beş genel kongre düzenledi. Yasaklar nedeniyle bu kongreler gizliydi. Ardından 1995 ve 2001 yıllarında Hollanda'da, 2007'de de İngiltere'de bir kongre düzenlendi. 

Arap Baharı'nın beşiği olan Tunus'ta 14 Ocak Devrimi'yle birlikte başlayan yeni süreçte Gannuşi başta olmak üzere Hareketin yurt dışındaki üyeleri ülkeye dönerek siyasi faaliyetlere başladı.

Devrim sonrasında Ekim 2011'de yapılan ilk "Kurucu Ulusal Meclis" seçimlerine katılan Nahda Hareketi, 217 sandalyeli mecliste 89 milletvekiline sahip oldu. Bu seçimlerin ardından Nahda Hareketi Partisi, "Cumhuriyet İçin Kongre Partisi" ve sol eğilimli "Emek ve Özgürlük Bloku Partisi" adlı siyasi oluşumlarla Troyka Hükümeti'ni kurdu.

Hareket, Tunus'ta ilk açık kongresini de bu dönemde 12-14 Temmuz 2012'de gerçekleştirdi.

Ülkede suikastlarla başlayan kriz dönemini yönetimden çekilmeyle atlatmaya karar veren Nahda Hareketi, 2014 yılı başlarında hükümetten ayrılarak yönetimi Mehdi Cuma'nın kurduğu teknokrat hükümetine devretti.

Ekim 2014'te yapılan meclis seçimlerinde 69 milletvekili kazanan Nahda Hareketi, Nida Tunus Partisi'nin ardından ikinci parti olarak mecliste yerini aldı.

Söz konusu seçimlerin ardından hükümeti kurma yetkisine sahip olan Nida Tunus Partisi'nin başkanlığında kurulan koalisyonda az sayıda bakanlıkla yönetime katıldı.

Nida Tunus Partisi'nden bazı milletvekillerinin istifası neticesinde şu anda 69 milletvekiliyle mecliste çoğunluğu elinde bulunduran Nahda Hareketi Partisi, hükümette kısmi olarak temsiliyetini sürdürüyor. ​

Nahda Hareketi'nin 10'uncu Genel Kongresi bugün başladı ve 22 Mayıs'a kadar sürecek

Güncelleme Tarihi: 20 Mayıs 2016, 16:25
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35