banner15

Hafter ve Sisi'nin DEAŞ birlikteliği ABD'yi rahatsız etmiyor

Fransız uluslararası haber kanalı France 24'te DEAŞ'a desteğini itiraf eden Hafter ve DEAŞ için temiz çocuklar diyen adamı koruyan Sisi yönetimi Amerika ve Avrupa tarafından korunmaya devam ediyor

Hafter ve Sisi'nin DEAŞ birlikteliği ABD'yi rahatsız etmiyor

İsmail Yaşa

Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin kuzeni Ahmed Kaddafu’d-Dem, Ocak 2015’te Mısır kanallarından birinde konuk olduğu programda DEAŞ’a övgüde bulunmuş ve terör örgütü üyelerini “temiz çocuklar” olarak nitelemişti.

Mısır diktatörü Abdülfettah Es-Sisi tarafından kol kanat gerilerek Kahire’de ağırlanan Kaddafu’d-Dem’in o açıklamaları arşivde ve video paylaşım sitelerinde duruyor.

İsteyen yeniden izleyebilir.

Fakat her ne hikmetse ne Kaddafu’d-Dem’in DEAŞ’a övgüsü ve ne de terör örgütü hakkındaki açıklamalarına rağmen Abdülfettah Es-Sisi’nin kendisini koruyup kollaması Amerika’nın ve Avrupa’nın dikkatini çekmedi.

Libya’da Kaddafi yanlılarının birçoğunun DEAŞ’a katıldığı ve Fransa, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır tarafından desteklenen Halife Hafter’in terör örgütüyle işbirliği yaptığı biliniyor.

DEAŞ militanlarını devrimcilere ve hükümet güçlerine karşı kullanan Hafter’in Temmuz 2017’de France 24 kanalına verdiği röportajda yaptığı açıklamalar bugünlerde yeniden gündemde.

Aşırılıkla mücadele eden Quilliam Derneği Başkanı Libyalı araştırmacı Numan Bin Osman (Noman Benotman) geçenlerde Twitter hesabında bir video yayınladı.

Söz konusu videoda Hafter çok önemli bir itirafta bulunuyor.

Daha doğrusu France 24’te katıldığı programda soruları cevaplarken farkında olmayarak büyük bir skandalı ağzından kaçırıyor.

Libya’da yakaladıkları Tunuslu DEAŞ militanlarını serbest bırakıp Tunus’a gönderdiklerini söylüyor.

Teröristleri yargılama veya Tunus güvenlik güçlerine teslim etme gibi bir durum yok.

DEAŞ militanları sınıra bırakılmış ve teröristlere adeta “Gidin, Tunus’u karıştırın” talimatı verilmiş.

Numan Bin Osman, videoyla birlikte paylaştığı notta şöyle diyor:

“Geçen hafta Avrupalı güvenlik uzmanlarıyla bir atölye çalışmasındaydım. Hafter’in Tunuslu DEAŞ militanlarını yakaladıktan sonra Tunus’a gönderdiğini itiraf ettiği bu videoyu onlara gösterdim. Şoke oldular. Birçoğu çeviriyi birkaç kez dinledi.”

Libya’da yaşananları yakından takip edenler için ortada şaşılacak bir durum yok.

Hafter’in ve arkasındaki güçlerin derdinin terörle mücadele olmadığı sır değil.

Bilakis terör örgütü onlar için oldukça kullanışlı bir araç.

Geçenlerde Hafter yanlıları Trablus’ta caddelere ve köprülere gizlice DEAŞ bayrakları asarken yakalandı.

Deşifre olmasalardı terör örgütü bayraklarının görüntülerini alıp dünyaya servis edecek ve Hafter’in Trablus’u “DEAŞ işgalinden kurtarmak” için operasyon başlattığı propagandası yapacaklardı.

Asıl şaşılması gereken France 24’te o açıklamaların yapıldığı tarihten bu yana Batı ülkeleri yetkililerinden ve medyasından Libyalı emekli generale herhangi bir tepkinin gelmemesi.

Oysa Hafter skandal açıklamaları kapalı bir toplantıda değil binlerce kişinin izlediği bir televizyon programında yapıyor.

DEAŞ konusunda mangalda kül bırakmayanların bugüne kadar Libyalı emekli generale teröristleri neden serbest bıraktığını sormamaları dikkat çekici.

ABD Başkanı Donald Trump geçenlerde Hafter’i telefonla arayarak terörle mücadeledeki rolünü övmüştü.

CIA ile bağlantılı ve aynı zamanda ABD vatandaşı olan Libyalı generalin DEAŞ militanlarını serbest bıraktığından Beyaz Saray’ın haberi yok mu?

Yoksa Trump’ın “terörle mücadele” diyerek övdüğü bu mu?

Çünkü aynı şeyi Pentagon’un himayesi ve direktifleriyle hareket eden PKK/YPG de Suriye’de yapıyor.

DEAŞ militanlarını bir bölgeden alıp güvenli bir şekilde bir başka bölgeye naklediyor.

Sonra da bunun adı “DEAŞ’le mücadele” oluyor.

Kaynak: Diriliş Postası

YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35