banner15

Hagel: Esad denklemin parçası ama öncelik IŞİD

ABD Savunma Bakanı Hagel, "Esad tabi ki denklemin bir parçası ama şu anda IŞİD Irak’ı tehdit ediyor. Bu nedenle denklemin bu öğesiyle önce uğraşıyoruz” dedi.

Hagel: Esad denklemin parçası ama öncelik IŞİD

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel, "(Suriye Devlet Başkanı Beşşar) Esad tabi ki denklemin bir parçası ama şu anda Suriye’nin doğusunda, Irak’ın batı ve kuzeyinde IŞİD’in kontrol ettiği yerlere bakarsanız, bugün Esad’ı değiştirirseniz, bu tüm dinamikleri hemen değiştirmeyecek, özellikle de Suriye’de. Esad’ın yerini kim alacak ve IŞİD’i nasıl bir ordu yenecek? Ama şu anda IŞİD Irak’ı ve hükümetini tehdit ediyor. Bu nedenle (denklemin) bu öğesiyle önce uğraşıyoruz” dedi.

ABD Genelkurmay Başkanı General Martin Dempsey de Irak'ta IŞİD ile mücadelenin başarısı için Irak hükümetinin kapsayıcılığı ve Irak askerlerinin savaşma istekliliğinin önemine işaret ederek, bunların olmaması halinde, ABD'nin Irak'taki askeri varlığıyla ilgili ABD Başkanı Barack Obama'ya yaptığı önerileri yenileyebileceğini söyledi.

ABD Savunma Bakanı Chuk Hagel ve Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey, Temsilciler Meclise Silahlı Kuvvetler Komitesi’nde Obama yönetiminin IŞİD politikasıyla ilgili oturuma katıldı.

Hagel'ın konuşmasına başlayacağı sırada salonda bir protestocu ayağa kalkarak “Irak ve Suriye’de askeri çözüm yok” pankartı açıp slogan attı. Protestocu, Kongre polisi tarafından odadan çıkarıldı.

Irak’ta doğru yolda olduklarını belirten Hagel, IŞİD’e karşı mücadelede 60’dan fazla koalisyon ülkesinin askeri kampanyaya katıldığını ve Irak ve Suriye’de şu ana kadar 130 hava saldırısı gerçekleştirildiğini kaydetti.

Hagel, bir soru üzerine, Guantanamo’dan gönderilenlerin her zaman ABD’ye karşı tekrar savaşa girme olasılığının bulunduğunu ama şu ana kadar yüzde 90’ının tekrar savaşma niyetini göstermediğini veya buna dair bir kanıt bulunmadığını bildirdi.

"ESAD TABİ Kİ DENKLEMİN BİR PARÇASI"

Hagel, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad de sürece dahil edilmeden IŞİD karşısında nasıl başarılı olunabileceğine yönelik soru üzerine, Esad’ın yönetimi nedeniyle Suriye’ye istikrarsızlığı getirdiğini ve IŞİD gibi terörist grupların güçlenmesine izin verdiğini söyledi.

Hagel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ama şu anda bulundumuz noktada sadece Esad’ın üstesinden gelmek, IŞİD’i kutusuna geri sokmayacaktır veya yok etmeyecektir. Esad tabi ki denklemin bir parçası ama şu anda Suriye’nin doğusunda, Irak’ın batı ve kuzeyinde IŞİD’in kontrol ettiği yerlere bakarsanız, bugün Esad’ı değiştirirseniz, bu tüm dinamikleri hemen değiştirmeyecek, özellikle de Suriye’de. Esad’ın yerini kim alacak ve IŞİD’i nasıl bir ordu yenecek? Evet, Esad, istikrarlı bir hükümet bulmak için uzun vadede bunun bir parçası ama şu anda IŞİD Irak’ı ve hükümetini tehdit ediyor. Bu nedenle (denklemin) bu öğesiyle önce uğraşıyoruz, çünkü bunu yapmalıyız. IŞİD, müttefiklerimize ve bize tehdit”

Hagel, IŞİD’in lideri Ebubekir El-Bağdadi ile ilgili soruları kapalı görüşmelerde cevaplamayı tercih etti.

'BAZI ŞEYLERİ HALLETMEDEN IRAK'TAN ÇIKTIK'

Dempsey de IŞİD ile mücadele stratejisine değinirken, Irak’taki yeni hükümetin birlik içinde bir ülke niyetinde olduklarına dair Sünni ve Kürtleri ne kadar ikna edebileceğini ve mezhepsel çatışmaların da bölgeyi ve bölgedeki IŞİD’e karşı mücedele çabalarını nasıl etkileyeceğini henüz bilemediklerini kaydetti.

Dempsey, kampanya ilerledikçe varsayımlarını ve öngörülerini tekrar gözden geçirdiklerini belirtti.

ABD’nin Irak güçlerine geçmişte de eğitim verdiği, şimdiki güçleri IŞİD’den kaçanlardan farklı kılanın ne olduğuna yönelik soru üzerine Dempsey, ABD güçlerinin Irak’tan çekilirken, bazı şeyler çözüme kavuşturulmadan Irak’tan çıktıklarını ifade etti.

Dempsey, “İstihbarat ve lojistik mimarisini tamamen kurmamıştık. Ateşlere karşılık verme kapasiteleri veya havadan yakın desteğe sahip değillerdi. Orayı, zayıf liderliğiyle çoğunlukla fonksiyonsuz olan bir savunma bakanlığıyla bıraktık. Bunu biz de biliyorduk, onlar da biliyordu. Bu tamamlanmış bir iş değildi” dedi.

"Savaş alanında cesareti yaratanın devletinizin ve ailenizin size önemsediğini bilmek olduğunu" belirten Dempsey, “Bu nedenle bu kampanyanın en önemli varsayımlarından birinin Irak hükümetinin ulusal birlik içindeki bir hükümet kurma niyetinde olduğu. Eğer bu gerçekleşmezse, o zaman Irak güvenlik güçleri bir arada duramaz” diye konuştu.

'MUSUL GİBİ YERLER KARIŞIK'

Dempsey, Irak güçlerinin Enbar gibi yerlerde daha iyi işler çıkarmaya başladığını ama Musul gibi yerlerin daha karmaşık olduğunu belirterek, “Ancak Musul ve sınır boyuncaki Irak ve peşmerge güçlerine ABD güçlerinin eşlik etmesi gerektiği gibi bir tavsiyeyi şu anda öngörmüyorum ama bunu değerlendiriyoruz” ifadesini kullandı.

IŞİD ile mücadele etmenin iki yolu olduğunu belirten Dempsey, birincisini ABD’nin tüm liderliği üzerine alıp, zaman içerisinde Irak güçleri, Sünni muhalifler ve peşmergelere bırakması, ikincisini ise Iraklıları, kendi ülkelerini tamamen tehdit eden şeyin sonuçları hakkında sorumlu tutma ve harekete geçme olarak tanımladı.

Dempsey, ABD olarak ikinci yöntemi tercih ettiklerini dile getirerek, bunda da Irak güçlerini eğitmek ve onlara yardım etmek için orada mütevazi bir varlık göstererek yaptıklarını ifade etti. Dempsey, “Bunun herhangi bir şekilde genişletilmesi de yine mütevazi oranda olacaktır” dedi. Dempsey, ABD’nin büyük bir askeri birlikle bu savaşı kendi üzerine almasının ABD’nin çıkarlarına olacağı gibi bir durumu öngörmediğini bildirdi.

“Herhangi bir istisna olabilir mi?” diye soran Dempsey, eğer Irak güçleri savaşmakta isteklilik göstermezse veya Irak hükümeti kapsayıcı olmazsa, o zaman tavsiyelerini yeniden düzenleyeceğini söyledi.

Dempsey, IŞİD’e yönelik askeri kampanyanın ilerlemesini “üç adım ileri iki adım geri” olarak tanımladı.

 

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 14 Kasım 2014, 08:24
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35