Hama'da bilanço büyüyor

Hama'da aralarında kadın ve çocukların da yer aldığı çok sayıda Suriyeli boğazları kesilerek veya idam edilerek katledildi

Hama'da bilanço büyüyor

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Suriye'nin iç kesimlerinde yer alan Hama'nın Tireymse beldesine gerçekleşen katliamda ölü sayısı 267'ye yükseldi

Devrim Konseyi, aralarında kadın ve çocukların da yer aldığı çok sayıda Suriyelinin boğazları kesilerek veya idam edilerek katledildiklerini açıkladı

Suriye Genel Devrim Konseyi, güvenlik güçlerinin Tireymse beldesine ağır silahlarla gerçekleştirdiği operasyonlarda, ölü sayısı 267'yi geçtiğini belirtti. Konsey, aralarında kadın ve çocukların da yer aldığı çok sayıda Suriyelinin boğazları kesilerek veya idam edilerek katledildiklerini açıkladı.

Yakılarak öldürülenlerin de bulunduğunu aktaran Konsey, ailelerin tarım alanlarında ve Asi Nehri'nde ölenlerin cesetlerini aradıklarına değinerek, köyün güvenlik güçlerince kuşatıldığını, telefon ve elektriklerinin kesildiğini ileri sürdü.

Konsey, 300'den fazla yaralının olduğunu ve acil tıbbi yardıma ihtiyaçlarının bulunduğunu duyurdu.

Köy camisine 150'den fazla cesedin getirildiğine dikkati çeken Konsey, ölü sayısının artmasından endişe ediyor.

''KÖYDEN KAÇARKEN ÖLDÜRÜLDÜLER''

Halkın operasyonlar nedeniyle bölgeden kaçtığı ifade eden aktivist Musab Hamadi, rejimin köy ve çevresine hava destekli operasyonlar düzenlemesi sonucunda Tireymse'de katliamın gerçekleştiğini ileri sürdü.

''Halk, köyün çevresinde ve tarım alanlarında çok sayıda ceset buldu'' diyen Hamadi, Tireymse'de halkı korku sardığını ve köylülerin ölüleri bir merkezde toplamaya çalıştığını anlattı.

Köyde iletişimin kesik olmasından dolayı köyden kaçanlardan edindikleri bilgilere göre 267 kişinin yaşamını yitirdiğini öğrendiklerini sözlerine ekleyen Hamadi, ölenlerin çoğunun operasyonlar esnasında köyden kaçmaya çalışırken güvenlik güçlerince ateş edilerek öldürüldüğünü anlattı.

Rejime bağlı civar köylerin güvenlik güçlerine destek verdiğini belirten Hamadi, güvenlik güçlerinin bölgede çok sayıda kişiyi de tutukladığını kaydetti.

KATLİAM PROTESTO EDİLİYOR

Suriye İnsan Hakları İzleme Örgütü (SNHR), başkent Şam'ın çevresindeki banliyölerde 7, güney kesiminde yeralan Dera'da 4, Halep'te 3, Humus ve Deyr ez-Zor'da 1'er kişi olmak üzere güvenlik güçlerince açılan ateş sonucunda 16 kişinin hayatını kaybettiğini böylece 250 olarak açıklanan ölü sayısının 267'ye yükseldiğini bildirdi.

Suriye Genel Devrim Konseyi (SRGC) ise Hama'nın Tireymse bölgesinde dün akşam saatlerinde gerçekleştirilen katliamın ardından Ordu birliklerinin belde çevresindeki kuşatmasının sürdüğünü, Şam, Halep, İdlib ve Haseke'de katliamı protesto gösterilerinin düzenlendiğini duyurdu.

HAMA İLK KATLİAM DEĞİL

2 Şubat 1982'de Suriye Hükümeti'nin Müslüman Kardeşler'in Hama şehrinde başlattığı gösterileri bastırmak amacıyla düzenlenen saldırıda binlerce kişinin yaşamını yitirdiği katliam gerçekleştirilmişti. Uluslararası Af Örgütü, bu katliamda 10 ila 25 bin civarında ölüm gerçekleştirildiğini açıklamıştı.

Suriye ordusu yıkılmış binaların içinde saklananları öldürmek veya ortaya çıkarmak için zehirli gaz kullandığı katliamda, direnişin devam etmesi üzerine şehir büyük toplarla çevrilerek üç hafta boyunca saldırıya maruz bırakıldı.

Hama katliamı sırasındaki ölümlerin sayısı çeşitli kaynaklarda 7,000 ile 35,000 arasında değişmektedir. Suriye İnsan Hakları Komitesi'nin rakamlarına göre ise ölülerin sayısı 30,000 ile 40,000 arasındadır.

"KATLİAMDAN ANNAN SORUMLU"

Suriyeli muhalifler, Esad rejiminin Hama'nın Terymsi köyünde katliam yaparak 200'dan fazla kişiyi öldürdüğünü iddia etti. Suriye devlet televizyonu ise, silahlı kişilerin köyü basarak onlarca kişiyi öldürdüğünü savundu. Suriyeli Müslüman Kardeşler, son katliamdan Annan'ı sorumlu tuttu.

Suriyeli muhalifler, dün Terymsi köyünün önce helikopter ve tanklarla bombalandığını ardından Esad rejimine bağlı paramiliter Şabiha milislerinin köye girerek katliam yaptığını iddia etti. Suriye'de 2011 Mart ayından beri devam eden şiddet olaylarında ilk defa bu büyüklükte bir katliamın gerçekleştirildiği savunuldu.

Bağımsız kaynaklar ise, Suriye ordusunun, muhaliflerin eline düşen Terymsi köyünü geri almak için saldırı düzenlediğini açıkladı. BBC'nin Beyrut muhabiri Jim Muir, her iki tarafın Terymsi köyünde ölümler olduğunu kabul ettiğini, ancak "katliam" nedeniyle birbirlerini suçladığını belirtti.

Suriyeli muhalifler, Terymsi köyünü basan Esad yanlısı paramiliter Şabiha milislerinin, köyde katliam yaptığını, kaçmaya çalışan köylüleri takip ederek infaz ettiklerini savundu.

Suriye devlet televizyonu ise Hama'nın Terymsi köyünü basan silahlı kişilerin onlarca kişiyi öldürdüğünü duyurdu.

'KATLİAMDAN SESSİZ KALAN DÜNYA SORUMLU'

Suriyeli Müslüman Kardeşler ise, Terymsi köyünde Suriye ordusunun gerçekleştirdiği katliamdan BM ve Arap Birliği Suriye özel temsilcisi Kofi Annan'ı sorumlu tuttu. Müslüman Kardeşler, Esad'a karşı harekete geçemeyen Annan ve Suriye rejimine destek veren Rusya ile İran'ın katliamın sorumluları olduğunu savundu.

Açıklamada, "Bu vahşi cinayetlerden, canavar Beşşar'ın sorumlu olduğunu düşünmüyoruz. Başta Kofi Annan, Rusya ve İran olmak üzere, Suriye'de barış ve istikrarın koruyucuları gibi görünen, ancak bu cinayetlere karşı sessiz kalan tüm ülkeler sorumludur" denildi.

'7. MADDEYİ HAYATA GEÇİRİN'

Hama'nın Terymsi köyünde 200'den fazla insan öldürülmesi sonrasında, muhaliflerin oluşturduğu Suriye Ulusal Konseyi, BM Güvenlik Konseyi'nin harekete geçmesini istedi. Suriye Ulusal Konseyi, Suriye'de kanı durdurmak, bölgenin barış ve güvenliğini korumak ve Suriye halkını korumak için BM Güvenlik Konseyi'nin 7. maddeyi hayata geçirmesini talep etti.

ESAD BÜROKRATLARI KONTROL ALTINDA TUTUYOR

Eski Suriye Petrol ve Madeni kaynaklar Bakan Yardımcısı Abduhu Husameddin, Bağdat Büyükelçisi Nevef el Faris'in görevinden ayrılarak muhaliflere katılmasının Beşşar Esad yönetiminin baskısı altında bulunan birçok bürokratı cesaretlendireceğini söyledi.

İstanbul'da Deyr ez-Zor'daki insani kriz konusunda düzenlenen basın toplantısına katılan Husameddin, Suriye'nin Bağdat Büyükelçisi Nevef el-Faris'in görevinden ayrılması ve muhaliflere katılmasına ilişkin ''Esad rejimi şantaj ve baskı ile bir çok bürokratı baskı altında tutuyor. Faris'in görevinden ayrılması baskı altındaki birçok bürokratı cesaretlendirecektir'' dedi.

Suriye ekonomisinin çökme noktasına geldiğini öne süren Husameddin, şöyle konuştu:

''Suriye ekonomisinin gittikçe kötüleşen durumu Esad yönetiminin sonuna işaret ediyor. Ekonomi, rejimin devrilmesi için tek etken değildir. Günden güne büyüyen bölünmeler rejimin devrilmesine katkı sağlayacaktır. Esad rejiminin özellikle doğu bölgelerinde yer alan doğalgaz tesisleri ile petrol rafinelerini ve elektrik santrallerini imha etmesinden korkuyorum. Tüm bu tesislerin yeniden inşası için çok uzun bir zamana ve milyarlarca dolara ihtiyaç duyulacak.''

Rusya'nın Esad rejimini desteklediğini savunan Husameddin ''Rusya, hala Esad rejimine dair tutumuna sıkı sıkıya bağlı. Öyle ki Rusya, bir kere bile Esad'in devrilmesini dile getirmedi. Rusya, Suriye'den elini çekse rejim derhal düşer'' şeklinde konuştu.

 

Güncelleme Tarihi: 13 Temmuz 2012, 15:20
banner53
YORUM EKLE

banner39