banner39

banner35

"Husiler ya Marib'i tamamen ele geçirmeye ya da askeri baskı altında tutmaya çalışıyor"

İran destekli Husilerin Yemen'de stratejik öneme sahip Marib ilini kontrol altına alma konusunda ısrarcı olduğuna ve bölgede askeri baskı uyguladığına işaret eden milletvekili Şevki el-Kadı, Yemen ordusunun gelişmiş, kalifiye silahlara ihtiyacı olduğunu dile getirdi.

Ortadoğu 10.02.2022, 12:44
"Husiler ya Marib'i tamamen ele geçirmeye ya da askeri baskı altında tutmaya çalışıyor"

Petrol ve doğalgaz açısından zengin olan Marib'te hükümete ait Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı karargahı da yer alıyor. Hükümetin etkili olduğu Marib ilinde savaştan önce çoğu vilayete elektrik tedarik eden bir enerji istasyonu da yer alıyor.

Husi milisleri, geçen yılın şubat ayından bu yana Marib'e yönelik saldırılarını yoğunlaştırmış durumda.

Taiz ili milletvekili Kadı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hükümetin kuzey bölgelerindeki "kalesi" kabul edilen, petrol bölgesi Marib'teki gelişmeleri değerlendirdi.

"Husiler, ya Marib ilini tamamen ele geçirmek, yahut herhangi bir siyasi çözümü dikte ettirmek ve bölgedeki servetin paylaşımına zemin hazırlamak için bölgeyi askeri baskı altında tutmaya çalışıyor" diyen Kadı, şunları kaydetti:

"Husilerin, Marib'in güney bölgelerinde son aylardaki ilerleyişine; ordunun gelişmiş ve kaliteli silah eksikliği ile Arap Koalisyonu'nun bu teçhizat eksikliğini sağlamadaki ciddiyetsizliği neden oldu."

Kadı, hükümet güçlerinin son zamanlarda Marib, Şebve ve Hacce'de kazandığı "zaferlere" dikkati çekerek, "Husiler zayıf ve kırılgan bir yapıya sahip, gerekli desteği aldıktan sonra ulusal ordunun önünde direnemezler." ifadesini kullandı.

Kadı, Yemen devlet ve hükümet yetkililerinin, Meclis üyelerinin Husiler ile hükümet arasında Aralık 2018'de imzalanan Stockholm Anlaşması'ndan çekilme taleplerini görmezden gelmesi konusunda duyduğu endişeyi dile getirdi.

Taraflar arasında imzalanan anlaşmanın esir değişimi, Hudeyde'de ateşkes, limanlar ve Taiz'in durumuyla ilgili maddelerine dikkati çeken Kadı, Stockholm Anlaşması'nın Hudeyde'yi geri alma süresini aksattığını, uluslararası denizcilik hatları kıyısında yer alan en önemli stratejik bölgelerden birindeki askeri operasyonların dondurulmasına neden olduğunu belirtti.

Kadı, bazı milletvekillerinin anlaşmadan çekilme taleplerinin yer aldığı mesajları, Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi'ye ilettiğini, ancak herhangi bir yanıt almadıklarını ve taleplerine karşı kayıtsız kalındığını söyledi.

Stockholm Anlaşması dışında kalan bölgeler için harekete geçilmesi gerektiğini vurgulayan Kadı, "Kıyı bölgelerine (ülkenin batısına) yönelik askeri bir harekata destek veriyoruz. Hudeyde'nin Husilerin elinde kalması tehlike arz ediyor ve onlara güç sağlıyor." diye konuştu.

Kadı, milletvekili seçimlerinin en son 2003'te yapılması nedeniyle yıllardır yenilenemeyen, Yemen hükümetini ve Husileri destekleyenler şeklinde ikiye bölünmüş durumdaki Yemen Meclisi'nin durumuna da değindi.

Yemen basınında yer alan; Meclis'in son olarak 3 yıl önce Hudeyde ilinde toplandığı, yeni bir düzenlemeyle geçici başkent Aden'de bir araya geleceğine ilişkin haberleri reddeden Kadı, bunları "yatıştırma ve sahte güvence verme tarzı haberler" olarak değerlendirdi.

Kadı, Meclis'in toplanmasında yaşanan sıkıntıların sorumlularını "Meclis'in işleyişini ve görevlerini yerine getirmesini engellemekle" suçlayarak, "Kendi kontrollerinde olmayan güçlü ve etkili bir yasama organı istemiyorlar." dedi.

Meclis'in bir araya gelememesi ve yenilenememesi konusunda sorumluları eleştiren Kadı, "Kararlarından ve eylemlerinden onları sorumlu tutacak kimse olmadığından, kimsenin gözetimi olmaksızın istediklerini yapıyorlar." diye konuştu.

Yemen'in ekonomisinin durumunu "trajik" olarak nitelendiren Kadı, hükümete yolsuzluğu engelleme ve milyonlarca Yemenlinin açlıktan kurtarılması için çabalarını artırması çağrısında bulundu.

Kadı, "Yeni Merkez Bankası başkanının atanmasıyla birlikte gerçekleştirilen bazı reformlar var, ancak hükümetin krizi çözme çabaları hala yetersiz." değerlendirmesinde bulundu.

Yemen'deki ekonomik krizinin ilerleyen yıllarda devam etmesini beklediğini söyleyen Kadı, "Bu zor şartların üstesinden gelmenin yolu siyasi liderliğin ve hükümetin rolünü etkinleştirilmesi, Meclis'in ve meşru çerçeveye dahil diğer unsurların tehlikeyi sezip harekete geçmesi." ifadesini kullandı.

Yemen'deki İran destekli Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin denetimini elinde bulunduruyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten itibaren Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.

Yemen riyalinin dolar karşısında değer kaybetmesi nedeniyle daha önce pek çok kentte gösteriler düzenlenmişti.

Yemen hükümetinin kontrolü altındaki bölgelerde salı günkü işlemlerde yerel paradaki büyük değer kaybıyla 1 dolar 1530 riyale ulaştı, ülkede büyük ekonomik kriz yaşanıyor.

BM'ye göre, dünyanın en büyük insani krizlerinden birinin yaşandığı Yemen'de 30 milyonluk nüfusun yüzde 80'i insani yardıma ve korunmaya ihtiyaç duyuyor. Ayrıca dünyanın en kötü insani ve ekonomik krizlerinden birinin yaşandığı ülkede iç savaş, ekonomide yaklaşık 126 milyar dolar zarara yol açtı.

Yorumlar (0)
24
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?