banner15

İRAM'da 'İran-ABD İlişkileri ve Nükleer Anlaşmanın Geleceği' paneli

Tahran Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asgarkhani, "ABD'nin, İran'ın (nükleer) sözleşmenin koşullarına uymadığı iddiası yalandır" dedi

İRAM'da 'İran-ABD İlişkileri ve Nükleer Anlaşmanın Geleceği' paneli

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Tahran Ünivesitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebu Muhammed Asgarkhani, ABD'nin İran'ın nükleer anlaşmaya uymadığı yönündeki iddiaları hakkında, "ABD'nin, İran'ın (nükleer) sözleşmenin koşullarına uymadığı iddiası yalandır. Doğru değildir." dedi.

İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) tarafından "İran-ABD İlişkileri ve Nükleer Anlaşmanın Geleceği" başlıklı bir panel düzenlendi. Moderatörlüğünü İRAM Dış Politika Uzmanı Ferhad Rezaei'nin yaptığı panele, Tahran Ünivesitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asgarkhani ile İranlı gazeteci ve yazar Rıza Haghighatnejad konuşmacı olarak katıldı.

Asgarkhani, İran ile P5+1 ülkeleri (ABD, İngiltere, Çin, Fransa, Rusya ve Almanya) tarafından 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşma hakkında yaptığı değerlendirmede, Ortak Kapsamlı Eylem Planı'nın (JCPOA) bir güvenlik rejimi olduğunu ve köklerinin 1939 yılına kadar uzandığını belirterek, "JCPOA'nın birinci prensibi ve amacı İran politikalarını nükleer silah ve araçlardan uzaklaştırılmasıydı." diye konuştu.

Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşmasının (NPT) 1969'da imzalanıp 1970'te yürürlüğe girdiğini ve 20 yıllık bir süreyi kapsadığını hatırlatan Asgarkhani, NPT'nin 1995'te sınırsız süreyle uzatıldığını, bunun amacının da Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra nükleer silahların yayılma riski olduğunu dile getirdi.

"ABD'NİN İDDİALARI YALAN"

Asgarkhani, Kapsamlı Nükleer Deneme Yasağı Antlaşması'nın (CTBT) 1996'da yürürülüğe girmesinden önce İran'da teknolojik anlamda birçok tesislerin kurulduğunu belirterek, "ABD'nin, İran'ın sözleşmenin koşullarına uymadığı iddiası yalandır." değerlendirmesinde bulundu.

Irak'ın Kuveyt'i işgali ve ABD'de 11 Eylül'de yaşanan saldırıları ardından Irak işgalinin gerçekleşmesiyle bölgede dramatik değişimlerin yaşandığına dikkati çeken Asgarkhani, "Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) İran'a karşı birçok rapor hazırladı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de (BMGK) İran'a karşı birçok kararlar aldı." diye konuştu.

Asgarkhani, bu şekilde İran'ın NPT'yi tam olarak uygulamasını istendiğine dikkati çekerek, Saddam Hüseyin döneminde Irak'a yöneltilen taleplerin şimdi İran'a yöneltildiğini ve Irak'a karşı kullanılan argümanların İran için de kullanıldığını dile getirdi.

İran'ın hem NPT hem de JCPOA'nın kurallarına uygun davrandığını belirten Asgarkhani, "Fakat JCPOA'nın raporlarını okuduğunuzda size şunu gösterir; güvenlik rejimi adil bir rejim değildir. Tahkime gitme hakkı eşit değildir." dedi.

Asgarkhani, İran ile P5+1 ülkelerinin iki taraf meydana getirdiğini ama hak konusunda eşit olmadıklarına dikkati çekerek, "Bir tarafta İran'ın bir hakkı varken, P5+1 ülkelerinin her birinin ayrı ayrı hakkı vardır. Bu adil değildir." ifadelerini kullandı.

ABD'nin İran konusunda kendine ait stratejileri olduğunu dile getiren Asgarkhani, "Yani burada politik ve hukuki boyutlar devreye giriyor. JCPOA bir güvenlik rejimi olarak kendi prensiplerine sahiptir ve bu prensipler kitle imha silahları ile ilgilidir." diye konuştu.

Asgarkhani, İran'a uygulanan yaptırımlarla İran'ın güvenliğinden sorumlu İran Devrim Muhafızlarının manevra alanının daraltıldığını belirterek, "Hiç kimse şu gerçeği görmezden gelemez; İran Devrim Muhafızları, İran halkının ve hükümetinin güvenliğinden sorumludur." değerlendirmesinde bulundu.

"YAPTIRIMLAR HUKUK DIŞI"

Yaptırımların ekonomik anlamda caydırıcı bir güç olarak kullanıldığını anımsatan Asgarkhani, P5+1 ülkelerinin İran'ın JCPOA'ya uymadığını iddia edeceklerine dair anlaşmada bir açık kapı bırakıldığını ve bu sebeple JCPOA'nın birçok hukuki problemi barındırdığını kaydetti.

Asgarkhani, İran ile ABD arasında ikili bir dostluk anlaşması olduğunu hatırlatarak, "İran'a karşı böyle bir yaptırımın olması hukuk dışıdır. Fakat yine de böyle iki taraflı yaptırımları uyguluyorlar. Eğer JCPOA birincil yaptırımlara karşı sessiz kalıyorsa bunlar otomatik olarak ikincil, üçüncül ve çok taraflı yaptırımlara yol açacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Bu yaptırımlarla petrol şirketlerinin İran'a yatırım yapmasının engellendiğine dikkati çeken Asgarkhani, "Uluslararası silah kontrolü stratejisi siyasi amaçlara ulaşmak amacıyla kullanılmaktadır." dedi.

İranlı gazeteci ve yazar Haghighatnejad da İran'ın nükleer anlaşmadan sonraki tutumunun önemine dikkati çekerek, "İran, nükleer anlaşmadan cesaret alarak maceracı yaklaşımlarını ve bölgeye müdahalelerini daha da artırdı." iddiasında bulundu.

İran'ın uluslararası baskı ile geri adım attığını savunan Haghighatnejad, İran'ın alternatifleri olduğu müddetçe müzakerelere yanaşmadığını ileri sürdü.

Haghighatnejad, İran'ın nükleer anlaşma sonrasında ekonomik anlamda rahatladığına dikkati çekerek, "İran, nükleer anlaşmadan sonra elde ettiği para ile bölgede başka ülkelerde Hizbullah gibi örgütler kurdu ve onları silahlandırdı. İran güçlü olduğunda müzakerelere yanaşmayacaktır." iddialarını dile getirdi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Güçleri Komutanı Kasım Süleymani ve İran Devrim Muhafızları Komutanı Muhammed Ali Caferi'nin bölgesel konularda etkin kişiler olduğunu belirten Haghighatnejad, Süleymani ve Caferi'nin İran'ın ABD ile olan sorunlarını nükleer anlaşmanın dışında tutarak çözmeye çalışacağını ve gerekirse ABD ile çatışacağı yönünde açıklamalarının olduğunu kaydetti.

İran'ın Suriye'deki varlığının ülkenin ekonomisi ile bağlantılı olduğunu belirten Haghighatnejad, "İran nükleer anlaşma yoluyla para kazanabildiği sürece bu anlaşmayı koruyacaktır." ifadelerini kullandı.

"İRAN GER İADIM ATMAYACAK"

İran'ın bu çerçevede Rusya ve Çin ile ekonomik ve stratejik anlaşmalar yaptığını hatırlatan Haghighatnejad, İran ve ABD arasındaki asıl meselenin de İran'ın balistik füze programıyla alakalı olduğunu kaydetti.

Haghighatnejad, İran'daki siyasi yapının inatçı bir karaktere sahip olduğunun altını çizerek, "Balistik füze programı konusunda geri adım atmayacaklardır ve direteceklerdir. Özellikle nükleer konusunda da uzun yıllar bu inadı sürdürdüler." değerlerdirmesinde bulundu.

Hamaney'in İran'ın balistik füze programı ve savunma sistemi konusunda tartışmaya açık olmadığını ama bölgesel meselelerin tartışılabileceğini söylediğini hatırlatan Haghighatnejad, İran'ın bölgesel konularda esneklik gösterebildiğini dile getirdi.

Güncelleme Tarihi: 26 Ekim 2017, 18:13
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35