banner15

İran'daki saldırıyı Kudüs Güçleri'nin yaptığı iddia edildi

Ahvaziye örgütü İran'da gerçekleşen saldırıyla ilgili resmi internet sitesinden bir açıklama yaparak saldırıyı kendilerinin değil, İran Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü'nün İran'ın kendini mağdur göstermek için yaptığını söyledi

İran'daki saldırıyı Kudüs Güçleri'nin yaptığı iddia edildi

Ahvaziye örgütüne ait resmi internet sitesi "alahwaz"da Genel Sekreter Salah Ebu Şerif imzasıyla yapılan yazılı duyuruda, Ahvaz'daki saldırının İran Devrim Muhafızları'na bağlı "Kudüs Güçleri" tarafından düzenlendiği ileri sürüldü.

Ebu Şerif açıklamasında, saldırının "İran rejiminin çıkarlarını korumak" için yapıldığını söyledi. Ahvaziye örgütü genel sekreteri, "Bu girişimle İran rejimi, dünyada mazlum konumuna gelmek ve uluslararası sorumluluklarından kurtulmayı amaçlamaktadır. Hiç şüphesiz İran rejiminin cinayetleri tüm dünya için apaçık ortadadır, gizlenemez. Her türlü şiddet suçlamasını reddediyor, Kudüs Güçleri'nin Ahvaz'daki saldırısını kınıyoruz" dedi.

AHVAZ KENTİNDE NE OLMUŞTU?

İran'ın Huzistan eyaletine bağlı ve Arapların yoğunlukta yaşadığı Ahvaz kentinde dün İran-Irak savaşının 38'inci yılı nedeniyle düzenlenen askeri geçit törenine yapılan silahlı saldırıda 17'si asker olmak üzere 25 kişi ölmüş 60 kişi yaralanmıştı. Olayın ardından İran yönetimi El Ahvaziye grubunu suçlamıştı.

AHVAZİYE ÖRGÜTÜ KİMDİR?

Ahvaz kendi, Huzistan Eyaleti’nin yönetim merkezi ve ülkedeki önemli petrol üretim merkezlerinden biliniyor.  Ahvaziye örgütünün, İran’ın güneydoğusunda Sistan ve Belucistan merkezli Sünni İslamcı Cundullah örgütünün eski lideri olan Beluç Abdülmelik Rigi'ye kadar dayandığı iddia ediliyor. 

Rigi, 2010'da İran rejimi tarafından idam edilmişti. Kendini "Ahvaziler" olarak tanımlayan pek çok Ahvaz'lı arap, Al Ahvaziye örgütünü terör örgütü olarak görmeyip, Ahvazlıların hakları için İran rejimine karşı mücadele eden bir örgüt olarak tanımlıyor. El Ahvaziye'nin asıl adı " Ahvaz Halkı Demokratik Cephesi ", İran’ın güneybatısında bağımsız bir Arap idaresi kurmayı hedefleyen ayrılıkçı bir örgüt olarak tanınıyor. 

KUDÜS GÜCÜ LİDERİ KASIM SÜLEYMANİ'NİN PORTRESİ

Kasım Süleymani, 11 Mart 1957 tarihinde İran'ın Kirman eylanetindeki Rabor şehrinde dünyaya geldi. Yoksul bir ailede büyüyen Süleymani, ailesinin borçlarını ödemek için henüz genç yaşlarda çalışmaya başladı. Bu dönemde Kirman'a taşındı ve inşaat işçiliği yaptı. Süleymani'nin işten arta kalan zamanlarda spor yapmaya özen gösterdiği ifade belirtiliyor.

Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani

1979 yılındaki İran İslam Devrimi'nden sonra kurulan İran Devrim Muhafızları Ordusu'na katıldı. Askerî alanda etraflıca eğitim almamasına rağmen ordu içinde kısa sürede yükselmeye başladı. 

Al Jazeera'nin bildirdiğine göre 1979'da merkezi yönetimin zayıflamasından istifade etmek isteyen Mahabad Kürtleri ayaklanmasını bastırmak için Süleymani ve birçok yakın arkadaşı bölgeye gönderildi. Ayaklanma bastırıldığında henüz 22 yaşındaydı ama, gösterdiği performansla Tahran'ın onayını aldı.

Mahabad’dan döndükten sonra Kirman’daki Devrim Muhafızları Kudüs Garnizonu'nun başına getirildi. Ardından çok geçmeden patlak veren İran-Irak savaşında birçok büyük askerî operasyona katıldı, cephe hattında çatışmalara katıldı.

Devrim Muhafızlarının en seçkin birliği Kudüs Gücü'nün başına getirildiği 1997'de İran kritik zamanlardan geçiyordu. Afganistan'da Taliban hareketi, doğu sınırlarında İran için ciddi bir tehdit olmaya başlamıştı. İçte ise değişim isteyen reformcu hareket Muhammed Hatemi liderliğinde iktidara gelmişti. Hatemi, İran’da Devrim Muhafızları'nın etkisini kırmaya çalışırken, Hamaney, tam tersine onları güçlendirmeye çalışıyordu.

Irak savaşının en önemli cephe komutanlarından Kasım Süleymani, İran için böyle kritik bir zamanda ülkenin en kritik gücünün başına bizzat Hamaney tarafından atandı. O tarihten itibaren Hamaney'in Süleymani'yi öven konuşmaları arttı. Süleymani, 1997'de başına geçtikten sonra Kudüs Gücü’nü adım adım istihbarat, sabotaj, suikast ve özel operasyon gücüne sahip bir organizasyona çevirdi.

Doğrudan Hamaney'e bağlı olduğu belirtilen Süleymani'nin, İran'ın menfaatleri ve Hamaney'in emirleri hangi yöndeyse orada görev aldığı İran devrimine sadakatinin çok yüksek olduğu ifade ediliyor. Nitekim ülke dışında, Suriye'de yaşanan çatışmalarda komutasındaki birliklerin gerçekleştirdiği faaliyetler kan dondururken, Lübnan'daki etkisiyle İsrail için büyük bir tehdit kaynağı olduğu belirtiliyor. 

Kaynak: www.dunyabulteni.net

Güncelleme Tarihi: 23 Eylül 2018, 13:42
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48