banner15

İsrail’in Suriye'de şekillenen yeni İran stratejisi

İsrail, İran'ın etkisini azaltmak adına Suriye'ye yönelik hava saldırıları düzenlediğini ve bazı muhalif gruplara destek verdiğini kabul etti

İsrail’in Suriye'de şekillenen yeni İran stratejisi

Dünya Bülteni/Haber Merkezi

İsrail yönetimi, kısa bir süre önce son iki yıldır Suriye'de İran hedeflerine karşı 200'den fazla saldırı gerçekleştirdiğini doğruladı. Tel Aviv yönetiminin askeri faaliyetleri konusunda genellikle “yorumsuz” kalmasına alışkın olan analistler için bu ciddi bir değişimin göstergesi olarak yorumlandı. 

Aynı günlerde yayımlanan bir rapor ise İsrail'in 2013'ten bu yana Suriye'nin güneyindeki en az 12 isyancı grubu gizlice silahlandırdığını ve finanse ettiğini ortaya koydu. Rapora göre bu destek Esed rejiminin Golan Tepeleri'nin Suriye tarafını yeniden ele geçirdiği geçtiğimiz Temmuz ayına kadar devam etti. 

Bütün bu faaliyetlerin ana amacının ise İsrail sınırı yakınlarındaki İran bağlantılı güçleri engellemek olduğu belirtiliyor. Reuters'ta yer alan bir analize göre, İsrail’in “İyi Komşuluk Operasyonu” olarak adlandırdığı bu destek,İsrail'in son aylarda İran pozisyonlarını hedef alan Suriye'deki hava saldırılarını yoğunlaştırması ve genişletmesi ile doğrudan bağlantılı... 

Analize göre, bu operasyonlar, İsrail’in İran askeri varlığına karşı "sınırlı toleransdan sıfır toleransa" geçtiğinin işareti. 

İsrail'in uzun zamandır Suriye'deki artan İran etkisinden, ve özellikle Hizbullah'a yönelik ağır silah ve orta menzilli füze transfer etme girişimlerinden kaygılı olduğu biliniyordu. Bu kaygıların Rus hava gücü ve Tahran destekli grupların desteğiyle Aralık 2016'da Halep'i ele geçirmesinin ardından arttığı ifade ediliyor. Bu durumun, İran'ın diğer bölgelere odaklanmasını ve İsrail toprakları yakınındaki askeri varlığını artırmasını sağladı.

Buna cevaben İsrail, İran'ın sözkonusu bölgelerde yerleşmesini engellemek için hava saldırılarını yoğunlaştırdı.İlk günlerde yapılan hava saldırıları konusunda suçlamalara karşı sessiz kalmayı seçen İsrail, sadece "Suriye'nin herhangi bir yerinde herhangi bir İran askeri varlığına yer olmadığını düşünüyoruz" açıklamasıyla tavrını ortaya koydu.

İsrail’in "daha saldırgan" ve "geleneksel tutumuna aykırı" olarak nitelenen bu yeni stratejisinde üç ana faktörün rol oynadığı iddia ediliyor: 

1- İsrail, Trump yönetiminin Suriye'deki İran varlığı konusunda yeterli sertlikte görünmemesi, ve hatta Suriye'den tamamen çıkma söyleminin güçlenmesi
2- Bölgede İran'ı tehdit olarak gören başta Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere Sünni Arap bloğu ile İsrail arasında yakınlaşmaya neden olması 
3- İsrail'in güvenlik politikasının önemli bir parçası olan "İran'ın sınır tanımayan genişlemeci ideolojinden" duyulan korku. 

İsrail’in bu sertleşen tavrına karşı Tahran’ın son aylarda Irak’taki Şii gruplara balistik füzeler aktardı da bildiriliyor. İranlı bir yetkilinin Ağustos ayında Reuters'e verdiği demeçte, “İran'ın saldırıya uğraması halinde bir yedek plana sahip olması gerekiyordu” dediği aktarıldı.

Öte yandan, bu agresif stratejinin, ekonomisi zor durumda olan İran'ı bir "dış tehdit" algısıyla halkın dikkatini dağıtma yoluna gitmesi ve bölgede daha ciddi krizlere kapı açmasından endişe ediliyor.

Güncelleme Tarihi: 20 Eylül 2018, 09:11
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48