banner15

Körfez'deki Katar Krizinin Merkezindeki Oyuncu: Müslüman Kardeşler

Müslüman Kardeşler  veya orijinal adıyla Ihvan-ı Müslimin Orta Doğu'da etkisini uzun yıllardır sürdüren bir organizasyon. Gerek tarihi süreçte gerekse de günümüzde bu bölgede vuku bulan hadiselerin neredeyse hepsinde İhvan hareketi direkt veya endirekt olarak olayların içinde değerlendirilmiş ve ilgi odağı olmuştur.

Körfez'deki Katar Krizinin Merkezindeki Oyuncu: Müslüman Kardeşler

Müslüman Kardeşler  veya orijinal adıyla Ihvan-ı Müslimin Orta Doğu'da etkisini uzun yıllardır sürdüren bir organizasyon. Gerek tarihi süreçte gerekse de günümüzde bu bölgede vuku bulan hadiselerin neredeyse hepsinde İhvan hareketi direkt veya endirekt olarak olayların içinde değerlendirilmiş ve ilgi odağı olmuştur. Bu makale, batılı bir gözle İhvan hareketinin ne şekilde görülüp değerlendirildiğini göstermesi bakımından önemli bulunarak tercüme edilmiştir.

Caroline Alexander ve Sam Dodge

Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülke başkentleri nezdinde Katar bir adeta bir çıban başı olarak görülüyor. Körfez'in bu küçük ülkesi, komşularının İran'ı tecrit etme gayretlerine karşı çıkıp "terörist gruplar" olarak adlandırılan organizasyonları destekliyor. Ne zaman tansiyon yükselse, takiben Katar'ın Müslüman Kardeşler desteği de beliriyor. Neredeyse bir asra yaklaşan tarihiyle Müslüman Kardeşler veya Arapçasıyla İhvan-ı Müslimin, Fas'tan Kuveyt'e kadar birçok siyasi hareketi etkiledi.

Ne var ki bölgedeki ülkelerin bazıları Müslüman Kardeşler'i yasakladı. Birçok ülkede ise legal İslami partilerin, İhvan'la kökleri veya ideolojik akrabalığı bulunuyor. İhvan'ın silahlı şubelerinden Hamas, İsrail, ABD ve AB'nin terör örgütleri listesinde yer alıyor.

Müslüman Kardeşler'e ve tesir ettiği bazı hareketlere ülke ülke kısaca bir bakalım:

Mısır

İhvan-ı Müslimin, Mısırlı fikir ve mücadele adamı Hasan el-Benna tarafından 1928 yılında Mısır'da kuruldu. Hareketin amacı İslami esasları hayatın merkezine koyup hayır işleri icra etmekti. Ortadoğu'da Osmanlı İmparatorluğu gibi Müslüman bir kuvvetin yokluğunda, İhvan siyaseten Avrupa kolonyalizmi, Siyonizm ve İslami kültürde yer edinmiş batılı değerlere aleyhtar bir rol kuşandı.

1952'de, ülkedeki monarşiye askeri bir darbeyle son veren Hür Subaylar hareketiyle ittifak yapan İhvan, sonrasında ise darbenin lideri Cemal Abdünnasır'ın gadrine uğradı. Zira Abdünnasır laik, sosyalist bir Mısır istiyor ve İslami bir iktidar taraftarı olan Müslüman Kardeşleri de kendisine rakip görüyordu. 1954'te Cemal Abdünnasır'ı hedef alan bir suikast teşebbüsünden sonra İhvan mensubu binlerce şüpheli hapsedildi veya sürgüne gönderildi. İhvan'ın ilk yıllarındaki önde gelen ideologlarından olup 1966'da idam edilen Seyyid Kutub'un ise fikirleriyle El-Kaide gibi İslami cihat ve direniş hareketlerine ilham verdiği söylenir. Fakat zamanla İhvan şiddetten vazgeçip Mısır'da siyaseten en güçlü muhalefet haline geldi ve halktan teveccüh gördü; zira sağlık gibi devletin kayıtsız kaldığı sosyal hizmetleri sağlıyordu.

Arap Baharı'ndan sonra ise Muhammed Mursi'nin Cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte İhvan Mısır'da iktidara geldi. Ancak bir yıl sonra, ekonomiyi idare edemeyişi ve fazla "İslami" bulunan yeni anayasa taslağı protestoları tetiklerken Mursi askeri bir darbeyle al aşağı edildi. Bunu, Müslüman Kardeşler ile müttefiklerinin Mısır'da gördüğü en büyük zulümler takip etti. Binden fazla insan hayatını kaybederken bunun birkaç katı insan da, Mursi ve diğer İhvan yöneticileri de dahil olmak üzere, mahkemeye çıkarıldı. Bu gelişmeleri müteakiben devlet yetkilileri ile askeri tesislere yapılan saldırılar da askeri rejim tarafından İhvan'a mâl edildi. İhvan bu suçlamaları reddediyor. Darbeden sonra Mısır rejimi İhvan'ı terör örgütü ilan etti.

Suudi Arabistan

Müslüman Kardeşler'in Suudi Arabistan'da fikren yayılmaya başlaması, Abdünnasır'ın baskılarından kaçan Mısırlıların Suudi okullarında çalışmaya başladığı zamanlara tesadüf eder. İhvan takipçileri, kendilerini Abdünnasır'ın Arap milliyetçiliğini bastırmak için kullanan Kral Faysal tarafından 1960 yıllarda S. Arabistan'a buyur edildi. Zamanla Suudi rejimi de İhvan'ın ülkelerinde ideolojilerini yaymasından rahatsızlık duymaya başladı; zira ucu kendi mutlakıyetlerine dayanabilirdi. Irak'ın Kuveyt'i işgali sonrası Kral Fahd'ın ülkeye Amerikan askerlerini davet etmesinden hoşnut olmayan İhvan taraftarları protesto gösterileri düzenleyip politik reform taleplerinde bulundular; böylece tansiyon yükseldi. 

2014'e geldiğimizde Riyad hükümeti Müslüman Kardeşleri terör örgütü listesine dahil edip Mısır'da İhvan'la savaşını sürdüren Sisi'ye de ekonomik yardım yaptılar.

S. Arabistan ve üç komşusu geçtiğimiz Pazartesi günü ise [5 Haziran] İran'la olan bağları ve Müslüman Kardeşler'e olan desteğini gerekçe göstererek Katar ile olan diplomatik ve ekonomik münasebetlerini kesti.

Suriye

Benna'nın fikirlerinden etkilenen Suriyeli öğrenciler tarafından kurulan Suriye İhvan'ı, laik Baas Partisi'ni iktidara getiren 1963 darbesinden sonra kısıtlamalarla karşılaştı. 1970'lerde ise Suriye Cumhurbaşkanı Hafız Esed'in belirgin bir rakibi haline geldiler. 1980'lerde yasaklandı ve mensupları idam cezasına çarptırıldı. İki yıl sonra ise rejim İhvan'ın kalesi Hama'yı, çıkan isyanı bastırmak için yerle bir edip binlerce insanı öldürdü. 2011'deki iç savaş başladıktan sonra ise Suriye İhvan'ı, muhalif Suriye Ulusal Konseyi'nin kurulmasına yardımcı oldu.

Birleşik Arap Emirlikleri

El-Islah hareketini 1970'lerde sürgündeki Mısırlılar ile Mısır'da tahsil görmüş BAE vatandaşları kurdu. Grup zamanla ağırlığını artırdı. Okullarda ve mahkemelerde İhvan tesirinin yer edebileceği endişesi devletle olan münasebetlerini soğuk ve mesafeli kıldı. 1994'te ise devlet El-Islah'a karşı bir cadı avı başlattı. Hareket 2014'te, Mısır İhvan'ıyla irtibatlı olduğu gerekçesiyle yasaklandı ve terör örgütü ilan edildi. El-Islah Müslüman Kardeşler ile resmi bir teması olduğunu reddetmekle birlikte ideolojisini kısmen paylaştığını beyan ediyor.

Cezayir

Mısır'dan kaçan İhvan taraftarları, 1962'de Fransa'dan hürriyetini kazandıktan sonra Cezayir'e de gelmeye başladılar ve genellikle öğretmen olarak çalıştılar. Müslüman Kardeşler'in fikirlerinden etkilenen "Toplumun Barışı Hareketi" (Hareket-i Müçtemia es-Silm) 1990'ların başında kuruldu. TBP, İslamcıların kazanması beklenen seçimleri ordunun iptal etmesiyle kıvılcımı çakılan ve 1992'de başlayıp 10 yıl süren iç savaşta bile devlet makamlarıyla mütemadiyen iş birliği içinde oldu. Mevcut liderleri Abdurrezzak Makri verdiği bir röportajda "Biz terörle mücadele aktif rol oynayan bir partneriz," ifadelerini kullandı.

Bahreyn

El-Minber'in kökleri 1940'lara kadar uzanmakla birlikte siyasi bir hareket olarak çıkışları 1980'lerde oldu. Politik krizler yaşandığında hanedandan yana saf tuttu. Şiilerin ekseriyeti teşkil ettiği ülkede Sünni İslamcıların birlik olmasına yardım etti.

İsrail

İsrail'deki İslami Hareket 1970'lerin ilk yıllarından faaliyetlerine başladı. İdeolojik kökenleri İhvan'a dayanıyor. Kurucusu ve ruhani lideri Şeyh Abdullah Nimr Derviş terör örgütü üyeliğinden hapse girdi. 1985'te serbest kaldıktan sonra şiddet aleyhinde konuşmaya başlayıp daha sonra hareketin popülerliğini artıracak olan sosyal, dini ve yardımlaşma gibi mevzulara eğilmeye başladı. İsrail sınırları içinde yaşayan Müslüman vatandaşlar arasında İslami değerlerin yayılması gerekliliğine vurgu yaptı. Hareket içindeki ılımlılar ile muhafazakar kanat arasında ihtilaflar artınca 1990'larda bir kopuş yaşandı. Seçimleri boykot eden Kuzey Şubesi yasa dışıyken Güney Şubesi yerel ve genel seçimlerde adaylarını yarıştırıyor.

Ürdün

Mısır İhvan'ının mensupları tarafından 1940'larda kurulan İslami Hareket Cephesi, 1980'lerden itibaren seçimlerde yoksul şehirlerden ve Filistinli mültecilerin kamplarından aldığı oylarla temsil hakkı kazanan bir parti. Bunda, hastahane ve camileri yönetmesinin de kısmen payı var. Cephe, vaktiyle kendisini solcu gruplarla mücadele için kullanmış olan monarşiyle iyi münasebetler içindeydi. Parti, iktidar elitini açıktan eleştirmeye başlayınca bu iş birliği zayıfladı. Ürdün'ün 1994'te İsrail'le yaptığı barış anlaşmasına olan muhalefeti ve mevcut Kral 2. Abdullah'a parlamentoya daha fazla yetki verme çağrıları yapması devleti harekete geçirdi. Nisan 2016'da güvenlik güçleri Cephe'nin ofislerine baskınlar düzenledi. Parti 2016'da Mısır'daki "merkez şubeyle" olan bağlarını kesti ve yine aynı yıl düzenlenen seçimlerde parlamentodan 15 sandalye kazandı.

Kuveyt

İslami Anayasa Hareketi (HADAS) Irak'ın 1990'daki Kuveyt işgali fiyaskoyla bittikten sonra İhvan destekçileri tarafından kuruldu. Kuveyt'in Irak işgalinden kurtulmasına yeterince destek vermedikleri gerekçesiyle Mısır'daki şubeleriyle olan münasebetlerini kestiler. HADAS zamanla ülkede tedrici bir siyasi reforma ağırlığını verip iktidarın kraliyet ailesinden yasama organına, yani parlamentoya devredilmesini talep etmeye başladı. Seçim yasasındaki bir değişikliğe olan itirazı sebebiyle parlamentoyu dört yıl boykot eden HADAS 2016'daki seçimlere adaylarını sokup 50 sandalyeli mecliste dört sandalye kazandı. Kuveyt de Mursi'nin devrilmesinden sonra Mısır'a mali yardım gönderenler kervanına katıldı.

Fas

1960'larda kurulup 1992'den beri yasal olarak faaliyet gösteren Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) bazı kökleri Müslüman Kardeşler ideolojisine uzanıyor. Günümüzde parti muhafazakar demokrat olarak tanımlanıyor. Monarşinin yanında yer alan parti, ülkenin İslami kimliğinin korunmasını güden bir siyaset takip ediyor. AKP 2011 genel seçimlerinde oyların çoğunluğunu kazanıp dört yıl başbakanlık makamını işgal etmeye hak kazandı. Parti, Ekim 2016 seçimlerinden de birinci çıktı.

Trablus, Libya

Müslüman Kardeşler rüzgarı Libya'da, Kahire'den dönen öğrencilerle birlikte esmeye başlamıştı. 1949'da İhvan'ın uzantısı olarak kurulan Adalet ve Tertip Partisi, Kral İdris tarafından yasaklanmış, sonrasında iktidarı ele geçiren Muammer Kaddafi de partiyi televizyonda Müslüman Kardeşler'den bağını kopardığını açıklamaya zorlamıştı. 2000'li yıllara gelindiğinde, Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam cihatçıları pasifize etmekte yararlı olabilir gerekçesiyle partiyi tekrar gün yüzüne çıkarttı. 2011 devriminden sonra ise İhvan'la irtibatlı politikacılar üst kademelere atandılar. Fakat bu taife Kaddafi devrinden kalma bürokratlar devletten temizlensin, diye tutturunca rakipleri buna itiraz etti. Bu gelişme 2014'te başlayan fiili (de facto) savaşın fitilini ateşlemiş oldu. Rakipleri aksini iddia etse de ATP artık Mısır İhvanı ile bir alakasının olmadığını beyan ediyor.

Tunus

Ennahda'nın kurucuları da Müslüman Kardeşler'den etkilenmişti. Arap Baharı'nın fitilini de ateşleyen 2011 devriminden önceki 20 yıl boyunca parti ülkede yasaklıydı. Kalkışmadan sonra partinin sürgündeki mensupları geri döndü ve parti meşru bir hüviyet kazandı. 2011'deki seçimleri kazanıp iktidara gelen parti bir müddet sonra ise ekonomiyle başa çıkamayışı ve radikal İslamcıları kontrol edemeyişi sebebiyle aldığı eleştirilerden hareketle istifa etti. Laik partilerle birlikte çalışma iradesini ortaya koyması alkışlandı ve bölge için de model olacak bir anayasanın hazırlanmasına katkı sağladı. Bugün ise hareket kendini demokratik bir İslam partisi olarak tanımlıyor. 

Türkiye

Mısır'daki İhvan gibi, Recep Tayyip Erdoğan'ın partisi ve onun İslamcı selefleri de tabandaki desteklerini sosyal hizmetleri seferber ederek sağladı. Bu faaliyetleri onları 1990'larda büyük şehir belediyelerine, 2002'de ise iktidara taşıdı. Arap Baharı'ndan sonra Erdoğan kendi anlayışındaki siyasal İslam'ın tüm bölgede güç kazanması adına bir fırsat görmüştü ama Mısır'daki darbeyle tüm ümitleri suya düştü. Türkiye Mursi lehine sesini yükselten ve kendi ülkelerinden sürülmüş İhvan yöneticilerine himaye sağlayan ender ülkelerden biri oldu.

Yemen, Lübnan ve Irak

Yemen'in El-Islah Partisi de Müslüman Kardeşler'in bir uzantısı olarak kuruldu. Şii Husi isyancılara karşı teşkil edilen Suudi öncülüğündeki Sünni koalisyonunda küçük bir rol oynadı. Lübnan'da ise İhvan'la ideolojik akrabalığı bulunan El-Cemaat-i İslami partisinin parlamentoda bir milletvekili var. Irak'ta ise İhvan irtibatlı bir grup Saddam devrinde sabık diktatöre muhalefet eden bir siyaset takip ediyordu. Saddam'ın devrilmesinden sonra ise ABD destekli Geçici Koalisyon Hükümeti'ni (Provisional Coalition Authority) desteklediler.

Katar

Abdünnasır'ın gadrinden ve Suriye'deki Hama katliamından kaçıp Katar'ın başkenti Doha'ya gelen İhvan mensupları burada öğretmen ve memur olarak çalıştılar. Katar bölgede nüfuzunu artırmak için başta Müslüman Kardeşler olmak üzere İslami hareketleri destekledi. Körfez'in diğer devletleri bu destekten hiç memnun değillerdi. Bu memnuniyetsizlik Mart 2014 tarihinde, Bahreyn, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Doha'daki büyükelçilerini geri çekince doruk noktasına ulaştı. Bunu takiben yedi İhvan yöneticisi Katar'ı terk etti. Katar'ın eski Dışişleri Bakanı Halid el-Atiye El-Hayat gazetesine verdiği mülakatta ülkesinin Müslüman Kardeşler'i desteklemediğini söyledi.

Gazze Şeridi

Hamas, Filistin topraklarındaki hakim İslami hareket, 1987 senesinde Birinci İntifada'nın başlarında kuruldu. Kökleri İhvan'a dayanıyor. Askeri kanadı İzzettin el-Kassam İsrailli askerleri ve sivilleri hedef alan saldırılar gerçekleştirdi. 2006 Filistin seçimlerini kazandı. Fakat Hamas 2007'de Gazze'nin kontrolünü ele geçirip Batı Şeria'daki Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a rakip bir hükümet kurunca yasama faaliyetleri işlemez hale geldi. Hamas, 2008-2014 yılları arasında İsrail ile üç kere savaştı. İsrail, ABD ve AB Hamas'ı terör örgütü olarak kabul ediyor.      

Kaynak: bloomberg.com 

12 Haziran 2017

Dünya Bülteni için tercüme eden: Mustafa Doğan

YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35