banner39

Lübnan'da hükümet kuruldu ama kriz sürüyor!

Temmam Selam ismi üzerinde tarafların tavizler vererek vardığı uzlaşma, yeni seçim yasası ve hükümet beyannamesinde kullanılacak dil üzerindeki tartışmaları sona erdirmedi

Ortadoğu 17.02.2014, 10:41 17.02.2014, 11:07
Lübnan'da hükümet kuruldu ama kriz sürüyor!

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Lübnan’da yaklaşık 10 ay süren siyasi çıkmazın ardından 24 bakandan oluşan yeni hükümet Temmam Selam başbakanlığında kuruldu. Başbakan Temmam Selam'ın dedesi Selim Ali Selam, Osmanlı'nın son Beyrut Belediye Başkanıydı. Babası da eski başbakanlardandı.

Şii Hizbullah grubu ve eski Başbakan Saad Hariri’nin Sünni bloğunun da yer alacağı yeni kabine, koalisyon ortakları arasında 8+8+8 formulü ve dönüşümlü bakanlık sistemi ile hazırlandı.

Lübnan’da Hizbullah’ın da içinde bulunduğu 8 Mart Hareketi ve eski Başbakan Saad Hariri’nin başını çektiği muhalefet partilerinden 8’er bakan ulusal birlik hükümetinde yer aldı.

Suriye’de süren iç savaş ve Hizbullah’ın buna dahil olması ülkeyi adeta siyasi anlamda kilitlemişti. 10 ay önce Başbakan Najib Mikati ve 11 bakanın istifa etmesi üzerine hükümet düşmüştü.

Herkes taviz verdi

10 ay 3 hafta süren krizde taraflar ödün vererek yeni hükümeti kurabildi. Öncelikle 14 Mart grubu, Suriye'de savaşmaya devam etmesine rağmen Hizbullah'la aynı kabinede yer almayı kabul etti. Hizbulllah ise 9 bakanlık (ortakları ile beraber) yerine 8 bakanlığa razı oldu. Böylece veto gücünden ödün vermiş oldu.

Bakanlıklar meselesinde ise Mişel Aoun (Özgür Yursever Hareket) teslim etmek istemediği Enerji bakanlığının devrinin Taşnak Partisi'ne geçmesine onay verdi, ancak kontrol yine onda olacak. Aoun'un Eski Enerji bakanı olan damadı Cibran Basil, dışişleri bakanı oldu. İçişleri bakanlığı konusundaki tartışmada eski iç güvenlik şefi Eşref Rifi'nin adalet bakanı olmasıyla aşıldı. Rifi, görev sütesi uzatılmaıdğı için Mikati hükümetinin düşmesinin sebepleri arasındaydı ve 8 Mart grubu tarafından hiç sevilmiyordu.

Hükümet Beyannamesi sorunu

Ancak sorunlar hala devam ediyor. Sırada hükümet beyannamesi var. Ordu halk direniş ifadesinin yer alıp almayacağı bilinmiyor. Direniş derken kasıt Hizbullah ve  eğer beyannameye bu ifade girerse 14 Mart grubu Hizbullah'ı silahlarıyla beraber kabul edip ve meşruiyet vermiş olacak. Eğer bu ifade yer almazsa Hizbullah'ın nasıl davranacağı belirsiz.

Diğer konu ise beyannamede 2012 yılında imzalanan tarafların Suriye konusunda bağımsız kalmasını öngören Baadda deklarasyonuna atıf yapılıp yapılmayacağı. "Hizbullah eğer imza atarsa Suriye'den çekilecek mi, çekilmeyeeği kesin olduğuna göre imza atacak mı?" sorularının cevabı verilemiyor.

Bu beyanname bu hafta içinde oluştutulacak komite tarafından yazılacak. Ardından da hükümet güvenouyu için Meclis'e gelecek. Eğer güvenoyu alamazsa düşmüş sayılacak. Bu bir yandan herşeyin sil baştan duruma dönmesi anlamına gelirken, diğer yandan mayısta yapılacak cuhurbaşkanlığı seçimlerini tehlikeye atacak. Cumhurbaşkanı meclis tarafından seçiliyor.

Seçim yasasına farklı alternatifler

Lübnan’ın haziran seçimlerine hangi yasayla gideceği de şimdilik belirsiz; çünkü bir yürürlükteki yasaya iki farklı alternatif sözkonusu.. Yürürlükteki yasa, kamuoyunda “60’ların yasası” diye adlandırılıyor ve 14 Martçılar tarafından savunuluyor. Çünkü bu yasanın uygulandığı 2009 seçimlerinde daha az oy almasına rağmen 14 Mart Cephesi parlamentoda çoğunluğu kazanmıştı. Daha fazla oy almasına rağmen azınlığa düşen Hizbullah liderliğindeki 8 Mart Cephesi ise haziran seçimlerine nispi temsile dayalı bir seçim yasası ile girilmesini istiyor.

8 Mart Cephesi içerisindeki Hıristiyan partiler tarafından hazırlanan ve kamuoyunda “Ortodoks yasası” olarak adlandırılan seçim yasası, her seçim bölgesindeki Hıristiyan seçmenin Hıristiyan adaylara, Müslüman bir seçmenin de Müslüman adaylara oy vermesini öngörürken, bu teklife ciddi itirazlar var.

banner53
Yorumlar (0)
27
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?