banner15

Mescid-i Aksa'nın imhası bir komplo teorisi değil

Mescid-i Aksa tehlike altında mı? Eğer öyle ise, o zaman onun tehlikede olan geleceği sadece İslam’a bir tecavüz değil, aynı zamanda İsrail’in yerleşimci-sömürgeci projesinin daha ne kadar ileri gidebileceğinin bir başka göstergesidir.

Mescid-i Aksa'nın imhası bir komplo teorisi değil

Ilan Pappe*

Albert Memmi’nin bir klasiği olan The Colonizer and the Colonized (Sömürgeci ve Sömürülen) kitabında sömürgeciler için “Onların eylemlerini anlamaya çalışmak işe yaramaz. Onlar tahmin edilemez! Asla bilemezsiniz!” diyor. Sömürgecilere göre ise “Garip ve rahatsız edici bir düşüncesizlik sömürgeyi kontrol eder.”

İsrail ve destekçilerinin, Filistin'deki ayaklanmanın son zamanlarda neden büyüdüğüyle alakalı yapabileceği tek savunma, Filistinlilerin "İslami propaganda" etkisinde olması olacaktır. İsrail’e göre bu propaganda, son haftalarda “fevri ve öngörülemeyen” Filistinlileri kolay bir şekilde kışkırttı.

Genel olarak konuşacak olursak, Batılı yorumcular Filistinlilerin zulme karşı direnişini geniş bir bağlama oturtmakta daha istekli olmuştur. Oysa başta liberal akademisyenler ve gazeteciler tarafından dile getirilen bu Batılı yaklaşımın, İsrailli biriyle bir ortak yönü var: İsrail’in Kudüs’te Mescid-i Aksa Camii’nin yıkılması veya Harem-üş-Şerif üzerine “Üçüncü Tapınağı” yapmayı planladığı iddialarını asılsız ve ilgisiz görüyor. İddialar, batılı medyada Filistinlilerin ayaklanmasını tetikleyen "bir bahane" olarak ortaya çıkıyor.

Hiç şüphe yok ki, yaklaşık 50 yıllık acımasız sömürgeden sonra Filistinlilerin öfke düzeyini anlamak için çok uzaklara bakmaya gerek yok. Ancak, baskıya karşı harekete geçen bu anlaşılabilir dürtü, İsrail’in Harem'üş-Şerif üzerindeki planlarını görmezden gelmeye yol açmamalıdır. Hem, İsrail hakkında Arap ve Filistinlilerin endişelerinin oryantal birer hayal ürünü olup köklü olmayışı düşüncesi kabul edilebilir değil. Aslında tüm bunlar kanıtlanabilir.

Dindar ya da seküler olsun herkesin şu soruyu sorması bu nedenle çok önemlidir: Mescid-i Aksa tehlike altında mı? Eğer öyle ise, o zaman onun tehlikede olan geleceği sadece İslam’a bir tecavüz değil, aynı zamanda İsrail’in yerleşimci-sömürgeci projesinin daha ne kadar ileri gidebileceğinin bir başka göstergesidir.

Arkeolojik suç

Kudüs’te Arap ve İslami sitelerin yıkılması, İsrail politikası ve tutumunda bilinmeyen bir şey değil. 1967 yılında İsrail, Eski Kudüs’te bir Fas mahallesini yerle bir etti. 12. yüzyıla kadar uzanan mimari geçmişiyle İslam medeniyetinin mücevheri olmuş ve önemli bazı İslami tarikatların ev sahipliğini yapmıştır.

Siyonizm Filistin’de ortaya çıktığında, liderleri sadece yerleşim için arazi satın almıyor, aynı zamanda "Yahudi Kudüs" hedefiyle hareket ediyorlardı.

İngiliz Mandası altındaki Siyonist liderliğinin yaptığı gibi Baron Edmond Rothscild, 19. Yüzyılın sonunda bölgeyi satın almaya çalıştı. Satın almak işe yaramayınca, 1967 savaşı sırasında zorla alınmış ve yıkılmıştır.

Kudüs’ü Haçlılardan kurtaran Selahaddin Eyyubi’nin oğullarından biri tarafından yaptırılan Şeyh Ramazan Camii de yıkıma dahil edilmiştir. Yıkımı yıllar sonra öğrenen İsrail Ulusal Akademisi Tarihçisi ve Başkan Yardımcısı Benjamin Kedar, İsrail gazetesi Haaretz’e verdiği demeçte “O bir arkeolojik suçtu” ifadelerini kullandı.

Camilerin yıkılması yeni ya da sadece Kudüs’le sınırlı bir uygulama değildi. Nakba’da 1948 yılında yapılan etnik temizlik operasyonu sırasında Siyonist güçler tarafından yıkılan Filistinli köy ve kasabalarda dokunulmadık cami bırakmadılar. İsrailli yetkililer, kalan birçok camiyi kulüplere, restoranlara ve hayvan ahırlarına dönüştürdü.

İmha coğrafyası

Nitekim Filistin etrafında ne Kudüs’teki tarihsel anıtlar ne de camiler sömürgecinin yıkıcı politikalarından muaf idi. Ülkenin İslami mirasının bu yıkımı, Filistinlilerin müşterek hafızalarına derinden kazınmıştır.

İsrail’in sık sık ABD firması olan Caterpillar tarafından tedarik edilen zırhlı D-9 buldozerler ile Filistinlilerin binalarını yok ettiklerine tanık oluyoruz. Ancak, bu sadece İsrail’in Mescid-i Aksa’nın geleceği hakkında korku eken imha coğrafyasının canlı bir hafızası değil. Bu, İsrail’de, Benyamin Netanyahu’nun mevcut hükümetinin temsil ettiği güçlü siyasi odakların bazı ideolojilerinin gerçekçi bir analizidir. Bunlardan en önemlisi büyüyen dini milliyetçi harekettir.  Daha önce marjinal bir güç olarak kullanılıyordu fakat bugün kuruluşun bir parçası.

Haaretz’den Or Kashti’nin geçenlerde ortaya koyduğu gibi, bu hareketin okul sisteminin (İsrail’de üç sistem var: Laik Yahudi sistem, ulusal dini sistem ve Arap sistemi) müfredatının bir parçası, “Üçüncü Tapınak” binasını savunan bir programdır.

Tapınak inşa etmek, "bütün insanlığın" bir tutkusu olduğu öğrencilere anlatılır. Kashti programı okuyan uzmanlarla görüştü ve programda Mescid-i Aksa’nın patlatılması ile alakalı doğrudan bir vurgu olmaması dolayısıyla stres altında olmasına rağmen, öğrenciler Yahudi kefaret dağının (Geula) eşiğinde oldukları düşüncesiyle yetiştiriliyorlar.

Bu program Eğitim Bakanı Naftali Bennett tarafından desteklenmektedir. Meslektaşı Uri Ariel ile birlikte Bennett, Mescid-i Aksa’yı Yahudi tapınağına dönüştürmek isteyen Yahudi Vatan Partisi’nin bir parçasıdır.

Bu yılın başındaki seçimi takiben Ariel, Tarım Bakanlığı’na atandı. İskan bakanı olarak görev yaparken, Mescid-i Aksa’nın üzerine yeni tapınak yapmak için açıkça çağrıda bulundu. O marjinal bir politikacı değil, kendi partisi de öyle.

İsrail hükümeti, benzer plan için açıkça çağrıda bulunan birkaç kuruluşu para ve sair varlıklarla destekliyor. Bunlardan en önemlisi Haham Yisrael Ariel tarafından kurulan Kudüs Tapınağı Enstitüsü’dür. Enstitü’nün varlıkları Haaretz muhabiri Uri Blau tarafından incelenmiştir.

Enstitü’nün kendi web sitesine göre ana hedefi “İsrail’in İncil emirlerine uygun olarak, Kudüs’teki Moriah Dağı’nda (Mescid-i Aksa’nın bulunduğu yer) Kutsal Tapınağı yeniden inşa edilmiş olarak görmek”tir.

Bir bağnaz Siyonist iradenin bir gün bu tür planları yürüteceğini varsaymak kadar gülünç ya da tasavvur edilemez bir şey yok.

*Tarih Profesörü, Avrupa Filistin Araştırmaları Merkezi

Kaynak: The Electronic Intifada
Dünya Bülteni için çeviren: Caner İlker

Güncelleme Tarihi: 13 Kasım 2015, 12:05
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35