banner39

Müslüman liderlerden 'İslam düzeni' mesajı

22. Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi, “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” temasıyla başladı. Kongrenin ilk gününde konuşan liderler 'İslam düzeni şart' mesajı verdi

Ortadoğu 24.05.2013, 09:35 24.05.2013, 10:45
Müslüman liderlerden 'İslam düzeni' mesajı

22. Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi, “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” temasıyla başladı. Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından İstanbul’da gerçekleştirilen toplantıya yurt içi ve yurt dışından çok sayıda konuk katıldı. İslam coğrafyasında yaşanan işgal, siyasi kriz ve zulümlerin masaya yatırıldığı kongrede, sorunların çözümü için “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” vurgusu yapıldı.

Kongrenin açılış konuşmasını yapan ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, “Muhterem misafirler, şu anda “Müslüman Topluluklar Birliği”nin 22. sini yapmaktayız. Bugüne kadar bu toplantılarımızın şeref konuğu Muhterem Necmettin Erbakan idi. Necmettin Erbakan Hocamız bu toplantılarda bizlere zalimlerin hile ve desiselerini anlatarak tavsiyelerde bulunurdu. Yüreği İslâm ve İnsanlık alemi, mazlum milletler için çarpan bir sevda insanı muhterem Erbakan 27 Şubat 2011 tarihinde Rahmet-i Rahman’a kavuştu. Bundan dolayı, mahzunuz, üzüntülüyüz. Kendisine Cenab-ı Hak’tan rahmet ve mağfiret diliyoruz.”

İslam coğrafyasında kan ve gözyaşının eksik olmadığını söyleyen ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, buna Batı medeniyetinin sebep olduğunu belirti. Kutan, “İslam dünyası olarak tarihi bir sınav içerisindeyiz. Kader-i ilahi yeryüzünün mazlum insanlarının önünü açmıştır. Böyle bir zamanda Müslümanlar ya İslam medeniyetini kurarak yeryüzünde hak ve adaleti tesis edecekler ya da Batılıların peşine takılıp sonu gelmez problemlerle uğraşacaklardır. İslam âlemi, şu anda tarihinin en kritik ve en badireli dönemini yaşamaktadır. Çünkü birçok İslam ülkesinde zulüm var, kan ve gözyaşı var. Bu ülkelerdeki Müslüman kardeşlerimiz, insanlık dışı vahşet ve katliamlarla karşı karşıyadır” şeklinde konuştu.

Kongrede konuşan Malezya İslam Partisi Başkanı Abdulhadi Awang “Bu yeni asırda çok komplike olaylar yaşıyoruz ve birçok krizden geçiyoruz. Bu neden oluyor. Çünkü büyük emaneti taşıyamadık. Bu büyük emaneti taşımaktan ziyade onu taşımamayı tercih ettik.  İslam dini hâk dindir. Yeni dünya da bir sürü kriz yaşandı ve buna öyle çözümler bulmaya çalıştık ki hepsi geçici çözümlerdi. Siyasette ticarete ahlaki değerlerde de fesat görüldü ve kanser gibi yayılmaya başladı. Bu fesatlar evlere toplumlara girmeye başladı. Teknolojinin gelişmesine kaynaklarımız olmasına rağmen maalesef çözüm bulamıyoruz. Doğru bir yönetici yok. Bu doğru yöneticinin Allah’ı bilen kişi olması gerekiyor. Sömürgeci dönemde yaşayan Müslümanlar bu dönemde çok sıkıntı yaşadılar. Müslümanlar arasında yeni yeni uyanış başladı. Sömürgecilerden kurtulmamıza rağmen Batılı düşüncelerden kurtulamadık. Krizler hâlâ devam ediyor. İslam’ın üzerindeki siyasi, ekonomik ve askeri savaşlar devam ediyor. İslam uyanışını söndürmek için çalışmalar sürüyor.” ifadelerini kullandı.

Tacikistan Nahda Partisi Başkanı Muhittin Kabiri “Eski Sovyet ülkelerinde devrim olmuştu ama Müslüman halklar bu devrimlerden etkilenmemişlerdi, ama Tunus’taki devrimden Müslüman halklar etkilendi. Tacikistan tarihinde Sovyet Rusya’da bile olmayan bir şey. 18 yaşından küçük gençlerin mescite girmeleri yasaklandı. İki hafta önce bir kutlamamız vardı. Nahda Partisinin 40. Yıl dönümün kutladık. 2 hafta boyunca Tacikistan’ın dünyadaki tüm konsolosları Tacikistan’da toplandı. Biz bu durumdan çok fazla şikayet etmiyoruz. Sovyet Rusya’da 70 yıl baskıya uğradık bunlara alışığız. Yılmadan İslami davamızı sürdürdük. Dünyadaki Müslümanların durumundan endişeliyiz. Tunus’ta ve Mısır’da yönetime gelen arkadaşlarımızın başarısı bizi etkileyecektir. Tunus’taki devrimden sonra iki sene geçti.” değerlendirmesinde bulundu.

“Sovyet Rusya’nın dağılmasından sonra ABD ve ona destek veren ülkelerle beraber yeni dünya düzenini kuruldu” yorumunu yapan  Irak İslam Partisi Genel Başkanı İyad Samarrai de “Ama bu barışı ve adaleti getirmedi. Adil düzenin özellikleri ‘insan’ eksenli bir düzen olması. Dini ve ahlaki değerlere sahip, adaleti ve ekonomik gelişmeyi de beraberinde getiren bir dünya düzen. Bu sadece bir düzen olmakla kalmayıp insanların günlük hayatlarına da tesir eden bir dünya düzeni. Bu bir İslam düzeni. Ama insani bir bakış açısıyla sunuldu. Özellikle İslami hareketler dünyada islami düzenden bahsederken mevcut rejimler tarafından gericilikle suçlandılar. Ama Necmettin Erbakan adil dünya düzeninden bahsetti ufkumuzu açtı. Bunu İnsan ve İslam eksenli bir düzen olarak düşündü. Bunun içerisine ekonomik kalkınmayı alan güzel bir örnekti. Bence bu fikir hala hak ettiği değeri görmüş değil. Bu fikirleri çok fazla insana ulaşmadı. Tanıtılmadı. Biz Batılı etkisinde kalarak oradaki demokrasiyi taklit ederek sanki Batı’dan özür diledik. Siz demokrasiye, kadın haklarına inanıyor musunuz? Bunlara cevap verebiliyor musunuz? Eğer yeni dünya düzeni Batılı manada ise maddi kriterler üzerine oturan bir sistemse bizin kriterlerimiz ahlaki değerler üzerine olmalıdır.” dedi.

“Milli Görüş Lideri, eski Başbakan Prof. Dr Erbakan’a teşekkür ediyorum.” sözleriyle konuşmasına başlayan Afganistan Cemaat-i İslami ve Yüksek Barış Konseyi Başkanı Salahadin Rabbani de “Erbakan ve babam Rabbani’nin çizdikleri hedefler İslam toplumu için takip edilmesi gereken önemli bir yol. 21 yüzyılda İslam ümmeti için zorluklar olduğu gibi fırsatlarda var bunu kullanabilirsek başarıya erebiliriz. Filistin kardeşlerimizin yaşadıkları da gerçekten içler acısıdır. Onların feraha ermemesi bizim için her zaman acı verici olacaktır. Bizim felaha erebilmemiz için Filistin’in de refaha ermesi gerekmektedir. Medyanın da anti İslam olduğu ve İslamafobinin yayılmasında destek oluyorlar.” şeklinde konuştu.

Fas Tevhit ve Islah Hareketi Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Hilali de “İslami hareketler bu ümmeti daha üstün yere getirir inşaallah. Bütün İslami hareketlere sesleniyorum; Cesur olun, geri adım atmayın, ülkenizdeki zalimlere boyun eğemeyin. Bize baskıyla diretilen fikirleri reddedip İslam’a şüphe düşürecek fikirlere karşı durmalıyız. Bence tek eksiğimiz bir sistemdir. Sistemli çalışamıyoruz. Bu sistem ki, Kur’an ve sünnettir. Bu sistemin içerisinde, İslami hareketlerin birleşip kendi mesajlarını vermesi ve özellikle haksızlığa karşı koyarak adil düzenin ilerlemesini sağlamalıyız. İslami sistemin içerisindeki hazineleri çıkartıp bunu sergilemeliyiz. Biz, İslami hareketlerin uyanışı içerisinde toplumları uyandırmasını, İslami uyanışın da bir şekilde gerçekleşmesini sağlamalıyız.” İfadelerini kullandı.

Tunus Nahda Hareketi Genel Başkan Yardımcısı Abdulfettah Mourou“Bir gerçeği elde etmek için ve bir ümmet olarak buradayız. Bu dünyada güçsüzlerin yeri yoktu. O nedenle, Allahu teala güçlü olun diyor.. Biz bugün öyle bir yerdeyiz ki bütün İslam düşünürlerinin bir araya geldiği yerdeyiz. Tarihteki kitaplardaki gerçeklere bakmamızı yerimizi bulmamız gerekir.” tesbitinde bulundu.

Sudan İslami Hareket Genel Sekreteri Şeyh Zübeyr Ahmed Hasan da “Bizi bir araya getiren İslami çalışmalardır. Fatih sultan Mehmet’in şehrinde bir araya geldik. Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan’ın bize öğrettiği adil düzeni konuşmak için buraya geldik. Biliyorsunuz ki Arap baharıyla gelen yeni düzenlerin yeni bir dünya kurulması ve adil düzen için bir araya gelerek bize karşı yapılan kirli planları beraber engelleyebiliriz. Eğer birlikte hareket edemezsek adil düzeni de kuramayız ve çok büyük sıkıntılar çekebiliriz. Biz hepimiz bilmeliyiz ki kuran, iman ve sünnet ışığında adil düzeni kurabiliriz. Adil düzeni sadece ekonomik değil askeri alanda da kurmamız lazım. birlikte bunu yapabiliriz. Bunun için çabalarsak farklı renklerle bir arada yaşamayı da öğrenmiş oluruz. Böylece de kimseye yani Siyonistlere tabi olmadan yaşamayı sağlarız. Siyonizm büyük bir tehlikedir. Bununla ancak birlikte hareket edersek mücadele edebiliriz. ”dedi.

Mısır İhvan-ı Müslimin Genel Başkan Yardımcısı Mahmud İzzet de  “İnsanlık yepyeni bir eşikte durmaktadır. Bunun farkında olup olumlu yöne çevirmemiz gerekmektedir. Bu İslam ümmetti ki şehit bir millettir. Bizim burada bulunmamıza başta merhum Necmettin Erbakan Beye ve onun dava arkadaşlarına teşekkür ediyorum. Bizi bir araya getirdikleri için. Bu ümmetin bir görevi vardır. Bu görev de adil düzeni kurmaktır. Adil düzen ise önce insanın kendisinde başlar.”

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, “Bugün dünyanın neresinden,  gökyüzüne doğru dumanlar yükseliyorsa biliniz ki orası bir İslam ülkesidir. Filistin’dir. Gazze’dir, Mali’dir, Somali’dir, Irak’tır, Libya’dır, Suriye’dir. Bosna-Hersek’tir. Belki de Keşmir, Arakan, Afganistan, Pakistan’dır. Kim bilir, belki de hepsidir: Bütün İslam Âlemidir. Yine bugün, arşa bir çığlık, bir feryad ü figan yükseliyorsa, emin olunuz ki o, mutlaka bir tecavüze uğrayan Ayşelerin, Fatmaların feryad ü figanıdır. Çünkü bugün, istisnasız, bütün İslam ülkeleri, ırkçı siyonizmin ve küresel emperyalizmin ya doğrudan doğruya işgali altındadır veya dolaylı biçimde kontrolü altındadır. Küresel emperyalizmin ve Irkçı Siyonizmin amacı, İslam ülkelerini mikro devletçiklere bölmektir. İslam Âleminin parçalanması için bir kısım Müslümanlar da bilerek veya bilmeyerek küresel emperyalizme yardım etmektedir. Müslümanların parçalanması için ırkçı siyonizme ve küresel emperyalizme verilen Müslüman desteği, ister bilerek(ihanet mertebesinde olsun, ister bilmeden olsun sonuç değişmiyor. Batı’nın yerini daha bir gelişmiş olan ırkçı Siyonizm ve küresel emperyalizm almıştır. Irkçı Siyonizm ve küresel emperyalizmin, İslam âlemini daha bir bölüp parçalamak için hazırladıkları projenin adı ise Büyük Ortadoğu Projesi’dir. Küresel emperyalizmin ve ırkçı siyonizmin nihai amacı, İttihat ve Terakki’den eksik kalan işi tamamlamak, yani Büyük İsrail’i kurmaktır.”

Irak Eski Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi, “Bugün bazı halklar açlıktan ölüme terk edilmiş, hatta içecek suyu dahi olmayan halklar vardır. Bazı halklarda buna karşılık oboziteden şikayet etmektedirler. Bu uçurum beşeriyetin ne durumda olduğunu gösteriyor. Bazı küçük ülkeleri eleştirip insan haklarına saygı duymadıklarını söyleyenler aslında kendileri insan haklarına uymamaktadırlar. Dünya düzeninin özelliği bencillik ve çıkarlar üzerine kurulmuş. İnsan gücünün sömürülmesi üzerine kurulmuş bir düzendir. Filistin, Suriye, Irak, Somali, Myanmar, Afganistan, Pakistan, Mali, Nijerya ve bütün İslami toplumların problemleri vardır. Bu tesadüf mü yoksa planlı bir problem mi? Bütün problemlerin müsebbibi olarak Batı’yı suçlamak doğru değildir. Bence kendi hatalarımıza da bakmalıyız. Halklarımıza olan bitenleri görmeliyiz.

Kudüs Muhafızı Raid Salah, “Milli Görüş Hareketi Lideri Necmettin Erbakan, Filistin davasına bir şekilde sahip çıkılmasını ve Türkiye tarafından kabul edilmesini, hatırlanmasını sağlamıştır. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u nasıl fethettiyse Necmettin Erbakan’da Kudüs’ün fatihidir.  İslam halifeliği devam etseydi Siyonistler var olmazdı.İslam ümmetinin birliğini simgeleyen bir hilafet gerekmektedir. Filistin Davası sadece Filistinlilerin değildir, aynı şekilde Irak davası da sadece Irak’ın değildir. Bizim ihtiyacımız İslam birliğidir.

Lübnan Cemaat-i İslami Genel Başkanı İbrahim Mısri, “Batı  İslami düşünceli yöneticilerin ülkelerin yönetimine geçmesini istemiyor. İslami ve modern ülke seviyesine gelebilmemiz için çok çalışmamız lazım. Ama şunu unutmamalıyız ki ortak bir düşmanımız vardır. Her yerde karşımıza çıkmaktadır. Evet o ortak düşmanımız Siyonistlerdir. Aramıza fitne sokmaya çalışıyorlar. Bundan dolayı da hepimizin birlik olması gerekmektedir.”

Sudan İhvan-ı Müslim Genel Başkanı Ali Muhammed Ahmet Caviş, “Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Cihada devam etmemiz gerekmektedir. Cihat dediğim savaş değildir. Cihat sabırdır, kardeşliktir, tehlikenin farkında olmaktır, karşısındakini dinlemek ve anlamaktır. Cemaatler bu yöntemleri kullanırlarsa önemli bir yol kat edebilirler. Birlikte hareket etme şuurunu güçlendirmemiz lazım. İslam birliği çerçevesinde ortak bir para birimi belirleyip kullanmamız gerekir. Bununla birlikte ekonomik olarak da ortaklaşa iş yapmamızı kolaylaştıracaktır. Bu hususlarda yeni şeyler yapmamız gerekmektedir. Allah Saadet Partisinden razı olsun. Onlar İslam dünyasını bir araya getirmek için büyük bir efor sarf ettiler.”

23-25 Mayıs tarihleri arasında İstanbul'da tertip edilen toplantı 2 gün daha sürecek.

Kaynak: Milli Gazete 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?