banner39

ÖSO'nun içerisindeki 'rejim casusları' yakalandı

ÖSO'ya sızıp çok sayıda bombalı saldırı, tecavüz ve gasp olayına imza atan ve Esad rejimiyle bağlantılı olduğu iddia edilen çete üyeleri yakalandı

Ortadoğu 03.11.2014, 16:08 03.11.2014, 16:08
ÖSO'nun içerisindeki 'rejim casusları' yakalandı

Suriye’de, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) içerisine sızıp sivillere yönelik çok sayıda bombalı saldırı, tecavüz ve gasp olayına imza atan ve Esad rejimiyle bağlantılı olduğu iddia edilen bir çete tespit edildi.

ÖSO bünyesinde faaliyet yürüten Ebu’z-Zuhur Devrimcileri Cephesi tarafından deşifre edilen çetenin Türkiye-Suriye sınırındaki Babu'l-Hava (Cilvegözü) ile Babu’s Selam (Öncüpınar) sınır kapılarında bomba yüklü araçla düzenlenen iki ayrı saldırının faili olduğu ortaya çıktı.

Geçtiğimiz ay İdlib’in Seraqip bölgesindeki Rasulayn köyünde hırsızlığa uğrayan iki kadının ÖSO’ya yaptığı şikayet üzerine, Ebu’z-Zuhur Devrimcileri Cephesi tarafından yürütülen operasyon sonucunda 2 kişi yakalandı.

Kadınlarla yüzleştirilen bu 2 kişiden birinin suçunu itiraf ettiği ve bu kişilerin bağlantılı olduğu çetenin çok sayıda "faili meçhul" bombalı saldırıyla tecavüz ve gasp olayına da imza attıkları anlaşıldı.

ESAD'A ÇALIŞAN CASUS ÇETE

Konuyla ilgili bilgi veren ÖSO bünyesindeki Ebu’z-Zuhur Devrimcileri Cephesi Komutanı Ebu Muhammed, yakalanan 2 kişiden birinin gözaltı sırasında kaçarken öldürüldüğünü, "Ekrem" kod adı verilen diğer şahsın ise tüm suçları itiraf ettiğini söyledi.

Bu kişilerin Halep’in güneyindeki Resm’ul-Ays köyüne yapılan bir operasyonla yakalandığını kaydeden Ebu Muhammed, yapılan sorgu ile bu kişilerin ÖSO içerisinde bağlantılı oldukları bir çetenin varlığını ortaya çıkardıklarını belirtti.

ÖSO bünyesinde faaliyet yürüten bu yapının bir “casus çete” olduğunu tespit ettiklerini anlatan Ebu Muhammed, “Sorgulama esnasında ÖSO adı altında Esad rejimi için birçok eylemi gerçekleştiren casus bir çete olduğu ortaya çıktı” dedi.

Söz konusu çetenin ÖSO üyesi görünümünde yol kesip araçlara el koyduğunu anlatan Ebu Muhammed, çetenin bu araçlara patlayıcı yükleyip Esad rejiminin belirlediği noktalarda patlattığını ileri sürdü.

Ebu Muhammed, ''Esad rejimiyle iş birliği halinde olup emirleri ondan alan ve ÖSO’nun içine sızmış buna benzer birçok çete var. Elimizde çete üyesi olan 25 kişilik bir isim listesi var. Bu listeyi bölgedeki devrimcilere dağıttık'' ifadelerini kullandı.

BABU'S-SELAM SALDIRISINI DÜZENLEYEN ÇETE

Ebu Muhammed, sorguda “Ekrem” kod adı verilen kişinin yaptıkları bir dizi suçu itiraf ettiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

''Ekrem, Türkiye-Suriye sınırındaki Bab’ul-Hava ve Bab’us-Selam kapılarındaki patlamaların yanı sıra Seraqip’te Esad rejimi lehine bomba yüklü araçlarla saldırılar düzenlemek, ÖSO’nun karargahlarının bulunduğu bölgelere çip yerleştirerek muhaliflerin yerlerinin tesbit edilip bombalamasını sağlamak, ÖSO adı altında yol kesip tecavüz etmek ve suçsuz insanları Şebbiha diye itham edip mallarına el koymak gibi birçok suçu itiraf etti.”

SORGULAMA GÖRÜNTÜLERİNE ULAŞILDI

ÖSO içerisine sızıp sivillere yönelik çok sayıda eylemi gerçekleştirdiği iddia edilen çetenin üyesi “Ekrem” kod adlı şahsın sorgulanma görüntülerine de Anadolu Ajansı (AA) ulaştı.

Bu kişiye sorguda ilk olarak, Bab'ul-Hava (Cilvegözü) Sınır Kapısı'na düzenlenen saldırı soruldu. "Ekrem" kodla adlı şahıs, saldırının nasıl gerçekleştirildiğine ilişkin sorulara şu yanıtları verdi:

Sorgulayan: Ekrem, bomba yüklü araçlarla saldırıları anlat.

Ekrem: Normalde biz, Eyyüp, Fayiz, Ali ve Esed yola çıkıp arabaları durduruyor ve el koyuyorduk. Sonra Fayiz’in evine getirip orada bomba yüklüyorduk.

S: Nereden aldınız?

E: Şam giden otoyolda el koyduk.

S: Arabayı ne yaptınız?

E: Arabayı Fayiz’in evinin önüne getirdik. Ben yola çıkıp gözetmenlik yaptım.

S: Sen mi çıkıp yolu gözetledin?

E: Evet, ben yolu gözetlerken onlar da arabaya bomba yüklediler.

S: Patlayıcıları kimin getirdiğini bilmiyor musun?

E: Hayır, bilmiyorum. Çünkü bu işi Fayiz ve Eyüp organize ediyordu.

S: Şimdi araba hazır yani?

E: Evet

S: Arabayı kim kullandı?

E: Ali ve Sahr.

S: Ya sen?

E: Ben onlarla beraber değildim.

S: Arabayı nere götürdüler?

E: Bab’ul-Hava sınır kapısına

S: Arabayı ne yaptılar peki?

E: Orada patlattılar.

S: Ölen çok oldu mu?

E: Evet

S: Neler duydun bu konuda?

E: 20 kişinin öldüğü ve 10-15 kişinin de yaralandığını duydum.

Bab'us-Selam (Öncüpınar) Kapısı'na saldırı itirafı

"Ekrem" kod adlı şahsa Bab'us-Selam (Öncüpınar) Kapısı'na 20 Şubat 2014'te, 10 kişinin öldüğü çok sayıda kişinin yaralandığı bombalı araçla düzenlenen saldırı da soruldu. Sorgu sırasında olayları soğukkanlılıkla anlattığı görülen "Ekrem" kod adlı şahıs, bu saldırıyla ilgili şunları söyledi:

S: İkinci arabayı anlat

E: İkinci araba Bab’us-Selam sınır kapısına gönderildi

S: Arabayı nereden buldunuz ve gönderdiniz?

E: Halep’in güneyindeki Ez-Zirbe yolundan aldık.

S: Bab’us-Selam operasyonunu anlatmaya devam et. Arabayı (Fayiz’in evinin bulunduğu yeri kastederek) Rasim el-Iys’ten aldıktan sonra ne yaptınız?

E: Evet

S: Senin görevin neydi?

E: Gözetmen

S: Arabaya patlayıcı yüklediniz. Sonra?

E: Arabaya Sahr, Ali ve Eyüp bindiler.

S: Tamam devam et!

E: Arabayı Bab’us-Selam’a götürdüler ve orada patlattılar.

S: Peki (o patlamada) kaç kişinin öldüğünü duydun?

E: Yaklaşık 10 ölü ve 50’den fazla yaralı olduğunu duydum.

Şifa Hastanesi'ne saldırı

"Ekrem" kod adlı şahıs 6 Mayıs 2014'te Seraqip'te Şifa Hastanesi'ne düzenlenen saldırıyı da bağlantılı olduğu çetenin yaptığını söyledi. Çok sayıda kişinin yaralandığı Şifa Hastanesi saldırısıyla ilgili "Ekrem" kod adlı şahıs sorguda kendisine yöneltilen sorulara şu yanıtları verdi:

S: Şifa Hastanesi'nde yaptığınız eylemi anlat.

E: Eyüp’ün evi önünde arabaya patlayıcı yüklendi ve (Şifa) hastaneye götürüldü.

S: Seraqib’teki Şifa Hastanesine mi?

E: Evet

S: Peki sen neredeydin?

E: Ben evdeydim. Bu arabaya patlayıcı yüklendiğinden haberim yoktu.

S: Peki nasıl haberin oldu?

E: Esed bana, Sonata’ya patlayıcı yükleyip Seraqip’teki Şifa Hastanesi’nde patlattıklarını söyledi.

"Muhalifleri Esed rejimine teslim ettiler"

Sorguda "Ekrem" kod adlı çete üyesi muhalifleri nasıl yakalayıp Esed rejimine teslim ettiklerini de anlattı:

S: Devrimcileri (Esad rejimine) teslim etme işini anlat! Rejime kaç devrimci teslim ettiniz?

E: Yaklaşık 13 kişi, Fayiz ve Eyüp onları Şebbiha olarak nitelendiriyordu.

S: Peki sen bilmiyor muydun onların devrimci olduğunu?

E: Biliyordum ama zorla beni yanlarına alırlardı.

S: Kim bu işi organize eden?

E: Ben, Esad, Ali, Eyüp ve Fayiz

S: Kişiyi yakaladıktan sonra ne yapıyorsunuz?

E: Eyüp, Fayiz ve Esad'a teslim ediyoruz.

S: Çetenin elebaşları bunlar mı?

E: Evet

S: Devrimcileri bu elebaşlarına teslim ettiğinizde akıbetlerinin ne olduğunu bilmiyorsunuz değil mi?

E: Evet, bildiğim şey bu kişiler Şebbiha olmakla itham edilip fidye isteniyordu.

S: Teslim ettiğiniz devrimciler nereden?

E: 4 kişi Seraqib’ten, 2 kişi Şeyh Ahmet’ten, 1 kişi Cizraye’den ve Han Şeyhun oraya da giriyorlardı.

S: Bu olaylar ne zaman oldu?

E: 5-6 ay önce

Muhaliflerin yer tespiti için çip yerleştirdiler

"Ekrem" kod adlı şahıs sorguda ayrıca yer tespiti için Esed güçlerinden alınan 7 çipi 30 bin Suriye lirası karşılığında muhaliflerin olduğu yere yerleştirdiklerini de itiraf etti. Çete üyesi sorulara şu yanıtları verdi:

S: Çipleri anlat!

E: Fayiz ve Eyüp’ten aldığımız çipleri Esed ile beraber motosikletle dağıtıyorduk. Böyle 7 çip yerleştirdik. Birinci çipi İcarda bölgesi, ikinci çipi İcarda bölgesinin yukarısında benzin istasyonunun bulunduğu yere ve iki tane çipi de Büveybiyye bölgesindeki OSÖ’ya ait karargahlara, bir çip Şifa Hastanesi'ne, bir tane de elbise çarşısının olduğu yere, bir tane de Suq Afis’e bıraktık.

S: Bir çip yerleştirme için ne kadar alıyordun?

E: Birgün de bu 7 çipi dağıttık ve karşılık olarak 30 bin Suriye Lirası aldık.

S: Bu çipler kimden geliyordu?

E: Amir el-Ahmed

S: Amir el-Ahmed kim?

E: Esad rejimininin lehine çalışıyor.

S: Tam olarak ne iş yapıyor?

E: Şam’a gelip gidiyor. Araba ve emlak tüccarı olduğunu söylüyor.

Kaynak: AA

banner53
Yorumlar (0)
17
kısa süreli hafif yoğunluklu yağmur
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?