banner39

Suriye'deki DEAŞ tutukluları serbest bırakılıyor Avrupa endişeli

ABD merkezli The New York Times gazetesi SDG’nin kamptan ilk grup olarak Suriye uyruklu 15 bin kadın ve çocuğu serbest bırakmaya hazırlandığını bildirdi. Aynı kaynaklara göre halihazırda kampta alı konulan en az 68 bin kadın ve çocuktan 28 bininin Suriye uyruklu olduğu, 30 bininin Irak uyruklu olduğu, geri kalanının ise farklı uyruklardan olduğu ifade edildi.

Ortadoğu 19.10.2020, 07:51
Suriye'deki DEAŞ tutukluları serbest bırakılıyor Avrupa endişeli

Suriye’nin kuzeydoğu bölgesindeki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG-PKK-YPG) unsurları Haseke vilayeti yakınlarında bulunan el-Hol Kampı’nda alıkonulan DEAŞ örgütü üyelerinin ailelerinden yüzlerce Suriyeliyi nakletmeye başladı.

Şarku’l Avsat’ın Alman haber ajansı DPA’dan aktardığı habere göre SDG’nin geçen yıl uluslararası koalisyon güçlerinin desteği ile DEAŞ’tan temizlemek için girdiği çatışmaların akabinde kampa DEAŞ militanlarının ailelerinden on binlerce kişi getirilmişti.

ABD merkezli The New York Times gazetesi SDG’nin kamptan ilk grup olarak Suriye uyruklu 15 bin kadın ve çocuğu serbest bırakmaya hazırlandığını bildirdi. Aynı kaynaklara göre halihazırda kampta alı konulan en az 68 bin kadın ve çocuktan 28 bininin Suriye uyruklu olduğu, 30 bininin Irak uyruklu olduğu, geri kalanının ise farklı uyruklardan olduğu ifade edildi.

Gazetenin aktardığına göre Suriye Demokratik Konseyi (SDK) Yürütme Kurulu Eş Başkanı İlham Ahmed, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin kamptaki Suriyeli kadınların ve çocukların hepsinin hızlı bir şekilde serbest bırakılarak kontrol programlarına tabi tutulmak şartıyla evlerine dönmelerine müsaade edileceğine dair taahhüt ettiğini söyledi.

Suriye’nin kuzeydoğusundaki özerk bölgeye atıfta bulunan İlham Ahmed, “kampta kalacakların Özerk Yönetim’in sorumluluğunda olmayacağına” dikkat çekti. Bunun pratikte ne anlama geldiği henüz netleşmiş değil. Yayınlanan bilgilerde, aralarında binlerce yabancı da olmak üzere yaklaşık 10 bin erkeğin tutuklu bulunduğu cezaevinden bahsedilmediği dikkati çekti.

Gözlemcilere göre El-Hol Kampı’nın tahliye edilmesine yönelik atılan adım, kampın en temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayamaması ile birlikte Kürt yönetiminin omuzlarındaki yükün artması sonucunda geldi. Bu sıkıntıların artması, Kürt yetkililerin bu görevi tam olarak yerine getirmeye yetecek kadar araçları olmadığına dair defalarca kez uyarıda bulunmasına sebep oldu. ABD merkezli Washington Post gazetesi kamptaki durum için karanlık bir tablo çizerek sağlık hizmetlerinin sağlanamadığına, çocukların eğitimden mahrum kaldığına, çadırlara kanalizasyon sularının sızdığına, vahşi köpeklerin yiyecek aramak üzere kampın etrafında dolaştığına işaret etti. Kampın bu durumu insan hakları örgütlerini endişelendiriyor.

Vatandaşları DEAŞ’a mensup olan yabancı ülkeler endişeli gözlerle bu gelişmeleri izlemeye devam ediyor. Bu ülkeler radikalizm yanlısı vatandaşlarını ülkeye almayı reddedip sadece çocukların dönmesi için sınırlarını açıyor. Diğer taraftan Almanya hükümeti El-Hol kampının DEAŞ örgütünün tehlikeli bir kuluçka merkezine dönüştüğü konusunda uyarıda bulundu ve örgüte mensup kadınların çocuklarını DEAŞ’ın gelecek nesli olmaya hazırladığını ifade etti. Hükümete göre bu durum “saatli bir bomba” anlamına geliyor.

Ancak Batılı hükümetler çocukları babalarından ve annelerinden ayırmanın mümkün olmadığını söyleyen ve bu yüzden vatandaşlarının hatta radikalizm yanlılarının bile ülkeye geri getirilmesi gerektiğini savunan bazı siyasi blokların ve partilerin iç talepleri yüzünden kendilerini bir çıkmazın ortasında buluyor. Gözlemcilere göre Batılı hükümetler bu tavırlarında haklı olabilir. Zira DEAŞ’ın yenildiğinin ve topraklar üzerindeki hakimiyetinin sona erdiğininin duyurulmasının ardından El-Hol kampı, örgütün atan kalbi haline geldi ve radikalizm yanlısı ideolojisi burada yayılmaya devam etti.

1990 savaşı sırasında Suriye sınırına kaçan Iraklı mültecilere sığınak olmak üzere yaklaşık 30 yıl önce inşa edilen kamp, ​​2003 yılında ABD öncülüğündeki işgalin ardından Suriye-Irak sınırındaki üç büyük kamptan biri olması hasebiyle Iraklılar için yeniden bir sığınak olmuştu. Ancak kamp zamanla, DEAŞ’ın yayılma yıllarında ihlalleri kolaylaştıran bir merkeze ve örgütle yapılan savaşlarda yakalanan DEAŞ unsurlarının militanları için bir toplanma noktası haline dönüştü.

Kamp ikiye bölünerek nispeten daha büyük ölçüde hareket özgürlüğüne sahip olan Suriyeliler ve Iraklılar’a tahsis edildi. Aynı şekilde el-Mülhak ismi ile bilinen ve çoğunlukla yabancı unsurları barındıran daha küçük bir bölüm de bulunuyor. Kamp nüfusunun neredeyse tamamı DEAŞ dönemindeki hayat tarzını hala sürdürüyor. Kampın içerisinde şiddet olayları yayıldı. Radikalizm ile ilgili pek çok olay kaydedildi. Buna geçim ve eğitim hizmetlerinin zayıf ve yetersiz altyapısı, yerel ve uluslararası desteğin eksikliği ve çocuklar başta olmak üzere kamp sakinlerini rehabilite etmek üzere herhangi bir kapsamlı programın olmaması gibi pek çok etken zemin hazırladı.

İngiltere ve Fransa gibi ülkeler, kendi uyruklarından sadece az sayıda yetimi almaya hazırdı. Sol Parti Meclis Grubunun iç politika sözcüsü Ulla Jelpke “Alman hükümeti en azından Alman kökenli DEAŞ’lı kadınların çocuklarına anneleriyle birlikte bakmalı. İnsani bir felaketin yaşanmasını ve yeni nesil DEAŞ teröristlerinin oluşmasını engellemenin başka bir yolu yok” dedi.

Almanya hükümeti, DEAŞ ya da diğer terör örgütlerine mensup oldukları gerekçesiyle tutuklanan yetişkin Alman vatandaşlarının sayısının 30’u erkek 50’si kadın olmak üzere 80’e ulaştığını düşünüyor.

El-Hol Kampı’ndaki tutukluların serbest bırakılması için atılan adımın Özerk Yönetim’in, Suriye uyruklu tutuklulara karşı yeni bir yaklaşımdan mı yoksa sadece kamp dışındaki ailelerin çocuklarına baktığı bir program çerçevesinde Suriyelileri serbest bırakmaya yönelik devam eden çabaların hızlandırılmasından mı kaynaklandığı bilinmiyor.

Suriye Demokratik Konseyi (SDK), geçtiğimiz Cumartesi günü Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi tarafından ilan edilen genel af kapsamında yüzlerce DEAŞ üyesinin serbest bırakıldığını duyurmuştu.

SDK Başkanı Amina Omar Kamışlı’da düzenlenen basın toplantısı sırasında yaptığı açıklamada, genel af kapsamında 631 DEAŞ üyesinin serbest bırakıldığını, halen tutuklu bulunan 253 kişinin cezalarının ise yarıya indirileceğini açıklamıştı.

banner53
Yorumlar (0)
24
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?