Suudi Arabistan eski istihbaratçı Saad el-Cabri'nin peşine düştü

Suudi Arabistan eski istihbaratçı Saad el-Cabri'nin peşine düştü

Wall Street Journal, dün, Suudi Arabistan'ın milyarlarca doları harcamak suçundan peşinde olduğu ve 2017’de kaçtığı Kanada’dan geri almaya çalıştığı eski istihbarat yetkilisi Saad el-Cabri tarafından yürütülen ‘yolsuzluk şebekesinin’ ilginç ayrıntılarını ortaya çıkardı. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın ülkesinin eski istihbaratçısı Saad el Cabri’den elindeki gizli belgeler nedeniyle korktuğu belirtiliyor. Cabri, MBS’nin kansız darbesi öncesi ülkesinden firar ederek Kanada’ya kaçmıştı.

Reuters, kısaca MBS olarak bilinen Veliaht Prens'in üç yıl önce Kanada'ya kaçan Cabri'nin ailesinin üzerindeki baskıyı artırdırdığını duyurdu. İstihbaratçının oğullarını gözaltına alıp rehin tutan, erkek kardeşini de yakalayan Veliaht Prens'in Cabri'den korkmasının nedeni ise, elindeki belgeler.

ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) ve diğer Batılı istihbarat örgütleriyle Suudi gizli servisini yıllarca koordine eden Cabri, herkesin ve her şeyin dosyasına sahipti. Reuters'a bilgi veren dört kaynak, Veliaht Prens'in Cabri'nin çok hassas bilgilere erişimi olması nedeniyle yakınlarını rehin tuttuğunu söylüyor.

Söz konusu kaynaklardan biri, ünlü istihbaratçının ulusal güvenlik sırlarının yanı sıra Kral Selman ve oğlu Veliaht Prens MBS'nin finansal anlaşmalarına da erişebiliyordu.

On yıllar boyunca çok kritik bir rol oynayan Cabri, Veliaht Prens Muhammed bin Selman'la taht değişikliğinin ardından iyi ilişkilere sahipti. Ancak kısa süre sonra MBS istihbaratçıyı Müslüman Kardeşler üyesi olmakla suçladı, dört ay sonra ise Cabri'yi kovdu.

Şu anda babasıyla birlikte Kanada'da yaşayan oğul Halid el Cabri, ünlü istihbaratçının kovulma haberini televizyondan öğrendiğini söylüyor. Reuters'a konuşan Halid el Cabri, 2017'de Kanada'ya kaçmalarından bu yana Veliaht Prens MBS'nin defalarca babasına tuzak kurduğunu da ekliyor. Halid'e göre iki kardeş, babasının Suudi Arabistan'a dönmesi için pazarlık kozu olarak gözaltında tutuluyor. Babası ise Suudi Arabistan'a döner dönmez gözaltına alınacağından ve cezaevine gönderileceğinden emin: "Babam hakkında istedikleri yalanı uydurabilirler ama o masum."  

Uluslararası arenada Selman'ın, Cabri'nin ailesini alıkoyması için, "acizliğini ortaya koydu" yorumları yapıldı. Bin Selman- Saad el Cabri arasındaki son gelişmeler, veliaht prens kast edilerek "rezil oldu" şeklinde duyuruldu.

ABD merkezli gazete, söz konusu tafsilatlı haberinin “Suudi soruşturmasının ayrıntılarını doğrulamaya ve ABD ile Avrupalı ​​istihbarat yetkililerinin ulaştığı sonuçlara yönelik daha fazla araştırmaya” dayandığını dile getirdi.

Cabri, İçişleri Bakanlığında çalıştığı süre zarfında buradaki işini yöneten bir grup insanla birlikte hükümet fonlarından yaklaşık 11 milyar doları zimmetine geçirmek, kendilerine en az 1 milyar dolar aktarmak ile suçlanıyor. Geri kalan miktarın ise yolsuzluk yolunda kullanıldığı biliniyor.

Gazete, bu yolsuzluk şebekesinin hükümete büyük Batılı şirketlerle yapılan sözleşmeler için daha fazla ücret yükleyerek fayda sağlandığına dikkati çekti. Aynı zamanda, konu hakkındaki soruşturmalardan bilgisi olan kimseler, bu şebekeye para transferi için Batı’ya ait büyük bankalara bağlı dış hesapları kullandığını ifade etti.

Wall Street Journal’ın kaynaklardan aktardığına göre, yolsuzluk şebekesinin çalışmaları o zamanın Veliaht Prensi Muhammed bin Nayif’in onayına göre gerçekleşmişti. Nitekim dava, adam kayırmacılık, ticari anlaşmalar ve terörle mücadele adına kişisel zenginleşme hakkındaki soruları gündeme getiriyor.

Gazetenin dile getirdiğine göre, o sırada Muhammed bin Nayif’in üstlendiği İçişleri Bakanlığındaki en etkili ikinci kişi olan Cabri, özel bir fonun başında bakanlığın yüksek öncelikli terörle mücadele çabalarına yönelik hükümet harcamalarının ve kendisi ile diğerlerine verilen ikramiyelerin gözetimini yürütüyordu.

Cabri’nin fonu denetlediği 17 yıl boyunca bu fondan yaklaşık 19.7 milyar dolar para akışı gerçekleşti. Soruşturmalar ise bu miktardan 11 milyar doların sözleşme ücretlerini artırarak veya başka yerlere transfer ederek yanlış harcandığını ortaya koydu. Buna Cabri, ailesi, ortakları ve Muhammed bin Nayif tarafından kontrol edilen harici banka hesapları da dahil. 

Suudi hükümet sözcüsü, Amerikan gazetesine hükümetin mevcut soruşturmalar hakkında yorum yapmadığını bildirdi. Cabri ise herhangi bir açıklamada bulunmadı. İlgili Suudi yetkililer, Cabri’yi Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın yolsuzlukla mücadele kampanyası kapsamında adalete teslim etmeye çalıştıklarını doğruladı.

ABD istihbarat teşkilatları, Cabri ailesiyle ilişkili şirketlerin, Amerikan askeri tedarikçileriyle ortaklık kurduğunun, Suudi hükümetinin bu şirketlerden yaptığı alımlardan kazanç sağladığından haberdardı. Nitekim gazete, bankalara ve yetkililere dayanan belgelerin paranın uluslararası bankalardan Cabri’ye, ailesine ve şebeke üyelerine aktığını aktardı.

11 Eylül saldırılarının ardından merhum Kral Abdullah bin Abdulaziz tarafından yerel terörizmi ortadan kaldırmak için kurulan fon, çalışmalarını kolaylaştırmak için İçişleri Bakanlığı bütçesinin büyük bir bölümüne sahipti. Gazetenin aktardığına göre, Cabri ise bu fon üzerinden kendisi ve meslektaşlarının yararlanabileceği bir sistem kurdu.

Cabri şebekesinin ana araçlarından birinin 2008 yılında tescillenmiş ve Bakanlık tarafından finanse edilen teknoloji kontrol şirketi olduğunu belirten gazete, kayıtların gösterdiği gibi bu şirketin bazen Cabri’nin erkek kardeşi, yeğeni ve iki yakın meslektaşının hükmü altında olduğunu bildirdi.

Nitekim şirket, ABD teknoloji şirketlerinden satın aldığı yazılım ve donanımı “genellikle büyük karlar ile hükümete sattı”. Cabri ile çalışan bir ABD şirketi başkanı, “şirkette liderlik rolünde olan bazılarının Cabri’ye yakın olduğunu” ifade etti.

Gazete aynı zamanda, incelenen havale belgeleri ve banka hesaplarına bakıldığında bakanlıktan akan paranın çoğunun 2008 ila 2014 yılları arasında 26 milyar riyal (6,9 milyar dolar) alan SKAB Holding şirketine gittiğine değinerek, SKAB’ın Cenevre bankasındaki hesabına düzenli olarak on milyonlarca dolar aktardığını açıkladı. Bu paranın bir kısmı, Cabri’nin yardımcılarının adı altındaki hesaplara gönderiliyordu.

Ancak en yüklü düzenli aylık transfer ise İngiliz Virjin Adaları'nda kayıtlı Dreams International Advisory Services Ltd. şirketineydi. Banka belgeleri ise bu şirkete tamamıyla Cabri’nin sahip olduğunu gösterdi.

Gazete, SKAB’ın Nisan 2017'de söz konusu şirkete 28 milyon dolardan fazla ödeme yaptığını; 15 milyon doların Cabri’nin müttefiki Hamed Abdullah’a, 2,7 milyon doların ise Cabri’nin yeğeni Macid el-Mezini’ye gittiğini bildirdi.

Nitekim Cabri, banka belgelerine göre, SKAB şirketinden ve İçişleri Bakanlığı tarafından finanse edilen diğer şirketlerden yaklaşık 250 milyon dolar elde etti.

Suudi müfettişlerin bulgularına göre; Cabri, kardeşi, iki yeğeni ve iki meslektaşı en az 1 milyar dolar doğrudan ödeme aldı. Şimdi ise Riyad, diğer dolaylı para akışlarında ve gizli sözleşmelerdeki milyarlarca doları araştırıyor.

Wall Street Journal, yine banka kayıtlarına ve soruşturmalardaki yetkili kişilere göre, Muhammed bin Nayef'in de SKAB şirketinden yüz milyonlarca dolar aldığını, ancak bazı durumlarda İçişleri Bakanlığı için çalışan diğer şirketlere ödeme yapıldığını belirtti.

Bu düzenlemelerin 2017 yılında Muhammed bin Nayif'in veliahtlıktan çıkmasıyla sona erdiğini söyleyen gazete, şimdiki Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın bu torpilli sistemi dağıtmaya çalıştığını belirtti.

Söz konusu şirketin mülkiyeti ise daha sonra hükümete devredildi. Suudi müfettişler, İçişleri Bakanlığının 2 bin sabit hat almak için her parça üzerine şirkete en az 11 bin dolar, güvenli telefonlar için ise yalnızca 500 dolar ödendiğini ortaya çıkardı.

Kaynaklar, gazeteye verdikleri demeçte, “iyi çalışmadığı anlaşılan bu cihazların sonradan atıldığını” bildirdi. Cabri’nin yardımcılarının şirketin onlara 30 milyon dolar borçlu olduğuna işaret eden sahte belgeler düzenlediği de ortaya çıktı.

ABD resmi kayıtları ve 2013 yılındaki kurumsal mevduat makbuzları, Saad Cabri ve oğlu Halid’in 670 bin dolar ila bir milyon dolar karşılığında Boston’da bir penthouse daire ve aynı binada başka daireler de aldığını ortaya çıkardı.

ABD devlet kayıtlarına göre ise, Cabri ve oğlu tarafından kurulan bir şirket, 2017 yılında, Boston'daki Mandarin Oriental Hotel'den 4,3 milyon dolarlık bir daire satın aldı. Bu yıl şirket, Boston'daki Four Seasons Hotel dairelerine en az 13,75 milyon dolar harcadı. Akrabalarının ifade ettiğine göre, Cabri’nin şuanda ikamet ettiği Toronto’da ve Türkiye’de de evleri bulunuyor.

Suudi Arabistan, ‘uluslararası kaçak’ konumuna gelen Cabri’yi tutuklamak için teslim talepleri yayınladı. Kanada ise Cabri’yi iade etmeyi reddediyor.

Kaynak: Şarku'l avsat, Ortadoğu haber

YORUM EKLE

banner39