banner39

Tahran , ABD'nin yaptırımları kaldırması konusunda endişeli

Kasım 2020'de düzenlenen seçimlerin ardından ABD başkanlık koltuğuna Joe Biden'ın oturması, Washington yönetiminin KOEP'e geri döneceği beklentisini oluştursa da Tahran yönetimi, ABD'nin yaptırımları kaldırması konusunda endişeli. İran'ın nükleer faaliyetleri, kitle imha silahı üretme ihtimali nedeniyle şüpheyle karşılanmıştır.

Ortadoğu 19.02.2021, 14:41
Tahran , ABD'nin yaptırımları kaldırması konusunda endişeli

Tahran yönetimi, nükleer faaliyetlerinin barışçıl ve hedeflerinin bu tür silahlar üretmek olmadığını tekrarlaya dursun, İstihbarat Bakanı Seyyid Mahmud Alevi'nin "Eğer baskılarla İran'ı zor durumda bırakırlarsa nükleer silah üretiriz" anlamına gelen açıklamaları kafaları karıştırdı.

Tahran yönetimi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 5 daimi üyesi ve Almanya ile İran arasında 2015'te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak adlandırılan nükleer anlaşmadan ABD'nin 2018'de çekilmesi ve yaptırımların arttırılması nedeniyle ekonomik yönden zor günler yaşıyor.

Anlaşmanın tarafı Avrupa ülkelerinden beklediği desteği alamayan İran, 5 Ocak 2020'de anlaşmadaki taahhütlerini tamamen durdurmuş ve yüksek düzeyde uranyum zenginleştirme işlemi dahil bir dizi adım atmıştı. Kasım 2020'de düzenlenen seçimlerin ardından ABD başkanlık koltuğuna Joe Biden'ın oturması, Washington yönetiminin KOEP'e geri döneceği beklentisini oluştursa da Tahran yönetimi, ABD'nin yaptırımları kaldırması konusunda endişeli.

Alevinin açıklamaları neyi ifade ediyor?

Alevi'nin açıklamaları, ülkede tartışmalara yol açarken, bir taraftan da ABD'nin nükleer anlaşmadan çıkması sonrasında arttırdığı ekonomik yaptırımlar karşısında Tahran yönetiminin elini güçlendirmek için açılan bir kart olarak değerlendiriliyor.

8 Şubat'ta devlet televizyonunda yaptığı konuşmada Alevi, "Nükleer faaliyetlerimiz barışçıldır ve Devrim Rehberi'nin (Hamaney) fetvası da nükleer silahın haram olduğunu ilan etmiştir. Her ne kadar normal şartlar altında İran'ın böyle bir niyet ve programı olmasa da İran'ı o yöne doğru iterlerse o zaman bu, İran'ın suçu değil onu bu yöne itenlerin suçu olur." ifadelerini kullanmıştı.

ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Alevi'nin sözlerinin endişeyle karşılandığı belirtildi. İran Devrim Muhafızları Ordusu'na yakınlığıyla bilinen Tesnim Haber Ajansı, Alevi'nin açıklamalarına tepki gösterdi. İran Meclisi Tahran Milletvekili Ali Hazariyan, Alevi hakkında meclise gensoru önergesi verildiğini ifade etti.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, 17 Şubat'taki kabine toplantısında, "Daha önce de defalarca söyledik. Ülkemizi savunma programımızda nükleer bomba gibi kitle imha silahlarına yer yoktur ve olmayacaktır da. Bu, devletin kesin kararıdır." dedi.

Üst mercilerin onayı olmadan böyle bir konuşma yapılamaz

Ruhani'nin hedefinin, İstihbarat Bakanı'nın açıklamalarıyla oluşan endişeleri gidermek olduğu şeklinde yorumlandı. Bununla beraber, İran İstihbarat Bakanı'nın "üst mercilerin bilgisi ve onayı olmadan" böyle bir konuşma yapması çok olası gözükmüyor. İran'da İstihbarat Bakanlığına getirilecek kişinin önce ülke lideri Ali Hamaney'in onayından geçmesi ve herkesten daha çok Hamaney'e hesap vermesi gerektiği düşünüldüğünde bu değerlendirmenin yabana atılır olmadığı ortaya çıkıyor. Söz konusu konuşmanın üzerinden günler geçmesi ve tepkilere rağmen Alevi'nin konuşmasını düzeltmeye gerek duymaması da aslında onun rastgele bir konuşma yapmadığının kanıtı.

Ruhani'nin konuyla ilgili açıklaması, eski İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politikalar Komisyonu üyesi Dr. Ahmed Bahşayiş Erdistani'nin "irdiplomacy" haber sitesine verdiği röportajından sonra geldi.

Uluslararası ilişkiler uzmanı Erdistani, söz konusu röportajda, "İran'ın nükleer anlaşma ve nükleer faaliyetler gibi siyasi ve diplomatik sorunları aşabilmesinin tek yolu nükleer silah üretmesidir. İran nükleer silahı elde edene kadar, bu sorunlar devam edecektir. Tekrar vurgulamak istiyorum içerisinde bulunduğumuz durum ve baskıdan kurtulmak için İran nükleer silaha sahip olmalıdır." ifadelerini kullandı.

"Şartlar değişirse fetva da değişebilir"

İstihbarat Bakanı'nın açıklamalarının Hamaney'in nükleer silah üretmenin haram olduğuna dair fetvasını çiğneme olarak yorumlanabileceğine dikkati çeken Erdistani, "Halbuki, dini fetvalar zamanın gerekliliklerine göre değişiklik gösterebilir. Hamaney, belli bir dönemde şartların gereği üzerine nükleer silahı haram ilan edebilir ve yine şartların değişmesiyle bu fetvasında değişikliğe gidebilir." şeklinde konuştu.

İran yönetimi, on yıllardır nükleer silah üretmesiyle ilgili iddiaları yalanladı. Fakat bu siyasi tutum şüpheleri izole etmeye yetmedi.

Ülke içi ve dışında İran müesses nizamını destekleyen bazı siyasi ve akademik şahsiyetler zaman zaman nükleer silah üretilmesinin gerekli olduğunu savundular. Örnek vermek gerekirse; Avrupa'da yaşayan Ali Alizade, İhsan Mensuri, Porya Esterki ve Hamza Galibi gibi İran devletinin bölge ülkelerine müdahalesini destekleyen İranlı uzmanlar sosyal medyada yaptıkları paylaşımlarında nükleer silah edinilmesini savunuyorlar.

Yine İranlı nükleer uzmanları Mehran Mustafavi ve Behruz Beyat, Tahran yönetiminin nükleer silah üretme maksadı taşıdığını ifade ettiler. Eski İran Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu uzmanlarından Beyat, 10 Ekim 2012 tarihinde Deutsche Welle'ye (DW) verdiği demeçte, "İran, bir nükleer savaş aracını yapabilme kabiliyetine ulaşmak istiyor. Atom bombası üretmek istediğinden emin değilim. İran yönetimi, atom bombası yerine onu üretebilme kapasitesine ulaşmanın kendisine önemli bir stratejik güç sağlayacağına inanıyor." ifadelerini kullanmıştı.

Kaynak: AA
banner53
Yorumlar (0)
21
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?