banner15

Yemenli yetkili: BAE, Sokotra Adası'nda askeri üs inşasına başladı

Yemen Enformasyon Bakanlığı Müsteşarı Muhammed Kıyzan, Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) stratejik öneme sahip Sokotra Adası'nda askeri üs inşa etmeye ve geniş alanlara el koymaya başladığını belirtti.

Yemenli yetkili: BAE, Sokotra Adası'nda askeri üs inşasına başladı

Yemenli yetkili, ülkenin güneydoğusunda yer alan Sokotra Adası'nda hükümet güçleriyle çatışmaların ardından merkez kenti Hadibu'yu 19 Haziran'da ele geçiren ayrılıkçı Güney Geçiş Konseyi'ni (GGK) destekleyen BAE'nin bölgedeki faaliyetlerinin yanı sıra koalisyon güçlerinin durumu ve İran destekli Husilerin saldırıları gibi gündemdeki konulara ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. 

Enformasyon Bakanlığı Müsteşarı Kıyzan, BAE'nin Yemen'deki kontrol noktaları ve limanları ele geçirip, hükümete tabi olmayan ayrılıkçı milisleri destekleyerek Yemen'deki koalisyon güçlerine katılma konusundaki isteğini ve hedeflerini ortaya çıkardığını söyledi.

BAE'nin Sokotra'daki şüpheli faaliyetleri

Abu Dabi destekli GGK milislerinin ayaklanmasının, Sokotra Adası'nı ele geçirmesinin ve yerel makamları bölgeden çıkarmasının ardından BAE'nin adadaki şüpheli faaliyetlerine dikkati çeken Kıyzan, "BAE, Yemen hükümetinin bilgisi dışında adaya yabancı uzmanlar taşıyan uçuşlar düzenlemek ya da onlara Yemen topraklarına giriş için giriş vizesi vermek gibi Sokotra'da şüpheli faaliyetler yürütüyor." dedi.

Kıyzan, BAE'nin adada geniş alanlara el koyduğuna ve vatandaşların bölgeye girişini silahla engellediğine işaret ederek, şunları ifade etti:

"Yerel makamlardaki yetkililer, BAE'nin Sokotra'da askeri üsler inşa etmeye başladığını doğruladı. Abu Dabi'nin bunu daha önce denediğini ve başaramadığını kaydeden yetkililer ancak son ayaklanma sonrasında aradığını bulduğunu belirtti."

"Koalisyon güçleri 2 bin gündür ne yapıyor?"

Yemen'de yaşanan krizde hükümet güçlerine destek için 2015'te oluşturulan Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin yaklaşık 2 bin günlük durumunu sorgulayan Kıyzan, "Koalisyon güçleri, Husilerin ayaklanmasını sona erdirmek ve başkent Sana'ya yeniden meşruiyet kazandırmak için gelmişti. Maalesef üzerinden yaklaşık 6 yıl geçmesine rağmen bu gerçekleşmedi." diye konuştu.

Suudi Arabistan'dakiler başta olmak üzere koalisyon güçlerinin askeri, mali ve insani olarak büyük fedakarlıklar yaptığını ifade eden Kıyzan, şöyle devam etti:

"Ancak koalisyonun gündemindeki farklılıklar ve başta BAE olmak üzere katılımcı ülkelerin istekleri belirlenen hedeften sapılmasına yol açtı. Bu tehlikeli sapma, şüphesiz koalisyonun hedeflerine karşı, Husi milislere hizmet eden ve ülkedeki krizin ömrünü uzatan bir hamle."

"Riyad'la koalisyonun durumu konusunda görüşülmeli"

Kıyzan, "Yemen'deki meşru yönetimin, koalisyon güçlerinin öncüsü olan Suudi Arabistan'la masaya oturması ve koalisyonun pusulasını ana hedeften saptıran, savaşın uzamasına neden olan sebepler hakkında açık, güvenilir ve şeffaf bir şekilde konuşması gerekiyor." dedi.

Ayrıca önceki dönemin değerlendirilmesi ve yeni askeri stratejiler geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Kıyzan, halihazırda izlenen politikada, devlet kurumlarının savaş ve kalkınma dosyalarını yönetmesi için vatana geri dönmesini sağlayacak şekilde kapsamlı bir değişiklik yapılmasının gerekliliğini savundu.

Kıyzan, şu anada hükümet, kurtarılmış herhangi bir bölgeye dönemezken Yemen topraklarının yüzde 80'inin özgürleştirilmesinden bahsetmenin ya da Sokotra Adası, BAE milislerine teslim edilirken başkent Sana'yı Husilerden geri almaktan söz etmenin makul olmadığını vurguladı.

Yemenli yetkili, şunları söyledi:

"Milisleri aracılığıyla meşru havalimanlarını kontrolü altında tutan BAE, ülkenin cumhurbaşkanın uçağınının, kurtarılmış herhangi bir bölgeye inişini engellerken koalisyon güçlerinin meşruiyeti desteklemek için geldiğinin söylenmesi, aklı başında bir kimsenin anlayabileceği bir şey değil. Tüm bu karışıklıkların ele alınması ve köklü şekilde çözüme kavuşturulması gerekiyor."

Hükümetin kurulması çalışmaları

Yemen hükümeti ve GGK arasında imzalanan Riyad Anlaşması'nın uygulanmasını hızlandırma mekanizması kapsamında hükümetin kurulması görüşmelerine devam edildiğini söyleyen Kıyzan, Başbakan Muin Abdulmelik'in anlaşmaya uygun şekilde bir hükümet kurmak için siyasi bileşenlerle ve güçlerle görüşmeler yaptığını, bu bağlamda görevinin öncelikli ana hatlarını belirlediğini söyledi.

Kıyzan, hükümetin kurulmasındaki aksaklıklara ilişkin, "GGK'nin, istişarelere katılımını askıya almasının yanı sıra kuvvetlerinin ve mühimmatının Aden'den bir ay içinde ayrılmasını gerektiren askeri ve güvenlik unsurlarını uygulamaması, yeni hükümetin duyurulmasında gecikmeye yol açtı." ifadesini kullandı.

GGK'nin bu adımları BAE'nin istekleri kapsamında attığını, bununla anlaşmanın başarısız olmasını ve Suudi Arabistan'ı taahhüt ettiği şeyi uygulayamadığı imajı oluşturmak istediğini söyleyen Kıyzan, böylece Abu Dabi'nin Yemen'de huzursuzluk çıkarmaya ve işgal hedeflerine ulaşmak için çalışmaya devam edeceğini savundu.

Husilerin Marib'e yönelik saldırıları

Ülkenin petrol kaynaklarının yer aldığı Marib'deki son gelişmelere de değinen Kıyzan, İran destekli Husi milislerin, 2 milyondan fazla insanın yerinden edildiği Marib'i son birkaç aydır balistik füzelerle ve insansız hava araçlarıyla bombaladığını belirtti.

Kıyzan, Husilerin, kente birkaç cepheden ve defalarca gerçekleştirdiği saldırı girişimlerinin başarısız olduğunu ve büyük bir yenilgiye uğradıklarını; milislerinden binlercesini ve askeri teçhizatlarını hiçbir başarı kaydedemeden kaybettiklerini aktardı.

Aşiretler tarafından desteklenen Yemen ordusunun, Marib'i ele geçirme planlarını boşa çıkardığını söyleyen Kıyzan, koalisyon güçlerine ait uçakların, Husilere ait askeri teçhizatların ve mekanizmaların imha edilmesinde büyük rol oynadığını ifade etti.

Yemen Enformasyon Bakanlığı Müsteşarı, koalisyon güçlerinden, orduya Husilerin bir araya gelmesini engelleyecek ve ayaklanmayı sonlandırmak için başkent Sana'ya ilerlenmesini sağlayacak kaliteli teçhizat tedarik etmesinin beklendiğini dile getirdi.

Kıyzan, sözlerini, Yemen'de yaşananlar karşısında uluslararası toplumun tutumunu eleştirerek şöyle tamamladı:

"Maalesef, uluslararası toplumun, BM Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin ve BM Yemen Özel Temsilcisi'nin Husilerin tekrarlayan saldırıları karşısındaki tutumları olumsuz ve kötü. Bazılarından milyonlarca Yemenlinin maruz kaldığı trajedi düzeyine erişemeyecek utangaç kınamalar işittik."

Kaynak: AA

YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48