banner39

18.08.2009, 04:33

Ortak referans olmadan çözüm muhal

"Kürt açılımı" meselesi henüz yer isimleri düzeyinden ileri geçebilmiş değil. Hükümet kanadı Türkçe olmayan yer isimlerinin değiştirilmemesini savunmak için Malazgirt'e Alparslan'a kadar götürdü işi.

Doğuda yer isimleri özellikle 1980'den sonra artan sayıda Türkçeleştirilerek değiştirilirken batıda Türkçeleşmiş yer isimlerinin hızla Antikleştirilmesi kimsenin dikkatini çekmedi. Türk seçkinleri Kürtçe yer isimlerini Türkçeleştirmek için kolları sıvarken Türkçeleşmiş/Türkleşmiş/İslamlaşmış yer isimlerinin Yunanca ya da Antik Çağ isimleriyle anılır olmasından rahatsızlık duymamasında bir tuhaflık yok mu?

Anadolu'nun Müslümanlaşması sürecinde yerli kültürlerle kompleksiz bir ilişki kuran Selçuklu-Osmanlı birikimi kimi yer isimlerini az bir değişiklikle Türkçeleştirdi ya da hiç dokunmadı. Müslümanlaşması sürecinde kurulan yeni yerlerin dışında yer isimleri açıktan dini bir aykırılık taşımadığı sürece sorun teşkil etmedi. Fakat bugünlerde özellikle Antik Yunan isimlerinin yeniden rağbet bulması ve seçkinlerin en azından karşı çıkmamaları bir yana batılılaşma, çağdaşlaşma göstergesi sayıldığı için 'gizli hoşnutluk' duymaları tesadüfi olmasa gerek. Tıpkı İstanbul'un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olması için sunulan gerekçede öne çıkarılan İslam öncesi Antik Yunan karakteri gibi.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

 

Yorumlar (0)
27
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?