banner39

12 Eylül bize ne yaptı?

"Tutuklanan, işkence gören ancak yargılanmayan 1 milyon 300 bin evlerine dödüklerinde başlarına gelenleri anlattı. Şimdi o yüzden bu durumdayız..."

Politika 04.04.2012, 10:32 04.04.2012, 10:38
12 Eylül bize ne yaptı?

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

12 Eylül 1980 darbesi, 32 yıl sonra iki sanıkla yargı önüne çıkıyor. Sabah saatlerinde başlayan dava için müdahillik başvurusu yapanların bir bölümü Ankara’daki adliye önünde beklerken, bunlardan biri de NTV İstanbul stüdyolarındaydı.

Dönemin mağduru olan, diğer mağdurların hikayelerini kitaplaştıran gazeteci-yazar Ertuğrul Mavioğlu, bir tespitte bulundu ve bir mektup okudu. "Ben de bir grup arkadaşımla birlikte müdahillik dilekçesi verdim. Üniversiteyi 8 yılda bitirdim ve özel bir örnektir belki; 8 yıl hapis yattım ama 1 gün bile ceza almadım” diyen Mavioğlu’nun 'çarpan etkisi' tespiti şöyle:

"İçişleri Bakanlığı’nın o döneme lişkin resmi açıklamasında tutuklu sayısı 650 bin civarında. Kayıtlara giremeyenlerle birlikte bu sayı 1 buçuk milyon civarında. Bunların 1 milyonu fişlenmiş ve sadece 230 bini yargılanmıştır.

Yani yaklaşık 1 milyon 300 bin kişi işkenceden geçmiş ancak mahkemeye çıkmamıştır. Biz bu durumun sonucuna çarpan etkisi diyoruz. Bu 1 milyon 300 bin kişi evlerine, mahallelerine, sokaklarına döndüğünde başlarına gelenleri anlattılar. Böylece tüm topluma derin bir korku salındı. 12 Eylül darbesi bu yüzden sadece tutuklananlar ve işkence görenler üzerinden anlatılmaz.

İnsanlar selamlaşmaktan korktu, sevgi ve sayı yok edildi, toplumsal dayanışma ortadan kaldırıldı, insanlara biraraya gelme korkusu salındı... Bugüne dair ne kadar şikayetimiz varsa; insanlar ufak bir hak talebinde bile bulunamıyor gibi, bunun kökleri o günlere dayanır... Nasıl siyaset yapılacağı dahi şekillendirilmiştir ve bunun adı toplum mühendisliğidir. Kitaptan aktarayım. Bir sorgucu diyor ki, "Öyle bir kuşak yaratacağız ki sizi asla tanımayacaklar."

"BIÇAK GİBİ KESİLDİ EFSANESİ YALAN"

O döneme ilişkin efsaneler olduğunu söyleyen Mavioğlu, bunlardan birinin, "11 Eylül’de olan çatışmalar 12 Eylül’de bıçak gibi kesildi" olduğunu belirtti.

"Hayır böye olmadı. Hala gösteri yapanlar vardı ama darbeden sonra tüm toplumun üzerine tanklarla gidildi, büyük operasyonlar yapıldı. O kadar yaygındı ki bu operasyonlar gençler içeriye alındı, toplumsal muhalefet susturuldu" diyen Mavioğlu, operasyona maruz kalan Devrimci İş Sendikaları Konfedarsyonu’nun tutumunu anlattı ve bir mektup okudu:

"Sendika yönetiminin ‘ne yapacağız?’ diye otutup karar vermesi beklenirken, ‘bizle alakası yok’ diye düşünüyorlar.. Ben Metris’te sendikacılarla birlikte yattım. ‘Niye oldu bütün bunlar?’ sorusuna yanıt bulmak için okuyacağım mektup yardımcı olabilir:

TARİH 3 EKİM 1980

“Yakalanan anarşistlerin ve suçluların mahkemeleri uzatılmamalı, cezaları süratle verimelidir. İşçi ve işveren ilişkilerini düzenleyecek kanunlar askeri hatayla çıkarılmalıdır. Bzaı sendikaların Türk devletini ve ekonomisini yıkmak için bugüne kadar yaptıkları aşırı hareketler gözönünde bulundurulmalıdır.

DİSK’in kapatılmış olmasından, bir kısım içşçiler sendikal münasebetler yönünden bekleyiş içindedirler. Militan sendikacılar bu kişileri tahrik etmek ve faaliyeti devam eden sendikların yönetim kadrolarına sızarak kendi davalarını devam ettirmek niyetindediler. Bu durum bilinerek hazırlanacak kanunlarla gerekli tedbirler alınmalıdır.

Komünist partilerin, Kürtlerin, Ermenilerin, solcu örgütlerin, bir takım kötü politikacıların kötü niyetli teşebbüslerini devam ettirecekleri muhakkaktır. Bunlara karşı uyanık olunmalı ve teşebbüsleri muhakkak engellenmelidir. Zatialilerinize ve arkadaşlarınıza muvaffakiyetler temenni ediyorum. Emirlerinize amadeyim. İmza: Vehbi Koç"

"Bundan sonra ne mi olmuştur?" diye soran Mevioğlu'nun cevabı şöyle: "Sendikalar kapatılmakla kalmadı, içşilerin harekete geçeceği düşünülerek tekrar operayonlar yapıldı. İlk başta sadece yöneticilrin yargılanacağı düşünülürken yüzlerce kişi işkenceden geçti, yagılandı..."

banner53
Yorumlar (0)
4
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?
Günün Karikatürü Tümü