Ankara'dan Esad'a cevap gecikmedi!

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Esad'ın temsil kabiliyeti olmadığı için inandırıcılığı kalmamıştır. Aynı şeyleri iki yıl önce de söyledi" dedi.

Ankara'dan Esad'a cevap gecikmedi!

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın bugün açıkladığı çözüm planına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Davutoğlu, Esad'ın açıklamalarında yeni bir husus olmayacağını tahmin ettiklerini, yine de bir umutla beklemelerine karşın açıklamaların kendilerini yanıltmadığını kaydetti.

Esad'ın konuşmasını dakika dakika takip ettiğini ifade eden Davutoğlu, ''Özetle şunu söylemem gerekiyor. Maalesef, Beşşar Esad ne Ortadoğu'da olanları ve Ortadoğu halklarının o haklı taleplerini, ne de kendi ülkesinde 2 senelik büyük yıkımın sorumlularını anlamış görünüyor'' diye konuştu.

Davutoğlu'na, İzmir'deki 5. Büyükelçiler Konferansı'nda, gazeteciler Esad'ın açıklamalarını sordu.

Esad'ın Suriye halkının gönlüne hitap etmediğini, taleplere yönelik anlamlı bir çerçeve sunmaktan uzak olduğunu anlatan Davutoğlu, sorumluluğun sadece dış güçlerde aranmaması gerektiğini kaydetti.

"DIŞARIDAN GELENLER Mİ YAPTI?"

Davutoğlu, ''Şehirleri bir yıkıma dönüştüren 2. Dünya Savaşı'ndaki gibi hava bombardımanını dışarıdan gelenler mi yaptı? Halep'in, Humus'un o görüntüsü açıklanabilir mi? Hangi meşru yönetim kendi halklarını, şehirlerini bombalayarak bu yıkımı gerçekleştirebilir. Bütün bunlarda kendi sorumluğunun dışına çıkarak tarihi süreçle ilgili yaptığı tespiti yanlış.

Demek ki bir odaya kapanmış, aylardır sadece kendisine gelen ve kendisine yaranmak için sunulan istihbarat raporlarını okumuş. Eğer Suriye halkına vaat ettiği bir şey varsa, bu şehirleri dolaşsın. Bu açıklamaları kapalı salonda değil, kendi halkı içinde yapsın.''

"TEKLİFİ DAHA ÖNCE KONUŞULDU"

Beşşar Esad'ın teklif ettiği yöntemin daha önce de konuşulduğuna dikkati çeken Davutoğlu, 2 yıl önce kendisiyle görüştüklerinde 14 maddede benzer hususların bulunduğunu anlattı.

''Teklif ettiği yola ve yönteme baktığımızda 2011 yılının 9 Ağustos'unda yaptığımız konuşmada bütün bu hususlar vardı. Bugün söyledikleri 2011'de bize verdiği sözlerin aynısı. O zaman bu kadar büyük yıkım yaşanmamışken harekete geçilmiş olsaydı, o zaman da referanduma, seçime gidilirdi'' diyen Davutoğlu, ''Ama artık yaşananlar dolayısıyla inandırıcılığını kaybetti. Şimdi söylediğinde yeni bir şey yok. Aylar önce bize söylediğinin aynısı ama o günden bu yana yaşananlar değişti. O zaman 3-5 bin civarında ölüm vardı. Şimdi 60 bin kişinin öldüğü bu büyük yıkımdan sonra bu boş vaatlerle ve bütün dünyanın tanıdığı Suriye muhalefetini tanımamak suretiyle yol almak mümkün değil.

Biz de İsveç Dışişleri Bakanı ile sabah yaptığımız değerlendirmede, yeni bir şeyler söylemesi konusuna düşük ihtimal vermiştik ama şu ana kadar yaşadıkları Beşşar Esad'ın ne yeni yeni bir şey söylediğini ortaya koyuyor, ne de geleceğe dönük ikna edici perspektif ortaya koyuyor'' şeklinde konuştu.

"HALKIN NE DEDİĞİ ÖNEMLİDİR"

Suriye'deki olaylara bu süreçten sonra NATO ve BM'nin nasıl yaklaşması gerektiği yönündeki bir soruya ise Davutoğlu, "Türkiye'nin eskiden beri bu konudaki tutumu açıktır. Suriye halkı ne diyorsa o olmalı. Esad'ın temsil kabiliyeti olmadığı için inandırıcılığı kalmamıştır. Aynı şeyleri iki yıl önce de söyledi. Uluslararası toplumlardan beklentimiz, BM Güvenlik Konseyi'nin süratle Suriye'deki sorunlar konusunda tutum belirlemesidir. İnsani yardımların ulaştırılması ilk tutum olmalıdır. Halep'te, Hama'da, Humus'ta insanlar yiyecek ekmek dahi bulamıyorlar. Isınacak odun bulamıyorlar. Esad'ı ikna etme turları yerine bu insanlara nasıl yardım edilebileceği ortaya konmalıdır. Esad'a, bu yardımların ulaştırılacağı söylenmeli ve engel çıkartmaması istenmelidir. Suriye'deki muhalefeti kendisi muhatap kabul etmiyorsa, halkın temsilcileri ile konuşmalı ve geçiş takvimini ona göre belirlemelidir" diye cevap verdi.

"ÖNEMLİ OLAN SORUNU ÇÖZMEK"

Türkiye'deki terör sorununun çözülmesi konusuna da değinen Davutoğlu "Son dönemde hareketlenme var ancak bu süreç yeni başlamadı. Başbakanımız Tayyip Erdoğan'ın 2005'te, Diyarbakır'da yaptığı konuşmadan itibaren aynı yöntemi takip ediyoruz. Biz çözüm ararken, terör örgütü saldırmaya devam ettiği ve çabalar sekteye uğradığı için farklı yöntemler deneniyormuş algısı yaratılıyor. Türk Hükümeti, bu sorunun çözümünde etkili olabilecek her kişiyi muhatap olarak görür ve ciddiye alır. Son haftalarda da bu çalışmalar tam bir koordinasyon içinde yürütülüyor. İnşallah bu sorunları aşacağız. Terör örgütü, Ortadoğu'da yaşanan gelişmelerden sonra, Türkiye'de de böyle bir zemin varmış hissine kapıldı. Ama önemli olan bu sürecin başarı ile götürülmesi. Sayın Barzani ve çevre aktörler ile temasımız sürecek. Etkisi olan herkesle görüşeceğiz" dedi.

 

Güncelleme Tarihi: 06 Ocak 2013, 19:43
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35