Arınç: Temsilcilerle görüşeceğim!

Gül ile Arınç arasındaki görüşme Çankaya Köşkü'nde yapıldı. Arınç konuyla ilgili açıklama yapıyor. Arınç, eylemleri başlatan kişilerle görüşeceğini söyledi

Arınç: Temsilcilerle görüşeceğim!

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Çankaya Köşkü'nde saat 10.30'da başlayan ve 45 dakika süren görüşme sonrası kısa bir açıklama yapan Bülent Arınç, şunları söyledi:

''Türkiye'nin son günlerde yaşadığı olayları, bunların sebepleri ve bu konuda yapabileceğimiz konuları kendileri bize söylediler. Başbakanvekili sıfatıyla bendenizi davet ettiler. Faydalı, verimli bir görüşme oldu. Talimatlarını aldık, düşüncelerimizi paylaştık.

Devlette nezaket dili vardır. Talimat almak emirlerini almak kullanılan bir lisandır. Bunları başka maksatlarla düşünmemek gerekir.

Cumhurbaşkanı devletimizin başı en yüce makam. Bu önemli bir görevdir. Bir cumhurbaşkanı üstlendiği görev itibarıyla bütün kurumlara talimatlar verebilir. Talimat kelimesinden saygıdan başka bir anlam çıkartmayın lütfen.''

Polisimiz tarafından gösterilerin ilk zamanlarında ortaya konan aşırı tedbir, haklı olarak tepki toplamıştır. Bununla ilgili  incelemeler de idari yoldan başlatılmıştır. Ancak son 5 gündür polis, büyük bir fedakarlık içinde, vakar ve sağduyu içinde bu milletin bir evladı olarak, milletin kendi evlatlarına karşı son derece hassas bir konumdadır."

Bülent Arınç, daha sonra yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Bu görüşmeye olağanüstülük yüklememek gerekir. Görevim başbakan vekilliğidir, görevimi biliyorum. Hepimizin, toplumun ortak arzusu sokaklara huzur ve güvenin, en önemlisi de sağduyunun hakim olmasıdır. Şiddet içeren gösteriler azalmaya başladı.

'POLİS 5 GÜNDÜR HASSAS'

Polisimiz tarafından gösterilerin ilk zamanlarında ortaya konan aşırı tedbir, haklı olarak tepki toplamıştır. Bununla ilgili incelemeler de idari yoldan başlatılmıştır. Ancak son 5 gündür polis, büyük bir fedakarlık içinde, vakar ve sağduyu içinde bu milletin bir evladı olarak, milletin kendi evlatlarına karşı son derece hassas bir konumdadır.

'İNATLAŞMA YOK'

İllegal örgütlerin kışkırtmalarına karşı polis üzerine düşeni yapıyor. Bu Cumhuriyeti hep birlikte kurduk. Türkiye’nin zenginliği farklılıkları hoşgörü ile tutmasıdır. Farklılıkların hepsine saygı duyduk, toplumun bütün kesimlerine eşit mesafede durduk. Bize oy vermeyen vatandaşlarımızı her zaman anlamaya çalıştık. Toplumla inatlaşacak bir anlayışın içinde olmadık, olmayacağız. Bize oy vermek zorunda değil ama bize oy vermeyenlerin de talebini dinleriz. Her vatandaşımızın özgürlüğü bizim teminatımız altındadır.

Bütün taleplere açığız, yeter ki şiddet bir ifade diline dönmesin. Çevre duyarlılığı ile başlayan tepkiler artık farklı bir hal aldı. Masum tepkiler illegal gruplar tarafından kullanılmaktadır. Türkiye’nin itibarına zarar vermektedir. Şu ana kadar 244 polis, 60'ın üzerinde gösterici yaralandı.

Maalesef istenmeyen bir olay oldu, Hatay'da Abdullah Cömert isimli vatandaşımız hayatını kaybetti. Üzgünüz. Ateşli silahla ölmedi, belki başına sert bir cisim ölümüne sebebiyet vermiş olabilir. Ölümüne yol açan olayın fail veya faillerin bulunmasını arzu ediyoruz. Ailesine tekrar başsağlığı diliyorum.

Çevreci duyarlılığını istismar edenler özellikle Ankara’da ağır hasar verdi. Bu olaylardan turizmin de yara aldığını söylemek istiyorum. Dış basının abartılı yayınları itibara zarar verdi.

SABIR VE SAĞDUYU İSTEDİ

Biz kendimizi hesaba çekeriz, çekiyoruz. Biz herkesin hükümetiyiz, bu gösterileri doğru okumak için hassasiyet içindeyiz. MHP ve BDP’ye tutumları nedeniyle teşekkür ediyoruz. CHP Genel Başkanı’nın cümlelerine teşekkür ederiz. Yaşanan pek çok olayda CHP’li vekillerin, teşkilatlarının etkisi var. Olayları hiçbir şekilde tasvip etmediği, olayların yatışması olumlu bir dil kullanmasını bekliyoruz. Gösterileri sabırla izleyen vatandaşlarımızdan daha fazla sabır, sağduyu bekliyoruz. Her şey devletin kontrolü altındadır. Haklı tepkilerini gösteren vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum.

Gözaltında olan çok fazla kişi yok. Alınanlar 1 saat sonra serbest bırakılıyor. Hiçbir vatandaşımızın gözaltında fazla kalmasını istemiyoruz.

'GAZ ÇIĞRINDAN ÇIKARDI'

Yayalaştırma çalışmasına kimsenin tepkisi olmadı. Burada AVM yapılacağı bilgisini edinen, ağaçların yerlerinin değiştirilmesiyle vatanseverliğin gereği olarak eylem yapıldı. Eylemler, meşrudur, haklıdır, doğrudur. Emniyet güçlerimizin gaz kullanmaya başlaması olayları çığırından çıkarmıştır.

Yargıda dava açan dernek ve yöneticileri ile görüşeceğim. Olaylara başladığında net bakabilsek çevre duyarlılığını olduğunu görebilirdik. Olaylara doğru perspektifle bakmamız gerekirdi. Elbette soruşturma başlatabiliriz. Bu olaylarda değil, başka olaylarda da yanlış yapmış olabiliriz.

Üslup şüpheli önemlidir. Bir insanın ne olduğunu üslubuna bakarak anlayabiliriz. Doğru olan demokrasi içerisinde yöneten insanların çok daha yapıcı olması gerekir. 76 milyona karşı herkese karşı kucaklayıcı üslup içinde olmalıyız. Bu, çevre duyarlılığı olmaktan çıktı.

'MEŞRU MÜDAFAA OLUNCA GAZ KULLANIYORLAR'

Polisler bu ülkenin yabancısı değil, güvenlik güçlerimiz. Bunlar ağır bir görev yapıyor. Aşırı şiddet de kullanabiliyor. Fiili saldırı anında kalkanlarını kullanıyor, su sıkıyorlar. Polislerimize ağır hakaretler yapılmakta, ölmeleri istenmektedir. Polislerimiz, 5 gündür uyumamaktadır, lütfen onlara karşı da anlayışlı olalım. Meşru müdafaa olmadıkça gaz kullanmayın talimatı verilmiştir.

'DEVLETİN GÜCÜ KARŞINDA EZİLİRSİNİZ'

Gezi Parkı’nda çevre duyarlılığı olanlara şiddeti asla tasvip etmiyorum. Oradaki gösteriler kanunsuz da olabilir. Ağaçlar kesilmemesin istiyorlar. Gaz sıkmayıp, konuyu anlatacak bir adam lazım. Yasadışı yollarla demokratik taleplerde bulunulamaz. Şiddetin dilini kullanırsanız, kimse sizin talebinize bakmaz. Şiddetle bir yere varamazsınız. Şiddet, şiddete yol açar. Devletin gücü karşısında ezilirsiniz. Terk edilmiş, itilmiş, kakılmış duygusunu yaşadım.

ÖZÜR DİLEDİ

O ilk olayda, çevre duyarlılığıyla hareket edenlere karşı yapılan aşırı şiddet gösterisi yanlıştır, haksızdır. O yurttaşlarımdan özür diliyorum. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim ama sokaklarda tahribat yapanlar, sokaklarda insanların özgürlüklerine engel olmaya çalışanlara bir özür borcumuz olduğunu düşünmüyorum.

'SOKAKTAKİLERLE BAŞ EDERİZ'

Türkiye’de olan olayların onlarcası kendi ülkelerinde oluyor. Kendi ülkelerinde nasıl tepki gösteriyorlarsa biz de onlardan onu bekliyoruz. Biz sokaktakilerle baş ederiz.

Bazı merkezlerden olayların yönlendirdiğini biliyoruz. Hepsini kapatmak, erişini engellemek mümkün ama yapmadık. Yalan ve yanlış haberlerle kirlilik yaşanıyor.

POLİSLERE SORUŞTURMA

Polisle ilgili idari ve yargı açısından soruşturmalar yapılıyor. Olaylar bitiğinde sağlıklı bir inceleme yapılır, sonucu açıklanır.

'REFERANDUMU DESTEKLERİM'

Gezi Parkı’nda mahkeme kararında gösterilen hususlara dikkat edeceğiz. Önce mahkeme kararını irdeleyelim net fikir ortaya koyalım; taraflarla görüşelim. Yayalaştırma Projesi için çalışmalar vardır. Gezi Parkı’yla ilgili kesin bir karar yoktur. Büyükşehir Belediyesi’nin referandum yapmasını bile desteklerim.

Portakal gazı, sarin gazı iddiaları ajitasyondur.

'BENCE OLAYLAR BUGÜN BİTER'

Maddi zarar 70 milyon liranın üzerindedir. Duyarlı insanlarımız bence bugün bu olayları bitirecektir, bunu bekliyorum. Olaylardan ders çıkardığımızı söylüyorum.

Sayın Cumhurbaşkanımız her konuda yapıcı rol oynuyor. Sayın Cumhurbaşkanımız bize talimat verecek noktadadır.''

ARINÇ, TAKSİM PLATFORMU ÜYELERİ İLE GÖRÜŞECEK

Bu arada Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, yarın saat 11.00'de Başbakanlık Merkez Bina'da Taksim Platformu üyelerini kabul edecek.

BAHÇELİ'DEN GÜL-ARINÇ GÖRÜŞMESİ YORUMU

Köşk'teki Gül-Arınç görüşmesiyle ilgili MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den bir değerlendirme geldi.

Bahçeli "Sayın cumhurbaşkanı görüşme yapmak yerine Türkiye'yi bir an önce huzura kavuşturmalıdır" dedi.

DAVET, GÜL'DEN GELMİŞTİ

Taksim Gezi Parkı protestoları devam ederken, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Erdoğan'ın Fas'ta olması nedeniyle Başbakanvekili Bülent Arınç'ı Çankaya Köşkü'ne davet etmişti.

 

 

Güncelleme Tarihi: 05 Haziran 2013, 03:08
YORUM EKLE
YORUMLAR
Orhan
Orhan - 6 yıl Önce

"Bu ülkeyi 29 Ekim 1929 yılında birlikte kurduk" ifadesindeki tarih 1923 olarak düzeltilmeli

banner39

banner36

banner37

banner35