banner39

Askerlik Kanunu değişti

Askerlik sil baştan değişti. Yeni yasa; ilk ve son askerlik yoklamasının kaldırılması, zorunlu hizmet süresinin kısaltılması gibi köklü değişiklikler içeriyor

Politika 22.05.2012, 22:05 23.05.2012, 09:42
Askerlik Kanunu değişti

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

BM Genel Kurulu'nda, Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısını kabul edildi.

Kanuna göre, her yıl 1 Ocak-30 Haziran tarihleri arasında yapılan yoklama ile 1 Temmuz-31 Ekim tarihleri arasında yapılan son yoklama uygulamasına son verilecek.

Lise veya dengi okullar ile fakülte ve yüksekokullarda öğrenim görenlerin askerlikleri 29 yaşını geçmemek üzere mezun oluncaya veya ilişikleri kesilinceye kadar ertelenecek.

Askerlik meclisleri günün gelişen koşullarında etkinliğini yitirdiğinden kaldırılacak.

Askere alma işlemleri Milli Savunma Bakanlığı'nca yürütülecek.

tarihleri arasında yapılan son yoklama uygulamasına son verilecek.

Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Kanuna göre, yoklama devri, askerlik çağının başlangıcından muvazzaflık hizmetinin başlangıcına kadar geçen süre olacak. Seferberlik veya olağanüstü hallerde 19 yaşında bulunanların askere alınmalarına imkan tanıyan düzenleme, yürürlükten kaldırıldı.

Her yıl 1 Ocak-30 Haziran tarihleri arasında yapılan yoklama ile 1 Temmuz-31 Ekim tarihleri arasında yapılan son yoklama uygulamasına son verilecek. Yoklam işlemleri, 1 Ocak gününden başlamak üzere yaklaşık 14 aylık süreye yayılacak.

Askeralma işlemleri Milli Savunma Bakanlığı'nca yürütülecek.

Kanunla, MERNİS, Adres Kayıt Sistemi ve Milli Savunma Bakanlığı Bilgi Sisteminin yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulama alanı kalmayan ilk yoklama ve son yoklama işlemleri kaldırılarak; yoklama, yükümlülerin askerliğe elverişlilik ve öğrenim durumları ile meslek ve niteliklerinin belirlenmesi işlemlerini kapsayacak şekilde yeniden tanımlandı. Buna göre, ''yükümlülerin sağlık muayenelerinin yapılarak askerliğe elverişli olup olmadıkları, öğrenim durumları, meslekleri ve niteliklerinin belirlenmesi'' işlemine yoklama denecek.

Yükümlülerin yoklama işlemleri yaklaşık 14 aylık bir süreye yayılacak. Böylelikle, yoklama kaçağı sayısı ve yoklama dönemlerinde askerlik şubeleri önünde oluşan yükümlü yoğunluğu azaltılmış olacak.

SAĞLIK MUAYENESİ AİLE HEKİMİNCE YAPILABİLECEK

Yükümlülerin sağlık muayeneleri askerlik şubesinin bulunduğu yerde öncelikle varsa aile hekimi tarafından, yoksa en yakın resmi sivil sağlık kuruluşunda veya asker hastanelerinde tek tabip tarafından yapılacak.

Yükümlüler hakkında ertesi yıla bırakma, sevk geciktirmesi veya ''askerliğe elverişli değildir'' kararı sağlık raporlarını tanzim etmeye yetkili makam, asker hastanesi sağlık kurulu olacak. Ancak yatalaklar ile gözle görülür rahatsızlığı bulunanlar hakkında ertesi yıla bırakma, sevk geciktirmesi kararlı sağlık raporları, askerlik şubesi başkanı veya vekili ile mülki amirliklerce görevlendirilen resmi iki sivil (varsa biri aile hekimi) tabipten teşkil edilecek geçici sağlık kurulunca verilebilecek.

Kanunla, askerlik meclisleri günün gelişen koşullarında etkinliğini yitirdiği gerekçesiyle kaldırıldı. Bu işlemler bundan sonra askerlik şubelerince yapılacak.

Askere çağrılan kişiler, kimliğini ve öğrenim durumlarını gösterir belgelerle yurtiçinde askerlik şubelerinde, yabancı ülkelerde ise elçilik veya konsolosluklarında bizzat bulunmaya mecbur olacak. Bulunamayacak derecede hastalık veya engeli olanlar, hükümlü, tutuklu olanlar, lise veya yüksek öğrenimde olup henüz okullarını bitirmemiş olanlar; rapor veya onaylı öğrenim durumlarını gösterir belge göndermeye, hükümlülük veya tutukluluklarının nedenini bildirmeye mecbur olacak.

ASKERLİK İŞLEMLERİNİN ERTELENMESİNE NEDEN OLAN HALLER

Askerlik işlemlerinin ertelenmesine neden olan hallerden bazıları yeniden düzenlendi. Lise veya dengi okullarla fakülte ve yüksekokullarda öğrenim görenlerin askerlikleri; bitirdiği okulun dengi veya daha aşağı seviyedeki bir öğretim kurumuna kayıt yaptırmamak, yoklama kaçağı veya bakaya kalmamak ve 29 yaşını geçmemek üzere mezun oluncaya ya da ilişkileri kesilinceye kadar ertelenebilecek.

Savaş zamanı hariç olmak üzere; bir baba veya ananın iki oğlundan biri askerdeyken diğer oğlu, ikiden fazla oğlu olanlardan ikisi askerde iken diğerleri, oğullarından biri muvazzaf askerlik hizmetini bitirinceye kadar askere sevk edilmeyecek. Bu düzenlemenin uygulanmasında 20 yaşından küçük olanlar ile geçime yardım edemeyecek derecedeki maluller hesaba katılmayacak.

Kardeş sevk tehirinde bulunulabilmesi için ananın dul olması şartı kaldırılacak. Bugünün şartlarında 15 yaşından küçük bir çocuğun aile bütçesine katkı sağlamasındaki zorluk dikkate alınarak, kardeş sevk tehirinde 20 yaşından küçük olanlar dikkate alınmayacak.

Yoklama sırasında lise veya dengi okuldan mezun olduğunu belgeleyenlerin askerlikleri üç yıl, fakülte veya yüksekokuldan ilişikleri kesilenlerle yüksekokul mezunlarının askerlikleri ise 29 yaşını tamamladıkları yılın sonu esas alınarak iki yıl süreyle ertelenecek.

Askerlik çağrısına hasta olduklarından dolayı katılamayan yedek erbaş ve erlerden, bu durumlarını resmi veya askeri hekim ya da sağlık kurulu raporuyla tespit ettirenler herhangi bir cezai işleme tabi tutulmayacak.

Askerlik çağına girdikten sonra yapılan yaş değişiklikleri askerlik işlemlerinde dikkate alınmayacak.

İDARİ PARA CEZASI

Yoklamada bulundukları yerdeki askerlik şubesi, elçilik veya konsolosluklara gelmeyen ve mazereti bulunduğuna dair belge ibraz etmeyenlerden, birlikte yoklamaya tabi oldukları doğumluların sevk yılı içindeki ilk celp ve sevk tarihinden sonra, son celp ve sevk döneminin bitiminden önce ele geçen veya kendiliğinden gelenler, hekime ya da asker hastanesinde muayene ettirilecek. Muayene neticesinde askerliğe elverişli oldukları anlaşılanlar sınıf ve tertibat yerlerine derhal sevk edilecek. Bu durumdakilere 100 TL idari para cezası verilecek.

Kanunla, yoklama kaçağı ve bakaya suçları, ilk kez yoklama kaçağı olan ve bakaya kalan yükümlüler için kabahate dönüştürülüyor ve idari para cezası yaptırımına bağlanıyor. Talim ve manevra için çağrıldıkları halde özürsüz gelmedikleri anlaşılan yedek erbaş ve erler hakkında idari para cezaları uygulanacak ve emsalleri kadar hizmete tabi tutulacak.

Yoklama kaçağı, saklı ve bakayaları bilerek resmi veya özel hizmete alanlar, Askeri Ceza Kanunu'na göre cezalandırılacak.

Kanunla, muvazzaf subay adaylarından temel askerlik eğitimini tamamlamadan ayrılanlar ile muvazzaf subaylığa nasbedildikten sonra deneme süresinin bitimine kadar ayrılanların temel askerlik eğitiminde veya deneme süresinde geçen sürelerinin ne kadarının askerlik hizmetinden sayılacağı, bu kişilerin eksik kalan askerlik hizmetlerini ne şekilde tamamlayacaklarına ilişkin esaslar da düzenleniyor.

Temel askerlik eğitimi tamamladıktan sonra bedelli veya dövizli askerlik hizmeti kapsamından çıkarılan yükümlüler, bedelli askerlik hakkından yararlanabilecek. Bu kişiler, ödeyecekleri paranın yarısını başvuru sırasında diğer yarısını ise başvuru tarihinden itibaren 12 ay içinde ödeyebilecek.

Adres Kayıt Sistemi ve Milli Savunma Bakanlığı Bilgi Sisteminin yürürlüğe girmesi nedeniyle yedek subay ve astsubayların her yıl 1 Ocak-30 Haziran tarihleri arasında yapılan yedeklik yoklaması uygulamasına son verilecek.

ASKERLER HAKKINDAKİ İHBAR VE ŞİKAYETLER

Kanunda, Anayasanın 145. maddesinde yapılan değişiklik doğrultusunda, asker kişiler hakkındaki ihbar ve şikayetlere uygulanacak usul, Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun paralelinde yeniden düzenlendi.

Anayasa Mahkemesi, teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıt'a komutanı veya askeri kurum amirince, askeri hakimlere idari sicil verilebilmesine yönelik düzenleme Anayasaya aykırı bulunarak iptal edildiğinden, Kanunda yeni düzenlemeler yapıldı. Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı ilkeleri esas alınarak Askeri Hakimler Kanunu'nun ''Sicil belgeleri ve sicil üstleri'' başlıklı maddesi yeniden düzenlendi.

Buna göre, askeri mahkeme kadrolarında görev yapan askeri hakimlere ve savcılara idari sicil verilmesi uygulamasına son verilecek. Yardımcı askeri savcılara ve askeri savcı yardımcılarına yalnızca askeri savcı tarafından idari sicil verilecek.

Askeri hakimlerin birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma kriterleri arasında yer alan ''binbaşı rütbesinde bulunmak'' şartı kaldırılacak.

Kanunla, askeri hakimler; aylık, ek gösterge, ödenek, yargı ödeneği, ek ödeme, mali, sosyal haklar ve yardımlar ile diğer özlük hakları bakımından, eşit oldukları hakim ve savcılar hakkındaki hükümlere tabi olacak.

Askeri mahkeme kıdemli hakimi ve askeri savcının izinleri Milli Savunma Bakanlığı'nca; askeri mahkeme ve askeri savcılık kadrolarında görevli askeri hakimlerin izinleri ise kıdemli hakim veya askeri savcı tarafından verilecek.

Askeri hakimler hakkındaki ihbar ve şikayetlerde yapılacak işlemler, adli ve idari yargıda görevli hakim ve savcılara ilişkin hükümler paralelinde yeniden düzenleniyor.

İsimsiz ve imzasız ihbar ve şikayetler hakkında da mutlaka araştırma ve inceleme yapılacak, şikayetten vazgeçilmesi halinde dahi başlatılan disiplin soruşturması sonuçlandırılacak.

PARTİLERİN ÖNERİLERİ

MHP'nin astsubayların yaşadığı sıkıntıların araştırılmasına yönelik grup önerisi ile CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi'nin 100 bin öğretmen kadrosu ihdas edilmesini içeren kanun teklifinin doğrudan gündeme alınması önerisi ise Genel Kurul'da kabul edilmedi.

Görüşmeler sırasında BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, 'Normal demokrasilerde Genelkurmay Başkanlığı'nın, Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanması gerekiyor'' dedi. 

CHP'li Moroğlu, genel olarak olumlu olmasına rağmen tasarıda önemli eksiklikler ve eşitsizlikler bulunduğunu söyledi.

AK Parti'li Ünal ise Türk milletinin yediden yetmişe asker olduğunu dile getirdi.

BAKAN YILMAZ SORULARI CEVAPLADI

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Uludere olayına ilişkin tartışmaları değerlendirirken, ''Biz diyoruz ki 'istihbarat milli kaynaklardan' ama biz dışarıdayken bir gazetenin haberine, bizim bakanlığın açıklamasına veya Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasından daha çok itibar edilmekte, bu da bizim eksikliğimiz değil diye düşünüyoruz'' dedi.

Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesine devam edilen, ''Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı''nın tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Bir milletvekilinin, ''Malatya Kürecik'te konuşlandırılan sistemin ne olduğunu hala bilmiyoruz. Nedir-'' sorusu üzerine Yılmaz, ''Biz ne dersek diyelim bize değil de bir gazetenin haberine inanılıyor. Bu bir NATO kapasitesidir. Akıllı savunma sistemindeki herkes kendi imkanlarını birleştirecek ve bundan NATO faydalanacak. Dünyada artık bir global savunma var. Bundan ülkemizin bir sıkıntısı yoktur. NATO imkanları için kullanılacaktır bu sistem. Bu füze savunma sistemine Rusya dahi dahil olmak istemektedir'' diye konuştu.

Milletvekillerinin, Uludere olayına ilişkin sorularını da yanıtlayan Yılmaz, olayla ilgili soruşturmayı yürüten savcılığın gizlilik kararına riayet ettiklerini söyledi. Yılmaz, ''Herkes bir şey söyler ama biz Türk yargısına güveniyoruz. Sizin de Türk yargısına güvenmeniz gerekmez mi- Biz diğer arkadaşlarımızın da gizlilik kararına riayet etmesini bekleriz'' dedi.

Olayın Irak sınırları içerisinde olduğunu anımsatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

''TSK'nın yurtdışı operasyonuna ilişkin Meclis bir yetki vermiştir. En son yetki kanununu çıkarırsanız burada da hiçbir şey olmadığı çok net olarak görülür. Biz diyoruz ki 'istihbarat milli kaynaklardan' ama biz dışarıdayken bir gazetenin haberine, bizim bakanlığın açıklamasına veya Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasından daha çok itibar edilmekte, bu da bizim eksikliğimiz değil diye düşünüyoruz. Sadece bir görüntü istihbaratın kendisi değildir. Her yerden bilgiyi savcılık istiyor.''

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan'ın sürekli olarak itiraz etmesi üzerine Bakan Yılmaz, ''Hasip Kaplan bilsek ki itirazlarınız insani kaygılardan dolayı, Allah için biz sizin yanınızda oluruz. Burada bir insani kaygı yok. Hep bir ölü severlik, tabut peşinde koşma vardır'' sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Kaplan, bu sözler üzerine Bakan Yılmaz'a, ''Katliamı kim yaptı Sayın Bakan-'' bağırdı.

Tekrar söz alan Yılmaz, şöyle devam etti:
''Biz yapılanın doğru olduğunu söylemiyoruz. Savcılık incelemesinin bitmesinin beklenmesini söylüyoruz. Daha önce PKK'nın içerisinde bulunmuş ve ayrılmış Almanya'da yaşayan biri, 'biz her sabah kalktığımızda karşımıza 15-20 kişiyi dizerdik ve bunları öldürürdük. Öldürürken de terör örgütü liderinin ismini bağırırdık' diyor. İnsana biraz saygısı olan bunu sorar.

Daha önceden bu toprakların yetiştirdiği bir Muş milletvekili vardı Nuri Yaman kardeşimiz... Haziran'da vefat etti. Cenazesi hazırlandı hemen üzerine örgüt bayrağını koymak istediler ve kızı bunu reddetti. Sizin cenaze istismarına, ölülerin istismarına izin vermedi. Sizin insanla ilgili kaygınız olmaz. İstismarla ilgili kaygınız olur.''

Kaplan'ın, ''Katliamı kim yaptı-'' sorusunu yinelemesi üzerine Yılmaz, ''Katliamı PKK yaptı. Hala da devam ediyor'' yanıtını verdi.

Bunun üzerine yerinde ayağa kalkan Kaplan ise diğer partilerin sıralarına dönerek, ''Meclis'in vicdanı yok mu biraz'' şeklinde bağırdı.

'İÇKALE'DEKİ KEMİKLERİ DE İSTİSMAR ETTİN'

Bakan Yılmaz, Kaplan'ın Diyarbakır'ın İçkale mevkinde bulunan kemikleri de istismar ettiğini ifade ederek, ''Senin bir özür dilemen gerekmez mi İçkale'de ne oldu-'' sorusunu yöneltti.

ABD kuvvetlerinin çekilmesine rağmen Kuzey Irak'a ilişkin anlık istihbarat paylaşımının sürdüğünü belirten İsmet Yılmaz, ''Grup, Irak topraklarında iken harekat icra edilmiş. Bu süreçte ilgili makamlara grubun kaçakçı olduğuna dair herhangi bir bilgi ulaşmamıştır'' dedi.

Yılmaz'ın konuşmasının ardından söz alan Kaplan, ''Bu Meclis'in vicdanı pas tutarsa insanlık suçu karşısında susarsa ve hiçbir şey olmamış gibi susarsa, bomba emrini verenleri çıkaramazsa tarihinin en affedilmez hatasını yapmış olur'' ifadesini kullandı.

Daha sonra, yapılan oylamada tasarının maddelerine geçilmesi kabul edildi.

 

 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?