banner39

Bahçeli: İnternet kontrolü lazım, yöntem yanlış!

MHP Genel Başkanı Bahçeli, internet düzenlemesini eleştirerek, "Elbette internet yoluyla işlenen suçların önüne geçmek önemli ve zorunlu bir ihtiyaçtır. Ne var ki izlenen yöntem arızalı ve kusurludur" dedi

Politika 11.02.2014, 10:59 11.02.2014, 13:05
Bahçeli: İnternet kontrolü lazım, yöntem yanlış!

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, internet düzenlemesini eleştirerek, "Elbette internet yoluyla işlenen suçların, yapılan hakaretlerin önüne geçmek önemli ve zorunlu bir ihtiyaçtır. Ne var ki izlenen yöntem arızalı ve kusurludur" dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM grubunda yaptığı konuşmada, özel hayatın mahkeme kararı olmaksızın dinlenmesi, kayda alınması ve siyasi spekülasyona malzeme yapılmasını doğru bulmadıklarını belirterek, kanunsuz şekilde kişilerin dinlenip haklarında arşiv düzenlenmesini "büyük bir skandal" olarak nitelendirdi.

Bahçeli, gündeme sızan tape ve ses kayıtlarının mahkeme kararına binaen yapıldığı, özel hayatla ilgili olmadığını dile getirdi. Bahçeli, "Bu gelişmelerden Başbakan'ın sızlanmasına ve rahatsızlık duymasına lüzum yoktur. Şayet kamuoyuna servis edilen dinleme kayıtları, sızdırılan tapeler bizzat Başbakan'ın mahremiyetini ilgilendirmiş olsaydı, buna en başta biz karşı çıkar ve kararlıkla da lanetlerdik. Fakat kazın ayağı hiç de öyle değildir" diye konuştu.

"BAŞBAKAN NEREYE GİTSE GÖZÜ BİZDE"

Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın "işi gücü bırakarak MHP'yi takibe giriştiğini" öne sürerek, şöyle devam etti:

"Bu, elbette bizim için memnuniyet vericidir. Başbakan, bizi ne kadar izlerse ne kadar dinlerse ne kadar örnek alırsa o kadar çok şey öğrenecek ve doğruyu görecektir. Ancak kendisi bizden istifade için değil, sesimizi kısmak, ekranlardaki nefesimizi kesmek için çırpınmıştır. Muhtemeldir ki şu anda ekran karşısında başını iki eli arasına alarak odasında terör estiriyor ve merhum Kemal Sunal'ın bir filminde sürekli dayak yiyen 'Mazlum' karakterinin kopyalarını yana döne arıyordur. Başbakan, nereye gitse gözü bizdedir. Başbakan, ne yapsa bir kulağı bize çevrilidir. Başbakan, ne yöne dönse karşısında bizi veya hayalimizi görmektedir. Muhtemeldir ki geceleri bile adımızı sayıklamaktadır. 3 Haziran 2013 tarihinde başlayan ve Fas, Cezayir ve Tunus'u kapsayan ziyareti esnasında şahsımı ve partimizi hedef alan faşizan sözleri gündeme bomba gibi düşmüştür. 4 Haziran 2013 tarihinde TBMM Grup Toplantımızda paylaştığımız görüşlerimizin Haberteyyo ekranlarında yayınlanması Başbakan'ı çileden çıkarmıştır. Başbakan görüş ve düşüncelerimizin ekranların altından verilmesine bile sinirlenmiş, Fas'tan Alo Fatih hattını tuşlamıştır. Medyanın köçeğine dönen malum şahıs ise can havliyle yayınımızı kesmiş ve haberimizi engellenmiştir.

MHP'nin görüş ve düşüncelerinin ekranlarda alt yazıyla geçmesine bile tahammül edemeyen Başbakan Erdoğan, benzerlerine ancak kapalı devre çalışan dikta yönetimlerinde rastlanacak bir hazımsızlıkla müdahale etmiştir. AKP'nin Pravdası'na dönen medyanın Milliyetçi Hareket Partisi'ne uyguladığı sansür, fikirlerinin kamuoyuna ulaşmasına koyduğu şerh ileri otokrat Başbakan'ın gözetim ve denetiminde tezahür etmiştir. Bu, demokrasi cinayetidir. Bu, bağımsız basın anlayışının havaya uçmasıdır. Özgür, tarafsız ve objektif olması gereken medya organları, Başbakan'ın tahakkümü altına alınmış, çok seslilik, farklı ses ve yorumlar ahlaksızca bastırılmıştır. Başbakan'ın moralini bozan medya çalışanları maalesef işten atılmış, ekmeğinden edilmiştir. Demokrasinin en önemli unsurlarından olan haber alma özgürlüğünün kısılması basın yayın kuruluşlarının Başbakan'ın keyfine ve kirli emellerine teslim olması milli iradeye saygısızlık olduğu kadar, demokratik teamüllere de tamamen aykırıdır. Başbakan, kişi hak ve hürriyetlerine ket vurmuştur."

"GEREKİRSE 76,5 MİLYONA TEK TEK ANLATIRIZ"

 "Geldiğimiz bu aşamada, 'MHP niye ekranlarda yok, neden basında yer almıyor' diyerek bizi eleştirenler, zannederim her şeyi anlamışlardır. Kronik MHP alerjisinin aldığı boyutu herkes görmelidir" diyen Bahçeli, "Gerekirse derdimizi tek tek 76,5 milyon vatandaşımıza açıklarız" ifadelerini kullandı.

Bahçeli, açıklamalarının televizyon yayınlarından kaldırılması iddialarıyla ilgili, şunları söyledi:

"Başbakan Türkiye’yi gerçekten de harap etmiş, milleti korkutarak, hayali düşmanlar icat ederek siyasetini ikmal etmeye çalışmıştır. Yalancı, yüzsüz, riyakar, dedikoducu, karanlık suratlı bir yığın adam AKP’nin etrafında toplanmış, maneviyat sömürüsüyle günahın ve şeytani heveslerin özel kuryeliğine soyunmuşlardır. Herhalde bu sözlerimize Başbakan yine dayanamayacak, yine tahammül edemeyecek ve uzandığı ilk telefonla Fatihlerine emirler yağdıracaktır. Anlaşılan, Başbakan Erdoğan’ın paralı askerleri, yandaş lejyonerleri, medyadaki soytarıları 24 saat eksiksiz hizmet vermektedir. Demek ki, 'Alo Fatih' hattı biz konuşurken sürekli açık ve çalışır vaziyettedir.

Başbakan Erdoğan dünyanın neresinde olursa olsun aslan parçası fatihleri, kula kulluk eden iki ayaklı dama taşları tetikte beklemişler, adeta amuda kalkarak emre amade olduklarını göstermişledir. Şimdi de biz fatihciklere sesleniyoruz: 'Alo Fatih', haberiniz olsun tehlike büyük, çünkü MHP sel gibi, kurşun gibi, fırtına gibi geliyor. Bu nedenle yayınımızı derhal kesin, durum raporunu da sahibinize takla ata ata bildirin ve ezile büzüle en kısa yoldan ulaştırın.

Buradan Başbakan’a bir teklifte bulunuyorum; madem sözlerimizden çok alınıyorsun, üzüntüden fatihlerini ikide bir azarlıyorsun, o halde gel bu işi çözelim, sonuca erdirelim. Şahsımın ne zaman, ne kadar süreyle, hangi sınırlarda, nerede ve nasıl konuşması gerektiğini bildirirsen senin gönlünü kırmaz, deyim yerindeyse sana bir güzellik yapmaktan çekinmeyiz. Sayın Başbakan yeter ki sıkma canını, bu kadar çırpınma, bu kadar dert etme, her şeyin orta yolu vardır ve bize bir ‘Alo’ demen kafidir."

"BAŞBAKAN SİYASETEN ÖMRÜ DOLMUŞTUR"

"Başbakan Erdoğan'ın kendisini ele verme ihtimallerinden dolayı rüşvetçilerin itibarına kafa yorduğunu" iddia eden Bahçeli, şöyle konuştu:

"Önüne geleni kapan, ardına geleni tepen, işine geleni aklayan, kızdığını haşlayan, hırsızı ve rüşvetçiyi sımsıkı bağrına basan Başbakan'ın hukuken, siyaseten ve ahlaken ömrü çoktan dolmuştur. Son demokratik darbeyi bu zihniyete ve yandaşlarına indirmek AKP'ye oy veren kardeşlerim başta olmak üzere herkes ve hepimiz için vatan ve namus borcudur."

"Bu çağdışı kararın kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur"

 Bahçeli, şunları kaydetti: İnternet erişimini baskı altına alan, sanal medyaya kelepçe vuran bu çağdışı kararın kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur. Elbette internet yoluyla işlenen suçların, yapılan hakaretlerin önüne geçmek önemli ve zorunlu bir ihtiyaçtır. Ne var ki izlenen yöntem arızalı ve kusurludur. Yasaların amacı, özgürlüğü kısmak veya kaldırmak değil, korumak ve genişletmek olmalıdır. Ümit ederim ki Başbakan'ın tahammül edemediği, haberlerinin verilmesine çok kızdığı Sayın Cumhurbaşkanı taleplere duyarsız kalmaz, milletimizin beklentisinin hilafına hareket etmez.

banner53
Yorumlar (0)
35
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?