Bahçeli İzmir'de ağzını bozdu

MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin İzmir mitinginde halka sesleniyor. Bahçeli, Çözüm Süreci'ni destekleyenlere "Ş..ler, açlaklar... " şeklinde hakaretlerde bulundu.

Bahçeli İzmir'de ağzını bozdu

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İzmir Alsancak Gündoğdu Meydanı'nda düzenlenen 'bayrak mitingi'nde konuşmaya başladı.

Bahçeli alanı dolduran kalabalığın tezahüratları eşliğinde Çözüm Süreci'nde işbirliği yapanlara ağır hakaretler etti.

Bahçeli, Çözüm Süreci'ni destekleyenlere "Ş..ler, açlaklar... " şeklinde hakaretlerde bulundu.

Bahçeli, konuşmasından Türk tarihinden Metehan, Atilla ve Ergenekon gibi kavramların isimlerini anarak "nerede?" diye tek tek sordu. Meydan da "burada" diye cevaplar yükseldi.

Bahçeli'nin konuşmasından satırbaşları:

Bu milli çığlığı duymalıdır. Bu milli iradeden korkmalıdır ve ayağını denk ve aklını da başına almalıdır. İşbirlikçi hainler, yersiz ve yurtsuzlar bu sesten irkilmelidir. PKK elçileri, yarım aydınlar, terör işportacıları, kan baronları, silah meraklıları, ölüm tacirleri, çözüm ve barış fitnesini ağızlarına dolayan ahlaksızlar bu sesten irkilmelidir. Bu 63'ler bu sesten ürkmelidir. Bu 63'ler nifak dağıtmaktan acilen vazgeçmelidir

Milliyetçi vatanseverlere çapulcular diyen ve asıl çapulcularla, asıl alçaklarla, kokuşmuş kim varsa kader ortaklığı yapan Başbakan Erdoğan bu sese dikkat etmelidir. Zira bu ses kendisinin himaye ettiği teröristlerin, ruhunu teslim ettiği İmralı canisinin kabusudur. Bayrağı lekelemeye çalışan şerefsizler, vatanı ayırmaya yeltenen aşağılık yüzler bu sesle yerin dibine batmalıdır. Sizin sesiniz Çukurova'nın ve Anadolu bozkırlarının ümididir. Efelerin, zeybeklerin, seğmenlerin, dadaşların nişanıdır.

Sizin sesiniz Cumhuriyetin kuruluşundan 90 yıl sonra yeni bir çılgın Türkler kuşağının meydan okuyuşudur. Kötülerin kulağını sağır eden sesiniz Türk milletinin çağları aşarak gelen mübarek sesidir. Türkiye kapkara bir dönemin içindedir. Türk milleti manen kırılmakta, maddeten bitirilmektedir. Böylelikle her şeye razı olması beklenmektedir. Tarihe şan ve şöhretle geçen aziz milletimiz çöküşe götürülmektedir.

90 yıl önce bir yücelmenin ucundan, bir doğuşun şafağından yola çıkan aziz milletimiz bugün bitişin yanına gelmiş bulunmaktadır. Terör suçundan müebbete mahkum olan, 40 bin kişinin kanını elinde, yüzünde, her şeyinde taşıyan katil Başbakan'la aleni pazarlık yapmaya soyunmuştur. Başbakan Erdoğan, Türk milletinin şerefeyle oynadığı gibi kendi şerefini de iki paralık etmiş ve şeref yoksunluğu sıralamasında bir numarayı kimseye bırakmamıştır.

Bölücü terör örgüte teslim olmak baharı getirecekse neden 29 yıldır mücadele edilmiştir. Sayın Erdoğan bununla ilgili bir düşüncen var mıdır? Kanlı projeler sana tasviye görevi mi vermiştir? Banka hesaplarını mı kabartıyorsun, yedi ceddine yetecek servetini mi büyütüyorsun? PKK'ya hangi vaadleri verdin?

Nasıl silah bırakacaklar? PKK ise her defasında silah bırakmayacağını açıklamıştır. Militanlara neler bahşettin? Henüz başarılı olamadın, olamayacaksın da...

Türk olmaktan utanıyor musunuz, Türklüğü ırkçılıkla bir görenleri hoş görecek misiniz, Türk milletine aidiyetten Başbakan istedi diye cayacak mısınız, Türkiye'yi PKK'ya satma ve devretme hazırlığı yapan haramzadeleri affedecek misiniz, Türk milletinin mahremine kastedenleri, kutsallarımıza yan gözle bakan namertleri unutacak mısınız" sorularına meydandakilerin "Hayır" cevabı vermesi üzerine Bahçeli, "Bu (Hayır)lar, Başbakan'ın, İmralı canisinin ve küresel efendilerinin emellerini Ege'nin dibine gönderecektir, doğudan batıya kuzeyden güneye Türk milletini yaşatacak ve kardeşliğinin garantisi olacaktır, Türklüğe BOP kumaşından biçilen kefeni yırtıp atacaktır.

AKP hükümeti, Türk milletini yıldırmak için her yolu mübah görmektedir. Anketler seferber edilmekte, yandaş medya yönlendirilmekte, 63'lükler ve sözde aydınlar, telaş ve panikle faaliyete geçirilmektedir. Kamuoyu algısını, PKK ve İmralı canisiyle yürütülen müzakerelere ikna etmek için iblisçe taktikler uygulanmaktadır ve peş peşe açıklamalarla süreç ihanetine desteğin arttığı ifade edilmektedir. Milletimize (Terör bitsin mi, anaların gözyaşı dinsin mi, barış gelsin mi?) soruları sorulmakta ve doğal olarak alınan olumlu cevaplar da süreç rezilliğine destek olarak ilan edilmektedir. AKP'ye yardım ve yataklık yapan yandaş anket kuruluşları, (İmralı canisiyle görüşmelere ne diyorsunuz, PKK'yla görüşmeleri kabulleniyor musunuz?) deselerdi, biliniz ki yayınlanan anketlerde milletimizin bu rezil süreci tamamıyla reddettiği ortaya çıkacaktı. Çözüm ihanetine sanal destek oluşturularak milletimizin aklı çelinmektedir. Bu, her şeyden önce hayasızlığın, yalancılığın ve milli irade dolandırıcılığının dik alasıdır.

Şu benzerliğe bakınız ki mütareke yıllarında Yunan ordusunun başarısı için dua eden Adliye Nazırı Ali Rüştü Efendi, İngilizlerin kapıkulu olmuş Sadrazam Damat Ferit Paşa varken, bugün de ABD'li askerlere dua eden Başbakan Erdoğan ve hükümeti bulunmaktadır. 93 yıl önce Sevr Antlaşması'nı reddeden asil millet evlatlarını, boş yere kan döken, barışı engelleyen çılgınlar olarak görenlerle, şimdilerde bizim tutumumuzu eleştirenler, aynı ihanet aşından farklı dönemlerde de olsa kaşık kaşık yiyen işgal artıklarından, hain isimlerden başkaları değildir.

Sonra da bize (Siz ne yaptınız?) diyerek, milliyetçilikle ahkam kesmiştir. Sayın Başbakan, Yahudi cesaret ödülü alman, seni Yahudi yapmamıştır, Akdamar Kilisesi'ni onarmak seni Ermeni yapmamıştır, 88 yıl sonra Trabzon Sümela Manastırı'nda ayin yapılmasına izin vermen, seni Ortodoks yapmamıştır, Papa heykeli altında imzalar atman seni Katolik de yapmamıştır, bu iktidarla Orhun'a gitmen, Tonyukuk'un aziz anısına tutunman seni Türk de milliyetçi de asla yapmayacaktır. Başbakan sana geçmiş olsun, uğurlar olsun, sen bu treni çoktan kaçırdın. Mardin'de Türk milliyetçiliğini ayaklar altına aldığın gün, her zeminde Türklüğü etnik mertebeye indirdiğin ve ırkçılıkla bir gördüğün zaman zaten her şeyi kaybettin.

Başbakan Erdoğan, İmralı canisini ve bölücü alçakları temize çıkarmaya çalışırken bizi karalamaya tüm gücüyle yönelmiştir. Zimmet ve kalpazanlıktan sicil almış birisi, geçmişteki hükümet yıllarımızla ilgili bizden hesap sormaya çalışmaktadır. AKP ve PKK ittifakı bize takıldıkça Başbakan, hakkımızda fezlekeler düzenletip, Meclise sevk etmekte ve araştırma komisyonları kurduracağını ifade etmektedir. Herhalde bizim korkacağımızı, kendisi gibi hemen gömlek değiştireceğimizi düşünmektedir. Bizim güvencemiz ve gücümüz, işte İzmir'de bu meydandadır. Zira Allah'ın izni, milletimizin yardımıyla hepinizin hakkınızdan geliriz, hepinizi yere sereriz. Tüm iş birlikçilerin, müzakerecilerin ve Türk milletine ölümü gösteren terörist zorbaların defterini düreriz. Bir başımıza da kalsak, alayına yeteriz.

Başbakan, kaçamayacaksın, kurtulamayacaksın, kandıramayacaksın ve bil ki mutlaka iki cihanda da istismarlarının, talan ve tahribatlarını hesabını vereceksin. Biz her şeye katlanmaya razıyız ama sen ve hükümetin çalmaktan, çırpmaktan, yetim malı yemekten, teröristlere çanak tutmaktan ve Türk milletine ihanetten kesinlikle bağımsız yargı önünde hesap vereceksin.

Güncelleme Tarihi: 20 Nisan 2013, 21:02
YORUM EKLE
YORUMLAR
vatandaş
vatandaş - 6 yıl Önce

habere attığınız bu taraflı başlıktan sonra sitenizi artık takip etmeme kararı aldım. ağız bozmaya gelince; bu ülkede hangi siyasetçi ağzını nasıl bozuyor biraz gündemi takip eden herkes bilir.

banner39

banner36

banner37

banner35