banner15

Bahçeli'den muhaliflere çok sert çıkış

MHP lideri, grup toplantısında muhaliflerini eleştirirken, "Bizim Paralele teslim edecek partimiz yoktur. Olağanüstü kurultay yoktur, yapılmayacaktır. Okyanus ötesi kaçkınları, Paralel atıkları ne yaşamışsa müstehaktır. Bunlar ABD'nin kuklası, İslamiyetin yüz karalarıdır" dedi

Bahçeli'den muhaliflere çok sert çıkış

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli grup toplantısında konuşuyor. Bahçeli, mahkemenin aldığı tüzük kurultayı kararını değerlendirirken, "Bizim Paralele teslim edecek partimiz yoktur. Olağanüstü kurultay yoktur, yapılmayacaktır." diye konuştu. Bahçeli sözlerinin devamında, "Okyanus ötesi kaçkınları, Paralel atıkları ne yaşamışsa müstehaktır. Bunlar ABD'nin kuklası, İslamiyetin yüz karalarıdır." ifadesini kullandı.

MHP lideri Devlet Bahçeli, muhaliflerin açtığı dava sonucu mahkemeden çıkan "kayyum" kararına çok sert tepki gösterdi...MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, muhaliflerin mahkemeye açtığı dava sonucunda parti yönetimine kayyum atanmasına çok sert tepki gösterdi. Mahkeme kararına saygılı olduklarını ve Yargıtay hakkını kullanacaklarını vurgulayan Bahçeli, "Bunlar 40 fırın ekmek yeseler, ağızlarıyla kuş tutsalar yine de MHP'yi kafalarına göre tanzime edemeyeceklerdir. Bu davanın hamuru şehit kanıyla yoğrulmuştur. Bu ucubeler başka kapılarda gezip de nereye gitmiştir? Bizi paralele teslim edecek bir partimiz yoktur!" dedi.

"PARALELE TESLİM EDECEK PARTİMİZ YOK"

Devlet Bahçeli'nin hem muhalifleri hem de paralel yapıyı eleştirirken kullandığı ifadeler söşyel:

"MHP ile uğraşılması boşuna değildir. MHP ayak oyunlarına hazırlıklıdır. Her musibeti def edecek cesarettedir. Türk milletine kin duyanların MHP ile ters düşmesi de olağandır. Aksi takdirde bizden şüphe duyulmamalıdır. Biz oranlarda değil gönüllerdeyiz. Yüzdelerde değil, Türklüğün yüz akıyız.
Sorumluluktan kaçan kim varsa aynı mevzide toplandılar. Kimisi okyanus ötesine uyum bağlamış, imza toplama deryası başlamıştır. Samimiyetle ifade ediyorum. İmza veren her kardeşim benim için değerledir. Anlamadığım ve asla anlayamacağım önplandaki çığırtkanlar MHP'yi bir plan çerçevesinde etkisizleştirmek isteyenlerdir. Bunlar 40 fırın ekmek yeseler, ağızlarıyla kuş tutsalar yine de MHP'yi kafalarına göre tanzime edemeyeceklerdir. Bu davanın hamuru şehit kanıyla yoğrulmuştur.

Doğru, adil olması kaydıyla hukuka her zaman riayet ederiz. Bundan sonra da sırayı Yargıtay safhası alacak. Bize AKP'nin stepnesi, bastonu diyenler şimdi ne diyecekler? Hangi mahkemenin leyhimizde karar vermesi için gerekli girişimlerde bulunulmuştur? Bu ucubeler başka kapılarda gezip de nereye gitmiştir? Bizi paralele teslim edecek bir partimiz yoktur!

İstenen büyük kurultay ise bu yılın ocak ayında belirlenen 18 Mart 2018 tarihini herkes sabırla beklemelidir. Bir iddiası olan, kendine inanan kim varsa 18 Mart 2018'de ülkücü hareketin karşısına çıkabilecektir. Bunun dışında olağanüstü kurultay yoktur, yapılmayacaktır. Olağan takvimi beklemek yerine olağanüstü kurultay beklemekte samimiyet aramamalıyız. Şimdiden yapay bayram havalarına tevessül edenleri tek tek fark ediyorum. MHP'ye nüfus etmek isteyen okyanus ötesi kaçkınlarının paralel artıklarının mutluluğunu da izliyorum. Kendi kurumlarına kayyum atandığında kıyamet koparan zümreye diyorum ki bugüne kadar ne yaşadıysanız müstehaktır. Bunlar ikiyüzlüdür. Bunlar dini paraya dönüştüren ABD'nin kuklası, islamiyetin yüzkaralarıdır. Kimse boşuna heveslenmesin. Bulanık suda balık avlamasın. Bizde tertiplere tamam diyecek acziyet yoktur.

Türkiye'nin onca gündemine rağmen tartışmaların odağında MHP'nin yer alması partimizin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Ankara, Washington, Pensilvanya arasında MHP düşmanlığının üçgeni kurulmuştur. Kurultay tavirleri kılığında işbaşındalar. MHP'yi geçmişte harekete geçirmek isteyen grup başarısızlığa uğramıştır."

İSLAM DÜNYASINA ELEŞTİRİ

"Yeni bir karanlık devrin müessir sonuçlarını yaşıyoruz. Akıl, iman ve insaf yolundan sapılmasının Müslüman coğrafyasında ne tür belalara ortam açtığı yakinen görülmektedir. Manevi bir buhran hali adeta egemenlik kurmuştur. Müslüman görünümlü münafıklar İslam coğrafyasının mağlubiyetine hizmet etmektedir. Haçlıların yapamadığı ne kadar kötülük, kalleşlik varsa din bezirganları tarafından etap etap gerçekleştirilmektedir. Bu hazin gerçek kaygı vericidir.

İslam toplumlarının bugünkü krizi efendimizi samimiyetle özümsemekten uzak olmalarıdır. Peygamberimiz neyi yasaklamışsa şu anda tam tersi yaşanmaktadır. En vahşi cinayetler İslam adına işleniyorsa, mezhepçilik kanser hücresi gibi yayılıyorsa ortada devasa bir problem var demektir. Tevhid Allah'ın varlığına birliğine imandır. Vahdet ise bir olmaktır.

İsyan ve ihanet kumpasına tepki göstermek için neyi bekliyoruz. Ortadoğu coğrafyasına bakınız. Göreceksiniz ki adalet yoktur. Kardeşlik laftadır. Birlik ve beraberlik duyguları ağır hasarlıdır. Bunların yerine savaş vardır. İtilaf egemendir. Düşmanlık diz boyudur. İkilik hat safhadadır. Müslümanın Müslümanı katlettiği bir dünya cehennem değil de nedir?

Buna karşılık batıya uşaklık yapmakta rahatsızlık duymayan krallar İslam toplumlarını sömürmektedir. Kral İstanbul'a ayak basmadan yüzlerce lüks araç hizmetine tahsis edilmiştir. Bu çelişki yumağı tevhid inancıyla bağdaşmakta mıdır? Tevhid müsrifliğin karşı cephesidir. 

"SAPKINDIR, KATİLDİR, İBLİSLE SÖZ KESMİŞLERDİR..."

İslamiyeti terörle ilişkilendirmeye çalışan kim varsa elinde hançer, silah varsa vahşete Allah kelamıyla hizmet eden kim varsa sapkındır, katildir. İblisle söz kesmişlerdir.  

Güncelleme Tarihi: 12 Nisan 2016, 17:55
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48