banner15

Bakan Yılmaz: Amaçları kardeşliği yok etmek

Terörün amacının kardeşliği yok etmekolduğunu belirten Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, saldırılarla ülkedeki kalkınmanın önüne geçilmek istendiğine dikkat çekti.

Bakan Yılmaz: Amaçları kardeşliği yok etmek

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, artan terör saldırılarıyla ilgili olarak “Bunlar (terör örgütü) kardeşliği yok etmek istiyorlar. İnsanlar birbirine yan gözle baksın istiyorlar. Ancak Türkiye geçmişinden aldığı güçle bu badireleri atlatacaktır” dedi.

Bakan Cevdet Yılmaz, Malatya Aktif İşadamları Derneği’nin 17. kuruluş yıldönümü çerçevesinde düzenlediği iftar yemeğinde işadamlarına hitap etti. Konuşmasında son dönemde artan terör olaylarına değinen Bakan Yılmaz, saldırılarla ülkedeki olumlu ortamı baltalamanın, her alanda kalkınmanın önüne geçilmek istendiğine dikkat çekti.

Bakan Yılmaz, şöyle devam etti: “Bugün yaşadığımız elim hadiselerden dolayı acımız büyük. Tekrar şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Son dönemlerde artan terör hadiselerini düşünmemiz gerekiyor. Niçin terör olayları durup dururken artışa geçti? ‘Bunun üzerinde hepimizin derin düşünmesi gerekir’ diye düşünüyorum. Türkiye doğru yolda olduğu için bunlar gerçekleşiyor. Türkiye demokraside daha önce hayal dahi edilemeyen yerlere geldiği için bunlar oluyor. Ancak bunlar Türkiye’yi durduramayacak, bunu başaramayacaklar. Bunları yapanlar kardeşliği yok etsin istiyorlar. İnsanlar birbirine ters gözle baksın istiyorlar. Ancak biz onların aksine birlik ve beraberliği pekiştireceğiz inşallah. Milletimiz geçmişinden aldığı güçlü bu badirelerini de atlatacaktır. Bir taraftan terörle mücadeleyi yaparken diğer taraftan demokratikleşmeye kalkınmaya dönük çalışmaları hayata geçirecektir.”

Ülkenin her yerini aynı şekilde kalkındırmaya çalıştıklarını anlatan Yılmaz, “Ülkeyi Malatya şehrine ben her geldiğimde moral buluyorum. Özellikle medyada Doğu denince bir imaj var. Gazeteciler bana ‘Doğu’da yatırım olur mu?’ diyorlar. Böyle söyleyenleri Malatya’ya davet ediyorum. Malatya gerçekten hızlı büyüyen gelişen bir ilimizdir. 2. Organize sanayi bölgesinde yer kalmamış. 3. Organize Sanayi Bölgesini de oluşturmaya çalışıyorlar. Bizde kalkınma ajanslarıyla, Sosyal Destek Programı (SODES) programlarıyla üniversiteler sağlanan desteklerle bu kalkınma sürecine destek olacağız. Kalkınmayı biz sadece büyüme olarak algılamıyoruz. Kalkınma daha geniş bir kavramdır. Büyüyen ekonominin nimetlerini millete eşit dağıtmamız gerekiyor. Değerlerimizi sosyal dokumuzu korumamız gerekiyor. Aksi takdirde sadece küçük bir grubun kazandığı gelişmeyi kalkınma olarak lanse edemeyiz. Ak Parti çok geniş bir kalkınma hamlesini hayata geçirdi. Malatya’da bunun örneklerini görüyoruz. 40 milyon TL’ye bir viyadük yapılmış. Türkiye artık sağlığı, hizmet ihracatı noktasında ihraç etmelidir denebilecek bir aşamaya geldik. Eğitimde hızlı bir gelişme içindeyiz. Birçok ilde birden fazla üniversitelerimiz oluşuyor. Katma değer üreten üniversiteler istiyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin Ak Parti iktidarı ile birlikte reaksiyon gösteren değil strateji geliştiren bir ülke haline geldiğini vurgulayan Yılmaz, “Bugün artık dünya üzerinde söz söyleyen, bir anlamda dünyanın vicdanı olan bir ülke haline geldik. Bugün Başbakanımız Somali’ye gitti. Orası hakkında bazı ülkeler kayıtsız kalanlar kaybedecek. Biz bu sorunlarla ilgilendiğimiz için daha da büyüyoruz. İnsan odaklı, insan merkezli kalkınmanın bayraktarlığını yapacağız. Türkiye bölgesinde sözü dinlenen, olaylara yön veren bir ülke haline gelmiştir. Reaksiyon gösteren değil strateji geliştiren bir ülke haline gelmiştir” şeklinde konuştu.

Ekonomiyle alakalı dünyada bir sıkıntının olduğunu ve Türkiye'de bu sıkıntının yaşanmadığını belirten Yılmaz, bu sıkıntıların temelini 2008'de başlayan küresel krizin uzantılarına bağladı. O dönemlerde birçok ülkenin bankalarının iflas noktasına geldiğini, Türkiye'de ise bir şey yaşanmadığını anlatan Bakan Yılmaz, şunları kaydetti:

Dünya’da 2008’den sonra bir kriz yaşandı. Halan etkileri devam ediyor. 2001’de Türkiye kriz yaşamıştı. Türkiye bu krizi IMF’den destek alarak aşabilmişti. 2008 krizinde ise taban tabana farklı gelişti. Türkiye bu krizden etkilenmedi. Kendi aklımızla ve kendi kaynaklarımızla bu krizi yönettik. Bu krizin başında da felaket tellallığı yapanlar oldu. ‘IMF ile anlaşmasanız bu kriz Türkiye’yi çökertir’ dediler. O tarihten bu yana ekonomimiz çok şükür dimdik ayakta. Birtek banka batmadı. Mali disiplinimiz başka ülkeleri kıskandıracak düzeyde iyi gidiyor. Bugün Yunanistan’da borçlanma oranı yüzde 150’yi geçti. İtalya’da yüzde 120’yi geçti. Türkiye’de ise 2002’de yüzde 74 idi bu yıl ise yüzde 40’ın altına iniyor. Başka ülkelerde borçlar konusunda artma eğilimi varken bizde azalma eğilimindedir. Siyasi istikrarımız var. Her şeyden önce reform yapma irademiz var. Popülist bir yönetimimiz yok. Tam aksine yapılması gerekeni hızlı ve etkili bir şekilde gerçekleştiren bir hükümetimiz var. Dünyaya karşı en önemli gücümüz budur. İnşallah önümüzdeki dönemde güçlü bir siyasi istikrarla güçlenmeye devam edecektir. Biz 2023 için ‘10 büyük ekonomi arasında yer alacağız’ diyoruz. Dolayısıyla bu küresel kriz ortamında rakiplerimizden daha iyi bir şekilde bu süreci yöneterek hedef gideceğiz. Çok şükür Türkiye sağlam bir bünyeye sahiptir. Bu olduğu sürece ortada ne kadar mikrop olursa olsun size zarar vermez. İnşallah bu şekilde yolumuza devam edeceğiz.”

Güncelleme Tarihi: 19 Ağustos 2011, 22:54
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35