banner15

Başörtülü milletvekillerine ilk tepkiler

Ak Partili 4 milletvekilinin başörtüleriyle TBMM Genel Kurulu'na girmesi CHP hariç tüm partiler tarafından memnuniyetle karşılandı. CHP'den de beklendiği gibi sert bir karşı çıkış olmadı

Başörtülü milletvekillerine ilk tepkiler

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

TBMM Genel Kurulu'na Meclis tarihin ilk kez bugün dört kadın milletvekili başörtüsüyle oturuma katıldı.

Dört kadın vekilin başörtüleriyle Genel Kurul'a gelmesi başta Ak Partililer olmak üzere Meclis'te grubu bulunan diğer partiler tarafından da memnuniyetle karşılandı. CHP'liler ise konunun iktidar tarafından sömürü aracı haline getirilmesine müsaade etmemek için başörtülü vekillere karşı çıkmadıklarını açıkladı. Başörtülü vekillerin katıldığı ilk oturumda tüm partilerin temsilcileri konuyla ilgili birer açıklama yaptı. Konuşmalardan sonra Meclis'e pantolonla da girilmesi konusunda mütabakat sağlandı. Tüm partiler, CHP'li Şafak Pavey'in de pantolon giyerek TBMM Genel Kurulu'na gelmesinin önünde bir engel olmadığında birleşti.

İşte başörtülü vekillere ilk tepkiler:

CEMİL ÇİÇEK:

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 4 başörtülü milletvekilinin Genel Kurul çalışmalarına katılmalarına ilişkin, "Meclis bugün tarihine yakışır bir müzakere gerçekleştirmiştir" dedi.

CHP'Lİ İNCE: BENİM BACIM DA KAPALI

Genel Kurul'da konuşan ilk isim CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, AKP'li dört milletvekilinin başörtüsü ile TBMM'ye girmesi hakkında şunları söyledi:

"Kız çocuklarının başörtülü okuyamadığı için kızını yurtdışında okutan Sayın Erdoğan'a saygılarımı sunarak başlamak istiyorum. Bu bir özgürlük kavgası değildir. Başörtülü bacıma saldırdılar deyip, camide içki içtiler deyip aradan 20 cuma geçmiş olmasına rağmen açıklayamamaların davasıdır bu. Dinin emriyse dinin bir tane mi emri var? Yetim hakkını yememek, milleti ayrıştırmamak emir değil midir? Kadınlar babalarının mirasından iki pay alacak mı? Bir vekil hac sonrası kendisine reset atıldığını söylüyor. İslam anlayışını bu kadar dejenere eden bir açıklamadır bu. Kişi Allah karşısında resetlendiğini bilemez. Kişi kendisi karar veremez. Siz Allah karşısında resetlendiğinizi söylüyorsunuz ama resetlenmediniz. Ama Tayyip Erdoğan karşısında resetlenmiş olabilirsiniz. Sizler bu kürsüde bir kadın arkadaşımızı savunmadınız. Üzerine biber gazı sıkılan kırmızı giysili kadını bir kez burada savunmadınız. Kıyafeti nedeniyle işten atılan sunucuyu hiçbir zaman savunmadınız. Türbanla Meclis'e verme savaşını verdiniz. Yolsuzluğun savaşını vermiyorsunuz. Kevser suresini bilen (Başbakan Erdoğan'ı kast ederek) meydanlarda 'soy önemli soy' demez. Kardeşinin, çapraz danışman yatıp maaşı cebe atıp sonra hacca gidenlerden inşallah hesap sorarsınız diye düşünüyorum.

İnşallah milletin hakkını savunur Başbakan'ın karşısına çıkarsınız. Şimdi Başbakan'a işsizliği konuşalım diyecek misiniz? Seçim yaklaşırken mağdur edebiyatı yapmanıza izin vermeyeceğiz. Sizin bir tane sermayeniz var. Bütün özgürlükleri yok ettiniz.

Dinin emrinden bahsediyorsunuz. İddiayı kim buldu şans topunu kim buldu mucitler. Beygirleri 7 günü koşturuyorsunuz, mucitler hangisisiniz. Mücahitlik taslayıp aslında müteahhit olanlar siz değil misiniz? Yıllarca kandırdınız. Size bu sefer bunu yaptırmayacağız.

Benim başörtülü bacım diyorsun. Başörtüsüzler senin bacın değil mi? Bizim başörtülü de, başörtüsüz de bacımız. Siyasetçiler zaman zaman gittiği her yerde 'hemşerilerim' der ya... Başörtülüm, başörtüsüz bacım da söylemdir. Benim bir bacım var, kız kardeşim var sizin gibi açık değil kapalı. 4 arkadaşınız resetlenmiş ya benim kardeşim 12 yaşından beri resetlenmiştir.  Ama bunu siyaset için kullanmam, rant için kullanmam, size de kullandırmayacağız."

BULDAN: ERKEKLER BİZE KARIŞMASIN

İnce'nin ardından BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, TBMM Genel Kurulu'nda söz aldı. BDP'li Pervin Buldan şunları söyledi: "Biz kadınlar olarak bir müdahale ve bir öneri almak istenmiyoruz. Düşünecek biziz. Kadın arkadaşlarımza bir çağrı yapmak istiyorum. Nasıl giyeceğimizi biz karar veririz, erkekler değil. Kadınlar tek ses olduğu müddetçe, özgürlüklerimiz daha da büyüyecek, dahada gelişecek. Türkiye'ye kadına bakış açısı değişcektir. Bu anlamda kadınlarımızı birlik ve beraberliğe davet ediyoruz.

"Türban meselesini bir demokratikleşme meselesi olarak ele almak doğrudur ama bunu seçim sürecine yakın bir zamanda yapmak düşündürücüdür. Ama AKP'li kadınların Genel Kurul'a başörütüsü ile gelmelerini doğru buluyorum."

MHP'Lİ DEMİREL: ERKEKLER MAHREMİMİZDEN ÇIKSIN

Buldan'ın ardından konuşan MHP'li Ruhsar Demirel şunları söyledi: "MHP adına olağan bir gündür Meclis çatısı altında. Özgürlük adı altında bizim görüşümüzce mobbing yapılıyor. Bu hanımefendilerin hayatı mikroskop altına konuldu. Bu kimseyi ilgilendirmez. Biraz empati yapın lütfen. Erkeklere sesleniyorum. Nasıl giyindikleri kimi ilgilendirir? 4 hanımefendiye, dolayısıyla bize mobbing yapılıyor. Bütün kadınlar adına reddediyoruz, insanları kılık kıyafet yüzünden yargılamayı reddediyoruz, kabul etmiyoruz.

"Biz 2008'de verdiğimiz kanun teklifiyle bu sorunu çözmek istediğimizde kalkmayan parmaklar bugün vicdanlarında bunun hesabını versinler. 2010'da tekrar ettik yine kimse sesini çıkarmadı.

"Beyefendilere sesleniyorum: Biz hanımlar üzerinden siyaset yapmayın lütfen. Bütün hanımlar kıymetlidir. Bizimle birebir siyaset yapın lütfen. Bizi bugünlere getiren Başı açık veya kapalı hiç önemli değil, hanımefendilerin omuzlarıdır. Özgürlük adın altında bu mobbingten şiddetten vazgeçiniz. Başka sorunlarımız var. Ne giyindiğimiz değil, çocuk anneler, açlar, işsizleri konuşulmalı.

"Kılık kıyafetimizi bu ülkenin sorunu olamaz. Biz buraya Türkiye'nin sorunlarını çözmek için geldik. Bu millet sorunları çözelim diye buraya yolluyor kavga etmek için değil. Konuşalım vicdanlarımızla bulaşalım diye akıl var gönül var.

"Burası ne boks ringi, ne güreş alanı. Konuşmak için varız. Bizler de sizin gibi milletvekiliyiz. Kadın olarak adlandırılmaktan da rahatsızız. Biz ortaklıklarımız üzerinden büyümek istiyoruz. MHP her zaman çağrı yapmıştır. Hanımefendiler istedikleri gibi giyinebilirler, bu herkesin hakkı. Başörtülü hanımefendilerle fotoğraf çektirip twiter'a koyup reklam yapmaya da gerek yok. Bunlar yakışıksız şeyler. O hanımefendilerinin eşi, çocuğu yerine koyun kendinizi. Bunlar mahrem. Mahremimize girmenizden rahatsızız. Erkekler biz sizin ne yiyip ne içtiğinize karışıyor muyuz. Mahremimizden çıkınız."

AK PARTİLİ SATIR: BUGÜN YASAKLARDAN BİRİNİ BİTİRİYORUZ

Demirel'den sonra konuşan AK Partili Belma Satır şunları söyledi: "Bugün dinlediğim konuşmalardan dolayı memnuniyetimi belirtmek istiyorum. Hepimizin beklediği ortam bu. Bugün inşallah Türkiye'deki yasaklardan birini bitiriyoruz. Hac dönüşü buraya başörtüsüyle gelen arkadaşlarımıza hoş geldin diyoruz. Kadın üzerinden siyaset yapılması gündem maddesi olması hepimizin reddettiği bir konudur. Anayasada demokratik, laik Türk milleti yazıyorsa gereğini yapmamız gerekirdi.

"Demokratikleşme hareketiyle başörtülü arkadaşlarımız bizimle çalışmaya devam edecekler.Kadınlar  bugüne kadar hep teferruat olarak kaldılar, hiç özne olamadılar. Yıllar evvel Merve Kavakçı döneminde yaşanan sorunları yaşamadık. Kadınların siyasette var olması, kalıcı olması hangi görüşte olursak olalım bir arada olmamızla olacaktır. Şu resme baktığımda memnuniyetimi belirtmek istiyorum. Kadınların her alanda daha fazla yer alması için çalışacağımıza söz veriyorum."

HDP GENEL BAŞKANI TUNCEL: KİMSENİN BACISI DEĞİLİZ

Satır ardından geçen hafta HDP Genel Başkanı seçilen Sebahat Tuncel şunları söyledi: "Her zaman gerilim konusu olan bir sorunu çözmüş oluyoruz. Çok daha fazla sorunlarımız var. Bu konuda bugüne kadar bedel ödeyen başörtülü kadınlarımızın verdiği mücadeledir. Bu iktidarın başarısı değildir. Bedel ödeyen kadınların başarısıdır. Biz kadınların sorunları çok fazla. İnanç özgürlüğü konusunda Alevi kadınlarında çok büyük sorunları olduğunu biliyoruz. Hep biz kadınlardan bahsedilirken eşit bireyler olarak bahsedilmiyor. Başbakan bile kadın erkek eşitliğine inanmadığını söylüyor. Nasıl doğum yapacağımızı bile erkekler söylüyor. Biz hep birilerinin bacısı, kardeşi annesi oluyoruz. Biz kimsenin bacısı, kardeşi değiliz. Bu zihniyet bugün yaşadığımız sorunların kaynağıdır. Sadece kadınların konuşması da yetmez. HDP adına bugün TBMM bir hak ihlalini ortadan kaldırmıştır. 3 Kasım'da Aleviler sokağa çıkacak, onların sorunları da çözülmelidir."

ŞAFAK PAVEY: TÜRBANLI VEKİLLERDEN BEKLENTİM VAR

Tuncel ardından CHP'li Şafak Pavey şunları söyledi: "Size bu konuşmayı her şeyin yasak olduğu Genel Kurul'da yapıyorum. Turist olarak bile gitmediğiniz coğrafyalarda yıllarca türban takmak zorunda kalmış biri olarak sesleniyorum. Meclis'te pantolon giymesi engellenmiş bir kadın vekil olarak yapıyorum. Olmayan bacağı siyaset sohbetine dönüştürülmüş bir kadın olarak yapıyorum. AKP'yi iktidarı taşımış asıl kadınları Meclis koltuklarına alınması gerektiğine inanıyorum. Ülkemle ilgili çok endişelerim var. Ben polisin başında türbandan bana şiddet geleceğinden korkuyorum. Yani bir inancın ibadet hakkını diğer bir inanca bağlayan anlayıştan korkuyorum. Kadın özgürlüklerinden asla korkmam. Özgür bir hayat zor kurulur zor yıkılır. Sevgilisiyle öpüşen genç kıza özgürlüğünü Mustafa Kemal'a borçlu olduğunu hatırlatmak istiyorum. Kimi kendiliğinden örtünürken kimi aile baskısıyla örtünmüştür.

"Sosyal özgürlük alanlarımız birer birer imha ediliyor. Türbanlı kadın vekillerden beklentim büyük. İnanç gösteri için gösterilebilir mi? Türbanlı vekilleri konuşmalarını taradım. Başkalarının özgürlüklerine dair bir cümleye rastlamadım. Bir cümlelerini çok üzülerek okudum. Başımı açıp bir daha kirlenmeyeceğim. Bu durumda başı açık olanlar kirlenmiş midir. İnanç üstünden bunu ilan edebilmek kimin haddi olabilir. Biz çatışmıyoruz var olmak için direniyoruz. Tarihe dönüp bakarsanız bizleri nelerin beklediğini göreceksiniz. Bundan sonrasını arif olanlara bırakıyorum."

ARINÇ: HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUM

Şafak Pavey'den sonra hükümet adına Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç söz aldı. Arınç, öncelikle TBMM Genel Kurul'da bulunan herkese olumlu atmosfer için teşekkür etti.

Arınç daha sonra sözlerine şöyle devam etti: "Pavey'in gündem dışı konuşmasına karşı görüşlerimizi aktaracağız. TBMM Genel kurulunu çok anlamlı bir hale getiren dikkatleri buraya toplayan herkesle birlikte heyecanla beklenen bir konu var. Vekil arkadaşlarımız başörtüsüyle genel kurula geldiler. Her şeyin bir ilki var. Olumsuz çok büyük bir tepki var. Partilerden de olumlu olumsuz tepkiler var. Burada ne söylenecek, ne kavgası çıkacak diye bekleyenler var. Siz bunları boşa çıkardınız. Çok güzel bir konuşma yapan Şafak Pavey'e  ve diğer arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Saygıyla konuşmak, beklediğimi budur. Beğendiğimiz sözler olur eleştiririz, beğeniriz alkışları ama böyle bir olgunluk gösterilmesini gururla karşıladım. Aynı olgunlukta olmaya gayret edeceğim ve havayı bozmamaya çalışacağım.

İnce'nin sözlerine ve partimizi suçlamasına razı değilim. Hepsini kendisine iade ediyorum. Pavey'in de sözlerinin bazı kısımlarına katılmadığımızı belirtmek istiyoruz. Merve Kavakçı şurada oturuyordu. O gün çok üzücü tartışmalar oldu. 14 yıl önce Ecevit, Demirel'in yaptığı konuşmaları unutmak istiyorum. Kabul edilemeyecek sözlerdi. Kavakçı yemin edecekti ant içmek mümkün olmadı. Bugün geldiğimiz noktaya bakarak bunun tekrarlanmaması çok önemlidir. Bunu biliyorum. O olayın siyasi etkileri olmuştur. O gün "dışarı dışarı" diyenlerin hepsi şimdi dışarda kaldı. Bu mesele üniversitelerdeki kılık kıyafetle başladı. Öğrencilerimiz arasında bir sorun yok, buna hiçbir siyasi partinin de tepkisi yok. Meclis başkanlığımda yaşadığım olaylar, kızımdan dolayı zan altında bırakılan bir insan olarak yüzlerce defa konuştum. Bu böyle bir aile içerisinde yetiştik, niçin böyle bir ayrımcılık var hep bunları düşündük. İsyan etmedik, dağa çıkmayı aklımızdan geçirmedik. Sabır çok gerekliymiş, 14 yıl sonra bazı şeyler gerçekleşiyor. Dağa çıkmadan gerçekleşiyor."

Güncelleme Tarihi: 31 Ekim 2013, 17:13
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48