CHP, HDP'ye AYM için imza desteği vermeyecek

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, HDDP'ye dokunulmazlık düzenlemesinin Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi için imza yetkisi vermeyeceklerini, HDP'lilerin bireysel başvuru yapabileceklerini söyledi

CHP, HDP'ye AYM için imza desteği vermeyecek

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP’ye Anayasa Mahkemesi’ne başvuru için imza desteği vermeyeceklerini belirterek HDP’lilerin bireysel başvuru yapabileceğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, NTV canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları cevaplandırdı.

Dokunulmazlıkların Anayasa Mahkemesine götürülebilmesi için 110 milletvekilinin imzasının gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, "Bunlar farklı partilerden olabilir. HDP, 'CHP'den imza bekliyoruz' dedi. Biz Anayasa Mahkemesine gitmeyi siyaseten doğru bulmuyoruz. Bizim milletvekilimiz arzu ederse kendisi bir hafta içinde bireysel başvurusunu yapar. Bu kadar hızlı bir yol varken, neden öbür yola başvuruyorsunuz? 110 milletvekiliyle yapılacak başvurunun reddedilmesi olasılığı çok yüksek. Bireysel başvuruda kabul edilmesi daha kolay." ifadelerini kullandı.

Bundan sonra sürecin nasıl izleyeceğine yönelik bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, milletvekillerinin tutuklanıp hapse atılmasının doğru bir olay olmadığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, "Halkın seçtiği milletvekillerinin parlamentoda olması lazım. Bazı suçları varsa ve tutuklanmayı gerektiriyorsa ona yargı karar verecek. Burada üzerinde durmamız gereken konu, yargının bağımsızlığı. Yargı uluslararası kurallara göre işleyecekse sorun yok. Yargı siyasi otoriterin tavrına göre hareket ederse bu, yargıya gölge düşürür." açıklamasını yaptı.

HDP'LİLER HAKKINDAKİ İDDİALAR   

HDP milletvekilleri hakkındaki iddiaların hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"TBMM üyesi olacaksınız, askere polise kurşun sıkan birinin taziyesine gideceksiniz bu doğru değil. Hele hele bir milletvekilinin aracında silah var, terör örgütü üyelerine silah götürüyor, bu asla doğru değil. Böyle bir kişinin parlamentoda olması doğru da değildir. Siz parlamentoya niye gelirsiniz? Sorunu çözmek için gelirsiniz. Sorun yaratmak için değil. Vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamak için gelirsiniz. Bunu sağlamayıp da terör örgütüne silah taşıyacaksınız falan bunları asla kabul etmeyiz. Bizim tek istediğimiz şu, ne yapılacaksa hukuk içinde yapılsın. Soruşturulsun, araştırılsın, eğrisi doğrusu nedir bakılsın, hakim de otursun kararını versin. Bir AKP milletvekili o da taziye ziyareti gitti, neden onunla ilgili fezleke gelmedi? Hukukta çifte standart yoktur. AKP'den de gitti, onun için de savcının fezleke göndermesi gerekir." 

Hakkında en fazla fezleke olanlardan biri olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, dokunulmazlıklarla ilgili kendisinin bireysel olarak Anayasa Mahkemesine başvurmayacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, 30'a yakın dosyası bulunduğunu ancak çoğunun içeriğini kendisinin de bilmediğini kaydetti. 

İKTİDARA TERÖR ELEŞTİRİSİ 

Terörle mücadelede iktidar partisini eleştiren Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu kadar uzun süredir Türkiye'nin gündemini dokunulmazlıklar meşgul etti, neden?" sorusunu gündeme getirdi.

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Çünkü her gün şehit cenazesi geliyordu ve bir sorumlu bulmak gerekiyordu. Sorumlu neydi? Anayasa ve dokunulmazlıklar. 'Bunlar var, dolayısıyla biz terörle mücadele edemiyoruz, elimiz kolumuz bağlı.' Dokunulmazlıklar kalktı. Şimdi gelen her şehidin hesabını AKP'ye soracağız. Sen hangi gerekçeyle terörü engelleyemiyorsun? Hangi yasa istediysen çıkardın, ordu emrinde, polis, jandarma, istihbarat emrinde. Peki kardeşim neden sen bu terörü önlemiyorsun? Neden biliyor musunuz? Çünkü terör örgütüne yardım ve yataklık yapan bir yönetici kadrosu tarafından AKP yönetildi. Şehirler silah deposuna döndürüldü. Sesi çıktı mı? Hayır. Asfaltı kaldırıp bomba döşüyorlar, bu Hükümet nerdeydi? Bunları sormayacak mıyız? Bunları sorduğumuz için büyük rahatsızlık duyuyorlar. Bu dokunulmazlıkla kamuoyunun dikkatini başka tarafa çekip, terörü bir anlamda gölgelemek istediler. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, izledikleri yanlış politikalar nedeniyle bunlar terörü bu anlayışla, bu mantıkla asla durduramazlar."  

"Terörün bu noktaya gelmesinin sorumlusu kim? Biz miyiz?" diye soran Kılıçdaroğlu, kendilerinin yönetimde olmadığını belirterek, sorumlunun ülkeyi yönetenler olduğunu savundu.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, iktidarın terörü bitirmek gibi bir derdi olmadığını, tek derdinin başkanlık sistemi olduğunu ileri sürdü.

KANLI AÇIKLAMALAR

"Başkanlık sistemiyle ilgili 'kan dökmeden getiremezsiniz' sözünüz çok eleştiri aldı. Bu cümlenize açıklık getirir misiniz?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, başkanlık sistemini en iyi uygulayan ülke olan ABD'de kendi yasaları ve parlamentoları olan eyaletlerin bulunduğunu, sistemde, başkanın, en zayıf halka olarak yer aldığını anlattı.

Avrupa'ya ve dünyanın en büyük ilk 20 ülkesine bakıldığında, çoğunluğunun parlamenter sistemle yönetildiğini belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin 150 yıllık bir parlamenter sisteminin olduğunu ancak darbe döneminde çıkan yasalar nedeniyle bunun iyi çalışmadığını söyledi.

Sistemin iyi çalışması için anayasanın, yasaların değişmesi gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, milletvekillerinin belirlenmesinde ön seçimin zorunlu olması gerektiğini, böylece parlamentoda özgür iradenin ortaya konulabileceğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, yüzde 10 seçim barajının dünyanın hiçbir yerinde olmadığını ifade ederek, "Niçin getirildi seçim barajı? Kürtler, Meclis'e gelmesin diye. Hepimiz biliyoruz bunu ama söylemekten korkuyoruz. Bu ülkede kim, hangi gruptan, siyasi düşünceden varsa, insanlar niye sağa sola gitsinler? Gelsinler Meclis'te konuşsunlar. Yüzde 1 oy alan partinin genel başkanı Meclis'e gelsin, indirelim yüzde 1'e." dedi.

Bütün cumhurbaşkanlarının, "kendisine ait yetkileri fazla bulduğunu" öne süren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Kenan Evren'e göre yapılmış bunlar. Değişmesi lazım bunların. 'Ben valileri tayin edeceğim, milletvekillerini, belediye başkanlarını, üniversite rektörlerini belirleyeceğim, üst yargıya atamaları yapacağım.' Yani 'her şeyi ben yapacağım' diyor. Nedir bunun adı? 'Başkanlıktır' diyor. Ben de çıkıp dedim ki 'böyle bir başkanlık sistemini kurmak isterseniz, kan dökmeden bunu yapamazsınız.' Yani biz demokrasiyi savunacağız, sokaklara çıkacağız, biz buna itiraz edeceğiz, siz TOMA'larınızla, silahlarınızla, ordunuzla, polisinizle bizi ezmeye ve öldürmeye çalışacaksınız, bizi ancak öldürürseniz bu sistemi getirirsiniz dedik."

"BİR DAYATMA MANTIĞI İÇİNDE"

"Bir fiili durum var. Partili cumhurbaşkanı konusunu müzakere eder misiniz?" sorusuna, Kılıçdaroğlu, "Fiili durum şu; 'Ben Anayasaya, kanunlara uymuyorum, uymadığım için bir fiili durum yarattım ve suç işliyorum. Bunu yargı, halk, Adalet ve Kalkınma Partisi görmüyor. Beni suçlu konumdan çıkarın' diyor. 'Nasıl seni suçlu konumdan çıkaracağız?' Senin istediğin değişiklikleri yaparak." karşılığını verdi.

Fiili duruma değil de yasalara uygun davranılsaydı, tarafsızlık korunsaydı, siyasi partiyle bağlantılar kesilseydi, tam anlamıyla bir cumhurbaşkanlığı yapılsaydı, bu talebin dillendirilebileceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Bir dayatma mantığı içinde 'benim düşüncelerimi ancak kabul edersiniz, etmezseniz ben size gösteririm' diyor. Yani elinde sopayla yasama organını açıkça tehdit ediyor. Yasama organının AKP kanadı da el pençe divan, elde sopa olan kişinin emrinde, 'emredersiniz, blok olarak gideceğiz, blok olarak geleceğiz' diyor. Bu doğru değil. Neyin müzakeresini yapacağız. Biz şunu söyledik; Anayasa değişikliğini yapacaksak, darbe hukukunu bir bütün halinde ele almalıyız. Anayasa değişikliği, darbe hukukunu değiştireceklerse hay hay başımızın üstüne. Biz bu ülkeye demokrasi gelsin istiyoruz."

“BAŞKANLIK MECLİS’TEN GEÇZMEZ”

Kılıçdaroğlu, Meclis'te başkanlık ve yarı başkanlık konularında neler olacağına yönelik soruya, "Geçeceğini sanmıyorum." karşılığını verdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin başkanlık ve partili cumhurbaşkanlığı sistemlerine karşı olduğuna yönelik açıklamalarını anımsatan Kılıçdaroğlu, benzer söylemin HDP tarafından da yapıldığını belirtti. Kendilerinin de karşı olduğuna yönelik açıklamalarına atıfta bulunan Kılıçdaroğlu, "Dolayısıyla 330'u bulma şanslarının olacağını sanmıyorum." dedi.

"Erken seçim olasılığı nedir?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Erken seçime iktidar isterse her an götürebiliyor. Biz zaten her koşulda hazırız buna. Seçimden hemen sonra kendimiz, örgütlerimiz çalışmaya başladık, çalışıyoruz zaten." cevabını verdi.

MHP'de kongre sürecinde yaşananlara ilişkin değerlendirmesi sorulan Kılıçdaroğlu, "Bir partinin iç işlerine karışmak istemeyiz ama ortaya bir yargı kararı çıkmışsa bu yargı kararının gereği yapılmalıdır." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, "Muharrem İnce yeniden öne çıkmaya başladı, mitingler yapacağını söyledi, eleştirileri devam ediyor. Bu süreç nereye gidiyor?" sorusu üzerine, şunları söyledi:

"Türkiye'nin bu karmaşık ortamında partinin tek ses çıkarması lazım. Çünkü Türkiye'nin demokrasi çıtasını yükseltmesinin tek bir adresi var o da CHP, kim ne derse desin. Kızarız, eleştiririz ama her vatandaş, partili olsun olmasın, başka partiden olsun, sonuçta gelir şu cümleyi söyler: 'Evet, CHP demokrasiyi, özgürlükleri savunur', bu bizim için çok önemli. Bu ortamda yapacağınız demokrasi ve özgürlükler konusunda hepimizin ortak hareket etmesidir. Elbette ki arkadaşlarımızdan bazıları genel başkan olmak isteyebilirler, bunun mücadelesini verirler. Bunun kuralları vardır. Nedir kuralları? Gidersiniz tüzüğü açarsınız, tüzüğe bakarsınız belli sayıda delegeden imza toplarsınız, gelirsiniz kurultayınızı yaparsınız, aday olursunuz mesele biter."

Güncelleme Tarihi: 25 Mayıs 2016, 15:00
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35