banner39

CHP seçim bildirgesini açıkladı

CHP bilgirgesinde hanelere 360 TL kira ve fatura desteğinin yanında çalışan kadına 400 lira kreş desteği verileceği bildirildi

Politika 19.04.2015, 12:17 19.04.2015, 13:40
CHP seçim bildirgesini açıkladı

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

CHP seçim bildirgesinde, Dersim arşivlerinin tarihçilerin erişimine açılacağı, Madımak Oteli'nin "Hoşgörü Müzesi" yapılacağı, Diyarbakır Cezaevi'nin ise İnsan Hakları ve Demokrasi Müzesi'ne dönüştürüleceği bildirildi.  

CHP, ATO Congresium'da düzenlenen toplantı ile seçim bildirgesini açıkladı. 

Kamuoyuyla paylaşılan bildirge 200 sayfadan oluşuyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Yaşanacak bir Türkiye için yola çıktık" sözleriyle başlayan bildirgede, CHP'nin iktidar olması durumunda yapacakları anlatılıyor. 

"Umutlu bir gelecek için büyük dönüşüm hedefleri" başlığı altında, kuvvetler ayrılığı, laiklik, siyasi partiler sistemi gibi konularda yapılacaklar aktarılıyor. 

Laiklik anlayışının demokrasi anlayışı ışığında şekilleneceğini vurgulayan CHP, bildirgesinde, "CHP iktidarında din ve vicdan özgürlüğü güvence altına alınacaktır. Devlet tüm inançlara ve bireysel tercihlere eşit mesafede duracak, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu ilke çerçevesinde hareket etmesi sağlanacaktır" ifadesi kullanılıyor. 

12 Eylül rejiminin antidemokratik kanunlarını kaldırmayı vaat eden CHP, genel seçimlerde barajın yüzde 5'i geçmeyeceğini vurguluyor. 

Güçlendirilmiş bir parlamenter sistem vaadinde de bulunan CHP, "torba kanun" uygulamasını sonlandıracağını belirtiyor. 

Bildirgede, Kılıçdaroğlu'nun ilk üç ay içinde gerçekleştirmeyi vaat ettiği "siyasi ahlak yasası" da bulunuyor.  

“BİBER GAZI KULLANIMINA SON VERECEĞİZ”

Bildirgede, "güvenlik hakkı" başlığında, Polis Vazife ve Selahiyet  Kanunu'nun demokratikleştirileceği vurgulanırken, "Kolluk güçlerinin keyfi uygulamalarına, orantısız şiddete ve biber gazı kullanımına son verecek yasal düzenlemeleri yapacağız" deniliyor. 

Bildirgede, ayrıca MİT Yasası'nın kamu görevlilerine mutlak dokunulmazlık kazandırmasına son verileceği vurgulanıyor. CHP, TİB'i özel hayatın korunması ilkesine göre yeniden yapılandırma sözünü de bildirgesinde veriyor. 

"Hukuk devleti ve yargı reformu" başlığında ise Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay üyelerini yüksek yargının önerdiği adaylar arasından, TBMM'deki nitelikli çoğunluk ve geniş bir uzlaşı ile seçme sözü yer alıyor. Sulh ceza hakimliklerinin kaldırılacağı vaadinin yer aldığı bildirgede, CHP iktidarında Adalet Bakanlığına bağlı adli kolluk kurulacağı bildiriliyor.

CHP, tutukluluk ve gözaltı süreleri ve süreçleriyle ilgili yasal kısıtlamaları kısa zamanda AB standartlarıyla uyumlu hale getirme vaadinde bulunuyor. Bildirgede, "gizli tanık" uygulamasının sona ereceği, davaların "keyfi gerekçelerle" başka şehirlere taşınması uygulamasının kaldırılacağı vurgulanıyor.  

HSYK'nın, Hakimler Yüksek Kurulu ve Savcılık Yüksek Kurulu olarak ikiye ayrılacağına dikkat çekilen CHP bildirgesinde, kurul seçimlerinde kadınların temsilini artırmak için cinsiyet kotası getirileceğine işaret ediliyor.  

CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMIYLA İLGİLİ VAATLER 

"Partiler üstü, sembolik yetkilerle donatılmış, yürütme ve yasama üzerindeki etkisi sınırlandırılmış bir cumhurbaşkanlığı modelini yeniden tesis edeceğiz" denilen bildirgede, cumhurbaşkanının yargı ve diğer üst düzey bürokrasi atamalarındaki yetkilerinin kısıtlanacağı kaydediliyor.  

Cumhurbaşkanlığının bütçesinin anayasal tanımlara uygun olarak mütevazi ve hesap verilebilir hale getirileceği vurgulanan bildirgede, "Örtülü ödeneğin keyfi biçimde ve siyasi amaçlarla kullanılmasını engelleyecek yasal düzenlemeleri yapacağız. Cumhurbaşkanına hakaret suçunun, yurttaşları sindirme amacıyla kullanılmasını mümkün kılan yasaları kaldıracağız" deniliyor. 

Bildirgede, TMSF'ye devredilmiş medya kuruluşlarının iktidarın güdümüne girmesi ve propaganda aracına dönüşmesine engel olunacağı aktarılıyor. Ayrıca internete ilişkin tüm kanunların, taraf olunan uluslararası sözleşmelere uyumlu hale getirileceği bildiriliyor. 

ZORUNLU DİN DERSLERİ KALDIRILACAK, CEMEVİ İBADETHANE OLACAK 

Din, mezhep ve inanç farkı gözetmeksizin tüm vatandaşların inanç ve ibadet özgürlüğünü güvence altına alma sözü veren CHP, cemevlerini diğer ibadethaneler gibi yasal statüye kavuşturacağını vaat ediyor. 

Zorunlu din derslerini kaldırma sözü de veren CHP bildirgesinde, bu derslerin çoğulcu bir içeriğe kavuşturularak seçmeli hale getirileceği açıklanıyor. 

KÜRT SORUNU 

CHP, "Kürt sorunu" başlığında soruna yönelik çözüm ilkelerini bildirgede paylaşıyor.  Bu başlıkta şu açıklamalar yer alıyor:

"Her türlü şiddet ve baskıyı sona erdirerek, sorunu müzakere ve siyaset yoluyla çözeceğiz. Kürt sorununun çözüm yerinin TBMM olmasını sağlayacağız. TBMM'de temsil edilen siyasi partileri, çözüm için bir araya getirerek, süreci geniş bir toplumsal uzlaşma ile yürüteceğiz. Sorunu çözmeye yönelik tüm girişimlerin şeffaf ve hukuka uygun olmasını temin edeceğiz. Diyarbakır Cezaevi'nde yaşananlar ve Uludere katliamı başta olmak üzere tüm faili meçhuller, işkenceler ve hak ihlallerini araştıracak bir Meclis Komisyonu kuracağız."

Seçimlerde ve siyasette dil yasaklarını sona erdirme sözü veren CHP, talep eden tüm vatandaşlara anadil öğrenimi imkanı sunacağını da açıkladı. 

Faili meçhul cinayetlerde zaman aşımını kaldırma vaadinde bulunan CHP, köylerini boşaltanların mağduriyetini gidererek, dönüşlerin önünü açacağını belirtiyor.  

Bildirgede, ayrıca Dersim arşivlerinin tarihçilerin erişimine açılacağı, Madımak Oteli'nin "Hoşgörü Müzesi" yapılacağı, Diyarbakır Cezaevi'nin ise İnsan Hakları ve Demokrasi Müzesi'ne dönüştürüleceği kaydedildi.  

"TÜRKİYE ORTA GELİR TUZAĞINDA"

Türkiye'nin son 6 yıldır 10 bin dolar barajını aşamadığını ve orta gelir tuzağına gelip yakalandığını öne süren Kılıçdaroğlu, "Türkiye büyümesini, kalkınmasını, gelir bölüşümünü, adaleti sağlayamıyor. Orta gelir tuzağından Türkiye'yi kurtarmak zorundayız. Biz bu tabloyu mu istiyoruz? Asla. Neyi istiyoruz? Huzur içinde, barış içinde yaşamak istiyoruz istiyoruz. Onurlu yaşamak istiyoruz. Yaşanacak bir Türkiye istiyoruz, çoluk çocuğumuzla, komşularımızla, mahallemizle, kentimizle, Türkiyemizle barış içinde yaşamak istiyoruz" dedi.

Kılıçdaroğlu, tablonun karamsar olmasına rağmen, asla umutsuz olmadıklarını belirterek, bu tabloyu yıkıp geçeceklerini, yaşanacak bir Türkiye'yi el birliğiyle kuracaklarını söyledi.

Bugün, bir seçim beyannamesinin ötesinde, bir "vizyon belgesi"ni milletin önüne koyacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, yaşanacak bir Türkiye'yi kurmak için dört ayaklı bir strateji izleyeceklerini kaydetti.

Stratejinin birinci ayağında katılımcı demokrasi, hukukun üstünlüğü, devletin saydamlığı ve hesap verilebilirliğin olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, "Türkiye ekonomik büyüklüğü itibariyle dünyanın 19'uncu ülkesi. İki yıl önce 17'nci ülkeydik, iki basamak geriledik. Ama insani gelişmişlik endeksine baktığımızda 190 ülke arasında 69'uncu sıradayız. Bizim hedefimiz, yaşanacak bir Türkiye'yi kurmanın hedefi, Türkiye'yi insani gelişmişlik endeksinde ilk 20'ye taşımaktır. Bunu yapabilir miyiz? Yapabiliriz" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, insani gelişmişlik endeksinde, ilk 20'de yer alan ülkelerin tamamında, kişi başına gelirin en az 45 bin dolar olduğunu kaydederek, bir ülkede demokrasi, özgürlükler, can ve mal güvencesi yoksa orada büyümeden ve kalkınmadan bahsedilemeyeceğini belirtti. 

DEMOKRASİ VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

"Gömleğin ilk düğmesini doğru iliklemek zorundayız" diyen Kılıçdaroğlu, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün can ve mal güvenliğinin güvencesi olduğunu, makul şüphe ile mal varlığına el konulması ve hapse atılması durumunda ise demokrasiden bahsedilemeyeceğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, siyasi ahlak yasasını çıkararak siyaseti kirlilikten arındıracaklarına işaret ederek, "Bu ülkeye sözüm söz, bu ülkeye birinci sınıf demokrasiyi getireceğiz. Ahlaki değerleri yüksek olan bir demokrasiyi, yeni bir siyaset kültürü getireceğiz. Siyaset asla zenginleşme aracı olmayacak. Siyaset, halka hizmet etme aracıdır" dedi. 

12 Eylül askeri darbesinin mirası ve demokraside derin yaralar açan yasaları tümden kaldıracaklarını iddia eden Kılıçdaroğlu, yüzde 10 seçim barajını kaldırarak, milletin iradesini TBMM'ye aynen yansıtacaklarını kaydetti.

Kılıçdaroğlu, anayasada "Egemenlik; kayıtsız, şartsız milletindir" denildiğini anımsatarak, "Peki yüzde 10 seçim barajı ne? Egemenliğin üzerine vesayet düşürüyorlar. Sözüm söz CHP iktidarında kalkacak bu" dedi.

"KUVVETLER AYRILIĞI İLKESİ EKSİKSİZ YERİNE GETİRİLECEK"

Milletvekillerini, milletin kendisinin seçeceğini ve lider sultasına son vereceklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, yurt dışında yaşayan yaklaşık 5 milyon yurttaşın da kendi milletvekillerini seçmelerini sağlayacaklarını aktardı.

Kılıçdaroğlu, Adalet Bakanlığına bağlı adli kolluğu getireceklerini, soruşturmalarda siyasetin gölgesini kaldıracaklarını, hakça sorgulama olacağını, gizli tanık uygulamasına son verecekleri vaadinde bulunarak, "Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunu, hakimler kurulu, savcılar kurulu olarak ikiye ayıracağız, ayrı bütçeleri olacak. Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı'nın kurulu etkilemesini kaldıracağız. Avukatları ve savcıları, iddia makamı ile savunmayı aynı düzlemde karşılıklı oturtacağız, eşitleyeceğiz" ifadesini kullandı.

Medyası özgür olmayan bir ülkede, toplumun da halkın da özgür olamayacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, medyayı özgür kılacaklarını, bütün baskıları kaldıracaklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Sözümüz söz; Hiç kimsenin inancına, kimliğine, yaşam tarzına, siyasal düşüncesine asla müdahale etmeyeceğiz, ettirmeyeceğiz" dedi.

Kılıçdaroğlu, CHP iktidarında kuvvetler ayrılığı ilkesini eksiksiz yürürlüğe koyacaklarını belirterek, iktidarın, yasama ve yargıyı baskı aracı olarak göremeyeceğini kaydetti.

"BİRİNCİ SINIF DEMOKRASİ SÖZÜ"

Denge unsurlarını demokrasinin gerektirdiği ölçüde yerli yerine oturtacaklarını kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"200 yıllık parlamenter deneyimimizi güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz. 'Parlamenter sistem çalışmıyor' deniliyor. Parlamenter sistemin aksaklıkları olabilir, aksaklığı yaratan sistemin kendisi değil, sistemi engellemeye çalışanlardır. 200 yıllık deneyimimiz var. '200 yıllık deneyimi atın çöp sepetine, size başka bir şey verelim' diyorlar.  Halkın iradesine, özgürce düşünmesine, medyanın özgürlüğüne, kuvvetler ayrılığına, yasama organının iktidarın arka bahçesine dönüşmemesine siz katkı verirseniz, bu ülkeye birinci sınıf demokrasiyi getirmeye namus sözü veriyorum."

Türkiye'nin yaşadığı en temel sorunlardan birisinin de Kürt sorunu olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, bu konuda en yürekli, namuslu partinin CHP olduğunu söyledi. 

Kılıçdaroğlu, Kürt sorununu CHP dışında hiç kimsenin çözemeyeceğini savunarak, "Sorunu çözmek için dört koşulu milletin önüne koyduk. Sorunu çözmek mi istiyorsun? Bir; samimi ve dürüst olacaksın, iki; gizli kişisel bir ajandan olmayacak, üç; millete hesabını veremeyeceğin angajmanlara girmeyeceksin, dört; TBMM'ye ve millete bilgi vereceksin dedik. Hiçbirisine uymadılar. Bu sorunun çözüm adresi TBMM'dir dedik, hiçbirini dinlemediler. Ama bu sorun, çözülmek zorunda olan bir sorundur" diye konuştu.

"KANIN AKMADIĞI BİR TÜRKİYE" VAADİ

Kanın akmadığı, herkesin barış türküleri söylediği bir Türkiye'yi inşa edeceklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, bunun için üretken yatırımlara, verimlilik artışına ve nitelikli istihdama ihtiyacın olduğunu kaydetti.

Türkiye'nin uluslararası arenada ciddi bir yarışmacı olacaksa üretmesi gerektiğini dile getiren Kılıçaroğlu, "Önce üreteceğiz, sonra hakça bölüşeceğiz" diye konuştu.

Yorumlar (0)
29
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?