CHP'de 'Ekmeleddin' ilk değilmiş!

CHP'nin Demokrat Parti'nin iktidara gelmesinin kaçınılmaz olduğu yıllarda da son çare olarak "dindar görünümlü ancak laikliğe sonuna kadar bağlı" bir ismi halkın karşısına çıkarmıştı

CHP'de 'Ekmeleddin' ilk değilmiş!

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Cumhurbaşkanlığı seçimindeki çatı tercihi tartışmalar aneden olan CHP'nin daha önce de bir Ekmeleddin İhsanoğlu vakasına imza attığı ortaya çıktı.

CHP ile MHP'nin Ak Parti adayına karşı uzun istişarelerden sonra bazı çevrelerce 'İslamcı' olarak nitelendirilen bir aday üzerinde uzlaşma sağlaması hala tartışılıyor. 'Çatı aday' olarak ortaya çıkan isim en çok CHP içinde krize neden olurken; partinin daha önce de buna benzer bir uygulamaya imza attığı ortaya çıktı. Parti, kendi seçmen kitlesine hitap etmeyen, dindar kesimin oylarına talip ancak diğer yandan "laikliğe ve reformlara sonuna kadar bağlı" olan bir adayı bundan 65 yıl önce ortaya çıkararak başbakan yapmıştı. CHP Demokrat Parti'nin kurulmasından ve iktidar yolunda hızla ilerlemesinden sonra, iktidardaki son yıllarını yaşayan CHP çareyi 'İslamcı görünümlü' bir başbakanda aramıştı.

CHP yönetimi 1946 seçimlerinden sonra kurulan son hükümetin başına "dindar görünümlü" Şemsettin Günaltay'ı başbakan olarak atamıştı.

Günaltay'ın başbakan olarak atanması da Ekmeleddin İhsanoğlu'nun çatı aday olarak gösterilmesi gibi parti  içinde büyük tartışmalara neden olmuştu. Şemsettin Günaltay, aynı zamanda İslamcı bir çizgideki milli mücadele yıllarının çok okunan dergilerinden Sebilürreşad'ın önde gelen muharrirlerindendi.

"İÇ YÜZÜ İNKILAPÇI, DIŞTAN DİNDAR"

1971-72 yıllarında Başbakan olarak görev yapan Nihat Erim, Şemsettin Günaltay'ın tercih edildiği o günlerde yaşananlar şöyle anlatıyor: Günaltay’ın din adamı olarak tanınması da bizim için istifadeli oldu. Çünkü, esasında Günaltay inkılâpçılığı benimsemiştir. İçyüzü bu olunca, dıştan dindar gösterilmesi, memleketin dindar ve muhafazakâr zümresi -ki hâlâ kütleyi teşkil ediyor- üzerinde lehimize tesir yaratıyor. Bilhassa muhalefet gazeteleri Günaltay’ı böyle gösteriyorlar, karikatürlerini elinde tespihle yapıyorlar. Laiklik bahsinde hiçbir şey feda etmedik. Bilakis, laiklik mefhumunu tam ölçüsünde tatbike geçtik. Meselâ, bugün aynı zamanda kandil; Diyanet İşleri Başkanı’nın kandil için gazetelerde çıkan tebriğini akşam radyo gazetesinde söyleyeceğim. Ortodoks Patriği Athenagoras’ın yeni yıl tebriğini (…) radyo ajans haberlerinde söylettim. Yavaş yavaş tam ölçüye alışacağız. İngiltere’de, Fransa’da pazar günleri kiliselerden radyolar âyinleri naklediyorlar. Din, her zaman anlatmaya çalışıyorum ki, bugün dahi ihmal edilemeyecek bir sosyal vak’adır. Şahsen dindar değilim. Ama böyle bir sosyal vak’ayı ihmal edemeyiz. Hatta daha ileride halk kitlelerini medeniyette geliştirmek için dinden de faydalanacağız. İnönü’ye bunları anlattım ‘tamamen aynı fikirdeyiz’ dedi.”

X

Güncelleme Tarihi: 28 Haziran 2014, 12:05
YORUM EKLE

banner33

banner37