banner15

Çiller İstanbul sermayesini suçladı

Komisyona konuşan Tansu Çiller'e göre, 28 Şubat'ın arkasında Süleyman Demirel ile gümrük birliğinden kaçan İstanbul sermayesi var

Çiller İstanbul sermayesini suçladı

Furkan Sezgin- Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu'na bu konuşan eski BaşbakanTansu Çiller, 28 Şubat konusunda açıkça Demirel'i ve İstanbul sermayesini suçladı.

Bugün, İstanbul Yeniköy'deki yalısında, Meclis Darbe Komisyonu'nu ağırlayan Çiller, yanlış yazılmış bir tarihin düzeltilmesi ve anlattıklarının Meclis arşivine girmesi 'için konuştuğunu söyledi. Çiller'in komisyon milletvekillerine yaptığı açıklamadan satırbaşları şöyle:

28 ŞUBAT BİR SÜREÇTİR

"Meclis’in içine bir boğa salındı. Herşeyi kırıp döktü ve koalisyon hükümeti düşürüldü.  28 Şubat belki de Gül’ün cumhurbaşkanlığına kadar devam eden bir süreçtir.

28 Şubat şantaj, ikbal ve korku ile arka sokak otellerin arka odalarında, milletvekillerini ikna ederek DYP’nin parçalanması üzerinden bir süreç olarak başlatıldı.

28 Şubat sürecinde medya, Refah Partisi tabanından çok DYP tabanı üzerinde etkili oldu.

"SERMAYE BANA KARŞI CEPHE ALDI"

Ben İstanbul sermayesiyle barışık bir liderdim, TÜSİAD’ın İSO’nun baş danışmanıydım. Buralar benim tanıdığım yerlerdi. Fakat gümrük birliği beni bu gruplardan koparan etken oldu. Gümrük Birliği’nin yansıra nakit teşviklerini kesmem özel fonları kapatmam ki bunlar bütçenin yüzde 20’sini oluşturuyordu. Bu kapıları kapatmam sonrası bana cephe aldılar. Kartel medyasının, özelleştirme konusunda iştahlarını göstermesi de ve özelleştirmeden pay kapmaya çalışması da önemli bir etkendi.

Anayol baskı altında bir azınlık hükümeti idi. Kuruldu, sonra da çöktü. Refahyol kuruldu. Ben Refah Partisi ile koalisyonu düşünmüyordum Ama milli irade zorladı ve kuruldu.

28 ŞUBAT'I SİVİLLER YAPSIN DİYE PLANLANDI

28 Şubat asker yerine sivil güçlere yaptırılsın diye planlandı. ABD DıŞişleri Bakanı Madleien Albright net biçimde demokrasiden yana tavır koydu

Yalım Erez önce endişeli idi. Ona 'dik durun, sonuç bu olacak, demokrasi kazanacak' dedim. Ama bu süreçte DTP kuruldu. Biz ona Derleme Toplama Parti diyorduk. Bu DYP'den transferlerin yapılacağı parti idi

28 Şubat, bir MGK toplantı günüdür. Ama darbe ne o gün başladı, ne de ondan sonra bitti

Necmettin Erbakan'a, 'ya bunu bir tavsiye kararı olarak Meclis'e götürürüz, ya da 28 Şubat'ın içindeki paşaları emekli ederiz' dedim

"ERBAKAN ÇATIŞMA İSTEMİYORDU"

Erbakan, özellikle umutların kırılmasını, devlet-millet çatışmasını istemiyordu. Demirel de bunu imzalamaz diye bekliyordu. 'Bunu kamuoyunda sessizce geçiştirelim' dedi.

Demirel, bu niyetimizi öğrendi. Münif İslamoğlu aracılığıyla Güven Erkaya'ya haber veriyor. O da 'Erbakan'a sizin ortağınız böyle düşünüyor, bu nasıl bir iş' diye soruyor

Batı Çalışma Grubu'nu bana Meral Akşener haber verdi. Kadir Sarumsak ve Bülent Orakoğlu üzerinden haber almış, beni ikaz etti. Ve bunu kamuoyu ile paylaşalım mı diye sordu

Bu çok önemli gizli kalmamalı, mutlaka kamuoyu ile paylaşalım. Ama önce Başbakan'a götürelim dedim.

"DEMİREL BELGELERİ ASKERE VERİYOR"

İçişleri Bakanı Akşener, Başbakan Erbakan'a konuyu aktarıyor, belgeyi veriyor. Erbakan da belgeyi Demirel'e veriyor. O da, Güven Erkaya'ya ulaştırıyor.

Merhum Erbakan, kendisini TSK'nın sevdiğini düşünüyordu. Ben buna hayret ediyordum. Benim gerginliği arttırmamamı istiyordu, Erbakan

.............

Hemen süreç başladı. Otellerde, ikna odaları kuruldu. 47 vekil partimizden istifa ettirildi. Azınlık çoğunluk yapıldı. Çoğunluk da azınlık yapıldı. Ve Mesut Yılmaz'a hükümet kurduruldu.

BANKALAR HIZLA KURULDU

Bankalar bu dönemde hızla kuruldu ve rant aktarma aracı haline getirildi.

Bu arada Mesut Yılmaz hükümeti, bir gensoru ile düşürüldü. DYP'den ayrılan bağımsız vekil Yalım Erez'e hükümet kurma görevi verildi.Ben o zaman bunun bir Çankaya darbesi olduğunu söyledim

Türkiye bir ara rejim modeline doğru gidiyordu.

Hemen Ecevit'e bir seçim şartı ile bu ayıplı Meclis'ten kurtulalım, diye başbakanlık teklifi yaptık. Ecevit de hükümeti kurdu. 99 seçimleri böylece yapılmış oldu.

Ecevit'in hükümete devam etmesini dış dünya istiyormuş gibi anladık. Abdullah Öcalan'ın teslimi ile Ecevit birinci parti oldu, üçlü koalisyon kuruldu.

Bir süre sonra cumhurbaşkanının görev süresi gündeme geldi. Bu 28 Şubat'ta da gündeme gelmişti. Erbakan bana bu konuda, yani Demirel'in görev süresinin uzatılmasıyla ilgili olarak anlaşıldığını söylemişti. İki yıla yakın bir süre var, bu erken demiştim.

................

Üçlü koalisyonda, Ahmet Necdet Sezer'in cumhurbaşkanlığı sırasında, MGK'da kitap fırlatma ile ekonomik çöküş başladı.

2002 Ağustos'unda Hüsamettin Özkan, bana başbakanlık teklif etti. Kemal Derviş'in ekonomik programının sürdüğünü, İsmail Cem'in ve Kemal Derviş'in CHP'ye geçtiğini, benim de bir Avrupa Birliği hükümeti kurmamı istedi.

Ben Meclis'in gene de normalleşmediğini düşünüyordum ve seçim istedim.

2 Ekim'de 28 Şubat soruşturmasını yürüten savcı beni aradı ve 28 Şubat'ın tek ve baş mağdurunun benim olduğumu söyledi. Ve bazı hazırlıkları görmenizi istiyorum, dedi. Ben de ertesi gün savcıya gittim. Bana BÇG'nin çerçevesini ve amacını anlatan bir belge gösterdi. Bu belgede, birinci ve tek amaç, Tansu Çiller'i siyaseten bitirmek, DYP'yi parçalamak ve hükümeti düşürmek olarak belirtiliyordu. Örtülü ve ya da doğrudan yollarla bunun yapılması isteniyordu

28 Şubat sürecinden önce ben başbakanken, dönemin Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman'a 'JİTEM var mı, nedir bu diye' sordum, Cumhurbaşkanı'na sordum, 'Yok böyle bir şey' dediler. Bizim tek başımıza bunu o zaman çözememiz yadırganmamalı, ben iyi niyetli bir iktisat profesörüydüm. Bakın bugün halen çözülemedi

28 Şubat'ta, 'Beşli çete' olarak tabir edilen STK'lar, 'bunu onaylıyoruz dediler, refleks göstermediler

Örtülü ödeneği en az ben kullanmışım anlaşıldığı kadarıyla; mal varlmığımın da örtülü ödenekle hiçbir ilgisi yoktur, ben siyasete bu yalıdan gittim, yine de bu yalıya döndüm

Kürt işadamları listesi vardı, bu listeyi Kürt işadamlarına eğer tehdit ediliyorsanız, bize gelin diye söyledim. Bu listeyi gereğinin yapılması için de dönemin içişleri bakanı Nahit Menteşe'ye gönderdim."

 

Güncelleme Tarihi: 08 Kasım 2012, 09:55
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35