banner39

Clinton: Ölümlere artık son vermek istiyoruz

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ''Ölümlere artık son vermek istiyoruz. Kofi Annan, bundan sonra zaman çizelgesi oluşturmak zorunda.'' olduğunu söyledi.

Politika 01.04.2012, 19:28 01.04.2012, 19:28
Clinton: Ölümlere artık son vermek istiyoruz

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın, Annan planının gereklerini yerine getirmesi için zamanın daraldığını, BM ve Arap Birliği Genel Sekreteri Kofi Annan'ın bir zaman çizelgesi oluşturması gerektiğini belirterek, Türkiye'ye kriz ortamında verdiği katkılar için teşekkür etti.

Suriye Halkının Dostları Grubu'nun ikinci konferansı sonunda basın toplantısı düzenleyen Clinton, katılımcıların bu konferans ve sonuç bildirisiy Suriye rejimine net ve birleşmiş bir mesaj verdiğini dile getirerek, rejim üstündeki baskıyı ve muhalefete desteği artıracaklarını vurguladı.

Annan planını kabul ettiğini açıklamasının üstünden bir hafta geçmesine rağmen Beşşar Esad'ın birliklerini çekmek yerine saldırılara devam ettiğini, rejimin insani yardıma da imkan vermediğini, barısçıl protestoları bastırdığını belirten Clinton, ''Esad sözlerine yeni sözler ekliyor. Ölümlere artık son vermek istiyoruz. Kofi Annan, bundan sonra zaman çizelgesi oluşturmak zorunda'' dedi.

Clinton, bundan sonra Suriye halkına daha çok insani yardım sağlayacaklarına ve muhalefete olan desteklerini artıracaklarına işaret ederek, Suriye'nin mevcut kurumlarını koruyarak, kapsayıcı demokratik bir değişim sürecine yöneleceklerini söyledi.

Bu süreçte özellikle üst düzey Suriyeli yöneticilere yönelik yaptırımları artıracaklarına değinen Clinton, Suriye vatandaşlarını kendilerine yapılan suçları belgelemeleri konusunda eğiteceklerini bildirdi.

Hillary Clinton, Suriye'deki muhaliflere parasal yardımı artıracaklarını dile getirerek, ABD olarak sivil muhalefete destek olacaklarını, bu çerçevede iletişim teçhizatı vereceklerini, organize olarak dış dünyayla iletişime geçmelerini sağlayacaklarını ifade etti.

ABD Dışişleri Bakanı Clinton, ''Bu vizyonu gerçekleştirmek kolay değil ama tehlikelere rağmen bundan sonraki adım, süreci siyasi eyleme dönüştürmek olmalı. Suriye halkının hepsini kapsayacak şekilde ulusal bir süreç başlamalı ve Suriyeliler hak ettikleri geleceğe kavuşmalı, rejimin iki yüzlülüğü de ortaya çıkmalı'' diye konuştu.

Kofi Annan'ın planının uygulanması için zamanın daraldığına dikkati çeken Clinton, ''Artık zaman kalmadı, hiçbir gecikme ya da mazeret kabul edilemez'' ifadesini kullandı.

İstanbul toplantısından çıkan sonuçların çok önemli olduğunun altını çizerek, ev sahipliğinden dolayı Türkiye'ye teşekkür eden Clinton, şöyle konuştu:

''Gerek Sayın Erdoğan gerekse Sayın Davutoğlu'na ayrıca teşekkür ederim. Sadece bu toplantıya ev sahipliği yaptıkları için değil aynı zamanda burada Suriye halkı adına verdiğimiz mücadelede çok büyük destek oldukları için. Her ikisiyle de ayrı ayrı görüştüm. Sadece Suriye değil başka ortak çıkarlarımıza yönelik paylaşımlarda da bulunduk. Türkiye'nin bu kriz ortamında verdiği desteği tebrik etmek istiyorum. Suriye'den kaçanlara verdiği destek de çok önemli. İran'ı da ele aldık. İran'ın bölgesel ve küresel güvenlik için oluşturduğu tehditten bahsettik. Türkiye'nin İran'dan yaptığı ham petrol alımını ciddi oranda azaltacağını duymak da beni memnun etti.

ESED AÇISINDAN DA NİHAYETİNDE ANLAMASI GEREKEN ŞEYLER VAR

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ''Esad açısından da nihayetinde anlaması gereken şeyler var. Meşruiyetini kaybettiğini anlaması lazım ve beraberinde hiçbir şekilde sürekli devam eden muhalefetin çabalarına, özgürlük adına yaptıklarına karşı koyamayacağını anlaması lazım. Ya ülkesini iç savaş ortamına taşıyacak ve bu herkes için korkunç bir süreç olacak, sadece Suriye ile sınırlı kalmayacak, bölgeyi de tehdit edecek ya da daha farklı bir karar verecek'' dedi.

Clinton, Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen Suriye Halkının Dostları Grubu'nun İkinci Konferansı kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında yaptığı konuşmada, Suriye'deki gelişmelerle ilgili soru üzerine, şunları kaydetti:

''Öncelikle yaklaşık bir haftadır Esad bu sözü verdi. Bir hafta oldu, Kofi Annan'a bu sözü vereli... Biz birinci elden daha önceki genel sekreterden bununla ilgili şeyler duyacağız. Kendisi Şam'a, Tahran'a ve diğer yerlere de ziyaretlerde bulundu. Pekin'e de gitti. Burada yaptığı temaslarda değişik sesleri duyma fırsatı buldu. Ancak kendisi de son derece deneyimli olduğu için süreci gayet iyi değerlendiriyor. Burada sürecin sadece süreç olarak kalması mümkün değil. Bunun için bir zaman çizelgesi mutlaka belirlenmeli. Eğer Esad da daha önceden davrandığı birtakım şeylere devam ederse, şiddeti sonlandıramazsa, bir ateşkes ilan etmezse, birliklerini daha önceden bulunan alanlardan çekmezse, siyasi bir geçiş dönemine adım atmazsa ve günde en az iki saat insani yardıma imkan tanımazsa o zaman hiçbir şekilde süreci istenen şekilde sonlandıramaz. Çünkü burada gayet net bir sinyal vermiş oluyor ve muhalefeti tamamen bastırmak istediğine yönelik bir mesaj oluyor bize... Burada aslında buna inanacak olursak hata yapmış oluruz.''

Suriye'de muhalefetin gücünü azaltmadığını, güç kazandığını vurgulayan Clinton, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Kofi Annan'ın BM'ye sunacağı rapora baktığımızda Esad açısından da nihayetinde anlaması gereken şeyler var. Meşruiyetini kaybettiğini anlaması lazım ve beraberinde hiçbir şekilde sürekli devam eden muhalefetin çabalarına, özgürlük adına yaptıklarına karşı koyamayacağını anlaması lazım. Ya ülkesini iç savaş ortamına taşıyacak ve bu herkes için korkunç bir süreç olacak, sadece Suriye ile sınırlı kalmayacak, bölgeyi de tehdit edecek ya da daha farklı bir karar verecek. Bu nedenle biz bunun yakından izlemek istiyoruz. Ancak farklı alınan eylemlere baktığımızda ve bugün yapılan açıklamalara baktığımızda görüyoruz ki, baskı gerçekten giderek güçlenerek Esad'a doğru sürdürülüyor.''

Clinton, bir şey daha söylemek istediğini belirterek, ''Ben aylardır onlarla temas içerisindeyim ve İsviçre'de başladı, Tunus'ta görüştük, bugün yine İstanbul'da görüştük. Üst düzey yetkililerim de onlarla günlük temaslar sürdürdü, Suriye Ulusal Meclisi ile... Genç bir kadınla tanıştım. Kendisi Humus'tan yeni kaçmış ve yeni gelmiş. Bize korkunç deneyimlerinden bahsetti. Kendisinin ve başkalarının başa çıkmak zorunda kaldığı süreçlerden bahsetti. Onu dinlerken gerçekten sinirlenmemek ve üzülmemek mümkün değil'' ifadelerini kullandı.



banner53
Yorumlar (0)
11
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?
Günün Karikatürü Tümü