banner15

Erdoğan: Baharı kışa çevirmek istiyorlar

Başbakan Erdoğan, Van'da depremden sonra yapılanların cumhuriyet tarihinde yapılmadığını savunarak bu çalışmaları engellemek isteyenlerin olduüğunu söyledi

Erdoğan: Baharı kışa çevirmek istiyorlar

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de huzur dolu güzel günlerin başladığını, ancak baharı kışa çevirmek isteyenlerin olduğunu söyledi.

Toplu açılış ve ziyaretlerde bulunmak üzere birçok bakanla birlikte Van'a gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Van ziyaretinin ikinci gününde Özalp ilçesinde toplu açılış törenine katılıp halka hitap etti. Yoğun katılımın olduğu mitingte Özalplılara seslenen Başbakan, Özalplılardan, Özalp'ı istedi. Konuşmasında yapılan çalışmaları ve yaşanan gelişmelere değinen Başbakan Erdoğan, Türkiye'yi güzel günlerin beklediğini vurguladı. Sözlerine "Bizim lügatımızda ayrımcılık yok" diye devam eden Başbakan Erdoğan, Van'da meydana gelen depremin ardından 2 yıl içerisinde Van'a yapılanların Cumhuriyet tarihinde yapılmadığının altını çizdi.

"BİZ CAMİYİ YAŞARIZ"

Başbakan Erdoğan, son günlerde gündemi meşgul eden 'yol için gerekirse camiyi de yıkarız' sözleriyle ilgili ana muhalefet ve muhalefet partilerinin yaptığı yorumlarla ilgili de açıklama yaptı. 'Yol için cami yıkarız' şeklindeki açıklamalarını değerlendiren Erdoğan, "Biz bir ifadeyi kullanırken bütün değerlerimizi bilerek, yaşayarak kullanırız. Camiyi yıkmak 'gerekirse' ifadesiyle kullanılmıştır. Onu yıkarken daha güzelini hemen yanında yaparız ifadesi konuşmamda vardır. Şu anda biz camiyi yapmanın yanında yaşarız." dedi.

Muhalefetin genel başkanlarının ismini ağzına almayacağı sözü verdiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Onlara gerekli cevabı arkadaşlarım zaten veriyor. Ben sadece zihniyet eleştirisi yapacağım. Onlar varsın bana hakaret etsin. İşte bir tanesi dün bana Samsun'dan hakaret ediyor. 'Camiyi yıkacakmış' diyor. 'Milletin vergileri ile Akdamar Kilisesi'ni yapıyor' diyor. Ben bu zata sadece bir ifade kullanırım; biz bir ifadeyi kullanırken bütün değerlerimizi bilerek, yaşayarak kullanırız. Camiyi yıkmak 'gerekirse' ifadesiyle kullanılmıştır. Onu yıkarken daha güzelini hemen yanında yaparız ifadesi konuşmamda vardır. Şu anda biz camiyi yapmanın yanında biz bu işi yaşarız. Ama bunu yaşamayanların bize böyle bir eleştiri göndermesine zaten benim halkım inanmaz. Bu konuda bizim ne olduğumuzu millet zaten iyi biliyor. Akdamar Kilisesi'ne gelince bu ülkede benim Ermeni Ortodoks vatandaşım var mı? Var. Bu vatandaşlarımın hukukunu korumak bizim görevimiz değil mi? Ama bunlar bu işin de cahili. Bugün benim ülkemdeki Ermeni vatandaşımın ticaretle uğraşanı vergi ödüyor mu, ödüyor. Onun da inancının gereğini yerine getirme senin görevindir, görevimizdir. Bunu ben hem İslami hem insani hem vicdani hem de hukuki bir görev olarak yerine getiriyorum. Bunu da benim vatandaşlarım böyle bilmeli. Bu iş cahili cühela ile olacak iş değil. Bilerek her şeyi yapacaksınız. Herkesin hukukunu biz koruyacağız."

Konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Başbakan Erdoğan, kitaplarında ayrımcılık olmadığını vurgulayarak, "Biz biriz, beraberiz. Hep birlikte Türkiye'yiz. Biz laf üretmiyoruz. Biz kuru ideolojilerin peşinde koşmuyoruz. Biz gerilim siyaseti istemiyoruz. Bizim davamız hizmettir. Bizim fikrimiz, zikrimiz hizmettir. Bizim ideolojimiz hizmettir. Biz bu ülkede ne kadar etnik unsur varsa hep birlikte yaradılanı, Yaradan'dan ötürü seviyoruz. Onun için biz bir etnik unsurun partisi değiliz, bir bölgenin partisi değiliz. Biz tüm Türkiye'nin, tüm milletin ve 76 milyonun partisi ve hizmetkarı bir hükümetiyiz. Kalkınma ile huzur birbiri ile paralel ilerler. Huzurun olmadığı yerde kalkınma olmaz, ilerleme olmaz. Kalkınmanın olmadığı yerde huzur, refah olmaz, muhabbet olmaz. Biz 11 yıl boyunca hem huzur pekiştirmenin, hem kalkınmayı sağlamanın mücadelesini verdik. Hem ekonomi dedik hem demokrasi dedik. Birini diğeri tercih etmedik, feda etmedik. Bu ülke hem ekonomik olarak büyüyecek, hem ileri demokratik standartlara ulaşacak dedik ve 11 yıl boyunca bunun mücadelesini verdik. Hamdolsun tüm tehditlere, tüm kışkırtmalara, bize kurulan tüm tuzaklara rağmen milletimizin desteği ve hayır duası ile çok güzel işler yaptık, milletimizi sevindirdik, hizmetler ürettik. Geçmişin yaralarını tedavi etmenin, geçmişin ihmallerin telafi etmenin gayreti içinde olduk." şeklinde konuştu.

"SİLAH DEMOKRASİNİN YOLU DEĞİLDİR"

Geçmişin artık geçmişte kaldığını kaydeden Başbakan Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti: "Geçmiş artık geride kaldı. Türkiye 11 yıl boyunca yaptığı reformlarla daha güçlü, çok daha ileri demokratik standartlara sahip bir küresel güç haline gelmiştir. Geçmişin tartışmaları ile geleceğimizi karartmayacağız, geçmişin acılarıyla umutsuzluğa mahkum olmayacağız ve ülkemizi de umutsuzluğa mahkum etmeyeceğiz. Geçmişten ibret alacağız, geçmişin hatalarından sakınacak, geleceği birlikte inşa edeceğiz. Her ne sorun varsa oturacak, konuşacak, samimiyetle yüreklerimizi birbirimize açacağız. Silah demokrasinin yolu değildir, şiddet demokrasinin yolu değildir, Molotof kokteylleri demokrasinin yolu değildir, esnafımızı, vatandaşımızı kepenklerini indirmeye mahkum etmek özgürlük mücadelesi değildir. Ne biliyorsak bunlar masada konuşalım. Hepsinden öte 4 yılda bir genel, 5 yılda bir yerel seçimde sandık gelecek, hür irademizle, özgür irademizle gelelim sandıkta kararımızı verelim ve bu karara da herkes saygı duysun. Olay budur."

İster Türk olsun, ister Kürt olsun bir etnik unsuru savunmanın milleti sevmek anlamına gelmeyeceğinin altını çizen Erdoğan, millet kavramının içine herkesin girdiğini söyledi. "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı çatısı altında hep birlikte toplandık. Bir olduk, iri olduk, diri olduk, Türkiye olduk. Olay bu" diyen Başbakan Erdoğan, çözüm süreciyle birlikte Türkiye'nin güzel bir ivme kazandığını anlattı.

"BAHARI KIŞA ÇEVİRMEK İSTEYENLER VAR"

Çözüm süreci ile kazanılan bahar iklimini kışa çevirmek isteyenlerin olduğunu savunan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: "Bahardan, aydınlıktan rahatsız olanlar var. Huzurdan, barıştan, kardeşlikten rahatsız olup, gençlerimizi yine ölüm tuzağına çekmek isteyenler var. Kandan beslenmeyi alışkanlık haline getiren bu çevrelere artık fırsat vermeyeceğiz. Düşmanlarımızı değil, dostlarımızı sevindireceğiz. Terörden, şiddetten medet uman çevrelere fırsat vermeyeceğiz. Her meselenin çözüm zemini siyasettir. Silah ve şiddet hiçbir meseleyi çözmemiştir, çözemez. Silah ve şiddet acıdan başka bir şey getirmedi ve getiremez. Silahın, şiddetin araya girmesine izin vermeyeceğiz. Bu bahar ikliminin bozulmasına, silahların konuşmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu günlere önce Allah'ın sonra sizlerin sayesinde kavuştuk. Bölgemizde barışı hakim kılacak, bölgenin hızla kalkınmasını mümkün hale getireceğiz."

"Ben bunu hem İslami hem insani hem vicdani hem de hukuki bir görev olarak yerine getiriyorum. Bu iş cahili cühelayla olacak iş değil. Biz bu ülkede kim varsa hepsinin iktidarıyız. Hepsine hizmet bizim görevimizdir." diyen Erdoğan, "Müslümanın da iktidarıyız, Hristiyanın da iktidarıyız, Musevinin de iktidarıyız. Herkesin hukukunu koruduk, koruyacağız. Ateistin de hukukunu koruyacağız." ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 27 Ekim 2013, 15:52
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48