Erdoğan: Baharın kışa dönüşmesine izin vermeyeceğiz

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, "Baharın kışa dönüşmesine, huzurun bozulmasına hep birlikte izin vermeyeceğiz" dedi.

Erdoğan: Baharın kışa dönüşmesine izin vermeyeceğiz

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ağrı'da partisinin Adliye Meydanı'ndaki mitinginde yaptığı konuşmada, Türkiye'yi bir ve güçlü şekilde ileriye taşımaya çalıştıklarını söyledi.

Türkiye ile Ağrı'yı büyütmeye devam edeceklerini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu: "12 yıl boyunca, ülkemize, milletimize hizmet mücadelesi verirken, birileri de bize çelme takmanın gayreti içine girdiler. Bunun en somut örneğini, çözüm sürecinde gördük. Biz 12 yıldır topraklarımıza akan kanı, topraklarımıza akan göz yaşını dindirmek için çırpınıyoruz. Biz 12 yıldır şu annelerimizin o yürek acısını dindirmek, babaların acısını dindirmek, gençlerin ölümünü durdurmak için çırpınıyoruz,  Türkiye’yi bir olarak, beraber olarak birlikte istikbale taşımanın mücadelesini verirken birileri de bizi durdurmanın mücadelesini verdiler. Şu anda da veriyorlar."  

Geçen yıl Nevruz’un büyük coşkuyla kutlandığını, 77 milyonun baharı büyük bir heyecanla ve umutla karşıladığını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu nevruz kalıcı olsun diye dualar ettik. Bu bahar kalıcı olsun diye dualar ettik, Türkiye’de kan akmasın, gençler ölmesin, artık anneler ağlamasın diye dualar ettik. Allah’a hamd olsun geçen Nevruz’dan bu yana terör nedeniyle yeni acılar yaşamadık. İnşallah şimdi 2014 Nevruz’u 77 milyon hep birlikte, bir bütün olarak, kardeşçe yine büyük coşkuyla kutlayacağız. Geçen nevruzdan bu nevruza, ülkemizde bahar iklimi hakim. Son 1 yıldır artık kan akmıyor, ocaklar sönmüyor, son bir yıldır evlere, yüreklere ateşler düşmüyor. Doğu ve Güneydoğu’nun çehresi hızla değişiyor, coğrafi olarak 7 bölgede umut, heyecan daha da çoğalıyor. Artık kepenkler kapanmıyor, artık silah sesleri duyulmuyor, Benim Ağrılı kardeşim köyüne rahatça gidiyor, mezrasına rahatça gidiyor, Ağrı Dağı eteklerinde rahatça dolaşıyor. Hamdolsun evlerimize huzur geldi, sofralarımıza bereket geldi. Şehirlerimiz cıvıl cıvıl. Bunu muhafaza edeceğiz. Bunu hep birlikte koruyacağız. Bu baharın kışa dönmesine, bu huzurun bozulmasına, ağız tadımızın kaçmasına hep birlikte izin vermeyeceğiz.”

Her  meseleyi siyaset zemininde konuşacaklarını, siyaset zemininde çözüme kavuşturacaklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Burada kardeşçe konuşuyoruz ve kardeşçe cevap istiyorum; 12 yıl önce Ağrı’ya gelseler, devlet, Ahmed-i Hani’nin Mem u Zin kitabını basacak deseler, Allah aşkına soruyorum inanır mıydınız? Herkes kendi ana dilini konuşabilecek, yazabilecek, kursa gidebilecek, denilseydi, inanır mıydınız? Özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim mümkün hale gelecek denilse inanır mıydınız? Farklı dil ve lehçelerde siyasi propaganda serbest olacak denilse, inanır mıydınız? Televizyonda, 24 saat Kürtçe yayın olacak denilse, inanır mıydınız? İşte biz bunları başardık. Kardeşlerim, Ağrı’ya havalimanı yapılacak denilseydi, inanır mıydınız? Biz bunu başardık. Hayalleri gerçeğe dönüştürdük. Engelleri ortadan kaldırdık, yasakları kaldırdık.“

"LAF DEĞİL İCRAAT İSTİYORUZ"

Başbakan Erdoğan, Kültür ve Turiz Bakanlığınca bastırılan Ahmed-i Hani’nin Mem u Zin kitabını halka gösterirken, “İşte buyurun. Kültür ve turizm Bakanlığımız, Ağrılı Ahmet Hani’nin Mem u Zin kitabını Kürtçe ve Türkçe olarak bastı, buyurun. Laf değil icraat istiyoruz. İşte icraat. Tamam? Ruhu şad olsun. Şimdi Faki Tayran'ın Divan kitabını, Türkçe ve Kürtçe yayına hazırlıyoruz. TRT Şeş 24 saat yayın yapıyor, bütün anlamsız yasaklar tek  tek kalkıyor. Doğu ile batı kucaklaşıyor, Kuzey ile Güney hasret gideriyor. Türkiye’de kardeşlik daha da güçleniyor.”

Tek vatanın doğusu batısı, kuzeyi ve güneyiyle aynı gelişmişlik düzeyinde olacağını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"İşte bak Ağrı'da, Muş'ta, Iğdır'da havalimanı. Kardeşlerim, Bitlis'te, Bingöl'de aynı, Hakkari'de aynı. Kim engelliyor Hakkari'yi? Terör örgütü. Hala tehdit ediyor. Biz Hakkari'ye havalimanı yapacağız, onlar 'istemezük' diyor. Hakkari'deki kardeşimin havalimanına hakkı yok mu, ihtiyacı yok mu? Niye engelliyorsun. Bak müteahhitleri tehdit ediyorlar, kaçıp gidiyorlar. İsteseler de istemeseler de Hakkari'ye de havalimanını yapacağız. Niye 'tek vatan' dedik. Her yere gidecek bu."

"MİLLİ İRADEYE BİRLİKTE SAHİP ÇIKACAĞIZ"

Başbakan Erdoğan, tek devlet dediklerini, devlet içerisinde devleti kabul etmediklerini, paralel devlet ile paralel yapı istemediklerini vurguladı.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Onlar varsın Pensilvanya'da oluşsunlar. Kardeşlerim, bir yıl içerisinde Türkiye'nin havası değişti. Doğu'nun, Güney Doğu'nun, Ağrı'nın havası değişti. Bu çözüm sürecini daha da ilerleteceğiz. Göreceksiniz çok daha güzel şeyler olacak. Ağrı'nın çehresi daha da değişecek. Ağrı Üniversitesi'yle... Kim getirdi bu üniversiteyi buraya, biz getirdik. Sağolsun bir Ağrılı olan İbrahim Çeçen kardeşime de teşekkür ediyorum. Kendisinde rica ettik, oda üniversiteyle ilgili sözünü tuttu."

Meydandakilere hitaben, "Sizin bu heyecanınız olmasa, sizin bu coşkunuz olmasa biz buralara gelebilir miydik? Biz buradaki analarımızın, bacılarımızın hayır dualarıyla buralara geldik" diyen Başbakan Erdoğan, "Demokrasiye, milli iradeye birlikte sahip çıkacağız" dedi.

"MİLLİ BİRLİĞİMİZİ ASLA BOZDURMAYACAĞIZ"

Milli birlik ve kardeşlik sürecinin en önemli alt yapısının vatandaşlar arasındaki birlik ve beraberlik olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu birliğimizi, bu kardeşliğimizi kıskananlar var. Bizi bölmek isteyenler var. Bunlara pirim vermeyeceğiz. Bu milli birliğimizi ve kardeşliğimizi asla böldürmeyeceğiz. İşte Oslo sürecini bunun için sabote etmek istediler. 7 Şubat 2012'de MİT Müsteşarımızı tutuklayıp bu süreci sabote etmek istediler. Paris'te suikast yaparak süreci durdurmak istediler. Gezi olaylarıyla bu barış sürecini, bu kardeşlik sürecini baltalamak istediler. Başarılı olamadılar. Ama hiç birinde de kardeşliğimizi bozamadılar. Şimdi 17 Aralık ve 25 Aralık darbe girişimlerini de en başta çözüm sürecini ortadan kaldırmak için yaptılar. Neden biliyor musunuz? Eğer çözüm süreci kalıcı olursa Türkiye'yi hiç kimse tutamaz. Çözüm kalıcı olursa ekonomiyi hiç kimse tutamaz. Çözüm kalıcı olursa kardeşliğimizi kimse bozamaz. Bunu istemediler. Onun için 17 Aralık'ta, 25 Aralık'ta hükümeti devirip süreci bitirmek istediler. Biz bu saldırı karşısında dik durduk dik. Sizin emanetinizi gasp etmek istediler. Biz o emaneti vermedik. Türkiye'nin istikbaline, istiklaline, o büyük ekonomisine çözüm sürecine yönelik bu alçak saldırıya geçit vermedik. Ne diyorlar, 'yolsuzluk ve rüşvet'. Kardeşlerim, en büyük yolsuzluk, en büyük hırsızlık milli irade hırsızlığıdır. Bize yolsuzluk ve rüşvet iftirası atanlar aslında milli iradeyi çalarak yolsuzluğun ve hırsızlığın en büyüğünü yapmak istediler. Kardeşlerim, bu milletin bir kuruşunu yedirmedik, yedirmeyiz, millin iradesini de gasp ettirmeyiz."

"BUNLAR AĞRI'NIN YERİNİ DE BİLMEZLER"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendileri için "Menderes'in adını ağzına almaya hakkı yoktur" yönünde açıklamalarda bulunduğunu aktaran Erdoğan, "İşte yüzsüzlük budur. Gerçi Ağrı'da bu zatı konuşmaya gerek yok. Çünkü Ağrı'da bunun zaten yeri yok. Belki siyasi hayatında bilmiyorum Ağrı'ya hiç geldi mi? Bunlar Ağrı'nın yerini de bilmezler. 'Haritada yerini göster' de gösteremezler" dedi.

Başbakan Erdoğan, Adnan Menderes'e ağır iftiralar atanların, Menderes'i yolsuzlukla, hırsızlıkla ve rüşvetle suçlayanın CHP olduğuna ifade ederek, şöyle konuştu:

"Menderes'i indirmek için tahrikler yapan, gerilim çıkaran, sokakları ateşe veren kim? CHP. 27 Mayıs darbesini alkışlayan kim? CHP. 27 Mayıs sonrası Menderes'e hakaretler eden, Menderes'in itibarını lekelemeye çalışan kim? O da CHP. Merhum Menderes ve arkadaşlarının idam edilmesine seyirci kalan, teşvik eden, su taşıyan kim? O da CHP. Şimdi çıkmış CHP Genel Başkanı, 'Menderes hiç şaibeli konumda olmadı' diyor. Elinize dilinize dursun. Yapmadığınızı bırakmadınız. Atmadığınız iftira kalmadı. Darbeden sonra bile alçakça iftiralar attınız, yetmedi idam ettiniz. Şimdide çıkmışlar arsızca, pişkince güya bize Menderes'i anlatıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi tarihinin en kötü yönetimini yaşıyor."

Erdoğan, miting alanına gelirken bir gencin önüne çıktığını ve "Başbakanım burada son günlerde 17 tane aracı yaktılar" dediğini belirterek, "Bu olayların biz kaynaklarını biliyoruz. İşte sandıkta bunlara gereken cevabı vermek lazım. İşte araçları yakarak kepenkleri indirerek, molotoflar kullanarak bu ülkede seçimi baskı altına alanlara sizin dirayetiniz, sizin iradeniz 20 gün sonra en güzel cevabı verecektir" diye konuştu.

"30 Mart'ta oylarımızı Ahmet'e, Mehmet'e, Hasan'a, Hüseyin'e vermiyoruz, 30 Mart'ta oylarımızı AK Parti'ye veriyoruz. Bu çok önemli" diyen Başbakan Erdoğan, paralel yapı ve yandaşlarının, AK Parti'yi çökertebilmek için kendilerine göre gayret içinde olduğunu, milletin bunlara sandıkta en büyük dersi vereceğini söyledi.

"Ekonomiyi batıracağız" diyenlerin bunu yapamadığını ifade eden Erdoğan, göreve geldiklerinde devletin 100 lirasının 73 lirası borçken, bunu 35 liraya düşürdüklerini belirtti.

Devletin borçlanma faizini yüzde 63'ten tek haneli rakama getirdiklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bunlar kimin cebinde kalıyor şimdi? Benim halkımın cebinde kalıyor. Çiftçimin, köylünün cebinde kalıyor. Benim çiftçi kardeşim Ziraat Bankasından yüzde 59 faizle kredi alıyordu, şimdi yüzde 5. Esnaf kardeşim aynı şekilde yüzde 46 faizle alıyordu, şimdi yüzde 5. Bunlar durup dururken olmadı. Ne CHP'si ne MHP'si ne BDP'si... Zaten BDP'nin bu işlerle alakası yok. Tamamen ideolojik bir siyaset yapıyorlar. Bunların hizmet siyaseti diye bir şey yok. Değerli kardeşlerim, sizler bu seçimde hizmet siyasetine mi oy vereceksiniz, yoksa ideolojik siyasete mi oy vereceksiniz? Hizmete, eser siyasetine değil mi? Çünkü eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Bize eser lazım. Şimdi ben Hakkari'ye bakıyorum, Hakkari'de kanalizasyonlar sokakta akıyor. Diyarbakır'a bakıyorum, aman Yarabbi belediyecilik diye bir şey gelmemiş. Ne yapmışsak biz yapmışız. Yollar, kavşaklar bizim. Ve bizim yaptığımız kavşaklara da maalesef... Belediyenin oraya iş makinesini koyuyor, 'ben yaptım' diye hava atıyor. Sen yapmadın, biz yaptık. Kapalı spor salonlarını biz yaptık. Bir de sen yap. Yapmadılar, niye? Bunlar ideoloji siyaseti yapıyorlar. Kardeşlerim sakın ha bir yanlışa Ağrımızı kurban etmeyelim. Ağrı'da gerçek manada belediyecilik yapacak ve şu anda da altyapısıyla da üst yapısıyla da bu süreci işletecek bir dönemin peşindeyiz.

Bizler şu anda bu aşkla, bu gayretle Ağrımızı daha ileri noktaya nasıl taşırız, bunun gayreti içerisindeyiz. İnşallah ben bunun da yakın olduğuna inanıyorum. Çok kısa zamanda bunu da başaracağız. Derdim şu benim değerli kardeşlerim; Diyadin nasıl daha güzel olacak? Allah aşkına şu Doğubeyazıt'ın halini görüyorsunuz değil mi? Doğubeyazıt'ta belediyecilik var mı? Yok. Bizler istiyoruz ki Diyadin'de, Doğubeyazıt'ta, Eleşkirt'te, Hamur'da, Patnos'da, Taşlıçay'da, Tutak'ta, bütün buralar da Ağrı merkezle beraber el ele omuz omuza yeni bir belediyecilik anlayışı buraya yerleşsin."

Eğitim konusunda yaptıkları çalışmalara değinen Erdoğan, okullarda kitapların ücretsiz dağıtıldığını, bini aşkın öğrenci için yurt yaptıklarını, burs ücretlerini 500 liraya çıkardıklarını kaydetti.

Göreve geldiklerinde Türkiye'de 76 üniversitenin olduğunu, buna 99 üniversite daha eklediklerini belirten Erdoğan, artık tüm illerde üniversite bulunduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, şunları ifade etti:

"Şimdi çıkmış bir Pensilvanya, mesajlar atıyor. Bilmiyorum Pensilvanya'nın burada da uzantıları var mı? Yok değil mi? Güzel. SMS'ler atıyorlar, 'AK Parti'ye oy vermeyin, kime verirseniz verin.' Fakat unutmayın yalancının mumu yatsıya kadar... Ama bununki yatsıya kadar yanmadı, erken söndü. Şimdi istiyorum ki buna 30 Mart'ta tam manasıyla mührü vuralım. CHP ile MHP'yi kötü aldattı ona da söyleyelim. CHP'nin, MHP'nin genel başkanlarına gittiler, 'elimizde dosyalar var dediler, kasetler var, montajlar var, hükümeti devireceğiz, ekonomiyi batıracağız, çözüm sürecini durduracağız' dediler. Bu üç kafadar yola çıktılar, ama yolu şaşırdılar. Ellerindeki bütün malzemeler fos çıktı. Ellerindeki kasetlerin hepsi korsan çıktı. Bir darbe tertip ettiler, ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Bunlar günü idare ederken, biz hizmette yolumuza devam ettik. Ne dedik: Ellerinizde ne varsa koyun ortaya. Biz hiçbir şeyden çekinmiyoruz. Abdestinden şüphesi olmayanın, namazından şüphesi olmaz. 30 Mart'ta kasetler değil, millet konuşacak. Ve benim milletim de gereken cevabı verecek."

Siyasi hayatı boyunca Ağrı'ya 24 kez geldiğini belirten Erdoğan, akşamın karanlığında dahi mitingler yaptığını, her mitingde tarihi bir coşkunun yaşandığını söyledi. Erdoğan, "Beraber bu yollarda yürüdük. Ne diyor Aşık Veysel? 'Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece.' Gideceğiz gündüz gece hiç endişe etmeyin. İnşallah çok daha farklı reformlarla, daha ileri demokratik haklarla geleceği beraber inşa edeceğiz. Onun için Ağrı ve ilçelerinde vereceğiniz oylar, kişilere değil AK Parti'ye verilecek oylardır bunu biliniz. Çünkü bu seçim adeta bir genel seçim olarak cereyan ediyor. O bakımdan oylarınız çok önemli. Kalan 20 günde çok çalışalım, kapı kapı dolaşalım. Bildiklerimizi, bilmeyenlere anlatalım" diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 10 Mart 2014, 16:42
banner53
YORUM EKLE

banner39