banner39

Erdoğan: Çözüm süreciyle ilgili konuşmaya hakları yok

Diyarbakır'da toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Elinden silahı bırakmayan, silahların gölgesinde particilik oynamaktan vazgeçmeyenlerin çözüm sürecini eleştirme hakları yoktur dedi

Politika 02.05.2015, 20:50 02.05.2016, 09:39
Erdoğan: Çözüm süreciyle ilgili konuşmaya hakları yok

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır'a düzenlediği ziyaret sırasında toplu açılış törenine katıldı. Erdoğan törende gündeme yönelik birçok açıklamada bulundu. Cumhurbaşkanı daha sonra törenin ardından 7. Kolordu Komutanlığına geçti.

Erdoğan, Korgeneral İbrahim Yılmaz ile basına kapalı yaptığı görüşme sonrasında Komutanlıktan ayrıldı.

Erdoğan'ın açılış törenindeki konuşmasından bazı satırbaşları şöyle; "Biz Kürt kardeşlerimin haklarını, hukuklarını, sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz. Ama kavramlar üzerinden bu ülkenin medeniyet müktesebatına saldırılmasına da ne ben ne de Kürt kardeşlerim asla izin vermeyeceğiz".

Düne kadar birbirleriyle ittifak etmeyenlerin şimdi birbirleriyle ittifak ettiklerini dile getiren Erdoğan, "Millet bu oyuna gelmez. Diyarbakırlı hiç gelmez. Benim Diyarbakırlı kardeşim eski Türkiye'yi çok iyi bilir. Şu toprakların, dağların, ovaların, yaylaların, hele hele Dicle'nin, Fırat'ın dili olsa da bir konuşsa. Eski Türkiye'nin ne olduğunu bir de onlar anlatsa" ifadelerini kullandı.

"Kürt kardeşlerime buradan sesleniyorum. Belediye binasının önünde o gözü yaşlı, ağlayan anneleri nereye koyacaksınız?" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Niye ağlıyordu acaba o anneler? O anneler Kürt değil miydi? Sonra onları oradan acaba niye söküp attınız? Hepsinin evlatları dağa kaçırılmıştı, dağlara kaçırılmıştı. O anneler bana da geldi ve biz Kürt kardeşlerimin haklarını, hukuklarını, sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz. Ama kavramlar üzerinden bu ülkenin medeniyet müktesebatına saldırılmasına da ne ben ne de Kürt kardeşlerim asla izin vermeyeceğiz. Kürt kardeşlerimin ayrılmaz parçası olduğu bu millet ulu bir çınar gibidir. Bu çınarın köklerini kurutmak isteyenlerin amacı önce bu heybetli gövdenin içini boşaltmak sonra da onu devirmektir. Bu oyun bin yıldır pek çok defa sahnelendi. Hamdolsun hiçbirinde başarılı olamadılar, bundan sonra da inşallah başarılı olamayacaklar. İnşallah bu defa da başarılı olamayacaklar. Ne diyor Mehmet Akif merhum, 'Ruhumun senden ilahi şudur ancak emeli, değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli, bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.' 2001 yılında attığımız bu adımlarla yola çıktık ve halkımız bize sahip çıktı. Hızla yürüdük ve bugünlere geldik."

TEHDİTLERDEN YILDILAR

"Bu bölgedeki kardeşlerimiz artık o kadar bunaldı ki artık bu tehditlerden yıldılar" ifadelerini kullanan Erdoğan, kalabalıktan gelen sesler üzerine, "Bak gelen sesler önemli, çok önemli. 6-7-8 Ekim olaylarında değerli kardeşlerim bunlar milleti sokağa döktüler mi, döktüler. Yasin Börü'yü kalkıp da 5. kattan aşağı attılar mı? Ondan sonra taşla ona her türlü eza ve cefa ettiler mi? Ondan sonra utanmadan, sıkılmadan 'Biz böyle bir şey yapmadık' diyorlar. Her şeyi yaptılar. Nerede bir terör eylemi varsa altından bunlar çıkıyor" diye konuştu.

1 Mayıs'ı işçinin, emeğin tatil günü olarak kendilerinin ilan ettiğini hatırlatan Erdoğan, "Bunlar yapmadı, anamuhalefet yapmadı, biz yaptık. Bunu biz yaptığımız halde Türkiye'de en büyük sendikalar farklı illerde gayet güzel şekilde kutlamaları yaptılar ama bunlar kalktılar yine de İstanbul'u karıştırmak istediler. Başaramadılar o ayrı mesele. Biz diyoruz ki, kardeşim eğer yapacaksan, bak yerler belirlendi, git oralarda yap. Gazetelerde bazıları televizyonlara çıkıyor, aman Ya Rabbim 'ne demek, istediğimiz yerde yaparız' diyor. Yapamazsın, istediğin yerde yapamazsın. Bu ülke yol geçen hanı değildir" dedi.

KAMU DÜZENİNE SAYGI DUYMAK ZORUNDASIN

Cumhurbaşkanı olarak Valiliğin gösterdiği yerde İstasyon Meydanı'nda halka seslendiğini, AK Parti Genel Başkanı olduğu dönemde de yine Valiliğin gösterdiği yerde miting yaptıklarını anlatan Erdoğan, "Biz kalkıp da en hareketli caddeye gidip yolları kesip, 'hayır biz burada yapacağız' diyebilir miyiz? Biz kamu düzenini bozamayız. Kamu düzenine saygı duymak zorundasın. Şehrin uygun yerini valilik belirlemiş, devlet belirlemiştir. Orada gidip mitingini yap, ne söyleyeceksen orada söyle ama sen kalkıp da 'Taksim meydanında ben bunu yapacağım' dersen kusura bakma. 'Yapamazsın' diyorlarsa yapamazsın" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Yenikapı, Maltepe ve 6 meydanda daha miting yapılabileceğini belirtti.

Vatandaşların "Dik dur eğilme, bu millet seninle" tezahüratları üzerine Erdoğan, "Her zaman söylüyorum, biz sadece rükuda eğiliriz. Bunun dışında bizde kula kulluk yok. Böyle geldik, böyle gideceğiz" dedi.

SEFALET DİZ BOYUYDU

Diyarbakırlılara, "Sevgili kardeşlerim, Diyarbakır'ın güzel insanları" diye seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakınız bugüne kadar sefalet diz boyuydu. Dağlarda insanlar bir yana kurt, kuş gezemez olmuştu. Ne okul, ne hastane vardı, ne yol, ne içme suyu altyapısı bulunuyordu. Yılların ihmali, terörün yıkıcı etkisi altında bölge adeta 20. yüzyılda Ortaçağı yaşar hale gelmişti. Biz işte bu sorunların hepsini birer birer ortadan kaldırdık" ifadelerini kullandı.

Diyarbakır'da 2002 öncesi 44 kilometre bölünmüş yol varken, 2003'ten sonra 343 kilometre bölünmüş yol yaptıklarını anlatan Erdoğan, şu bilgileri verdi:

"2002 öncesi 10 yıl Diyarbakır'da yapılan harcama 179 trilyon, kardeşlerim, 2003-2014 arası yapılan harcama 1 katrilyon 600 trilyon. 2003-2014 bütün bu bölgede yapılan toplam yatırım bedeline baktığımız zaman her geçen gün daha da artıyor ama benim size önemli bir şeyi burada nakletmem gerekiyor o da şu, Diyarbakır'da son 13 yılda yaptığımız toplam yatırım 19 katrilyon."

Erdoğan, "İş adamları bölgeye yatırım yapmaktan çekiniyor, korkuyor. 'Acaba yaparsam burayı da ne zaman bombalarlar, yakarlar' diye. Çünkü bunlarda insaf yok. Bunlar okulları yakıyorlar, kütüphaneleri yakıyorlar, camileri yakıyorlar" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstasyon Meydanı'nda düzenlenen toplu açılış töreninde halka hitap etti.

İş adamlarının bölgeye yatırım yapmaktan korktuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"İş adamları bölgeye yatırım yapmaktan çekiniyor, korkuyor. 'Acaba yaparsam burayı da ne zaman bombalarlar, yakarlar' diye. Çünkü bunlarda insaf yok. Bunlar okulları yakıyorlar, kütüphaneleri yakıyorlar, camileri yakıyorlar. Çıkmış ne diyor, 'Diyaneti kaldıracağız.' Yahu benim Kürt kardeşim, Zaza kardeşim dindardır. Şu hale bak, şu yaklaşım tarzına bak. Bu ülkenin yüzde 99'u Müslüman. Bunlar bizim inançlarımızla da adeta oynamaya başladılar. Onun için 7 Haziran'ın önemi çok büyük. Beyefendi rahatsız oluyor. 'Cumhurbaşkanı meydanlara kimin parasıyla çıkıyor' diyor. Devletin parasıyla çıkıyorum. Bu benim en doğal hakkım, yasal hakkım. Cumhurun başı olarak buraya çıkıyorum. Yüzde 52'nin oyu ile buraya geldim. Bu beyefendi de aday değil miydi? Adaydı. Onların aldığı oy da belli. Ama sen yüzde 52'yi alsaydın sana da ben saygı duyardım ama sen saygısızlık yapıyorsun."

Bölgede sıfatı ve mahreci ne olursa olsun yürütülen tüm baskı ve şiddet politikalarının gerisinde çok sinsi bir amaç ve hedef olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu amaç Diyarbakır'daki ve bölgedeki tüm Kürt kardeşlerimin 1376 yıldır şerefle taşıdıkları ve yücelttikleri, uğrunda nice mücadeleler verdikleri inançlarıyla etnik kimliklerini birbirinden ayırmaktır. 'Kaldıracağız' dedikleri Diyanet, Kur'anı Kerim'in Kürtçe mealini yaptı. Niye? 'Ben diyor, benim Kürt vatandaşımın da Diyanet İşleri Başkanlığıyım" ifadesini kullandı.

"Değerli kardeşlerim, çıkıp diyorlar ki imam hatip okullarını da kapatacağız. Bunların ana muhalefet partisinden farkı var mı? Geçmişte onla bu işleri yaptı, fakat şimdi buna ulaşmak çok zor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu ülkede bu millet imam hatip okullarını kurdu ve sahip çıktı. Bir ara 60 bine indirdiler öğrenci sayısını şu anda imam hatipte öğrenci sayısı 1 milyona ulaştı. Silahla tehdit edilerek mi ulaştı? Eğitim özgürlüğü bu, vatandaş evladını ister imam hatipe, ister düz liseye isterse de meslek lisesine gönderir, karışamazsın. Bir taraftan 'özgürlük' diyeceksin diğer taraftan buna karışacaksın. Onlar eski Türkiye'de kaldı. Yeni Türkiye'de bu yok, yapamazsınız"

Okullarda başörtüsünün yasaklandığını, bugün artık başörtülü olarak okullara gidilebildiğini belirten Erdoğan, "Kızlarımızın başörtüsüyle oynadılar. Danıştay geçen gün yeni bir karar verdi ve 'Artık ortaöğretimde de müdahale edemezsiniz' dediler. Şimdi bu dertler kalktı. Şimdi istediğin üniversiteye gidiyor musun? Gitme şansın var mı? Artık kat sayı var mı? Kota var mı? Adalet budur işte. Biz bunun gereğini yaptık. Bizi bölemeyecekler, bizi ayıramayacaklar" diye konuştu.

Vatandaşlardan bir ricası olduğunu bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti:

"Aman ha etle tırnak gibi olmalısınız. Hiç Kürt, Zaza, Türk ayrımı yok. Onun için 'tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet' diyeceğiz. Bu yolda gür olacağız. Bir olacağız, diri olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Şimdi bunlar yanlarına bir de Paralel Yapı'yı aldı, beraber çalışıyorlar."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yüzde 52 oyla Cumhurbaşkanı seçilmişsin, belediye başkanı nezaketen havalimanına gelip sizi karşılamaz mı? Son anda meğerse bunlar Kandil'den talimat almışlar. 'Cumhurbaşkanı tarafsızlığını yitirdi, onun için havalimanlarına karşılamaya gitmeyeceksiniz.' Bak, ben buradan sesleniyorum, ben her partiye eşit mesafedeyim. Gönlümde tabii ki bir parti var ayrı ancak ama ben tarafım. Nasıl taraf? Ben, milletin tarafındayım. Milletin değerlerine karşı olanların asla tarafında olamam. Hanımefendi gelmeyince bende belediyeyi maalesef ziyaret edemedim. Bunu bilmenizi istiyorum ki istismarı yapılmasın.

Geçenlerde Çanakkale'ye gittim, belediye başkanı CHP'li. Geldi karşıladı havalimanında. Bende gittim Çanakkale Belediyesini ziyaret ettim ve kendilerinden brifing aldım. Benim dünyamda böyle bir ayrımcılık yok. Gittiğim her yerde nezaket, karşılığında nezaketi bulacaktır. Bundan kimsenin endişesi olmasın. Değerli kardeşlerim, tabii biz bu adımı kararlı şekilde atarak ülkemizi çok daha iyi bir noktaya taşıyacağız."

Erdoğan, "Hepiniz sandığa gidin. Demokratik hakkınızı kullanın. Bu, demokrasinin olmazsa olmazıdır. Ağızlarından demokrasi lafını, demokratlık iddiasını düşürmeyenler başta olmak üzere tüm siyasi partilerimizden bu hususa özellikle hassasiyet göstermelerini istiyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstasyon Meydanı'ndaki toplu açılış töreninde konuştu. Diyarbakır'a yapılan yatırımları anlatan Erdoğan, "Bunları, birilerinin emriyle yapmadık. Diyarbakır'ı sevdik ve 'Biz, buranın sorumluluğunu da taşıyoruz' dedik, o anlayışla yaptık" dedi.

Diyarbakır'a ulaştırmadan sağlığa, eğitimden toplu konuta kadar pek çok yatırım yaptıklarını, tarımda çok ciddi adımlar attıklarını anlatan Erdoğan, "Diyarbakır'ın arka sokaklarında dolaştığımızda hali görüyoruz zaten. Benim bir şey söylememe gerek var mı? Birileri de diyor ki 'Onların hiçbirisi önemli değil, önemli olan ideoloji.' Kardeşlerim, ideoloji ile karın doymuyor. Bunu bilmenizi istiyorum" diye konuştu.

Bir Diyarbakır türküsünün "Kebabı köz öldürür, sürmeyi göz öldürür. Aşığı kılıç kesmez, bir kötü söz öldürür" sözlerini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz, bu milletin aşığıyız. Biz, bu millete hizmetin sevdalısıyız. Gerektiğinde 7 düvele karşı mücadele vermekten çekinmeyiz ama yaptıklarımızın inkarına görmezden gelinmesine de gönlümüz razı olmaz. Atalarımız diyor ya 'Yiğidi öldür, hakkını ver.' Biz de eleştirinin yanında yapılanların takdirini bekliyoruz. Herhalde çok şey istemiyoruz."

O SLOGANLARI, O RESMİ ASANLAR HESABINI VERECEK

Erdoğan, bölgede pek çok yerde normalde belediyelerin yapması gereken işlerin sırf vatandaşlar mağdur olmasın diye ilgili bakanlıkların yürüttüğüne işaret ederek, örneğin Van'ın içme suyu ihtiyacını karşılamak ve bunun yatırımını yapmanın büyükşehir belediyenin görevi olduğunu ama yapılmadığını vurguladı. Erdoğan, şunları söyledi:

"Talimat verdim, Orman ve Su İşleri Bakanlığımız yaptı. Şimdi Van, bir de bilbordlara, raketlere bir şey ilave etmiş. Aman Yarabbi, musluktan kan akıyor, kan. O pankartlara veyahut da o raketlere o sloganları, o resmi asanlar, bunun hesabını verecekler. Bu işin lamı cimi yok. Siz, o musluklardan kan akıtabilirsiniz ama bizim musluklarımızdan bugüne kadar hamd olsun pırıl pırıl su akmıştır, su."

İstanbul'a belediye başkanı olduğu zaman musluklardan çamurlu su dahi akmadığını ifade eden Erdoğan, 1 yılda musluklardan "şakır şakır" su akmaya başladığını ve o günden beri İstanbul'da suyun kesilmediğini dile getirdi. Erdoğan, "Belediyecilik, hizmet işidir, aşk işidir. Böyle bir aşkınız, böyle bir sevdanız yoksa bu işte bu tür afişlerle kendinizi aldatırsınız. Şimdi ne yapıyorlar? Tehdit ediyorlar? Niçin? 7 Haziran için."

"İdeolojik belediyeciliğin İzmir'i ne hale getirdiğini biliyorsunuz değil mi?" diyen Erdoğan, İzmir'de baraj yaparak şehre su temin ettiklerini bildirdi.

"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışı ile yürüdüklerini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu, bir zihniyet devrimidir. Kimsenin artık Türkiye'yi bugün geldiği yerden geriye götürmesi mümkün değildir. Buna ne biz müsaade ederiz ne de milletimiz, siz izin verirsiniz. Bu, bir zihniyet devriminin ürünü. Demokratik açılım olarak başlayan milli birlik ve kardeşlik projesi olarak devam eden çözüm süreciyle taçlanan bu süreci, hep beraber inşallah noktalayacağız. Şöyle 15 yıl, 20 yıl önceyi bir düşünün. Herhalde hayal bile edemezdiniz. Türkiye işte böyle bir olgunluğa, böyle bir öz güvene ulaştı."

HEPİNİZ SANDIĞA GİDİN

Erdoğan, seçime giren tüm siyasi partilerin özgürce adaylarını belirlediklerini ve seçim kampanyalarını sürdürdüklerini anlatan Erdoğan, mevcut seçim kanununa göre partilerin aldığı oya göre milletvekili çıkartıp Meclis'te temsil imkanına kavuşacağına veya Meclis dışında kalarak muhalefetini yürüteceğine işaret etti. Erdoğan, şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanı olarak bu süreçte iki şeyi gözetmek zorundayız. Bir, seçimin her vatandaşımızın iradesinin sandığa özgürce yansıyacağı bir ortamda geçmesidir. Hepiniz sandığa gidin. Demokratik hakkınızı kullanın. Bu, demokrasinin olmazsa olmazıdır. Ağızlarından demokrasi lafını, demokratlık iddiasını düşürmeyenler başta olmak üzere tüm siyasi partilerimizden bu hususa özellikle hassasiyet göstermelerini istiyorum. Projeleriyle milletin gönlünü fethedemeyenlerin silahla, baskıyla, şiddetle milletin oylarını gasbetmesine asla izin vermeyiniz, vermemeliyiz. Elinden silahı bırakmayan, silahların gölgesinde particilik oynamaktan vazgeçmeyenlerin çözüm sürecini eleştirme hakları yoktur. Bu konuda siyasi irade ve devletin kurumları, üzerilerine düşenleri yapmıştır. Artık sıra silahları gömüp üzerine beton dökmeye geldi. Çözüm sürecinin samimiyet göstergesi işte bu adımdır. Bu adımı atmayanın ne millete ne bize ne hükümete söyleyecek tek bir sözü yoktur."

ÇOK KAN AKTI, ÇOK CAN YANDI

Türkiye'de Diyarbakır'da terör olayları sebebiyle çok kan aktığını, can yandığını ifade eden Erdoğan, "Yanlış politikalar ve terör örgütünün vahşeti bölge insanını iki ateş arasında bıraktı. Sizin Kürt oluşunuz, Zaza oluşunuz, Türk oluşunuz burada pek yoktur ama Boşnağıyla, Gürcüsüylü, Abazasıyla, Romanıyla vesaire ne olursa olsun beni hiçbiri ilgilendirmiyor. Ben hepinizi yaratılanı Yaradan'dan ötürü sevdim, seviyorum" diye konuştu.

Erdoğan'ın, "Birileri çıkmış şunu söylüyor; Kürtlerin yegane temsilcisi biziz" ifadesi üzerine kalabalıktan "yuh" sesleri yükseldi. Bunun üzerine Erdoğan, "Bu yuhlar güzel de bu yuhların demokraside asıl atılması gereken yer belli değil mi?" dedi.

Geçmişte genel başkanlığını yaptığı partiyi kurarken Anadolu’yu dolaştığını, Doğu Anadolu'yu, Güneydoğu Anadolu'yu ziyaret ettiğini anımsatan Erdoğan, o dönem Diyarbakır'ın kanaat önderlerinin kendisinden Olağanüstü Hal uygulamasını kaldırmasını istediklerini, kurucusu olduğu partinin iktidara gelmesinin hemen ardından da Olağanüstü Hal uygulamasına son verdiklerini anlattı. Olağanüstü Hal uygulamasını kaldırmayı yeterli görmediklerini, eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette yükselen bir Türkiye hedefiyle çalışmalara başladıklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Batı'da ne varsa Diyarbakır’da, Batman’da o olacak dedik. Şu anda eğitimde yavrularımız rahatlıkla okullara gidiyor mu? Gidiyor. Bütünkitapları bulabiliyor mu, akıllı tahtalar okullara asılmaya başlandı mı? Başlandı. Bilgisayarlar, tablet bilgisayarlar yavrularımıza verilmeye başlandı mı? Şu anda 10 milyon tablet bilgisayarı Türkiye’ye dağıtacağız. Dedik ki tüm Türkiye’de üniversiteler olacak, şu anda üniversitesi olmayan ilimiz var mı? Yok. Biz geldik 76'dıydı üniversite sayısı, şu anda 181 üniversite var. 'Biz Kürtlerin temsilcisiyiz' diyenler, bu üniversiteleri siz mi kurdunuz, bu okulları siz mi yaptınız? Yavrularımıza bu kitapları siz mi verdiniz? Sağlıkta neydi, bundan 12 yıl önce hastanelerin hali ortada değil mi? Sağlıkta bu güzelim eserleri kimler inşa etti? Biz. Artık kuyruklarda bekleme var mı? Yok. İlaçları her eczanede rahatlıkla alabiliyor musunuz? 'Kürtlerin temsilcisiyiz' diyenler mi yaptı bunu? Yok. Öyle bir dertleri de yok."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hakkari’de ve Yüksekova’da açılışı yapılacak 150'şer yataklı hastanelerin açılışında vatandaşların terör örgütünce, açılışa katılmamaları yönünde tehdit edildiğini anlatarak, orada bir kadın doktorun yanına gelerek, "Her gün hastaneye gelirken tehdit ediliyoruz" demesi üzerine, doktorlara, öğretmenlere, polislere lojman yapılması talimatını verdiğini, bu lojmanların da çok kısa sürede tamamlandığını anlattı. Erdoğan'ın bu sözleri üzerine meydanda bulunan kadınların "Allah'tan başka kimseden korkmayız" tezahüratları dikkati çekti.

Hakkari’deki hastane açılışını sırasında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in tercümanlığıyla hasta bir Kürt kadınla sohbet ettiğini hatırlatan Erdoğan, "Biz böyle dertliyiz. Kürtmüş, Zazaymış şuymuş buymuş yok. Biz, size hizmetkar olmuşuz ta ezelden. Bu mücadeleyi beraber yürütüyoruz. Bu mücadeleyi beraber veremezsek bu terör örgütünün mensupları cirit atmaya devam eder. Niye işsizlik bu bölgede fazla. Çünkü iş adamı buraya gelip yatırım yapamıyor, çekiniyor, korkuyor. Çünkü bunlarda insaf yok. Bunlar okulları, kütüphaneleri yakıyorlar" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından yatırımı tamamlanan hizmet ve eserlerin toplu açılışını kurdele keserek gerçekleştirdi. Erdoğan'a eşi Emine Erdoğan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk de eşlik etti.

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ZİYARETİ GERÇEKLEŞMEDİ

Bu arada, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, açıklanan programında yer alan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı ziyareti gerçekleşmedi.

Toplu açılış törenini yapılacağı meydana açılan yollara Türkçe ve Kürtçe olarak yazılan, "İnşa ettiğin çözümde seninleyiz usta. Sen Amed’e, Amed sana hasta", "Sen bizim canımızsın başkan, garibe dost başkan, seninle huzur bulduk usta" ve "Denge mazluman serok Erdoğan" afişleri dikkati çekti.

Yorumlar (0)
28
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?