banner15

Gül: Ekonomik alanda yeni bir düzen kurulmalı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Soğuk Savaş ve dehşet dengesinin dayattığı dinamiklerle yola devam edilmesinin artık mümkün olmadığını söyledi.

Gül: Ekonomik alanda yeni bir düzen kurulmalı


Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Halen etkilerini hissettiğimiz küresel ekonomik kriz, uluslararası yönetim zafiyetini ortaya koymuştur. Ekonomik alanda da yeni ve normal bir düzen kurma gereği ortaya çıkmıştır" dedi.

Çırağan Sarayı'nda düzenlenen "Yeni Normal Dünyada Türkiye'nin Yeni Konumu, Yeni Gücü" konulu panelin açılışında konuşan Gül, geçen hafta New York'ta, Columbia Üniversitesinde yaptığı konuşmada da yeni bir dil inşa edilmesi gerektiğinden bahsettiğini hatırlatarak, bugün dünyanın nerede bulunduğunu ve hangi istikamete doğru yol alacağını anlatacağını ve yeni dünya düzeninden bahsedeceğini, ardından Türkiye'nin yeni normal dünyaya ne kadar hazır olduğunu paylaşacağını kaydetti.

En çok ihtiyaç duydukları azim, cesaret ve bilgelikten bahsedeceğini vurgulayan Gül, uluslararası sistemin üç boyutlu bir eksik denge halinde olduğunu düşündüğünü söyledi.

Bu 3 eksik denge halinin siyasi, iktisadi, beşeri boyutlu açıklardan kaynaklandığını da değerlendirdiğini ifade eden Gül, stratejik ve siyasi bakımdan tecelli eden eksik dengenin temel sebebinin Soğuk Savaş'ın ardından yeni bir uluslararası düzenin kurulamaması olduğunu belirtti.

Gül, günümüzde Soğuk Savaş ve dehşet dengesinin dayattığı dinamiklerle yola devam edilmesinin artık mümkün olmadığını ifade ederek, gezegenin artık iki süper gücün etrafından dönmediği gibi, batının ağırlığının da giderek azaldığını kaydetti.

Çin, Hindistan, Brezilya ve Rusya gibi yükselen güç odaklarının uluslararası ilişkilerin sıklet merkezini doğuya doğru kaydırdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, şöyle devam etti:

"Öte yandan uluslararası terörizm, iklim değişikliği, salgın hastalıklar ve sınır aşan örgütlü suçlar gibi mahiyet değiştiren tehditler, geleneksel güvenlik anlayışının kapsamını da genişletmektedir. Halihazırda uluslararası güç dengesi ne tek kutuplu ne çok kutuplu ne de kutupsuz bir nitelik arz etmektedir. Öte yandan halen etkilerini hissettiğimiz küresel ekonomik kriz, uluslararası yönetim zafiyetini ortaya koymuştur. Ekonomik alanda da yeni ve normal bir düzen kurma gereği ortaya çıkmıştır. Bir taraftan mali disiplin ve kamu finansmanı bakımından günlük açıklar veren gelişmiş ekonomiler, diğer tarafta yüksek büyüme gösteren bir cari denge fazlası nedeniyle devasa egemen fonlar oluşturan yükselen ekonomiler bir taraftan artan petrol ve emtia fiyatlarıyla ihya olan bir avuç ülke, diğer yandan yüksek petrol, emtia ve bu fiyatların pençesinde kıvranan en az gelişmiş ülkeler. Tüm bunlar, uluslararası ekonomik sistemde eksik denge halinin olduğunu gösteren emarelerdir. Bu durum yeni ve normal bir dengeye kavuşuncaya kadar, küresel ve bölgesel düzeyde simetrik şoklarla karşılaşmak ihtimali daima vardır. Bugün artık barış, istikrar, huzur ve refahın yolu demokratik değerler ve insan hakları standartlarının yükseltilmesinden geçmektedir. Hukukun üstünlüğünün yerleştirilmesi, siyasi çoğulculuk, eşitlik, farklılıklara saygı gibi değerlerin gözardı edilmesi mümkün değildir. Bu beşeri değerlerden dünya nüfusunun çok az bölümünün dört başı mamur şekilde yararlandığını da biliyoruz. Milyarlarca insan, temel hak ve özgürlükler ile asgari bütün imkanlardan mahrum yaşamakta, bunların bir bölümü ülkelerini terk ederek gelişmiş ülkelere yasa dışı göç etmenin yollarını aramaktadırlar. Öte yandan artan göç olgusu pek çok gelişmiş ülkede ırkçılık, yabancı düşmanlığı dinsel hoşgörüsüzlük belalarının da yeniden ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Bu olumsuzluğa en az gelişmiş ülkelerdeki eğitim, sağlık, cinsiyet ayrımcılığı, yoksulluk ve kronik açlık gibi sorunları eklediğimizde mevcut uluslararası düzenin beşeri değerler açısından da ciddi bir noksan ve eksik verdiğini görüyoruz."

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, "Türkiye coğrafya olarak zengin AB ile büyüyen Asya arasında ciddi bir yol, bir çengelli iğne..." dedi.

Ümit Boyner, panelin "Gelecek Tasarımı Zirvesi"nde yaptığı konuşmada, geçtiğimiz 4-5 yıl küreselleşmenin ve bunun etkilerinin, Türkiye'nin buradaki yerinin konuşulup tartışıldığını hatırlattı.

O tartışmaların ortasındayken ekonomik krizin yaşandığını, bununla birlikte birçok şeyin de açığa çıktığını anlatan Boyner, bir geçiş dönemi yaşandığını, kartların yeniden dağıtıldığını ifade etti.

Irak Savaşı ile birlikte Batı'nın siyasi referansında ciddi bir sarsılma olduğunu, finans kriziyle birlikte ise Batı'nın finansal referansının da sorgulandığını hatırlatan Ümit Boyner, "Gördük ki aslında Batı kendi önerdiklerinin birçoğunu yapamamış..." dedi.

Ne olursa olsun Batı'nın hala kuvvetli olduğuna dile getiren Boyner, Batı'nın modernleşmeyi örnek haline getirdiğini, bunu dünyanın birçok ülkesine yerleştirmeye çalıştığını söyledi.

Batı'nın sorunlarının yanı sıra, yükselenlerin de yetersizlikleri bulunduğuna işaret eden Boyner, şöyle devam etti:
"Çin'in müthiş bir demografisi var ama Çin bir refah toplumu mudur? Bugün ortalama gelir 1.000 dolar. Çin ekonomik güç haline gelmiştir, ucuz işçilik vardır ama kapasitesi sınırlı. Çin'in büyümesi sınırlı. Çin'in büyümesi de sürdürülebilir mi önümüzdeki senelerde bunu göreceğiz. Ben gerçekten işin insani boyutuna da bakıyorum. Çin müreffeh bir toplum mudur, insanları mutlu mudur, demokrasi ne ölçektedir, bunları da bilmiyoruz."

ABD'ye bakıldığında, ABD'nin gücü korumak için Irak'tan çekilmek zorunda olduğunu ifade eden Ümit Boyner, "ABD'nin çekilmesi çok kolay değil çünkü çekildiği noktada istikrar bırakmak zorunda... Bence bu Türkiye'nin konumunu yüzde 100 etkileyecek geçiş dönemi olacak" dedi.

AB'nin zaten çok ciddi bir açmazda olduğuna da değinen Boyner, Almanya'nın kendini AB'den ayrıştırmaya başladığının gözlendiğini söyledi.
TÜSİAD Başkanı Boyner, konuşmasında şunları kaydetti:

"Türkiye coğrafya olarak aslında zengin AB ile büyüyen Asya arası nda ciddi bir yol, bir çengelli iğne... Yatırım, ticaret, enerji anlamında ciddi ekonomik yol. Bu bölgede kaçakçılık da var. Türkiye aslında güvenlik sağ lamak adına da çok önemli bir güç diye düşünüyorum. Bunu mutlaka kullanmamız gerekiyor. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde demokratik kurallarını, yeni demokrasisini nasıl sağlayacağı konusu... Bu bence şu anda en önemli gündem konumuz. Referandum sonrasında Anayasa yapmak konusunda ciddi irade var. Türkiye kendini gelecekte nasıl tarif edecek bu önemli... AB'de olmayan Türkiye düşünemiyorum. Tren raydan çıkmıyor, hastaya serum takmışlar bir türlü ayağa da kalkamıyor ama ö lmüyor da... Böyle bir ilişki var AB ile aramızda... Bunun mutlaka mutlaka ciddi bir dinamizme kavuşturulması lazım. Çünkü ne olursa olsun, değerler açısından Türkiye'nin gücü, AB ile olan ilişkisidir diye düşünüyorum. Aslında Batı'nın da isteği özel bir bölgesel güç olarak Türkiye'yi görmek. Çoğulcu, her kesimin temsil edildiği adil bir sistem, birleştirici bir Anayasa Türkiye için şart. Ben bunu Türkiye'nin yol haritası için 'olmazsa olmaz' görüyorum."

Bu arada TÜSİAD ismindeki "işadamları" ifadesinin "iş insanları" şeklinde değiştirilmesine yönelik çalışmalara ilişkin soru üzerine Boyner, 2011 yılında TÜSİAD'ın 40. yılını kutlayacağını, buna yö nelik çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Boyner, "TÜSİAD" markasını hiçbir şekilde değiştirmeyi düşünmediklerini belirterek, erkek üyelerinden de işadamları ifadesine tepki gelmeye başladığını sözlerine ekledi. 


 

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2010, 22:00
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner47

banner48