Hükûmet de 'heyetlerle bu iş yürümez' diyor

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Çözüm Süreci'nin İmralı'ya heyetlerin gidip gelmesiyle yürümeyeceğini siyasetçilerin elini taşın altına sokması gerektiğini söyledi. PKK'dan yapılan açıklamada da, "Anahtar Öcalan ise heyetlerin gidip gelmesiyle bu iş olmaz" ifadeleri kullanılmıştı

Hükûmet de 'heyetlerle bu iş yürümez' diyor

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Diyarbakır’da düzenlenen “Yeni Türkiye’nin Açılan Kilidi: Çözüm Süreci” çalıştayına katılan Star gazetesi yazarı Orhan Miroğlu, Beşir Atalay’ın “Çözüm süreci İmralı’ya gidip gelmelerle devam edemez, siyaset kurumunun elini taşın altına koyması ve çözümün siyasi zeminde güçlenmesi gerekir” dediğini yazdı.

Star gazetesi yazarı Orhan Miroğlu, Diyarbakır’da düzenlenen “Yeni Türkiye’nin Açılan Kilidi: Çözüm Süreci” çalıştayının detaylarını yazdı.

Miroğlu’nun Star gazetesinin bugünkü (9 Haziran 2014) nüshasında yayımlanan, “Diyarbakır Çalıştayı’nın düşündürdükleri” başlıklı yazısındoa önce çıkan ilgili bölüm şöyle:

Çalıştay’a diğer Kürt siyasetçi ve aydınlarının davet edilmemesi bir eksiklikti. Kürtlerarası iç barış bugün ciddi manada risk altında. Çözüm süreci bu iç barışın nasıl tesis edileceğine cevap aramadan, başarıya ulaşamaz. Kürtler birbiriyle kavga edip dururken, daha doğrusu bir grup kendisi gibi düşünmeyen hemen herkese şiddet temelinde yaklaşırken, devlet Kürt barışı yaptım diyemez. Böyle bir barış ta olmaz zaten. PKK’yle alakalı sorunlar, silahsızlanma ve başka gruplara karşı şiddet kullanma salt PKK/BDP’yle konuşarak çözülecek bir sorun değildir. Federasyonu savunan Kürtler, gelin bizimle de federasyonu konuşalım demiyorlar zaten. Ama onlar Kürt toplumunun bir parçası. Çözüm sürecinde onların düşüncelerini de almak ve bu türden toplantılara davet etmek gerekir. Kürt toplumunun PKK/BDP’yle özleştirilmesi, ve çözüm deyince akla başka bir şeyin gelmemesinin doğurduğu sonuçlar, çözüm sürecini yürüten aktörleri yeniden düşündürmelidir. Nasıl olacak, ya da  olacak mı, bilmiyorum ama, ama bugünkü anlayışlar korunacaksa,  yarın çözüm olduğunda, PKK/BDP dışında kalan Kürt siyasetçi ve aydınlara ve hatta nüfusun önemli bir kesimine Batıda kalacakları yer aramak gerekebilir. Bölgeye giden herkes bu gerçeği görebilir. Barış, Kürtleri anahtar teslimi PKK/BDP’ye emanet etmek olmamalıdır. Tam tersine Kürtlerarası barışın inşa edileceği bir süreç olmalıdır. Kürtlerarası barış dendiğinde, Türkiye Cumhuriyeti devletine yakışan, ağabeylik yapmasıdır. HÜDA-PAR’a saldırılar devam ediyor. Mesut Barzani’nin bir CIA ajanı olduğunu ispat için yazılan yazılar tam sayfa çıkıyor. Kürt siyasetinin hedefinde Mesut Barzani ve Başbakan Erdoğan aynı oranda yer alıyorlar. Sertaç Bucak’ın başkanlığını yürüttüğü Kürt demokratlar platformuna saldırılar oldu. Kürtlerarası barış bugün ciddi bir sorun..

Çalıştayın en önemli vurgusu Beşir Atalay’dan geldi:

-Çözüm süreci İmralı’ya gidip gelmelerle devam edemez, siyaset kurumunun elini taşın altına koyması ve çözümün siyasi zeminde güçlenmesi gerekir.

-Hedef eve dönüşlerin sağlanması

-Devletten daha devletçi,  örgütten( kastedilen PKK’dir) daha örgütçü anlayışlarla bu iş yürümez.

Çözüm süreciyle alakalı hem siyasal hem entelektüel zeminin zayıf olduğunu yazıp duruyorum. Bu zayıflığı bölgeye gittiğim her seferinde görüyorum.

-Türk aydınları ve özellikle PKK/BDP’nin periferisinde dolananlar iyi bir sınav vermediler. Bunların içinde bir ayağı Kürt siyasetinde bir ayağı hükümette olanlar var. Bunun yarattığı konforu kaybetmemek için, gerçek görüşlerini gizliyor ve olağanüstü bir maharet sergiliyorlar. Hükümete dönük yüzleri başka bir şey söylüyor, Kürt siyasetine dönük yüzleri başka bir şey.

ÖCALAN'I CAYDIRMA ÇABALARI

Bazıları da Öcalan’ı caydırmak için çaba harcıyorlar. Öcalan’ı itibarsızlaştırma kampanyaları üç-dört ay önce başladığında, bu çevreler de kampanyalara yazı yazarak, açıklamalar yaparak katkıda bulundular. Öcalan, bu baskılar karşısında epey çaresiz kalmış gibi görünüyor. Diyarbakır’daki annelerin eylemi konusunda tek söz söylememesi çok manidar olsa gerektir. Eve dönüş konusu kendisiyle müzakere ediliyorsa-ki böyle bir intiba var-bu çocukları gönderin demesi, Kürt analara ödenmesi gereken bir borç ve çözümün taraflarına da önemli bir jest olmaz mıydı?

Güncelleme Tarihi: 09 Haziran 2014, 18:00
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35