banner39

'Kamu kurumlarının o bankalarda parası yok'

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Arınç, kamu kurumlarının bir bankadan mevduatlarını geri çektiği iddiasını yalanladı, "Kamu kurumlarının o bankalarda parası yoktur" dedi

Politika 13.01.2014, 21:45 13.01.2014, 21:45
'Kamu kurumlarının o bankalarda parası yok'

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Rusya ve ABD Dışişleri Bakanlarının, Suriye'deki sınırlı ateşkes konusunda anlaştıklarına basında yer alan haberlerle ilgili, "Bunlar yetersiz yani sadece lokal olarak bazı yerlerde ateşkes sağlanması kısmi bir fayda getirir. Dolayısıyla bir Esad'sız bir yönetimle Suriye'de bir geçiş, 22 Ocak'ta yapılacak Cenevre 2 Konferansı'nda kararlaştırılabilir mi ve topyekun silah bırakma, şiddet uygulamayı sonlandırma olabilir mi, ona bakmamız lazım" dedi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, Başbakanlık Yeni Bina'da düzenlenen Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, ABD ve Rusya Dışişleri Bakanlarının Suriye'de sınırlı bir ateşkesin sinyalini verdiğine dair basında haberler yayınlandığını belirterek bu gelişmelerle ilgili değerlendirmesini sorması üzerine, Arınç, "Bütün bu çalışmalar, 22 Ocak'da yapılacak Cenevre 2 Konferansı'nın sanırım bir çekirdek toplantısı yapıldı. Orada, çekirdek grubunun toplantısı ve daha sonra 22 Ocak'taki toplantının konuları görüşülüyor. Bunlar yetersiz yani sadece lokal olarak bazı yerlerde ateşkes sağlanması kısmi bir fayda getirir" diye konuştu.

Suriye'de varil bombalarıyla insanların, her gün hayatlarını kaybettiğine dikkati çeken Arınç, "Bunu bütün dünya maalesef izliyor. Dolayısıyla bir Esad'sız bir yönetimle Suriye'de bir geçiş, 22 Ocak'ta yapılacak Cenevre 2 Konferansı'nda kararlaştırılabilir mi ve topyekun silah bırakma, şiddet uygulamayı sonlandırma olabilir mi, ona bakmamız lazım. Ama Rusya'nın belki sadece bu konuda ikna edilebilmiş olmasını, gelecekteki toplantı için belki bir faydalı başlangıç olarak da görmek mümkün. Ama fotoğrafın bütününe baktığımızda bu çok küçük, basit, çok büyük fayda sağlamayacak bir girişim" değerlendirmesinde bulundu.

İçişleri Bakanlığının olağanüstü hal çalışması yaptığı iddiası

Arınç, bir başka gazetecinin, "CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 'İçişleri Bakanlığı olağanüstü hal çalışması yapıyor' diye bir ifade kullanıyor, İçişleri Bakanlığında böyle bir çalışma var mı" sorusu üzerine, "Kemal Kılıçdaroğlu, 'olağanüstü çalışması yapıyor' dedi öyle mi, yanlış duymadım? Saat kaçta söyledi, nerede söyledi, öğleden sonra ise başka bir şey söyleyeceğim, sabah saatlerinde söylediyse başka bir şey söyleyeyim. Arkadaşlar, bu kadar asparagas, bu kadar gerçekle ilgisi olmayan bir zarf atma, tabiri caizse kesinlikle doğru değil" ifadesini kullandı.

"Biz olağanüstü hali hükümete geldikten 18 gün sonra kaldırmış ve bununla iftihar eden hükümetiz" diyen Arınç, "Terörle mücadele sırasında  o kadar zor günler yaşadık ki herkes bize olağanüstü hali ilan etmemizi tavsiye etti. Biz o günde dimdik dedik ki 'olağanüstü hal yok, hükümetimiz güçlüdür, bütün tedbirlerimizi aldık, bunun şartlarını kesinlikle kabul etmiyoruz.' Durup dururken aklına nereden geldi, Allah selamet versin" diye konuştu.

"Yarası olan gocunur"

Arınç, "Sayın Başbakanımız, Zekeriya Öz ile ilgili 22 defa yurt dışına gittiğini, konuşmasında söyledi. Ancak savcı bunu yalanladı. Hatta ispat edilirse istifa edeceğini söyledi. Bu uçuş kayıtlarının kamuoyuna sunulduğu da ifade edildi. Bu durumun özel hayatın gizliği ihlal olduğu yorumları kamuoyun gündeme geldi. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz" sorusuna da şu yanıtı verdi:

"Sayın Başbakan, bu sözü söylediğinde yanındaydım. Ben, Zekeriya Öz ismini telaffuz ederek öyle bir suçlamada bulunduğunu hatırlamıyorum. Öyle birileri var ki 'yaz sporları, kış sporları ki şu kadar dışarı çıkmışlar, filan' dedi. Yani, 'yarası olan gocunur' diye bir söz vardır. Arkasından çıktı demek ki bir cevap vermiş. Biz işin bu tarafıyla ilgili değiliz. Ama ortalıkta resmi bir masraf makbuzuyla Dubai'deki seyahatinin, ailesiyle veya dostlarıyla birlikte bir şirket tarafından ödendiği, o şirketin patronun da son operasyonlar çerçevesinde gözaltına alınıp bırakılanlardan birisi olduğu anlaşıldı. Önce buna cevap vermek yerine, yani o başkasıdır şeklindeki bir savunmayı ben elbette, Türkiye'de yargı var, hukuk var, istedikleri yerlere müracaat edebilirler, bunun doğru olmadığını ispatlayabilirler, karşılığında da eğer mümkünse bunun cevapları verilebilir. Bu iş, üzerinde durduğumuz konu değil bizim."

"Seni nereden ilgilendiriyor kardeşim"

Başbakan Yardımcısı Arınç, bir gazetecinin de "İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın, bir süre önce, 17 Aralık operasyonu öncesinde 2 milyar lira kazanç elde ettiğini,  bununla ilgili belgelerin de bulunduğunu açıkladığını, ancak daha sonra bunun Merkez Bankası tarafından teyit edilmediğini belirterek söz konusu bankadan ayrıca kamu kurumlarının mevduatları geri çekildiğine dair girişimlerin de olduğunu, bu girişimleri nasıl değerlendirdiğini" sorması üzerine, şöyle konuştu:

"Bahsettiğiniz katılım bankasının ismini vermeyeceğim, benim geçmişten bu yana elimde küçük bir birikimim de olsa oraya yatırdığımı herkes bilir. Şimdi Sayın Başbakan bu konuda herhangi bir şey söylemedi. Efkan Ala, bakanlığa geldikten sonra bir televizyon kanalında böyle bir söz söylemiş olabilir. O da isim vermedi. Yani burada enteresan olan şey şudur: İsim vermeden yapılan bazı açıklamalara birilerinin cevap vermesi. O takdirde bu yanlış anlaşılabilir. Denir ki 'seni nereden ilgilendiriyor kardeşim.' 'Yoksa sen bu musun' derler. Bu sebeple yani sorunuzu madem ki bir ajanssınız gazeteler de var. Her gün birinci sayfasından kimi kastettiniz, hangi gazeteyi kastettiniz, elindeki bilgiler, belgeler nedir, diye sormanız lazım. Cevabını da ondan alacaksınız. Yalnız böyle bir konuyu orada kamunun parası vardı, bu paralar çekiliyor şeklinde bir söz külliyen yanlıştır.

Neden biliyor musunuz? Benim başıma geldi de onunu için. Şimdi Türkiye İş Bankasında Atatürk'ün vasiyeti üzerine bize pay veriliyor, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumuna, biz oradan gelen paraları Bütçe Plan Komisyonu'nda tartışıldığı için biliyorum, üç kamu bankasından birisine yatırmışız, onun da ismini vermeyeyim. Diyorlar ki 'niye İş Bankasına yatırmıyorsunuz da paranızı bu üç kamu bankasından birisine yatırıyorsunuz.' Para da az değil. 500-600 milyon liralık paradan bahsediyoruz. Ama bu soranın Türkiye'den haberi yok. Neden? Çünkü 3 yıl oldu, 3 yıl önce, Maliye Bakanlığı kamu Hazinedarlığı Genel Tebliği yayınladı. Dedi ki kamu kurumlarının yani genel bütçede sayılan kurumların, ellerindeki parayı 3 kamu bankasından başkasına yatırması doğru değildir. Süre verdi, galiba 31 Aralık 2011 veya 2012 olabilir. Bu tarihe kadar bankalardaki paralarınızı kamu bankalarına yatıracaksınız. Dolayısıyla benim tercihim başka, özel bankalardan yana olamayız. Ben bir kamu kurumuysam. Biz de bütün paramızı çektik ve belki devlet geleneğidir üç bankaya sorduk, bu paraya hanginiz daha çok faiz vereceksiniz, 8,75, 9,25, 9,5. 9,5 verene, 'al param' sendedir. Sen daha yüksek faiz veriyorsun, dedik. Yüzüm biraz kızarıyor bunu söylerken ama farkındasınızdır. 3 banka arasında biz tercih yapmak zorundayız."

"Kamu kurumlarının o bankalarda parası yoktur"

"Hangi kamu kurumlarıymış ki o sizin bahsettiğiniz katılım bankasında parası varmış. Doğrusu çok merak ettim" diyen Arınç, bunun mümkün olmadığını ifade etti.

Arınç, şöyle devam etti:

"Olursa Maliye Bakanlığı el koyar, hesap sorar. O bankalarla ilgili BDDK'nın güzel bir açıklaması oldu. 'Bankaları hedef alan yayınlar yapılmasın' dedi. Bildiğim kadarıyla bir veya iki banka üzerine. Bundan daha başka ne yapılabilir bilmiyorum. Özel şirketlerin parası var da onlar almışsa buna kimse bir şey diyemez. Diyelim ki herhangi bir gıda şirketi, herhangi bir seyahat turizm şirketi, herhangi bir başkası o bankayla çalışıyorken katılım bankaları artık normal bankalarını işlevini de görüyor ama düşünmüş, taşınmış ben paramı buradan alayım demişse 'hayır' sen mutlaka paranı orada tutacaksın diye bir hüküm yok. Dolayısıyla ben bu bankaların hedef gösterilmediğini düşünüyorum. Ama eğer onu kastederek konuşmuşsa siz İçişleri Bakanının ağzından çıkan bu sözleri kendisine sürekli sorarak yaptığının ne anlama geldiğini öğrenebilirsiniz. Bir ikincisi kamu kurumlarının o bankalarda parası yoktur. O bankalarda katılım bankasında olmadığı gibi, Akbank'ta da yoktur, Garanti'de de yoktur, İş'te de yoktur. Çünkü Kamu Maliye Hazinedarlığı genel bütçedeki kurumların paralarının kamu bankalarında olmasını öngörüyor."

Yorumlar (0)
23
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?