banner39

Kılıçdaroğlu: Paralel yapıya destek vermedik

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu "Siyasal anlayışımızın gereği olarak, paralel yapının ne yanında durduk ne de destek verdik" dedi.

Politika 11.02.2015, 22:25 12.02.2015, 09:38
Kılıçdaroğlu: Paralel yapıya destek vermedik

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

HP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hayatı boyunca, hiçbir ortamda, "devlette bir paralel yapılanma olsun" cümlesi kurmadığını, tam tersine "devlette paralel yapılanma olmamalıdır" dediğini belirten Kılıçdaroğlu, Yargıtay'a, valiliklere, kaymakamlıklara, HSYK'ya yapılan atamalara itiraz ettiklerini savundu.

NTV'de katıldığı canlı yayında, gündeme ilişkin soruları cevaplayan Kılıçdaroğlu, "Hayatımızın hiçbir döneminde, siyasal anlayışımızın da gereği olarak, paralel yapının ne yanında durduk ne de destek verdik. Fakat şunu yaptık; Herhangi bir yurttaş, hukuksuz bir işlemle karşı karşıya kaldığında, biz onun savunucusu olduk" dedi.

İktidarın bir dönem, CHP için "darbecisiniz, Ergenekoncusunuz" dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: Biz ne darbeciydik, ne Ergenekoncuyduk, biz, haktan, hukuktan yanaydık. Zalime karşı durduk. Şimdi bizim arkadaşlarımız hapishanede hayati tehlike geçiren, hasta olan kişileri de ziyaret ettiler. Bunların içinde Hizbullahçılar da vardı. Şimdi biz Hizbullahçı mıyız? Ancak bir insan mahkumsa, onun hakları varsa insan olarak, onun haklarına sahip çıkmak benim görevimdir. Siyaset, insan hakları, insanın geleceği, huzuru için yapılır.

"Hidayet Karaca tutuklandı. Neye göre tutuklandı, ne deliller var? Darbeci. Bir kişi darbe yapabilir mi hükümete?" diyen Kılıçdaroğlu, mazlumun yanında oldukları için "paralelci" olmakla suçlandıklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Asla ve asla, hiçbir dönem, paralel bir yapıyı da savunmadık" diye konuştu.

"FETHULLAH GÜLEN'E ADAM MI GÖNDERDİM?"

"Senin bakanlarının çocuklarının yatak odalarına kasaları paralelciler mi koydu?" diye soran Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Sen, 'paralelci' diye herhangi bir kişiyi görevden aldın diye biz karşı mı çıktık? Hayır. Birileri yasa dışı dinlendi, sen görevden aldın, biz karşı mı çıktık? Hayır. 'Bir başbakan dinleniyor ve üstelik yasa dışı dinleniyor' dediğinde biz karşı mı çıktık? Hayır. Bir ülkenin başbakanı yasa dışı dinlenmemeli. Dönemin başbakanına söylüyorum; Senin önüne, 18 Nisan 2013'te, MİT Müsteşarı üç sayfalık rapor verdi, 'iki bakanının rüşvet aldığını' söyledi. O raporu senin önüne paralelciler mi koydular? Şimdi sen o MİT Müsteşarını getiriyorsun, milletvekili yapacaksın. Neden o dosyayı görmezlikten geldin, kapattın? Hiçbir zaman paralel yapıyı savunmadık, savunmayız da zaten. Doğru da bulmayız zaten. Kaldı ki CHP'nin geleneğinde vardır, biz laik bir partiyiz, inançların siyasete alet edilmesine karşıyız, her inanca saygılıyız. Fakat inanç, siyaset konusu yapılmaz. Çünkü insan, Allah için ibadet eder, siyaset için değil."

CHP'nin, paralel yapıyla işbirliği yaptığına dair belgelerin ortaya konulmasını isteyen Kılıçdaroğlu, "Ben, Fethullah Gülen'e adam mı gönderdim? Ben Fethullah Gülen'e telefon edip, 'Ne emriniz mi var?' dedim. Yok böyle birşey. Fakat sen Başbakan olacak, kendi hükümet sözcünü gönderdin" dedi.

Kılıçdaroğlu, "Balyoz ve Ergenekon da göz önünde bulundurulduğunda, devletin içinde böyle bir oluşum (paralel yapı) olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine, böyle bir oluşum olduğu iddiasının Hükümet'e ait olduğunu söyledi. 

"BELGELER HÜKÜMETTE, BEKLİYORUZ"

Tüm bilgi, doküman ve belgelerin Hükümet'in elinde olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bunlarla ilgili dava açacağını da söylediler. Bekliyoruz. Belgeyi, bilgiyi görmeden yorum yapmamız doğru değil. Buna yönelik emareler de var mı? Var tabi. Fakat soru şu? Bunları o makama getirenler kim?" dedi. 

Kılıçradoğlu, valiyi, komutanı, yargıcı kendisinin tayin etmediğini belirterek, şunları kaydetti:

"On iki yılın sonunda şuraya geldiler. 'Biz, aldatılmışız. Bir yapıya karşı aldatılan bir siyasal iktidar, devleti yönetme erkini kaybetmesi anlamına gelir, devleti yönetemez demektir artık bu. Ne demek aldatılmışız? Senin istihbarat örgütün var. Senin polis teşkilatın var. Nasıl aldatılırsın? Sen, Hükümetsin. Üstelik koskoca Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetiyorsun. 'Aldatılmışız' dediğin andan itibaren o koltukta zaten oturma hakkın yok senin.

Nasıl oluyor da senin yolsuzluğun ortaya çıktıktan sonra aldatıldığının farkına varıyorsun. Para kasaları, ayakkabı kutuları, medya havuzları, milyon dolarlar. Oğluna telefon edip 'çocuğum paraları sıfırla' demek. Şehrizar konutlarından kalan parayla 30 milyon Avro ile 6 tane villa almak. Bütün bunların hepsi ortada. Bunlar ortaya çıktıktan sonra 'aldatıldık' diyorsun. Bundan önce hiç aldatılmamışlardı. O zaman bunun hesabını vermek zorundalar."

banner53
Yorumlar (0)
31
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?