banner39

MHP'den 'Çözüm Süreci'ne suç duyurusu

Bahçeli, Çözüm Süreci'yle ilgili olarak anayasa suçu işlendiğini sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Bahçeli, Akil Adamlar hakkında da suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı

Politika 14.05.2013, 10:56 14.05.2013, 13:29
MHP'den 'Çözüm Süreci'ne suç duyurusu

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, PKK'nın geri çekilmesiyle ilgili anayasa suçu işlemiş kişiler hakkında bugün suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.

Bahçeli,  "Anayasa suçu işlemiş Başbakan ve bazı hükümet üyeleri, konusu suç teşkil eden emri yerine getiren, suçluyu kayıran ve kollayan, kamu görevlileriyle birlikte 63 sözde akil insanlar heyeti hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na, bugün saat 14.00'da suç duyurusunda bulunmak üzeri partimiz Genel Sekreteri Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman'ı görevlendirmiş bulunuyoruz." dedi.

"SINIR HATTMIZ VİRANEYE DÖNMÜŞTÜR"

Devlet Bahçeli, Hatay'ın Reyhanlı İlçesi'nde meydana gelen patlamalarla ilgili provokasyonlara imkan verilmeden, çatışma ve kutuplaşmaya fırsat tanınmadan bu ağır yükün altından kalkılması gerektiğini söyledi.

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Hatay'ın Reyhanlı İlçesi'nde meydana gelen saldırılarla ilgili olarak Türk milletinin son yılların en acımasız ve kanlı saldırısına muhatap kaldığını söyledi.

REYHANLI SALDIRISI

Reyhanlı şehir merkezinin iki ayrı noktasında patlayan bombaların felaketle dolu bir tabloyu ortaya çıkardığının altını çizen Bahçeli, son açıklamalara göre 50 vatandaşın hayatını kaybettiğini, 24'ü ağır olmak üzere toplam 57 kişinin de yaralandığını hatırlattı.

Hatay'ın Reyhanlı İlçesi'nde gerçekleştirilen saldırıları şiddetle lanetlediğini belirten Bahçeli, "Şüphesiz ne kadar feryat etsek azdır. Ne kadar sızlansak yetersizdir. Türk milleti yastadır. Milli vicdanlar infial halindedir. Buradan bir kez daha teröristlerin, düşmanlıktan beslenenlerin ve gözünü kan bürümüşlerin saldırısı sonucunda vefat eden kardeşlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum. Reyhanlılı vatandaşlarımıza ve aziz milletimize sabır ve başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Yaralılara ise acil şifalar diliyor, geçmiş olsun temennilerimi bildiriyorum" diye konuştu.

Türkiye'nin çok yönlü bir saldırının, bitmek bilmeyen bir aşağılık kumpasın pençesinde olduğunu öne süren Bahçeli, Türkiye'nin acısının çok büyük olduğunu, içlerindeki yangın ali ve öfke seviyesinin tarif edilemeyeceğini kaydetti.

Türkiye'nin elbette yaralarını saracağını ve sarmalayacağının altını çizen Bahçeli, "Provokasyonlara imkan vermeden, çatışma ve kutuplaşmaya fırsat tanımadan bu ağır yükün altından kalkmalıyız. Bu saldırının üstesinden gelmeliyiz ve mutlaka da gelecek kuvvete sahibiz" dedi.

Türk milletinin ona buna pabuç bırakacak, karanlık emellere geçit verecek, hatta sinecek ve her saldırıyı sineye çekecek bir zayıflıkta olmadığını vurgulayan Bahçeli, "Aksini düşünenleri ise hak ettiklerini eninde sonunda bulacaktır" diye konuştu.

Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Edip Semih Yalçın'ın başkanlığında patlamanın olduğu bölgeye giderek incelemelerde bulunan heyetinin bir rapor hazırladığını belirten Bahçeli, inceleme raporlarında patlamalarda hayatını kaybeden vatandaşlardan 10 tanesinin MHP mensubu olduğunu söyledi.

İzlenimler ve aldıkları bilgilere göre Reyhanlı'da çok olumsuz bir havanın hakim olduğunu dile getiren Bahçeli, konuşmasına söyle devam etti:
"Korku ve panik hali Reyhanlı'yı adeta rehin almıştır. Haklı olarak endişeye kapılan vatandaşlarımız ilçeyi terk etmiştir. Patlamalarla büyük zarara uğrayan esnaflarımız dükkanlarını kapatmıştır. Sayıları 700'ün üzerinde bulunan işyerleri patlamalardan olumsuz etkilenmiştir. Önemli oranda zarar gören işyeri sayısı 452'yi bulmuştur. 62 araç tahrip olmuş, 11 kamu binasıyla birlikte 293 konut hasar almıştır. Bunların yanı sıra, patlamaların yol açtığı sosyal yara, güvensizlik, şüphe ve şok dalgası çok daha derindir. Her şey ayan beyan ortadadır ki, sınır hattımız adeta viraneye dönmüş metruk bir hale dönüşmüş ve kendi kaderine terk edilmiştir. Türkiye'nin egemenlik hakları çiğnenmiş, hükümranlık hakları yara almıştır. Bunlar çok ciddi bir zaaftır ve mutlaka sorumluların hesap vermesi gerekmektedir. Menfur saldırılar gerçekleştikten sonra yapılan açıklamalar dikkatle irdelenmeli ve mutlaka da üzerinde durulmalıdır. İçişleri Bakanı patlamaların akabinde, kanlı olayı gerçekleştiren örgüt ve bağlantılı kişilerin tespit edildiğini iddia ederek, katillerin Suriye menşeli El Muhaberat yapılanmasıyla ilişkili olduğunu açıklamıştır. Yıkımdan sorumlu Başbakan Yardımcısı da benzer yorumlarda bulunmuştur. Bir diğer Başbakan Yardımcısı da 'ne yapacağımızı herkes görür. Kim olursa, kim planlamışsa, icra etmişse, arkasındaki güç ne olursa olsun bunun hesabını sorarız' diyerek yine sallamış, laf olsun torba dolsun türünden konuşmuştur.

Dışişleri Bakanı bir adım ileriye gitmiş, 'kim hangi gerekçeyle olursa olsun, dışarıdaki herhangi bir kaosu Türkiye'ye yansıtmak isterse bunun karşılığını görür. Kimse gücümüzü test etmeye cüret etmemelidir' diyerek yurt dışından gelişmelere müdahil olmuştur. Başbakan Erdoğan aceleyle ve vahim bilançoyu tam kavramadan, saldırıları sözde çözüm sürecini hazmedemeyenlerle ilişkilendirmiş, kuşkuları buraya çevirmeye ayaküstü de olsa gayret etmiştir.

Net olan bir şey varsa oda şudur; hükümet şaşkın, kafası karışık ve köşeye sıkışmıştır."

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?