Oral Çalışlar: CHP Genel Merkezi delegelere baskı yapıyor

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 24 Haziran seçimlerinden sonra patlak veren Kurultay krizi devam ediyor. Bu süreci Bizim Haber Merkezi (BHM) olarak Posta Gazetesi Yazarı Oral Çalışlar’a sorduk. Oral Çalışlar, Cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce’nin başarılı bir politika izlediğini ancak Kurultay için yanlış bir zamanı seçtiğini vurguladı. Partideki genel başkanlık seçimine yönelik de “Muharrem İnce niye geçsin, hangi özelliği nedeniyle Kılıçdaroğlu ile mukayese edildiği zaman, hangi özelliği nedeniyle Muharrem İnce onun yerine geçsin, burada ilkesiz bir tavır görüyorum” ifadesinde bulundu. Çalışlara göre CHP genel merkezinde Kurultay toplanmasına engel olmak için bir çaba var. Delegeler baskı altında. İşte o dikkat çeken açıklamalar…

Oral Çalışlar: CHP Genel Merkezi delegelere baskı yapıyor

Röportaj: Merve Bulut 

24 Haziran seçimleri bitti ancak Cumhuriyet Halk Partisi’nde genel başkanlık yarışı bitmedi. Daha önce de Muharrem İnce’nin çıkışları ile 2 kez kurultay yapıldı ancak İnce yarışı kaybetti. Muharrem İnce bu kez, Cumhurbaşkanı adalığında başarılı olduğunu savunarak bir aydır, öncekilerden daha kararlı bir şekilde Kurultay çalışması yürütüyor. Öyle ki, “1250 arkadaşımız imza vermezse çekilirim” gibi çıkışlarda da bulunuyor. BHM olarak, “bu sürece nasıl gelindi, İnce Cumhurbaşkanı adaylığında gerçekten başarılı oldu mu, Kemal Kılıçdaroğlu İnce’yi neden aday gösterdi, şimdi neden genel başkan yapmıyor, delegelere baskı mı var, CHP tabanı kimi istiyor?” sorularına cevap aradık işte o cevaplar…

-24 Haziran seçimlerinde Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin çalışmasını, temposunu üslubunu nasıl yorumluyorsunuz, sizce seçimlerde başarılı oldu mu?

Bence başarılıydı, yani ben Muharrem İnce’yi bir aday olana kadar çok da o kadar bir adaylıkta başarılı olacağına inananlardan değildim çünkü, daha önce parti içinde Kemalist bir çizginin temsilcisi olarak biliyordum fakat, bu seçim kampanyası boyunca CHP’nin o klasik deton çizgisinden daha esnek bir çizginin temsilcisi gibi konuştu. Yani hem Kürt, demokratikleşme konularında daha liberal bir dil tutturdu ve bu liberal dilde bence etkili oldu. Esas itibariyle baktığımız zaman başarılı sayılır.

-Kemal Kılıçdaroğlu İnce’nin bu şekilde başarılı olabileceğini düşünüyor muydu?

Herhalde başarılı olabileceğine inanıyordu, çünkü sonuç olarak Muharrem İnce’yi bizden çok daha iyi tanıyor, Kılıçdaroğlu daha iyi tanıdığı için bu kampanyayı en iyi o yürütür, Tayyip Erdoğan ile en güzel polemikleri o yapabilir diye düşünmüş olma ihtimali yüksek.

-Kılıçdaroğlu İnce’nin sadece 24 Haziran seçimlerini kurtarma amaçlı mı başarabileceğini yoksa gerçekten bir Cumhurbaşkanı olabileceğini mi düşünüyordu?

Yani şimdi Cumhuriyet Halk Partisi’nin yüzde 50’nin üzerinde bir oy alarak Cumhurbaşkanlık seçimini kazanmasını düşünmek çok gerçekçi bir politika değil. Kılıçdaroğlu’nun gerçeklikten uzak bir politikacıdan olduğunu düşünmüyorum. Muharrem İnce seçimi kazanır diye düşündü ama Muharrem İnce’nin seçim kampanyası sırasında böyle bir yol çizdiğine dair izlenimim var.

-CHP’de Kurultay hareketliliği var. Kılıçdaroğlu, genel kanıya göre İnce’yi başarılı olacağını düşünerek Cumhurbaşkanı adayı gösterirken genel başkanlığa getirmiyor, bu çelişkiyi nasıl yorumluyorsunuz?

Şimdi bu çelişki mi değil mi onu tartışmak lazım çünkü şimdi yeni bir seçimden 24 Haziran seçimlerinden çıkıldı, bu seçimin başarılı tarafları da var başarısız tarafları da var normal olarak, bu seçimin muhasebesini yapıp birlikte yerel seçimlere hazırlanmak imkanı ve gereği varken bence Muharrem İnce “sen o koltuktan kalk ben oturayım” şeklinde anlaşılabilecek bir şekilde meseleyi koyması bence bugünün ihtiyaçlarına uygun bir çıkış değildi. Ben Muharrem İnce’nin bu çıkışını çok iyi planlanmış, partinin tabanı tarafından benimsenecek bir çıkış olarak görmüyorum. Yani başarılı bir kampanya yürüttü ama ertesi gün “bu partinin genel başkanı olacağım artık çekil yeter” diye bir tavır içerisine girmesi, yani Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir değişim ihtiyacı varsa ve söz konusuysa bunun ilkeler üzerinden ve uzun vadeli bir politika olarak savunulması gerekir yani bence de Cumhuriyet Halk Partisi’nde ciddi bir değişime ihtiyaç var ama bu lider koltuğun değişmesinden çok ilkelerin ve prensiplerin değişmesi, milli ilkelere dönmek bu güne kadar seçimin kaybetmelerine neden olan halktan kopuk devletçi otoriter siyasetin zaman zaman öne çıkmasından kaynaklanan başarısızlığın esas nedenleri üzerinde durmak gerekiyordu. Bunlar üzerinde durmak yerine “ben senden daha iyi yönetirim bu partiyi, kalk senin yerine ben oturayım” şeklinde anlaşılabilecek bir tavır içine girmesi Muharrem İnce’nin bence pek de parlak bir sonuç yaratmayacak gibi görünüyor.

MUHARREM İNCE HANGİ ÖZELLİĞİ İLE GENEL BAŞKAN OLSUN?

Yazar Çalışlar, Kurultay sürecinde İnce’nin hangi özellik sayesinde genel başkan olabileceğini sordu ve CHP’de bir ilkesizlik olduğunu savundu.

-Aslında yerel seçimlere bir hayli bir zaman var, İnce 24 Haziran seçimlerine kısa bir süre kala aday gösterilmişti. Değişim olsa zaman yeterli diye düşünüyorum. Sizce de bu olabilir mi?

Muharrem İnce niye geçsin, hangi özelliği nedeniyle Kılıçdaroğlu ile mukayese edildiği zaman, hangi özelliği nedeniyle Muharrem İnce onun yerine geçsin, burada ilkesiz bir tavır görüyorum, daha çok ilkeler temelinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin problemi genel bir ilkesizlik problemi, neyi hangi ilkeler temelinde siyaset yapacağı konusunda bir şey yok. 

-Peki size göre Muharrem İnce hangi ilkeye sahip olmalı ki genel başkanlığa geçmeli?
 

Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir otoriter yani partinin otoriter devletçi geleneğinden Avrupa Birliği normlarına yatkın yeni bir sosyal demokrat konsepte dönmesi lazım. Yani demokratikleşmeyi Kürt meselesi dahil her alanda özgürlük ve demokrasi taraflısı bir çizgi tutturması gerekiyor. Bu konuda da ben, küçük küçük açılımlarla mesela genel olarak muhafazakar kitleyle dindar kitleyle diyalog kurmak başka onların güvenini kazanmak hakkını hukukunu savunmak başka. Şimdi daha yeni diyalog kurma aşamasında bir dil kullanıldı bu bile önemli etki yaptı.

- Muharrem İnce’nin Kılıçdaroğlu’na “Kurultay’a gidelim, sizi onursal başkan yapalım” gibi çıkışları oldu. Kılıçdaroğlu da buna karşı “koltuk sevdası olanların bu partide yeri yok” gibi bir tavır sergiledi.  Kılıçdaroğlu’nun bu tavrı “tek adamlık, diktatörlük” olarak da yorumlanıyor, siz bu duruma ne diyorsunuz?

Yani şimdi Kurultay’ın zamanında yapılması daha tercih edilebilir gibi geliyor bana, ikincisi, biraz önce söylediğim gibi Kılıçdaroğlu’nun değişmesi ihtiyacı varsa Cumhuriyet Halk Partisi’nde böyle bir ihtiyaç ortaya çıktıysa ve buna CHP Kurultay’ın karar vermesi gerekiyor, Kurultay’ın hemen toplanmasının koşullarının ben henüz daha olgunlaşmadığını düşünüyorum. İlkeler temelinde tartışmalar başlatılması, bu tabi benim önerim ben bunu dışarıdan bir insan olarak öneriyorum, ilkeler temelinde tartışma başlatılmalı ve ilkeler temeli tartışma sonrası kim daha Kurultay’ın delegelerini ikna edebiliyorsa onun temelinde, yoksa “İnce çok iyi bir Cumhurbaşkanı kampanyası yürüttü, o zaman koltuğa gelsin, değişim böylece olmuş olur, değişime yol vermediği için de Kılıçdaroğlu diktatördür.” diye bir yorumda bulunmayı ben çok gerçekçi görmüyorum şahsen. 

GENEL MERKEZ DELEGELERE BASKI YAPIYOR DUYUMLARI VAR

Çalışlar, delegelere baskı var mı sorusuna, “genel merkez baskı yapıyor duyumları alıyorum, Kurultay’ın toplanmasına engel olma çabası var” dedi.

-Günlerdir imza toplandı veya toplanmadı diye bir süreç var, son olarak da Muharrem İnce “1250 arkadaşım, imza vermezse çekilim” diye bir çıkışta bulundu. Delegelere bir baskı var mı?

Bütün siyasi partiler kanunu nedeniyle parti genel merkezleri delegeleri etkileme gücünü elinde bulunduruyorlar. O yüzden Cumhuriyet Halk Partisi merkezinin de delegeleri etkilemek onları yönlendirmek konusunda boş durduğunu zannetmiyorum. Öyle olduğu anlaşılıyor. Milletvekillerinin bölgeye gidip delegeleri ikna etme çabası içine girdikleri görülüyor. Bu siyasi partiler kanununa kim itiraz ediyor, kimsenin itiraz ettiği yok. Genel merkezi kapan kolay kolay bir daha iktidarı bırakmıyor. Genel merkez yapıyordur yakından izlemiyorum ama aldığım duyumlar genel merkezde Kurultay toplanmasına engel olmak için bir  çaba içine girdiğini gösteriyor. 

-CHP tabanı, Muharrem İnce’yi mi yoksa Kılıçdaroğlu’nu mu istiyor? Taban nasıl görüyor Kurultay sürecini?

Bunu Kurultay’da göreceğiz. Kurultay toplanırsa demek ki o zaman daha çoğunluk Muharem İnce’yi istiyor demektir. Toplanmıyorsa şimdilik genel merkez, Kılıçdaroğlu’nun kontrolünde siyaset yapmaya devam edecek. Ben Muharrem İnce’nin Kurultay çıkışında yanlışlık yaptığını düşünüyorum, zamanlama yanlışı yaptı.  

- Peki sizce ne zaman yapılmalıydı? İnce daha önce de Kurultay çıkışlarında bulundu ama seçilmedi. Kendisinin ifadesiyle Cumhurbaşkanlığı seçiminde başarı sağladı. 

Ama işte demek ki imza toplayabilirse doğru zamanlama toplayamazsa yanlış zamanlama.

 Kaynak: Bizim Haber Merkezi (BHM)
 

Güncelleme Tarihi: 30 Temmuz 2018, 16:11
YORUM EKLE

banner33

banner37