'Seçimin kaybedeni Gülen ve CHP'

Seçim sonuçlarını değerlendiren yazarlara göre, bu seçimin mağlubu CHP ile ona en büyük desteği veren Fethullah Gülen grubu oldu

'Seçimin kaybedeni Gülen ve CHP'

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Yerel seçimler öncesinde Fethullah Gülen grubunun seçimlerin sonucunda belirleyici rol oynayıp oynamayacağı yönündeki tartışmalar seçimlerin açıklanmasıyla birlikte az da olsa cevabını buldu. Grubun yüzde 1 ile 3 arasında değiştiği iddia edilen oylarının Ak Parti'nin oylarında çok fazla bir etki etmediği bugün bazı gazetecilerin köşe yazılarında net bir şekilde vurgulandı.

Seçim boyunca Fethullah Gülen'e yönelik eleştirileriyle propagandasını yürüten Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bunda başarılı olduğu ve Fethullah Gülen grubunun seçimden yenik olarak çıktığı belirtiliyor. Yazar Ruşen Çakır'a göre, "Gülen kaybetti, Erdoğan güldü".

Ruşen Çakır, seçimle ilgili değerlendirmesinde değindiği Gülen-Hükümet konusunu şöyle yorumladı:

Hüseyin Yayman:
MAĞLUP CHP DEĞİL GÜLEN

"Kampanya sürecinde muhalefetten daha yoğun bir muhalefet yürüten Gülen hareketi seçimin kaybedeni oldu. Bir din adamının parti lideri gibi muhalefete soyunması manidar bir durumdu. Seçim sonuçları Gülen grubunun da özgül ağırlığını gösterdi. Keşke böyle olmasaydı. Acaba durup bir an için, neden böyle oldu diye düşünürler mi? Seçim gecesi yapılan tartışmalara bakıldığında bu olmayacak. Görünen o ki Gülen hareketi böyle bir özeleştiri yapmayacak. CHP’nin cemaat ve sağ açılımının ise beklenilen başarıyı getirmediği görülürken parti içi tartışmaların yeniden başlayacağı anlaşılıyor. CHP bu seçimlerin en çok tartışılan partisi olacak."

Ruşen Çakır:
TASFİYE HESAPLAR TUTMADI

Bu seçimlerin ilk kazananlarından biri kuşkusuz AKP‘dir. İktidar partisinin oyunu yüzde 45 civarında tutması hiç tartışmasız bir başarıdır, ama “zafer” olarak görülemez.  Başbakan’ın, yolsuzluk iddialarının karar mercii olarak yargıyı değil de sandığı göstermesi stratejisi şu aşamada tutmuşa benziyor. Buna karşılık cemaatin ve onunla birlikte hareket edenlerin, bu seçimlerde Erdoğan‘ı tasfiye hesaplarının tutmadığı açık. Zaten bir önceki yazımızda değindiğimiz gibi, bu stratejinin çok da doğru olmadığı zamanla anlaşılmıştı. Bu nedenle “heybedeki büyük turp”un açıklanması, vaat edildiği gibi 25 Aralık’ta gerçekleştirilmedi. Dolayısıyla çok zaman geçmeden hükümet ve Erdoğan aleyhine kayıt yayınlarının kaldığı yerden devam etmesi kuvvetle muhtemel.

Mehmet Barlas:
TÜRKİYE'DE MUHATAP HÜKÜMET

Mehmet Barlas da seçim öncesinde hükümet dışında muhatap arayanlara ve onlara yardım edenlere hitaben şunları yazdı: Patronunun karşısında susup ona servis yapan ama ülkenin seçilmiş yöneticileri için en ağır ifadeleri kolayca kullanan yürekli medya mücahitleri de, artık seçim sonuçlarını değerlendirmek zorundadırlar. Amerika da, Avrupa da, Türkiye'de kimi muhatap olarak görmek gerektiğini, artık etki ajanlarının raporlarına değil, seçimden kimin zaferle çıktığına bakarak kabullenmek durumundadır. Bu noktadan sonra siyasi partilerin de, siyasetçilerin de, seçmenin kararını derinine değerlendirmeleri kaçınılmaz bir gerektir. En önemli nokta, demokratik siyasetin iktidara alternatif bir muhalefetin yokluğu durumunda sağlıklı yürümesinin mümkün olmadığı gerçeğinin görülmesidir. İktidara alternatif olamayacakları defalarca kanıtlanan muhalefet partilerinin mutlaka yeni yapılanmaları gündeme getirmeleri, demokrasinin sağlığı için şarttır.

İşte seçimlerde kaybeden kazanan tahlili yapan diğer yazarlardan alıntılar:

Fehmi Koru:
CHP DIŞARIDAN UZATILAN ELLE YANILDI

"Ne oldu? Galiba söylenebilecek ilk şey, siyasete siyaset dışı müdahaleye milletin tepki gösterdiğidir... Yalanla, dolanla ve sonunda en mahrem devlet konuşmasının dinlenip yayınlanmasıyla kanaatleri değiştirebileceklerini sananlar, Türkiye’nin istedikleri sonucu alabildikleri başka ülkelerden farklı olduğunu anladılar...

Galiba bu seçimin kesin mağlubu olan CHP, esas ‘tarihi yanılgıyı’, tabanına, dışarıdan uzatılan eli sıkarak şimdi yaşattı...
Ak Parti seçmeninin zihnini karıştırma amacıyla yapılan siyasete siyaset dışı müdahale, öyle anlaşılıyor ki, CHP seçmeninin partisine olan inancını zayıflattı... Kemal Kılıçdaroğlu partisine iktidar yolunu açacağı beklentisiyle girdiği yanlış ittifaktan, daha önce CHP’li başkanlara sahip bazı illeri de kaybederek mağlubiyetle çıktı. Bu günden itibaren CHP’de ciddi bir sorgulamanın başlayacağını tahmin edebiliriz... Seçimde sürpriz var mı? Bu seçim bütünüyle bir sürprizdir, artık milletin demokrasiye sahip çıktığını herkese gösteren bir sürpriz..."

Oral Çalışlar:
CEMAAT VE CHP YENİLDİ

Fotoğraftaki en dramatik şekilde kaybeden aktörü ve en şiddetli hayal kırıklığıyla sarsılacak olan kesimi, Cemaat oluşturuyor. Operasyonları desteklediler, kasetlerin arkasında durdular, AK Parti karşıtı cephenin militanı, yani tavşan atleti olarak öne çıktılar. Ellerindeki bütün olanakları Erdoğan’ı siyaset dışına itebilmek ve itibarsızlaştırmak, hatta sıfırlamak projesi için kullandılar.  Ortaya çıkan oy oranlarına bakıldığına; Cemaat’in, sandıkta, AK Parti aleyhine hiçbir ağırlık oluşturamadığı, net bir şekilde görülüyor. Ya tabanları onları dinlemedi ya da düşündükleri genişlikte bir tabanları yoktu. Bundan sonra, karşılaştıkları gerçeklikle nasıl yüzleşecekler, ciddi bir merak konusu...  

CHP açısından bakıldığında, tarihsel bir yenilgi söz konusu. Kalesi sayılabilecek birçok ili kaybetmiş gözüküyor (Ordu, Mersin, Antalya, Artvin vb.). 'Paralel yapı'nın imal ettiği malzemelere bel bağlamaları, yürüttükleri siyasetin ciddiyetini iyice tartışılır hale getiriyor. Cemaatle kurulan ittifakın onlara yaramadığı ortaya çıktı. Halbuki çok şeyler bekliyorlardı. CHP’nin, ciddi bir özeleştiri yaparak, yüzünü hayatın ve dünyanın gerçeklerine dönmesi gerekiyor. Devletçi, operasyoncu, inatçı, kendi kafasında hayali bir toplum kurgulayan, geleneksel gerçeküstü CHP siyaseti; bir kez daha duvara çarptı.

 

Güncelleme Tarihi: 31 Mart 2014, 13:18
banner53
YORUM EKLE

banner39