banner39

Bebek için her yol mübah mı?

Amargi dergisinde kadınların ne olursa olsun bebek sahibi olma arzusu yanında kapitalist piyasa ve gözümüzün önünde neredeyse kutsiyet kazanan tıp otoriteleri tarafından nasıl hırpalandıklarını anlatan haberler yanında Barbara Seaman’dan alıntıların yer aldığı sayfalar dikkat çek

Sağlık 03.11.2014, 13:07 03.11.2014, 13:07
Bebek için her yol mübah mı?

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Amargi dergisinin som sayısında “taşıyıcı anneliğin” ciddi bir sektöre dönüştüğü Hindistan konusunda kısa fakat önemli bir metin var. “Hindistan’da Emanet Anneler” başlıklı bölümde, Die Zeit gazetesinde yer alan fotoğraflar eşliğinde kısa metinler yer alıyor.

Habere göre çok sayıda Hintli kadın yurt dışından çiftler için doğum yapıyor. Bazılarının birkaç defa yaptığı bu doğumlar Hindistan’ın yapay dölleme ve taşıyıcı annelik konusunda “öncü” olmasından kaynaklanmakta. Haberde ayrıca, Avustralyalı bir çiftin, Taylandlı bir annenin onlar için doğurduğu ikizlerden sağlıklı olanını kabul edip diğerini almak istememelerinin yol açtığı skandala da değiniliyor. Daha sonra, Kadın Sağlığı Hareketinden Sesler adıyla derginin “yayınevi”nden çıkan kitaptan alınan satırlar yer alıyor. Bu satırlar yeni üreme ve genetik teknolojilerin nasıl politik meseleler olduğunu hatırlatıyor.

Yetmişli yıllarda İngiliz Vogue dergisinin otuz yaşındaki moda editörü Liz Tilberis’in yaşadıkları üzerinden üreme tedavilerinin yumurtalık kanserine sebep olup olmadığına ilişkin aktarımlar “kimyasal hamilelik” süreçlerini farklı açılardan sorgulamanın gerekliliğini ortaya koymakta. Bu çerçevede şu anekdotlar dikkat çekici:

“Kanser olduğumu duymak, kısır olduğumu duymak kadar zor gelmedi” dedi Tilberis ama aynı zamanda bu ikisi arasında bir bağlantı olup olmadığını da öğrenmek istedi: “Hayatımı asıl etkileyen soru şuydu: Rahimle bu kadar çok uğraşmanın yumurtalıklar üzerindeki etkisi ne oldu?”

Liz Tilberis’in hayatı esasında modern toplumun yaşadığı trajediyi de gözler nüne serer. Zira o Yumurtalık Kanseri Araştırma Vakfı’na başkanlık eder ve 1999’da elli bir yaşında kanserden ölür. Ancak yumurtalık kanseri ve üreme tedavisi bağlantısına dair sorusu hâlâ cevaplanmış değil. Ayrıca bu cevabı bulmak için yürütülmesi gereken klinik denemelerden de eser yoktur.

Kadınların hem hasta hem de denek işlevi gördükleri süreçler bir yanıyla ne olursa olsun bebek isteğini diğer yanıyla tıp endüstrisini ayakta tutmaya devam ediyor:

“Üreme ilaçları sundukları tüm vaatlerle, eşiği geçmeye cesaret edenlerden pek azına getirdikleri büyük mutluluğun yanında, çoğu için kalp kırıklıkları ve henüz tam olarak bilinmeyen riskler de taşıyor.”

banner53
Yorumlar (0)
28
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?