banner39

Erdoğan, CHP'nin 'Kürt belgelerini' açıkladı

Erdoğan, Van'daki konuşmasının çok önemli olduğunu belirterek "elindeki belgeleri" açıkladı

Seçim 2011 20.05.2011, 17:23 20.05.2011, 19:09
Erdoğan, CHP'nin 'Kürt belgelerini' açıkladı

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Başbakan Erdoğan, Van'da halka sesleniyor. PKK ve BDP'nin günlerdir kentte yürüttüğü propagandaya rağmen miting alanı doldu taştı. Erdoğan, buradaki konuşmasının çok önemli olduğunu belirterek "elindeki belgeleri" açıkladı.

Erdoğan, İsmet İnönü'nün cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde Kürtlerle ilgili kararlara attığı imzaları halka açıkladı.

Erdoğan, Kürtçe kitapların yasaklanmasını isteyen kararlara imza atan İnönü'ün belgelerini miting alanında açıkladı.

İsmet İnönü'nün Ahmed-e Xani'nin Mem-u Zin eserini yasaklayan belgeye attığı imzayı halka gösteren Erdoğan daha sonra kendi dönemlerinde devlet eliyle basılan o eseri gösterdi.

Erdoğan, 33 kurşun şiirini de okuyarak "ah Vanlı kardeşlerim, bu toprakların bir dili olsa..." dedi.

İNKAR POLİTİKASININ BELGELERİ 

Erdoğan, konuşmasında 5 ayrı belge de açıkladı. 1940'lı yıllarda Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve CHP'li Bakanlar Kurulu üyelerinin imzalarının bulunduğu Bakanlar Kurulu kararlarını aktaran Erdoğan, bu kararlarda çeşitli yıllarda basılan Kürtçe yayınların Türkiye'de dağıtımının yasaklanması ve mevcutlarının toplatılması kararları alındığını vurguladı. Erdoğan son belgede Ahmed Hani'nin tarafından Memu Zin adlı kitabın dağıtımının engellendiğini hatırlatarak "Biz çok acı yaşadık. Biz bu acıları beraber yaşadık. Sen burada Van'da hangi acıyı yaşadıysan ben de İstanbul'da aynı acıyı yaşadım. Bu belgeler sadece tarihi aydınlatan belgeler değil bu belgeler aynı zamanda yaşanan dramın yaşanan açının belgeleri. Bu belgeler bizim dönemimize kadar devam eden inkar politikalarının belgeleri. Bugün ne oldu biliyor musunuz? Mem u Zin kitabını Ahmedi Hani Mem u Zin bu eseri Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Ankara 2010 işte biz bastırdık. Şimdi devlet bastırdı. İşte fark bu samimiyet bu işte gönülden konuşmak paylaşmak kucaklaşmak bu" diye konuştu. 

KÜRT SORUNU VE PKK SORUNUNU BİRBİRİNE KARIŞTIRMAYALIM 

Başbakan Erdoğan, Kürt sorunu denilen bu olayın kıyamete kadar bu başlıkla gitmeyeceği vurgusu da yaparak, asimilasyon denilen olayın kendi dönemlerine sona erdiğini söyledi. Meclis'te AKP Grubunda 60'ı aşkın Kürt milletvekili bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, "Daha neyi konuşuyoruz. İşte asimilasyon olayı bitmiştir" dedi. Erdoğan, BDP'ye yönelik eleştirilerde de bulunduğu konuşmasına şöyle devam etti:

"Bizim siyasetimiz dürüstlük siyasetidir. Gerçeğin üzerini örtmeyiz inkar yoluna asla sapmayız. Kasıtlı şekilde bunu BDP saptırıyor. Acaba şu ana kadar parlamentoda yerel yönetimlerde benim vatandaşıma ne kazandırdılar. Ne verdiler Allah aşkına. Bundan sonra da bunların ne kazandıracaklarını zannediyorsunuz? Sadece terör örgütünden aldıkları güçle halkımı korkutarak elde edecekleri oylarla bu ülkede bir şey yapacaklarını mı zannediyorlar? Türkiye'yi kucaklayamayanın bu ülkede hizmet vermesi mümkün değil. 74 milyonu kucaklayacaksın ki hizmet veresin. BDP asla benim Kürt kardeşlerimin temsilcisi olamaz sadece istismarını yaparlar. Kürt sorunu ile PKK sorununu birbirine karıştırmayalım. PKK üzerinden de kendileri gayet güzel rant elde ediyorlar milletvekili seçimlerinin yolu oradan geçiyor. Şimdi sizlerden şunu istiyorum. Başımızı iki elimizin arasına alacağız. Bizler ölüme inanmış insanlarız sonuna kadar bu ülkede doğruyu hakkı egemen kılmak için çalışacağız...Çelik gibi sinirlerimiz sabrımız olacak dedik. Bütün bu provokasyonlara tahriklere istismara göğüs gereceğiz kardeşliği engellemek isteyenlere aldırmayacağız aldanmayacağız dedik. Artık bazı şeyleri sorgulamanızı rica ediyorum. AK Parti bu kadar iyi niyetle bu kadar samimi bu kadar hasbi şekilde sorunu çözme mücadelesi verirken acaba birileri neden bunun önünde duruyor. 4 yıl boyunca TBMM'de Kürt kardeşlerimin hiçbir sorununa çözüm önerisi getirmeyenler 12 Haziran'da sandık görününce neden sokakları ateşe veriyor. Neden AK Parti'nin seçim bürolarına otobüslerine milletvekili adaylarına saldırıyorlar. Neden polisler hedef alınıyor. Bugün CHP, MHP, BDP, terör örgütü, Ergenekon, emekli siyasetçiler neden bir araya gelip ittifak halinde AK Parti'ye saldırıyorlar. Çünkü AK Parti çözüyor. Sorunları çözüm yoluna koyuyor. Millet artık bu sorunun çözümünü istiyor. AK Parti'ye güçlü şekilde destek veriyor. Sizden benim bir ricam var. Ben çocuğu dağa gidenlerin çocuklarını ne yapıp yapıp geri çağırmasını dağa götürmek isteyenlere direnmenizi istiyorum. Tavır takınmanızı istiyorum. Van'daki Diyarbakır'daki Hakkari'deki Kürt kardeşlerimden rica ediyorum. Hayatları boyunca sizin hiçbir değerinizle inancınızla yolları kesişmemiş olanların bugün ortaya çıkıp ortamı nasıl bulandırdığını iyi görün. Silahı mayınları taşları devreye sokanları görün."

Erdoğan, ''Biz, aynı kıbleye dönüyoruz... Bizim camilerimizden aynı ezan okunuyor. Bizim besmelemiz bir, Fatihamız bir, Yasinimiz bir... Ellerimizi semaya açıp dua ederken, biz biliyoruz ki, Allah, konuştuğumuz dillere değil, yüreklerimize bakıyor, samimiyetimize bakıyor'' dedi. 

Van Beşyol Meydanı'nda partisince düzenlene mitingde halka hitap eden Erdoğan, ''Ben bugün Van'a, yüreğimi bir kez daha sizlere açmaya, gönlümden geçenleri sizlerle paylaşmaya geldim. En başından itibaren bizim dilimiz samimiyet dilidir'' diye konuştu. 

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: 

''Biz size hiçbir zaman yalan söylemedik, Allah'ın izniyle de söylemeyeceğiz. Biz sizlere mahcup olmadık, Allah'ın izniyle bundan sonra da mahcup olmayacağız. Biz, sizinle konuşurken, gönül diliyle konuşuyoruz, yüreğimizle, kalbimizle konuştuk. Biz, Doğu'da ayrı, Batı'da ayrı konuşanlardan olmadık.

Van'da konuşup, gidip İstanbul'da bu söylediklerini yalanlayanlardan olmadık. 

Burada, Kürt kardeşlerime söz verip, sonra onu Ankara'da unutanlardan olmadık. Samsun'a ayrı, Hatay'a ayrı, Antalya'ya, Kars'a ayrı, Tunceli'ye ayrı, Diyarbakır'a, Van'a ayrı dil ve üslup kullananlardan olmadık. 

Biz, gece başımızı yastığa koyduğumuzda, kendi iç muhasebemizi yapıyoruz. Millet için ne yaptık, kardeşlik için ne yaptık, eser olarak, hizmet olarak ne ürettik; bunun muhasebesini yapıyoruz. 

Biz gece başımızı yastığa koyduğumuzda, ülkemizin yoksul çocuklarını, acılı annelerini düşünüyor, aynı rüyayı biz de görüyoruz.'' 

''RAHMETLİ DEDEM SARIKAMIŞ'TA VATANI SAVUNMAYA GİTTİ''

''Rahmetli büyük dedesinin'' 1915'te, Rize'den kalkıp Sarıkamış'a vatanını savunmaya gittiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, rahmetli babaannesinin kendilerine hep onun elinde silah, nasıl donarak şehit olduğunu anlattığını söyledi. 

Bunun gururunu, bunun verdiği aşkı, heyecanı babaannesini dinleyerek yaşadığını ifade eden Erdoğan, Van'ın bu noktada çok daha hazin bir hikayesi olduğunu vurguladı. 

Sarıkamış Harekatı öncesinde, Van'da mevcut cephaneyi cepheye götürecek yetişkin bulunamadığını, çünkü herkesin savaşmaya gittiğini, yaşları 12 ile 17 arasında 120 tane Vanlı çocuğun, yürüyerek Sarıkamış'a gidip bu cephaneyi yerine ulaştırma görevini üstlendiğini anlatan Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 

''1915 yılının Ocak ayında, o ayazda, o kara kışta, 120 çocuk, dağları aşarak, binbir badireyi atlatarak Sarıkamış'a varıyorlar, emaneti yerine teslim ediyorlar. Geri dönerken, soğuk amansız bir şekilde bastırıyor, 22'si dışında hepsi yolda donarak şehit oluyor. Biz işte buyuz...''

banner53
Yorumlar (1)
mustafa bayer 10 yıl önce
omumzumdaki yük agir , bahcemdeki 3-5 gül...7 basli ejderhayi nasil tasir kanarya...cagdas meryem ,isa...dog artik yusuf dog...sana kolayliklar sana selam...
19
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?