banner39

Erdoğan'dan rest: Ölümse ölüm, ötesi var mı?

Erdoğan, "Tehdit ediyorlar. Allah'ın takdir ettiği neyse odur. Ölümse ölüm, bundan ötesi var mı?" diye sordu.

Seçim 2011 20.05.2011, 07:29 20.05.2011, 07:29
Erdoğan'dan rest: Ölümse ölüm, ötesi var mı?

Partisine yönelik saldırıları değerlendiren Başbakan Erdoğan, bütün engellemelere rağmen Van'a da Hakkâri'ye de gideceğini söyledi. Erdoğan, "Tehdit ediyorlar. Allah'ın takdir ettiği neyse odur. Ölümse ölüm, bundan ötesi var mı?" diye sordu.

Başbakan Tayyip Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu'da AK Parti'nin seçim çalışmalarının engellenmesi ve seçim bürolarına molotof kokteyli atılması gibi kendisine yönelik tehditlere meydan okudu. Erdoğan, "Her yerde kim ne yaparsa yapsın, seçim çalışmalarımızı yapacağız, halkımıza kendimizi anlatacağız. Hakkari'ye, Van'a gideceğim. Tehdit ediyorlar. Allah'ın takdir ettiği neyse odur. Ölümse ölüm, bundan daha ötesi var mı?" dedi.

Gazeteci ve yazarların güdeme ilişkin sorularını cevaplandıran Başbakan Erdoğan, MHP'ye yönelik kasetli iddiaları da değerlendirdi. Başbakan, "Bu şantajı yapanlar, aynı şantajı bana da yaptılar. Diyorlar ki: 'Senin kabinende ve partinde aynı durumda olanlar var. Bunları açıkla!' Ben bunları bilemem. Zaten bilseydim, gereğini yapardım. Eğer varsa açık konuşuyorum, ben bunları partide yaşatmam." ifadelerini kullandı. Seçim barajı konusunda da ilginç bir değerlendirmede bulunan AK Parti lideri, Hollanda ve Belçika'da aylardır hükümet kurulamadığını hatırlattı. Ayrıca görüştüğü birçok Batılı liderin kendisine 'Sakın barajı düşürmeyin, istikrarı kaybedersiniz' dediğini aktardı. Başbakan'ın sorulara verdiği cevaplar özetle şöyle:

EN ÖNEMLİ PROJEMİZ SİVİL ANAYASA

Önümüzdeki dönemde en büyük ve en önemli projemiz yeni, sivil, demokratik bir anayasa yapmak. Bu vaadimizde çok samimiyiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. 12 Haziran seçimlerinde milletimiz bize yeni anayasayı yapma izni ve yetkisi verirse, tereddütsüz bu işi yapacağız. Muhalefet partileri ile bir konsensüs sağlayabilirsek, sorun yaşanmadan yeni anayasayı yaparız. Aslında geçen dönem bu işi bitirebilirdik. Muhalefetin uzlaşmaz tavrı olmasa idi Türkiye'nin bugün yeni bir anayasası olacaktı. Bu fırsatın değerlendirilmemiş olmasına üzülüyorum. Benim hiç kimseye karşı ön kabulüm yok. Yeter ki amaç, birlikte ülke için bir şeyler yapmak olsun.

TÜRKİYE, SEÇİM BARAJININ AŞAĞI ÇEKİLMESİNE HAZIR DEĞİL

Önceki dönemde anayasa konusunda, milli birlik projesi konusunda muhalefet partileri ile konsensüs aradık. Sayın Baykal'a, Bahçeli'ye arkadaşlarımızı gönderdik. Bahçeli randevu bile vermedi. CHP yanaşmadı. BDP bile yan çizdi. Kapatma davalarında mağduriyet yaşadığını söyleyen BDP bile uzlaşmaya yanaşmadı. Siyasi partilere Hazine yardımının yeniden düzenlenmesini gündeme getirdiler. Sıcak baktık. Sonra da seçim barajını ön şart haline getirdiler. Ben daha önce Ahmet Türk'e de söylemiştim. Türkiye seçim barajını daha aşağılara çekmeye henüz hazır değil. Türkiye'nin ekonomik kalkınmasını tamamlaması gerekiyor. Bunu yapmak için siyasi istikrar ve güvene ihtiyaç var. Bakın Hollanda'ya, Belçika'ya aylardır hükümet kurulamıyor. Görüştüğüm birçok Batılı lider 'Sakın barajı düşürmeyin, istikrarı kaybedersiniz' diyor. Ayrıca birçok AB ülkesinde de baraj var.

KILIÇDAROĞLU BANA SAMİMİ GELMİYOR:

Hep birlikte göreceğiz. ('Kılıçdaroğlu'nun Baykal'dan uzlaşmaya daha yakın durduğunu düşünüyor musunuz?' sorusu üzerine) İnşallah öyle olur. Ama samimi gelmiyor bana, çok yalan söylüyor. Kemal Bey'in yeni bir anayasa yapımında uzlaşmacı davranıp davranmayacağını kestiremiyorum. Kâhin değilim. 'Birlikte yapalım' derse seve seve yaparız. Bizim yeni anayasa konusunda birtakım hazırlıklarımız var. Onların ne söyleyeceğini de bir görelim. Çok konuşan bir anayasacıları vardı. Artık konuşmuyor. Çok kötü susturdular. Yeni anayasa konusunda kimseye karşı bir önyargımız yok. Herkesle konuşabiliriz.

GÜNEYDOĞU'DA ARAYI AÇIYORUZ

Ben her yere gideceğim. Her yerde kim ne yaparsa yapsın, seçim çalışmalarımızı yapacağız, halkımıza kendimizi anlatacağız. Hakkari'ye, Van'a gideceğim. Tehdit ediyorlar. Allah'ın takdir ettiği neyse odur. Ölümse ölüm, bundan daha ötesi var mı? Hakkari'ye havaalanı yapıyorsun, adam bunu engellemeye çalışıyor. Yüksekova'da 150 yataklı modern bir hastane yaptık. Herkesin önünü kestiler, tehdit ettiler. Aynı gün gidip hastaneyi açtım. Tehdit üstüne tehdit. Gürültü patırtı da yapsalar, biz tedbirlerimizi alıp, güvenlik içinde seçimleri yapacağız. Polisimiz, askerimiz, teşkilatlar sandık güvenliğini sağlayacak. Son anketlerde bölgede durumumuz fena değil, arayı açmaya başlamışız.

MHP'YE KASET MESAJI

Bu şantajı yapanlar, aynı şantajı bana da yaptılar. Diyorlar ki: 'Senin kabinende ve partinde aynı durumda olanlar var. Bunları açıkla!' Ben bunları bilemem. Eğer varsa açık konuşuyorum, ben bunları partide yaşatmam. Ben bunu söylerken belki bazı arkadaşlarım kendilerini zan altında hissettiler ama aslında o çağrımla geleceğe yönelik partimde siyaset yapmak isteyenlere sinyal verdim. Siyasetçi, yaşam biçimiyle topluma örnek olmak durumunda. Toplumun geleneklerine ve ahlakî değerlerine aykırı davranamaz. Şimdi MHP lideri diyor ki: 'Hükümet bu olayı ortaya çıkarsın.' Kardeşim ben nereden nasıl çıkarayım? Cumhuriyet savcıları olaya hemen müdahale etmiş. Devletin ilgili birimleri tedbirlerini almışlar, konu yargıya intikal etmiş. Hükümet olarak hem bana hem de MHP'ye bu şantajı yapanların bulunup adalete teslim edilmesi için üzerimize düşeni yapıyoruz. Ayrıca siyasete şantaj yoluyla müdahaleyi antidemokratik buluyorum.

 

Kaynak: Ajanslar

banner53
Yorumlar (1)
abdullah 10 yıl önce
deprem le tehdit de ediyorlar.....
26
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?