banner39

07.08.2010, 02:32

Sudan sona yaklaşıyor

 

Güney Sudan’ın akıbetini belirleyecek referandum yaklaşırken, dünyanın onuncu en büyük ülkesinin geleceği üzerine yapılan tartışmalar artıyor. Birçokları tabloyu kasvetli buluyor, referandumun engellenmesi veya ertelenmesi ihtimalinden endişe ediyor. Sınır çiziminden doğal kaynak paylaşımına kadar, anlaşma bekleyen çok sayıda önemli dosya var. Bu sorunlarda anlaşmaya varılmaması savaş çıkmasına yol açabilir. Doğal olarak dış borçlar gibi başka sorunlar da var. Ayrıca kuzeydeki güneylilerin ve güneydeki kuzeylilerin akıbetiyle ilgili meseleler de var.
Referandum tarihini belirleyen barış anlaşmasının üzerinden beş yıl geçmesine rağmen, bu kadar çok sayıda büyük sorunun hâlâ askıda olması dikkat çekici. Hatta referandum işlemleri bile, kuzeyde iktidardaki Ulusal Kongre’yle güneyde iktidardaki Halkçı Hareket arasında bazı ayrıntılar konusunda
bir anlaşmaya varılmasını bekliyor. Zira referandum komisyonu sadece birkaç hafta önce oluşturuldu. Bu durum bir şeye işaret edecekse, o da şu: Özellikle de kuzeydeki ilgili çevreler referandumun yaklaşmasıyla birlikte, güneyin ayrılmanın eşiğine geldiğine ikna olmuş değil. Hatta hükümet bütünlükten zilade iktidarını güçlendirmeye odaklandı.
Kuzeyliler, güneylilerin ilk isyan tarihi olan 1955’ten bugüne kadar cazip bir birliktelik yönündeki taleplerine seyirci kaldı. Bu nedenle birçok güneylinin ikinci derece vatandaş olarak yaşamaya karşı çıkması ve ayrılmaya destek yürüyüşlerinde ‘Konfederasyona hayır, bağımsızlığa evet’ ve ‘Elveda kuzey’ gibi sloganlar atmaları şaşırtıcı değil.
Bu duygular bir anda ortaya çıkmadı. 1950’lere uzanan birikimlerin sonucunda oluştu. Dahası, özellikle de mevcut hükümetin ‘cihat’ ilan edip, gençleri ve milisleri din sancağı altında savaşa göndererek bölünme isteğini beslemesiyle körüklendi. Yarım asır boyunca, birçok fırsat savaşlar ve eksik barış anlaşmaları nedeniyle ziyan edildi.
Peki işler şimdi nereye gidiyor? Üç senaryo var. İlki birlik, fakat uzak bir ihtimal bu. Zira temennilerle gerçekler ayrı şeyler. İkinci ve en yüksek ihtimalli senaryoysa ayrılma. Birçok güneyli yetkili ve aydınının açıklamalarını takip edenler, ayrılma yolunda olduklarını anlayacaktır. Ayrıca güney hükümeti dışarıda birçok temsilcilik ve konsolosluk açarak, merkez bankası kurarak, eğitim programını değiştirerek, hava ve kara güçlerinin nüvelerini tesis ederek ayrılma dönemine hazırlık yapıyor.
En kötüsüyse üçüncü senaryo, yani savaş. Tekrar patlak verecek bir savaş öncekilerin hepsinden daha şiddetli olacaktır. Savaş ayrılmayı sadece erteleyebilir; engelleyemez. Dahası başka bölgeleri de savaşa ve ayrılma halkasına çekebilir. Güneydeki savaş Darfur’daki savaşı tetikledi, başka bölgelerde silahlı hareketlerin ortaya çıkmasına katkıda bulundu. Sudan’ın dokuz komşusundan bazıları, geçmişteki gibi ülkenin çekişmelerine karışabilir.
Realistler güneylilerin ‘cazip bir birlik’ için oy kullanma şansını zayıf görüyor. Sudanlıların ‘kanlı bir boşanma’dan sakınması, âkil isimlerin sağlıklı bir ilişki tesis edecek yöntemi bulmaları umuluyor. Böyle bir şey de ancak askıdaki sorunların net anlaşmalarla çözülmesiyle sağlanabilir. (Londra’da Arapça yayımlanan Şark ül Evsat gazetesi, 4 Ağustos 2010)

 


 

Kaynak: Radikal

Yorumlar (0)
25
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?