17 Ağustos Büyük Marmara Depremi'nin yirminci senesinde AFAD'dan 'Her an tetikteyiz' açıklaması

17 Ağustos 1999 Büyük Marmara Depremi'nin üzerinden yirmi yıl geçti. AFAD, teknik ekibi ve kriz merkezleriyle olası depreme hazır.

17 Ağustos Büyük Marmara Depremi'nin yirminci senesinde AFAD'dan 'Her an tetikteyiz' açıklaması

Hafızalardan uzun zaman silinmeyen 17 ağustos Büyük Marmara depreminin yirminci senesi doluyor. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), deprem, sel ve doğal afetlerde yani her türlü acil durumda göreve koşuyor. Onlar her göreve, "Nerede AFAD Orada Hayat" düşüncesiyle çıkıyor. Ekipler olası bir deprem durumuna karşı hazırlıklarını sürdürüyorlar. 

İstanbul AFAD arama ve kurtarma ekipleri toplamda 85 kişiden oluşuyor. İstanbul'da gerçekleşebilecek herhangi bir acil durum karşısında 7 gün 24 saat nöbetteler.

Her alanda daha iyi hizmet verebilmek için, personel önce branşlaşıyor.  

TRT'den büşra Çelik'in haberinde AFAD Birlik Müdürü Cengiz Karakuş:

"Bunlar elektrik, mekanik bilgisi, marangozluk gibi değişik sektörlerde görev almış, kimyasal bilgilerle ilgili mesleki teknik eğitimi tamamlamış personel arasından seçilmekte. Daha sonra kurum içerisinde bir hizmet içi eğitime tabi tutuluyorlar."

Arama ve Kurtarma Teknisyeni İlyas Polatoğlu:

"Bir kütle nasıl kaldırılır, kaldırdığımız esnada neye dikkat etmemiz gerekiyor, bunlarla alakalı çalışmalar yapıyoruz. Çünkü normal bir enkazda kaldırılan kütlenin altında insan olabilir. Bununla alakalı teknikler geliştirmek için çalışmalar yapıyoruz."

AFAD İstanbul'da bu yıl, toplamda 115 olayda görev aldı. Ekipler, her an göreve hazır halde...

"Çok başarılı kurtarmalar yapıldı"

AKUT ekiplerinin Marmara Depremi'nde gerçekleştirdiği çalışmalara değinen Recep Şalcı, "AKUT ilk olarak çalışmalarına İstanbul'da başladı, çünkü gece depremin merkezinin Avcılar olduğu sanılıyordu, ancak sabah olduğunda merkez üssünün Gölcük olduğu anlaşıldı ve AKUT Değirmendere'de çalışmalara başladı. Küçük gruplar halinde 200'den fazla insanın hayatının kurtarılmasına vesile oldu." diye konuştu.

Şalcı, AKUT'un o dönemde arama kurtarma alanında Türkiye'deki tek sivil toplum örgütü olduğuna işaret ederek, kurtarma çalışmalarının yanı sıra afet sonrası insani yardımların dağıtılması gibi organizasyonlarda da önemli görevler alındığını aktardı.

Marmara Depremi'nin ardından AKUT'un Türkiye'de çok bilinir hale geldiğini anlatan Recep Şalcı, şöyle konuştu:

"AKUT, o dönem organize olmuş tek arama kurtarma sivil toplum örgütüydü. Bu örgütlenmiş yapı enkazlardan kurtarma aşamalarını çok hızlandırdı, çok başarılı kurtarmalar yapıldı. Bazen 'hiç kurtarılamayacak' denilen insanları betonun altından çıkardık. Türkiye, kendi insanı içerisinden gelen bu çocukları çok sevdi. Çünkü o zamana kadar arama kurtarma ekipleri hep yurt dışından gelirdi. Türkiye'den böyle bir ekibin çıkması Türk milletini gururlandırdı. Sonrasında AKUT, Türkiye'nin en güvenilir kurumlarından biri haline geldi.

Marmara Depremi, arama kurtarma için bir milattır. Bu tarihten sonra Türkiye'de arama kurtarma alanındaki eksiklik görüldü ve çok fazla ekip kurulmaya başlandı. O çaresizliği yaşayan insanlar şunu gördü; Malzemeniz yoksa, organizasyonunuz yoksa kurtaramıyorsunuz. Bunun için de örgütlenmeye başladılar." 

Şalcı, AKUT'un diğer sivil toplum kuruluşları tarafından örnek alınan bir model olduğunu dile getirerek, "AKUT, bir lokomotif oldu ve devletle birlikte diğer sivil toplum kuruluşlarını çok güzel bir yere getirdi. Şu anda Türkiye'de arama kurtarma ekipleri çok başarılı, yetenekli, özverili, donanımları iyi. AFAD da dünyadaki en güçlü ekiplerden biri. Bununla gurur duyuyoruz." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin günümüzde arama kurtarma konusunda 1999 yılıyla kıyaslanamayacak kadar iyi olduğunu vurgulayan Recep Şalcı, "Şu anda hem devlet, hem AKUT hem de diğer sivil toplum örgütleri gerçekten çok hazır durumda." şeklinde konuştu.

- "İstanbul için bir afet planımız var"

Marmara Depremi'nde arama kurtarma ekiplerinin çalışmalarından da bahseden Şalcı, şöyle devam etti:

"O dönemde Sivil Savunma vardı, tüm Türkiye'deki sayısı 120'ydi, bir de AKUT vardı, onun sayısı da 100'lerin üzerindeydi. Baktığınız zaman zaten hazırlıksız olan sadece 2 yapı var, diğerlerinin hiçbir şeyden haberi yok. Dolayısıyla ilk müdahaleler vatandaşlar tarafından yapılmaya başlandı ve çok hızlı müdahaleler yapıldı. Bu müdahaleler iyi niyetli ama bilinçsiz müdahalelerdi. Depremin 2'nci gününden itibaren AKUT Değirmendere'de, o dönemdeki Sivil Savunma da yakın bölgelerde çalışmalara başladı. O şok, çok büyük bir şoktu, bunu atlatıp organize olana kadar biraz zaman geçti. Yurt dışından gelen ekipler de depremin 2'nci, 3'üncü günü çalışmaya başladılar. Şimdi olsaydı ne olurdu? 8 saat sonra enkazda çalışmaya başlıyor olurduk."

Recep Şalcı, olası İstanbul depremine ilişkin ise "Olası İstanbul depremine yarın olacak gibi hazırlıklarımızı yapıyoruz. İstanbul için bir afet planımız var. 27 ekibimizin nereden gideceğinin, hangi çalışmaları yapacağının planını yaptık. Ancak temennimiz, mümkün olduğu kadar hasarın az olması. Biz en kötüyü düşünüyoruz, en kötüye karşı hazırlıklarımızı yapıyoruz. AKUT olarak binin üzerinde arama kurtarma personelimizle bu alandaki müdahale planlarını gerçekleştiriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Vatandaşlara AKUT veya başka bir sivil toplum örgütünde görev almaları çağrısında da bulunan Şalcı, "1999'da en çok şunun eksikliğini yaşadık, organize olmadığınızda hiçbir şey yapamıyorsunuz. Bunun için de vatandaşlarımızın AKUT veya başka bir sivil toplum kuruluşu içerisinde yer almalarını istiyoruz." diye konuştu.

Kaynak: AA, TRT Haber

Güncelleme Tarihi: 15 Ağustos 2019, 12:12
banner53
YORUM EKLE

banner39