banner15

Diyanet'in 'deizm-ateizm' çalıştayından notlar

11 Eylül’de düzenlenen “Güncel Dinî Meseleler İstişare Toplantısı”nda deizm, nihilizm ve ateizm gibi geçen yıl ciddi tartışmalara yol açan konular ele alındı. Konuyla ilgili din sosyoloğu Dr. Necdet Subaşı toplantı hakkındaki gözlemlerini paylaştı

Diyanet'in 'deizm-ateizm' çalıştayından notlar

11 Eylül’de düzenlenen “Güncel Dinî Meseleler İstişare Toplantısı”nda deizm, nihilizm ve ateizm gibi geçen yıl ciddi tartışmalara yol açan konular ele alındı. Din sosyoloğu Dr. Necdet Subaşı toplantı hakkındaki gözlemlerini bizimle paylaştı.

Geçtiğimiz hafta Kızılcahamam’da dokuzuncusu düzenlenen “Güncel Dinî Meseleler İstişare Toplantısı”na ben de katıldım. Çağrılanlar arasında olmak ister sosyal bilimci sıfatıyla olsun isterse eski bir Diyanet mensubu olarak olsun her durumda iyi ve değerliydi. Birinden -eğer öyleyse- kendime hoş bir takdir, diğerindense biraz gecikmiş de olsa bir kadirşinaslık çıkarmıştım.

11 Eylül’de başlayan ve üç gün süren toplantının ana konusu “Deizm”, “Nihilizm” ve “Ateizm” gibi dün olduğu gibi bugün de birer din karşıtı akım olarak değerlendirilen ve adlarından sıkça bahsedilen inançsal eğilim ve yönelimlerdi. Diyanetin en etkili yüksek karar organı olarak Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı marifetiyle, son yıllarda adından çokça söz edilen bu eğilimleri masaya yatırma kararı alınmış ve bu amaçla da Türkiye’nin önde gelen akademisyenleri davet edilmişti. Bir çalıştay düzeneğiyle gerçekleşen toplantının -eğer Diyanet bürokrasisinden katılan üst düzey riyaset üyelerini saymazsak- geriye kalanlarının büyük bir bölümü üniversitelerde, özellikle de ilahiyat fakültelerinde görev yapan felsefeci ve kelamcı öğretim üyelerinden oluşuyordu. Bana kalırsa yüksek kurul sorunu en başta bir inanç konusu olarak görmüş ve davetlileri belirlerken de buna azami derecede dikkat etmişti. Felsefeci ve kelamcı katılımcıların belirgin varlığı konunun ana ekseninin üzerine oturacağı bağlamı yansıtması açısından oldukça önemliydi.

Kamuoyu, toplantıdan daha ilk günden çalıştaya davetli olarak katılan tanınmış bir gazetecinin yazdıkları sayesinde haberdar oldu. Kemal Öztürk birinci günle sınırlı gözlemlerini daha çok sorumluluk sahibi bir gözlemci dikkatiyle okurlarıyla paylaşmış, onun işaret ettiği hususlar da hemen akabinde önce Medyascope TV’de Ruşen Çakır tarafından, ardından da OdaTV’nin konuyu ele alış biçimiyle sansasyonel bir ilgiye yol açmıştı. Belli ki kurul Öztürk’ü hem konulara olan hâkimiyetini dikkate alarak hem de onun bu konulardaki hassasiyetini gözeterek çağrı listesine dahil etmişti.

DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ...

YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48